|
1.2. Coğrafik Yapı
Kuzey Kafkasya’nın coğrafik yapısı doğal yapısı, iklimi, doğal
kaynakları ve nüfus bileşenlerinin yanısıra stratejik önemiyle
beraber ele alınmak zorundadır ki bu özellikleri bölgeye
stratejik önem kazındırmaktadır. Örneğin Kafkasların dağlık
coğrafik yapısı bölgede çok az alternatif yolun ve ulaşım ağının
bulunmasına imkân sağlamaktadır. Kafkas sıradağları Rusya
Federasyonu ile Gürcistan ve Azerbaycan’ı birbirinden ayırırken,
birbirleriyle ilişkili bölgeler arasında direkt ulaşıma olanak
vermemektedir.
Jeopolitik yönden Kafkasya’nın coğrafî konumu Avrupa, Asya ve
Afrika kıtalarının arasına girmiş olan ve beş bin kilometre
uzunluğunda bulunan Akdeniz-Ege denizi-Marmara ve
Boğazlar-Karadeniz ve Azak denizi gibi birbirine bağlı iç
denizlerin meydana getirdiği bir su koridorunun ucunda, aynı
zamanda Hazar denizi vasıtasıyla da Orta Asya’ya bağlanmış bir
konumdadır.
1.2.1. Stratejik Önemi
Kuzey Kafkasya tarih boyunca bir çok toplumların ve siyasi
kuvvetlerin uğrak yerleri olması bölgenin ne kadar çok stratejik
öneme sahip olduğunun kanıtıdır. Özellikle Ruslar açısından son
üç yüz yıl vazgeçilmez bir jeopolitikalarının uygulandığı
yerdir. Ruslar için Karadeniz kıyıları kadar Kuban, Terek, Hazar
Kıyısı ve Daryal geçidi güzergahları hayati bir jeopolitik önem
taşımıştır. Yani Avrupa ile Orta Asya arasında bir geçiş köprüsü
olmasının yanısıra, Karadeniz ve Hazar denizine kıyısının olması
sebebiyle Rusya’nın Karadeniz – Boğazlar - Akdeniz yolu ile
Süveyş Kanalına inebilmesine imkân sağlaması yönünden de,
Rusya’nın stratejik menfaatleri açısından son derece önemli bir
jeopolitik bölgedir. Bütün bu söylenenler geçmişte Osmanlılar
günümüzde de Türkiye için de geçerlidir.
Sovyetlerin çöküşüyle birlikte Rusların Mariupol, Odessa,
Illisevk gibi limanları kaybetmesiyle Novorossisk bir hayli
önemi kavuşmuştur. Fakat Rusların petrol taşımacılıklarındaki
gelecek planlarını bu limanın kapasitesinin kaldırması mümkün
gözükmemektedir. Bu açığı giderecek yeni limanlara ihtiyacı
vardır. Bu açıdan bile Kuzey Kafkasya’nın Karadeniz limanları
bir hayli önem arz etmektedir. Bunların da başında Tuapse (Jubga)
ve Stavropol gelmektedir. Mavi akım denilen Rus-Türk gaz taşıma
projesinin Tapse-Stavropol-Samsun güzergahını takip ediyor
olması Türkiye açısından da bu bölgenin önemini arttırmaktadır.
Kaldı ki, Petrol ve doğal gaz rezervleri açısından Kafkasya
Rusya için çok fazla önem taşımakta ve Hazar petrollerinin
batıya ulaştırılmasında düşünülen muhtemel boru hatlarının
üzerinde yer alması sebebiyle Kafkasya Rusya için paha biçilmez
değerdedir. Bölgede aynı zamanda petrol rafinerilerinin ve
petrokimya tesislerinin yer alması Rusya için stratejik ve
ekonomik önem taşımaktadır.
Öte yandan Çeçenistan’daki Müslüman dokulu bağımsızlık savaşı
tüm Kuzey Kafkasya’nın kültürel, askeri ve dini cephe olarak
gelişebileceği sinyalini vermiştir. Sırf bu yüzden Rusya Kuzey
Kafkasya’yı AKKA (Avrupa Konvensiyonel Kuvvetler Anlaşması)
anlaşmalarını aşacak oranda silah ve mühimmat yığınağı haline
getirmiştir.
1.2.2. Doğal Yapısı
Kafkasya açısından eşi ve benzerine rastlanmayacak bir tabiat
zenginliklerine sahittir.
Adıgey’de Dağlar: Çuavş (3.238
m.), Fişt (2.867 m.), Pşehasu (2.744 m.) ve Oşten (2.804
m.). Dağlık buzullar kalıcı karlar ve
buzullar bulunur. Huko gölü
Dağıstan: Irmaklar: Terek, Samur, Sulak ve Kurak Hazar denizi
sahillerinde tuzlu bataklıklar ve yer yer kumsallar bulunur.
Rusya sınırında yarı çöl ve bozkırdır.
Kabardey Balkar: Jeomorfolojik olarak üç parçaya ayrılabilir:
Dağlar, tepeler ve düzlükler.: Fauna çok çeşitli ve zengin kuş
ve hayvan türlerini barındırır. Orman, su ve hayvan varlığını
korumak amacıyla oluşturulmuş birçok koruma alanı mevcuttur. Bu
alanlarda yoğun ormanlar ve tükenmeye yüz tutmuş dağ keçisi,
kızıl geyik, ayı, vaşak, yaban tavuğu ve yaban sığırı gibi
hayvanlar yetiştirilmekte ya da kurma altında bulunmaktadır.
Karaçay-Çerkes: Ülke kuzeyden güneye yükselirken Abhazya ve
Görcistan sınırında en yüksek kesimine ulaşır. Bu yüksek kesim,
Abhazya ve gürcistan sınırında bir duvar halini alır. Karçay-Çerkes
ve Kabardin-Balkar Cumhuriyetleri topraklarının birleştiği yerde
Elburs, Dıh Tav, Dombay (4.407 m.) dağları yükselir. 2200 metreye kadar çam,
ladin ve köknar ormanları ile kaplı olan dağların daha
yukarılarında Alp tipi otlak ve yaylalar bulunur. 3100 metreden
itibaren buzullar kaplıdır. Kafkasya’nın en önemli nehri olan
Kuban ve Kuma bu buzullarla beslenmektedir.
Kuzey Osetya: Bölgenin güneyi tamamen dağlık olup ülekinin %
35-40’ını kaplamaktadır. Buzul dağlar diyebileceğimiz Kazbek (5033 m.), Cimara (4780.), Şırğ Berzend (4146
m.), Adayıhoğ (4646
m.), tepli (4423
m.), Vilpata (4638 m.), Karavgon (4363 m.) ve Labada (
4314 m.) dağları
mevcuttur. Bu dağlardan haric önemli buzulsuz dağlar mevcuttur.
Bunlardan Vaza (3529
m.) ve Ştolovaya (2993
m.) en önemlileridir. Bu dağlık alanlarda ünlü
Daryal (2250 m.),
Mamişo (2828 m.),
Ruk (3660 m.)
ve Tırşı (3132 m.) geçitleri bulunmaktadır. Dünyanın en kısa
akarsuyunun (Kurtatı vadisinde ve
30 m.) bulunduğu bölgede Şuşan, Terek, Gizel
akarsuları mevcuttur. Bu buzul dağlardan gelen 250’ye yakın
şifalı su akarları bulunmaktadır. Dergevşi, Vellacir gibi önemli
vadiler vardır.
Çeçenistan: Kafkas sıra dağlarının birer tepeleri olarak
görülebilecek olan önemli dağlar mecuttur. Bunlar; Stovolaya (2992
m.), Şandağı (4451 m.) Hahalgi (3022 m.), Tebulosynta (4493),
Diklosmta (4285 m.)
Cobolgo (2725 m.). Kafkasların buzullarından doğan Terek
nehri Çeçenistan’dan geçer. Ayrıca Argun, Assa ve Hulahulo
kollarıyla beslenen Sunzha nehri de oldukça büyük ve önemlidir.
Deniz seviyesinden 1869 m. yükseklikte
72 m derinlikte ve
2 km² çapında Qhjözen-yam gölü vardır.
1.2.3. İklimi
Kafkasya’da aynı dönem içinde üç mevsimin yaşanması çok görülür.
Bu durum Kafkasya’nın doğal yapısının önemli bir özelliğidir.
Kafkasya’nın iklimi yazları ılık, kışları soğuktur. Senenin
büyük bir kısmında dağlar karla örtülüdür. Örneğin Dağıstan’da
karasal iklim hakimdir. Yazları sıcak ve kuraktır. Temmuz ayında
ortalama sıcaklık 23 derecedir. Dağları yaz aylarında bile
soğuktur. Aksine Kabardey-Balkar ılıman olarak
değerlendirilebilir. Yıllık sıcaklık ortalama 9-10 derece olup
yağış yıllık 6000-700 mm’dir. Yılın yaklaşık 215 günü sıcaklık 5
derecenin üzerindedir. Diğer taraftan Abhazya uzun yaz
günlerinde sahillerinde göneşlenilebildiği, okaliptüs, zeytin,
portakal, limon ağaçlarının yetişebildiği oldukça ılıman bir
iklim sergilemekte, adeta tropik bir iklim görünümü vermektedir.
Genel Olarak Kuzey Kafkasya’da Ocak ayı ortalama sıcaklık –2
santigrat derece ve Temmuz ayı ortalaması ise 22-24 santigrat
derece arazındadır.
1.2.4. Doğal Kaynakları
Rusya’nın Kafkasya’daki petrol rezervlerinin %34’ü Stavropol
bölgesinde, %33’ü Çeçenistan ve İnguş Cumhuriyeti’nde, % 27’si
Krasnodar bölgesinde, % 5’i Dağıstan’da ve %1’i Kabardin-Balkar
Cumhuriyeti’nde yer almaktadır.
Kabardey-Balkarda yaklaşık olarak 300 milyon tonluk işlenebilir
petrol rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir.
Kabardey-Balkarın 12 bin metre küp maden suyu kapasitesi
bulunmaktadır.
İşlenmeyi bekleyen çok önemli stratejik maden olan molibden ve
wolfram Kabardey’de yüksek oranda bulunmaktadır.
Kabardey-Balkar Cumhuriyeti turizm (sağlık, termal ve dağ
turizmi), tarım, hayvancılık ve madencilik başta olmak üzere
zengin doğal kaynaklara sahiptir.
1.2.5. Beşeri Coğrafya (Nüfus)
Günümüzde Kuzey Kafkasya’da yaşamakta olan halkları iki ana
grupta toplamak mümkündür: Yerliler ve yabancılar. Yerli halklar
da iki ana grupta ele alınmalıdır: M.Ö. 5000 yıllarından beri
bölgede varlıkları bilinen ve Bizans, Roma, Ceneviz ve Grek
kaynaklarında kayıtlı olan “otokhton” (yerli) halklar ve miladi
4. ile 12. yüzyıllarda doğudan batıya doğuya doğru yönelmiş,
“kavimler göçü” sırasında bölgede kalıp yerleşen halklar.
Otkhton halklar Batı ve Orta Kafkasya’da yaşayan Adige-Abhazların
meydana getirdiği gruplardan ve Doğu Kafkasya’da yaşayan Çeçen-İnguş
gruplar ile Dağıstan bölgesinde yaşan (Andi, Avar, Lak, Lezgi vd.
kabileler) gruplardan oluşmaktadır. Yerlileşen halklar da Turan
kökenli Karaçay, Balkar, Nogay, Kumuklar ve İran kökenli
Osetlerdir. Fakat bu gruplar arasındaki yoğun iletişim ve ortak
kaderi paylaşımdan kaynaklı etkileşimlerden dolayı benzerlikler
üretmişler ve bu sayede Kuzey Kafkas kültür dokusu meydana
getirmişlerdir. Yabancılar ise Kafkas Savaşları denen dönem ve
sonrasında yerleşen Rus Kazakları, Rus, Belarus, Ukraynalı,
Ermeni, Rum, Yahudi gibi gruplardan oluşmaktadır.
Halkların bölgede böylesine yoğunlaşması ve yaşanan savaşlar
nüfus yapısını sürekli değiştirmiştir ve bölgesel farklılıklar
meydana getirmiştir. Sovyet dönemine ati 1989 yılı resmi nüfus
sayım sonuçları ve daha sonraki kayıtlara göre Kuzey
Kafkasya’nın nüfus bileşenleri şu şekildedir:
7.800 km² bir alana sahip olana Adıgey bölgesinde 2002
yılına göre 447.109 insan yaşamaktadır. Bu nüfusun %64.5’i Rus
(288.280) ve %24.2’sini Adigeler-Çerkesler (108.115)
oluşturmaktadır. Son zamanlarda bölgede Ermeni nüfusunda da bir
artış olduğu gözlenmektedir (15.268; %3.4). Ayrıca 1988 yılında
Ermenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Azerbaycan’dan göç ederek
Adıgey Cumhuriyetine yerleşen 5 bin nüfuzlu Kürtleri de eklemek
gerekmektedir. Km²’ye 59 kişinin düştüğü Adıgey’in mevcut
nüfusunun %54’ü şehirlerde %46’sı kırsal bölgelerde
yaşamaktadır.
Karaçay-Çerkes
bölgesi 14.1 bin km²’den meydana gelmektedir. Bölgede mevcut
bulunan nüfus ise 2002 yılı itibarıyla 439.470 kişidir. Bu
nüfusunun %38.5’u Karaçay (169.198), %11.3’ü Çerkes (49.591),
%7.4’ü Abazin-Abaza (32.346), %3.4’ü Nogaylardan (14.873)
oluşurken %33.6’sı Rus’tur (147.878). Geri kalan % 7
diğerlerinden oluşmaktadır. Ruslar hem toplu hem de dağınık
halde bölgede ikamet etmektedir. Km²’ye 31 kişinin düştüğü
Karçay-Çerkes’in nüfusunun %46’sı şehirlerde %54’ü kırsal
bölgelerde yaşamaktadır.
12.5 bin km² araziye sahip Kabardin-Balkar’da 901.494
insan yaşamaktadır. Nüfusun %55.3’ü Kabardeylerden (498.702)
oluşurken %25.1’i Rus (226.620), %12.9’u Balkarlar-Malkarlardan
(116.004) oluşmaktadır. Ayrıca %0.47 oranında Çeçen (4241)
bulunmaktadır. Bu bölgede km²’ye 62,9 kişi düşmektedir. Mevcut
nüfusun da % 60’ı kentlerde yaşamaktadır.
2002 sonu itibarıyla Kuzey Osetya’nın yüzölçümü 8 bin km²dir
ve bu bölgede 710.275 kişi yaşamaktadır. Kuzey Kafkasya’nın
geneli için km²’ye 50 Rusya Federasyonu için km²’ye 8,6 kişi
düşerken Kuzey Osetya için 83 kişi düşmektedir ki, bu haliyle en
yoğun nüfusa sahip bir bölgelerden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Aynı şekilde Kuzey Kafkasya’nın en çok şehirleşmiş bölgesidir.
Nüfusun %31’i kırsal bölgelerde yaşarken %69’u şehirlerde
yaşamaktadır. Kuzey Osetya nüfusunun %62.7’si’ü Osetlerden
(445.310) oluşurken %23.2’si Rus (164.734), %3 İnguş (21.442),
%2,4 Ermeni (17.147), % 1,8 Kumuk (12.659) ve geri kalan Gürcü
ve Çeçenden oluşmaktadır.
Gürcistan sınırında yer alan Güney Osetya’nın yüz ölçümü
99 bin km²’dir. % 66’sı Oset (Asetin) ve %28Gürcü olmak üzere
bölge 100 bin dolayında kişi yaşamaktadır.
Kuzey Kafkasya’nın en geniş topraklarının bulunduğu yer
Dağıstan’dır. Dağıstan’ın yüz ölçümü 50.300 km²’dir ve %
44’ü şehirlerde olmak üzere 2002 sayımlarına göre 2.576.531 kişi
yaşamaktadır. “Dağıstan dağlıları” olarak adlandırılan yerli
halkı % 29.4 ile Avarlar (758.438), %16,5 Dargiler (425.526),
%14.2 Kumuklar (365.804), %13 Lezgiler (336.698), %5,4 Laklar
(139.732), %4,3 Tabasaran (110.152), %0,8 Rutullar , % 0,8
Ağullar ve %0,3 ile de Çahurlar oluşturmaktadır. Bunların
dışında Dağıstan’da %1,5 oranında Nogay, %0,4 oranında Tat, %4.7
oranında Rus, %4,3 oranında Azeri ile % 3,4 oranında Çeçen
bulunmaktadır.
Abhazya’nın
yüzölçümü 8.600 km²’dir. 1926 yılında Abhazya’da 186 bin kişi
yaşarken bu sayı 1939 ‘da 318 bine çıktı. Bu yükseliş Abhazların
doğurganlıklarından dolayı değil Abhazya’ya Rusların, Gürcülerin
ve Ermenilerin göçü sonucunda gerçekleşti. Tam tersine Abhaz
nüfusu hemen hemen hiç artmadı azaldı. Toplam nüfus içindeki
oranları % 30’dan % 18’e düştü. 1989 nüfus sayımlarına göre
Abhazya’nın nüfusu 525 bin kişi idi ve bunların %17.8’i Abhaz,
%45.9’u Kartvel (Migrel ve Gürcü), % 14.2’si Rus, % 14.6’sı
Ermeni, %2.8’i Rum ve geri kalanlardan oluşmaktadır. Abhazya’nın
Sovyetlerin çöküşüyle meşru bağımsız kararının ardından Gürcü
ordularının ülkeyi işgal etmeye girişmiş fakat Abhaz milislerin
direnişiyle karşılaşmıştır. Uzunca süren iç savaş neticesinde
Abhazya’da bulunan önemli sayıda Gürcü nüfusu Gürcistan’a geri
göç etmiştir. 1993 yılına gelindiğinde bu bağımsızlık savaşında
25 ile 30 bin arasında insanın öldüğü tahmin edilmektedir. Bugün
itibarıyla bölge nüfusu 340 bin olduğu tahmin edilmektedir. Bu
nüfusun da 140 bini Abaza, 60 bin Gürcü, 55 bin Ermeni, 50 Rus,
10 bin Türk ve 35 bin kadar da diğer unsurlardan meydana geldiği
tahmin edilmektedir.
İçkerya olarak da bilinen Çeçenistan 17 bin km² yüz
ölçümüne sahiptir ve 1989 sayımlarına göre 1.350.000’dir. Bu
nüfusun % 82.9’u Çeçen, % 10.9’u İnguş % 6.4’ü diğer halklardan
oluşmaktadır. Aynı sayım yılında 958.309 Çeçen olduğu tespit
edilmiş ve bunların 734.501’i Çeçenistan’da yaşamıştır. Devlet
İstatistik Komitesi 2002 yılı verilerine göre Çeçenistan’ın
nüfusunun 1.103.686 olarak tespit edilmiştir. İstikrarsız
ortamdan kaynaklı olarak 1991 yılından sonra Ruslar, Ermeniler
gibi yanca unsurlar ülkeyi terk etmeye başlamıştı ve aynı
zamanda 1994-1996 ve 1999-2000 yılları arasında devam eden
Çeçen-Rus savaşı sırasında Çeçenlerin önemli ölçüde nüfus
kaybına uğradıkları bilinmektedir. Mevcut nüfusun %37’si
şehirlerde %63’ kırlarda yaşamaktadır.
3.750 km² araziye sahip İnguşetya’da ise 467.294 kişi
yaşamaktadır. Km²’ye 85 kişinin düştüğü bu ülke oldukça
kalabalık bir nüfusa sahiptir. 2002 yılı itibarıyla bu nüfusun
%77’si İnguş (361.057), %20.4’ü Çeçen (95.403) ve %1.2 Ruslardan
(5.559) oluşmaktadır. Mevcut nüfusun %41’i şehirlerde %59’u
kırlarda yaşamaktadır.
Bu verilerin geneline bakıldığında Kuzey Kafkasya’da
Dağıstan’dan batıya gidildikçe Rus nüfusunun arttığı
görülecektir ki bu oran Adıgey’de % 75’lere ulaşmaktadır.
Kuzey Kafkasya Halklarının Otkhton ve Yerlileşen Nüfusları
|
Adıge-Abhaz
Grupları (Kabardeyler, Şapsuğlar, Abazinler vs.)
|
708.766
|
|
Çeçen
İnguşlar
|
1.195.886
|
|
Dağıstan
Grupları (Andi, Avar, Lak, Lezgi vd.)
|
1.625.725
|
|
Turani
Gruplar (Karaçay, Balkar, Nogay, Kumuklar)
|
527089
|
|
İrani
Gruplar (Osetler-Asetinler)
|
597802
|
|
Not:
Bugün Rusya Federasyonunda altı milyon Kuzey
Kafkasyalının yaşadığı tahmin edilmektedir.
|
1.3. Siyasi ve İdari Yapı
Çok eski tarihlerden bugüne kadar zamanın akışında oluşmuş olan
toplum hafızası ve tarih Kuzey Kafkasya’daki toplumların ve
yöneticilerinin davranışlarını belirlemede önemli rol
oynamaktadır.
Rusların Kuzey Kafkasya’nın işgaline kadar Kuzey Kafkasya’ya
feodalite hakimdi. Cemaat düzeni şeklinde örgütlenmiş olan Kuzey
Kafkasyalılar prenslikler şeklinde yönetilmekteydiler. 1864
yılına gelindiğinde Kuzey Kafkasya’nın önemli bir nüfusu kendi
yurtlarından dünyanın birçok ülkesine sürgün edildiler.
Yurtlarında kalanlar ise doğrudan Çarlığa bağlandılar. 1917
Bolşevik ihtilali döneminde ilk defa “Kuzey Kafkasya
Federasyonu” adı altında bağımsız bir devlet olarak örgütlenme
hareketi meydana gelmiştir. Bir yıllık süre içerisinde birçok
batılı devletler de bu bağımsız devleti tanımıştır. Fakat
Rusya’da gelişen daha sonraki olaylar bu hareketin varlığını
etkilemiş ve Kızılordunun Kuzey Kafkasya’yı işgali ile beraber
1921 yılında bu devlet örgütlenmesi dağıtılmıştır. Bunun yerine
20 Ocak 1921 ‘de Balkar, Çeçen, İnguş, Kabardey, Karaçay, ve
Asetin toprakları birleştirilerek Dağ Özerk Sovyet Sosyalist
Cumhuriyeti kuruldu. Fakat 7 Temmuz 1924’te bu cumhuriyet de
dağıtıldı; farklı bölgeler farklı dönemlerde farklı statülere
kavuştu.
Kuzey Kafkasya Federasyonunu meydana getiren bileşenler o
dönemde yeni oluşturulan Sovyetler Birliği içinde özerk
cumhuriyetler veya muhtariyetler şeklinde bölünmüşlerdir. Bu
bölünmeyle Kuzey Kafkasya’da, Abhazya Özerk Cumhuriyeti, Adıgey
Özerk Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti,
Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyeti, Kuzey Osetya Özerk
Cumhuriyeti, Güney Osetya Özerk Cumhuriyeti, Çeçen-İnguş Özerk
Cumhuriyeti ve Dağıstan Özerk Cumhuriyeti şeklinde siyasi ve
idari yapılar meydana çıkmıştır. Sovyetler Birliğini meydana
getiren anayasanın iptali ile beraber birlikte de dağılmış oldu.
Bu duruma bağlı olarak birliği meydana getiren cumhuriyetler
teker teker bağımsızlık kararı alırken bugün Rusya Federasyonunu
oluşturan federe cumhuriyetlerle merkez arasında 1995 yılında
Yetki Paylaşımı Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmaya dayanarak
federe cumhuriyetler siyasi ve askeri alanlar dışında ekonomik,
sosyal ve kültürel konularda diğer ülkelerle ve uluslar arası
kurumlarla ilişki kurmada serbesttirler ve anlaşmalar yapmada
yetki sahibidirler, ticari temsilcilikler açabilirler.
Sovyet anayasası öncesinden cumhuriyet statüsünde anayasa ile
beraber Gürcistan’a bağlı özerk cumhuriyet statüsü verilen
Abahazya Sovyet anayasasının iptal edilmesiyle berabere anayasa
öncesi statüsüne kavuştuğunu beyan ederek Abhazya cumhuriyeti
şeklinde bağımsızlık kararı almıştır. Bu yüzden Abhaz milisler
ile Gürcü ordu arasında 1992 yılında bir savaş gerçekleşmiştir.
Bugün Birleşmiş Milletlerin kontrolünde, siyasi ve ekonomik
ablukaya alınmış ve hiçbir devletin henüz tanımadığı bir
konumdadır. Yine de bütün devlet fonksiyonları demokratik usulle
seçilmiş bağımsız devlet organları tarafından
gerçekleştirilmektedir. Günümüzde Abhazya, bir devlet için
gerekli yasama-yürütme-yargı organlarına ve bunları tamamlayan
tüm birimlere sahiptir. Devlet Konseyi’nin ve Parlamentonun da
başkanı olan Cumhurbaşkanı geniş yetkilere sahiptir. Bu açıdan
sistem biraz başkanlık sistemine benziyor. Ayrıca devlet pasında
parlamento komisyonları ve başkanlık yetkisine sahip kurul ve
komiteler bulunmaktadır. Devlet Konseyi ise yürütmeye ilişkin
çalışmaları koordine etmektedir. Başkenti Suhumi olan Abhazya
Gagra, Guduato, Oçamçıra, Tkvarçal ve Gal yerel idareleriyle
yönetilmektedir.
Aynı gerekçelerle, daha önce Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyeti
olarak anılan bölgede 1 Kasım 1991’de Cavhar Dudayev
önderliğinde Çeçenler de bağımsızlık kararı aldı ve Çeçen
İçkeriya Cumhuriyeti adını benimsediler. Hiçbir devletin
tanımadığı bu bağımsızlık kararını Ruslar batırmak için ülkeyi
işgale girişti. 1994-1996 yılları arasında süren savaşta Rus
ordusu büyük bir hezimete uğradı, geri çekilmek zorunda kaldı ve
5 yılığına geçerli Hasavyurt Barış Antlaşması imzalandı. Savaş
sırasında Dudayev’in öldürüldü. Yapılan devlet başkanlığı
seçimlerini Aslan Mashadov kazandı. Fakat Çeçen bağımsızlık
hareketini Şamil Basayev’in Dağıstan’a doğru genişletmeye
çalışması ile beraber hazır bekleyen Rus ordusunu harekete
geçermiş ve sonuç ülkenin Ruslar tarafından işgali olmuştur.
Bugün istikrarsız bir süreç hakimdir. Bir tarafta Çeçen
bağımsızlık savaşını sürdüren güçler ülkeyi etkilemeye
çalışırken diğer taraftan Rusya federasyonuna bağlı hükümet
oluşturulmaktadır.
Çeçen-İnguş Cumhuriyeti içinde yer alan İnguşetya ise 1920’lerde
Dağlı Halklar Cumhuriyetinde yer alırken 1924 yılı ile beraber
İnguş Otonom Oblastı oldu 1936’da da Çeçen-İnguş Cumhuriyetine
dönüştü. İnguşetya 4 Haziran 1992’de bu cumhuriyetten hukuken
ayrılarak İnguşetya otonom cumhuriyeti şeklinde Rusya
Federasyonuna bağlandı. 27 Şubat 1994’de yapılan referandum ile
İnguşetya Cumhuriyeti’nin anayasası kabul edildi. Dolaysız, eşit
ve genel halk oylamasıyla 5 yıllık süre için seçilen
cumhurbaşkanı seçilir. Hükümet ülkenin yüksek yürütme kurumudur.
Yasama görevini Halk meclisi üstlenmiştir. Ülke parlâmentosu,
halk tarafından 4 yıllık süreyle seçilen 21 milletvekilinden
oluşmaktadır. İdari-arazi planına göre ülke Nazran ve Malgobek
adında 2 şehre ve 4 ilçeye bölünmüştür. İl ve ilçe
yönetimlerinin başı ülkenin cumhurbaşkanı tarafından atanır.
Kuzey Kafkasya’da tek bir Oset (Asetin) halkı olmasına rağmen bu
halk Kuzey Osetya ve Güney Osetya şeklinde Sovyetler Birliği
döneminde ikiye bölünmüştür. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla
beraber Kuzey Osetya Rusya Federasyonuna bağlı bir Cumhuriyete
dönüşmüştür. Osetya halkının özgür iradesiyle seçilmiş bir parlementosu ve
Cumhurbaşkanı vardır. Kuzey Osetya’nın bugünkü idari statüsü ve
Rusya Federasyonunun öğesi olarak federal merkezle ilişkisi,
Kuzey Osetya’nın devlet egemenliği ile ilgili Deklarasyon (madde
5) 31 Mart 1992 tarihli Federatif Sözleşme, Rusya Federasyonu
Anayasası (71. ve 72. maddeleri), Kuzey Osetya Anayasası (madde
4, 61-63)) ve 23 Mart 1995 tarihinde Moskova’da imzalanan, Rusya
Federasyonu ve Kuzey Osetya devlet organları arasında yetki ve
müdahalelerin sınırlandırılmasına dair Sözleşme ile tespit
edilmiştir. Oysa aynı süreç içerisinde Gürcistan bağımsızlık
kararı alırken Güney Osetya’nın ise özerklik statüsünü ve bu
btatüden kaynaklı olaranan ‘müktesep hakları’ kaldırılmış ve
çiğnenmiştir. Güney Osetya ise 1991 yılından beri kâğıt üzerinde
Gürcistan’a bağlı gözükmektedir.
Kuzey Kafkasya Federasyonun dağılmasından sonra Çerkeslerin
yoğun olarak yaşadığı bölgede ilk olarak Stalin 16 Ocak 1922’de
Kabardino-Balkarya vilayeti olarak bir siyasi birimi
kurulmuştur. Bu birim 5 Aralık 1936 yılında da cumhuriyet haline
dönüşmüştür. Bugün Rusya Federasyonuna bağlı olarak
Kabardey-Balkar Federe Cumhuriyeti şeklinde siyasi
örgütlenmesini muhafaza etmektedir. Başkenti Nalçik olan
cumhuriyette Baksan, Tırnauz, Nartkala, Maykıy, Zolskıy,
Prohladnıy ve Çegem gibi il ve ilçeler ile yere idareler
yürütülmektedir. Ayrıca 101 köy ve 165 oturulabilir lokalite
mevcuttur.
1922 yılında Karçay-Çerkes özerk bölgesi şeklinde kurulmuş olan
Karçay-Çerkes Cumhuriyeti 1926 yılında Karaçay özerk bölgesi ve
Çerkes özerk bölgesi şeklinde bölünmüştü. Karacayların Stalin
sürgününden dönmeleriyle 1957 yılında tekrar birleşik özerk
bölgesine dönüştü. 1991 yılında ise bugünkü haline alarak
cumhuriyete dönüştü. Başkenti Çerkesk olan Karaçay Çerkes 4
şehir ve 8 ilçe şeklinde yerel idareye bölünmüştür.
Yine Çerkeslerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden olan Adıgey
Cumhuriyeti, 27 Temmuz 1922’de Adıge Çerkesleri Özerk Bölgesi (oslast)
adıyla Krasnodar eyaletine bağlı olarak kurulmuştu. 1991 yılında
bu eyaletten ayrıldı ve şimdiki ad altında cumhuriyet statüsüne
kavuşarak Rusya Federasyonuna bağlandı. Yine halkın
özgür iradesiyle seçilmiş bir parlâmentosu ve
Cumhurbaşkanı vardır. Yerel idare olarak 2 şehir ve 7 ilçeye
ayrılmış olup başkenti Maykop’dur.
1997 Temmuzundan Adıgeylerin kendi ülkelerine dönmeleriyle
ilgili politika yürütülmesi, Krasnodar eyaleti arazilerinde
Şapsığ Ulusal Bölgesi’nin kurulması için federal yönetim
organlarına baskı oluşturulması, Abhazya ile ilgili yatay
ilişkilerin düzenlenmesi ve bu ülke yöneticilerinin Rusya’daki
Federasyonu Şurasına Abhaz sorunuyla ilgili baskı yapabilmeleri
konularında işbirliği yapmak amacıyla Kabardin-Balkar, Karacay
Cerkes ve Adıgey Cumhuriyetleri arasında Parlamentolar Birliği
kurulmuştur.
Diğer bölge cumhuriyetlerine göre Dağıstan oldukça karmaşık bir
etnik kompozisyona sahiptir. Bu etnik çeşitlilik cumhuriyetin
temel yönetim organı olan ve bünyesinde 14 ‘temel’ Dağıstan
halkının temsilcilerinin biraraya gelerek oluşturdukları bir
‘Devlet Konseyi’ mevcuttur. Dağıstan’da 680 köy idaresinin
bulunduğu 41 kırsal ilçe, 10 şehir ve 15 şehir tipli kasaba
bulunmaktadır.
1.4. Ekonomi (tarım, sanayi, ticaret ve teknoloji)
Kuzey Kafkasya’da ekonomik yaşamın ana dinamikleri cumhuriyetten
cumhuriyete değişiklik göstermektedir. Bölgede siyasi elitler
ile federal merkez arasındaki ilişkiler çok önem arz etmektedir.
Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinin tamamı ve diğer idari birimler
ekonomik olarak ayakta durabilmek için en uygun ve en kolay
olarak merkezi hükümet sübvansiyonlarını görmektedir. Bunlar
arasında en yüksek sübvansiyon desteği alan cumhuriyet,
gelirlerinin %80’ini Moskova’dan gelen Dağıstan’dır. Dağıstan
Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri arasında en fakir olanıdır.
Bölgede yer alan cumhuriyetler arasında Kabardey-Balkar gibi
daha başarılı olanlar bile bazı gereksinmelerini federal
bütçeden karşılamaktadır. Çeçenistan dahi 1998 yılında 50 milyon
ABD dolarına denk yardım almıştır. Dolayısıyla bu durum Kuzey
Kafkasya’yı Moskova’ya bağlamaktadır. Yine de kendi bütünlüğü
içinde Kuzey Osetya ve Kabardey-Balkar Cumhuriyetleri ekonomik
başarıda en önde gelenidir.
Örneğin Kuzey Osetya’nın alçak yamaçlarında ve Mozdok
yakınlarında yapılan sulama ile buğday, mısır, patates, kenevir
ve meyve yetiştirilebilmektedir. Daha yükseklerde ise koyun ve
sığır besiciliği yapılmaktadır. Kuzey Osetya maden endüstrisinde
de iyi sayılmaktadır. Bu yüzden Kuzey Kafkas Dağ Madencilik
enstitüsü kurulmuştur.
Kabardey-Balkar’ın ise başlıca geçim kaynağı tarım ve
hayvancılıktır. Diğer taraftan toplam üretimin %23’ünü sanayi
oluşturmaktadır. Et ve kurutulmuş et, konserve meyve ve sebze,
gazlı içecekler ve şarap üretimi başlıca sanayi üretimleridir.
Ülkenin tarımsal üretiminin %46’sını tahıl (buğday, arpa,
mısır), %40’nı hayvan yemi, %14’ünü sebze, patates ve ay çiçeği
oluşturmaktadır. Ülkede inek, at ve koyuna dayanan bir
hayvancılık sektörü de bulunmaktadır. Elektrik sektöründe
kullanılan aletler, kereste makineleri, kablo, traktör
römorkları, otomobil eksozları gibi endüstriyel üretim
yapılmaktadır.
Kabardey-Balkar’da birçok endüstriyel tesis işlevselliğini
yitirmiş durumda olmasına rağmen bölgenin en önemli imalat
merkezi olma özelliğini devam ettirmektedir. Gıda yatırımının
tümü özelleştirilmiştir. Kabardey-Balkar’da üretilen 8 milyon
kilowat/saat üretilen elektrik üretimiyle tüm Kuzey Kafkasya’nın
elektrik ihtiyacının %90’ı karşılanmaktadır. Bu bölgede
Türkiye’den gelen önemli sayıda sermaye yatırama dönüşmektedir.
Özellikle inşaat malzemeleri, tekstil ve deri endüstrisi,
alkollü içki ve maden suyu üretiminde yatırım yapılmaktadır.
Karaçay-Çerkes’in de en büyük ekonomik kaynakları
hayvancılıktır. Ekonomisinin kayda değer bir bölümünün hala
federal bütçe tarafından sübvanse edildiği tarımsal bir
cumhuriyettir. Ekonomideki yönetim sisteminin dağılmasının
ardından, yerel nüfusun büyükçe bir kısmı geniş kapsamlı tarım
teknikleri uygulayarak kendi küçük çiftliklerini kurmuşlardır.
Diğer taraftan ülke Rusya Federasyonunun ikinci büyük çimento
merkezidir. Ayrıca makine, elektronik saat fabrikası, yakut,
kimya, uranyum madeni, altın, taşkömürü, işletmeleri ekonominin
yoğunlaştığı alanlardır.
Aynı şekilde Adıgey ekonomisi de sübvansiyonlara ve tarıma
dayanmaktadır. Yine de Adıgey'in Krasnodar bölgesinin verimli
topraklarından büyükçe bir bölüm elde etmesinin sonucu olarak,
buradaki tarımın koşulları hatırı sayılır bir farkla tüm
Kafkasya içinde en iyi durumda olanıdır. Burada ki ekonomik
sorunlar, diğer bölge cumhuriyetlerinin sorunlarına
benzemektedir.
Savaş öncesinde Çeçen ekonomisinin temeli petroldü. Petrol
çıkarma tesisleri daha çok Grozni ile Gudermes arasındaki Sunja
ve özellikle Malgobek dolayında olmak üzere Sunja ile Terek
dağlarında yer almaktadır. Rafinelikler ise Rusya’daki benzer
merkezlerin en büyüklerinden olan Grozni’de yoğunlaşmıştır.
Petrol boru hatları Hazar denizi kıyısındaki Mahaçkale’ye,
Karadeniz’deki Tuapse’ye ve Domets havzasına uzanır. Bölgede
doğal gaz çıkarılmakta idi. Petrol ve kimya tesisleri için
gerekli makine imalatı Grozni’de bulunurdu. Mobilya, döşemelik
perde ve müzik aletleri yapımı yanı sıra gıda işleme de
yaygındı. Tarım büyük ölçekte Terek, Sunja ve Alhan-Yurt
vadilerinde toplanmakta idi. Fakat savaşla birlikte
Çeçenistan’da sosyo-ekonomik alt yapı dağılmış, kalabalık
işsizler ordusu ve çok sayıda silahlı grupların bulunduğu ülke
haline gelmiştir. Ülkenin ekonomik potansiyeli %80 oranında
dağılmıştır. Sadece iki yönde bazı ekonomik canlanmalar
gözleniyor: Cafe, restoran mağaza, otomobil tamirhanesi, benzin
istasyonları gibi bireysel girişime dayanana işletme ve
ticarethanecilik; 1998 yılıyla çimento, şeker fabrikası ve un
mamulleri endüstrisi üretime başlamıştır. Bunlara ek derme-çatma
yöntemlerle petrol çıkartılmaktadır.
Uzunca süren Çeçen-Rus savaşları İnguş ekonomisini altüst
etmiştir. Bölgede önemli doğal gaz rezervleri mevcut olması
potansiyel ekonomik canlanmaya adaydır. Çeçen ekonomisinin de
esası petrole dayanmaktadır. Fakat savaş ve kargaşalık bu
petrolün ekonomik değere dönüşmesine engel olmaktadır.
İnguşetya’nın yanısıra Kabardey’in tamamı 10 Temmuz 1997
yılından itibaren ‘Serbest Bölge’ ilan edilmiştir. İnguşetya
Cumhuriyeti önemli miktarda merkezi hükümetten devlet yardımı
almaktadır. Bu oran % 84,1’i bulmaktadır. Resmi kayıtlara göre
1997 yılındaki yurtiçi gayri safi milli hasıla 893.9 milyon
rubledir. 1998 yılı itibarıyla 5-6 milyon dolar civarında
yatırım gerçekleşmiştir. Ülkeye yapılan dış yatırımlarda ilk
sırayı İngiltere, Hollanda, Bulgaristan ve İsrail gelmektedir.
Türkiye de ülkenin yeni başkenti olan Magas’ın inşasında önemli
yatırımlarda bulunmuştur. 1998 yılının mayıs ayında İnguşetya
ile Amerikan petrol şirketi olan “Pasifik Petrolium” arasında
İnguşetya’daki petrol yataklarının ortak işletimiyle ilgili
anlaşma imzalanmıştır.
Bugün Kuzey Kafkasya’daki yasalara uyum özel ekonomik
girişimler, birçok cumhuriyette gerçekleşmekte olan özelleştirme
süreci ile oluşmaktadır. Gıda sanayi, tekstil ve deri
endüstrileri, inşaat malzemeleri, alkollü ve alkolsüz içkilerin
şişelenişi ve önemli sayıdaki diğer hizmetler tümüyle
özelleştirilmiş ve bu cumhuriyetlerin gelirlerinin kayda değer
bir bölümünü oluşturmaktadır. Rusya’da alkollü içki üretiminde
kullanılmak üzere pazara sunulan ham maddelerin %50’si yalnızca
Kuzey Osteya’da üretilmektedir. Sırf bu yüzden bile Kuzey
Osetya’nın ekonomik yaşamı alkol sanayi etrafında döndüğü
söylenebilir.
Gerçekte, Rusya Federasyonun en çok sanayileşmiş ülkelerinden
biri olmasına rağmen Kuzey Osetya ekonomik açıdan çok zor
durumdadır. Yoğun göç alan bir bölge olmasından dolayı bu durumu
daha da ağırlaşmaktadır. Öyle ki Aktif nüfusun %31’i işsizdir ve
bunların %40’ı gençlerden oluşmaktadır.
Kuzey Kafkasya’nın en sorunlu bölgesi olan Çeçenistan ekonomik
açıdan da adeta petrol hırsızlığı, banka sahtekarlığı, trasnsit
soygunlar, kaçakçılık ve pek çok yasadışı faaliyetler
gerçekleştiği bir yer haline gelmiştir.
Aslında bölgedeki ekonomik durum ile yerel
yönetimler arasında doğrudan bir ilişki vardır. Genelde, yerel
liderliğin kuvvetli bir halk desteği arkasına alabildiği
İnguşetya, Kuzey Osetya ve Kabardey-Balkar gibi cumhuriyetler
ekonomik sorunlarla rahat baş ederken yerel otoritenin pek o
kadar güçlü olmadığı Dağıstan ve Karaçay-Çerkes’te daha ciddi
sorunlarla karşılaşılmaktadır. En feci durumda olan da
Çeçenistan’dır.
|
|
GSMH
(1995-miyar Ruble)
|
Kişi Başına Düşen
(milyon Ruble)
|
İşsizlik oranı (%)
|
|
Dağıstan
|
4,148
|
2
|
22
|
|
Çeçenistan
|
-
|
-
|
-
|
|
Kabardey-Balkar
|
2,627
|
3
|
15
|
|
Osetya-Alanya
|
2,329
|
4
|
24
|
|
Adıgey
|
1,841
|
4
|
12
|
|
Karaçay-Çerkes
|
1,702
|
4
|
24
|
|
İnguşetya
|
563
|
2
|
45
|
Rusya Federasyonu bünyesi çerisinde düşündüğümüzde Kuzey
Kafkasya cumhuriyetleri büyük ekonomik zorluklar yaşadıkları
söylenebilir. Örneğin Dış Ekonomi İlişkileri Kurulu Rusya Ülke
Bülteni, Ağustos 2004’e göre bugün itibariyle Rusya Federasyonun
en zengin bölgelerinin ilk onu içerisinde GSMH’nın kişi başına
düşeni 8.981 $ ile 2.368 $ arasında bulunmaktadır. Örneğin
Moskova şehri 6.603 $’dır. Oysa en fakir bölgeler arasında yer
alan İnguşetya’da 253 $, Dağıstan’da 525 $, Adıgey’de 534 $,
Karaçay-Çerkes’de 652 $ ve Kuzey Osetya’da 768 $’dır.
1.5. Turizm ve Ulaştırma
Kuzey Kafkasya coğrafik ve ekonoljik yapısı ve yer altı
kaynaklarıyla turizm konusunda mükemmel bir potansiyele
sahiptir.
Kabardey-Balkar’ın coğrafi ve ekolojik yapısı, yer altı
kaynakları turizm konusunda hiç tükenmeyen bir potansiyel
içermektedir. Bu yüzden bu bölgede özellikle dağcılık ve
kayakçılık turizmi gelişmiştir. Hatta Kuzey Kafkasya’nın en
önemli turizm merkezi de denilebilir. Nalçik’ten başlayan dağ
turizmi ırmaklar ve vadiler boyunca uzayıp gitmektedir.
Özellikle Kafkasya’nın en yüksek dağı olan Elbrus önlerinde
vadilerde turistik otel, motel ve kampingler bulunmaktadır. Bu
yüzden Elburs zirvesi yaz kış dağ sporlarıyla ilgilenen on
binlerce turistin uğrak yeridir. Yaz aylarında kayak yapma
olanağı vardır. Teleferik hizmetleri yaz-kış aralıksız sürer.
Esasında Kafkas dağlarının her yerinde doğa sporlarıyla
ilgilenenler için inanılmaz güzellikte yerlerdir.
Kuzey Osetya’nın Dergevşi Kom Vadisin’de dünyada bir benzeri
bulunmayan ve ‘Ölüler Şehri’ diye adlandırılan yerüstü mezarları
turistlerin ilgisini çekmektedir. Ayrıca Osetya’nın bütün
vadilerinde o vadiye hakim olmuş eski ailelere ait gözetleme
kuleleri ve kaleler vardır. Vellacir Vadisinde Hıristiyanlığın
ilk kabulü sırasında (M.S. 910/915) inşa edilmiş birçok kilise
vardır ve en önemlileri de ‘Madı Meryem’ kilisesidir.
Kafkas sıradağları Kafkasya ile Kafkas Ötesini, dolayısıyla
Rusya Federasyonu ile Gürcistan ve Azerbaycan’ı birbirinden
ayırırken, birbiriyle ilişkili bölgeler arasında direkt ulaşıma
imkân vermemektedir. Örneğin birbirine komşu olan Gürcistan’a
bağlı Abhazya Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu’na bağlı
Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti arasında doğrudan ulaşımı sağlayacak
bir karayolu bulunmamaktadır. Kafkasya’dan Kafkas Ötesine
sıradağların üzerinden aşarak geçebilen iki karayolundan biri
Kuzey Osetya’dan Güney Osetya’ya ulaşımı sağlayan Daryal
geçididir. Bu yol Rusya Federasyonu’ndan Gürcistan’ın başkenti
Tiflis’e ulaşımı sağlamaktadır. Dağıstan’dan Azerbaycan’a
ulaşımı sağlayan Derbend geçidi ile de Rusya ve Kafkasya’dan
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye ulaşmak mümkündür.
Bu durumda Rusya açısından Kafkasya’da deniz taşımacılığının
stratejik önemi artmakta ve Karadeniz sahilindeki Abhazya ile
Hazar denizi kıyısındaki Dağıstan önem kazanmaktadır.
Kuzey Kafkasya’daki yerleşim yerleri arasında ulaşım büyük
çoğunlukla demiryoluyla sağlanır. Ülke dışıyla bağlantılar da
ise; demir ve kara yolları yoğun kullanılmasının yanı sıra
1990’lı yıllardan beri Suriye, Ürdün, Berleşik Arap Emirlikleri
ve Türkiye (İstanbul) ile Kuzey Kafkasya’da yer alan Nalçik,
Soçi, Krasnodar, Maykop ve Mineralnie Vodi şehirleri arasında
charter uçak seferleri vardır.
1.5. Eğitim
Kuzey Kafksaya’nın genelinde ücretsiz olarak sunulan eğitim
hizmetinin liseye kadar olan kısmı (9+2=11) mecburidir.
Okuryazar ve üniversite mezunu oranının çok yüksek olduğu bu
bölgede okuma alışkanlığı çok yaygındır ve köyler de bile
kütüphanesi olan bakkala, çiftçilere rastlamak olağandır.
Üniversiteler ise ülke içinde ve dışından paralı öğrenci de
kabul etmektedir.
Kuzey Kafkasya’da her siyasi birim kendi eğitim ve öğretim
kurumlarını ihtiyacına göre belirlemekte ve kurumlaştırmaktadır.
Güney Osetya’nın genel öğretim kurumlarında 20 binin üzerinde
öğrenci eğitim görmektedir. Ayrıca Shinvali Pedagoji
Enstitüsünde ve orta dereceli meslek okullarında 1300 öğrenci
eğitim almaktadır. Ayrıca Gürcistan’daki bilimler akademisine
bağlı Güney Osetya Bilimsel Araştırma Enstitüsü bulunmaktadır.
Abhazya’da eğitim ve kültür sosyal yaşamda oldukça ağırlıktadır.
Örneğin okuryazar oranı %100%e yakındır. Ortalama 1000 kişiden
292’si ilkokul, 427’si lise ve 145’yi yüksekokul mezunudur.
Savaş yıllarının yıkıntılarına rağmen bugün daha önce mevcut
olmayan Ulusal Abhaz akademisi kurulmuştur. Bünyesinde deneysel
patoloji ve pedagoji enstitüsü ve üniversite bulunmaktadır.
Çeçenistan’da, savaş öncesinde 3 üniversite, 12 teknikum ve 542
ortaokul vardı ve bu okullardan üniversitelerde 16.000,
teknikumlarda 12.600 ve orta okullarda 256.000 öğrenci öğrenim
görmekteydi. Bugünkü bu oranların oldukça altındadır ve mevcut
siyasi belirsizlik altında bir istatistik tutmanın da mümkünü
yoktur. Ülkede bulunan 83 eğitim kurumu tamamen 321’i kısmet
dağılmış durumdadır.
İnguşetya’da ise 1 üniversite, 9 teknikum ve 149 ortaokul vardır
ve toplam 40.000 öğrenci bu okullarda eğitim almaktadır.
Kuzey Kafkasya’da okuma-yazma oranı en yüksek bölge olan Karçay-Çerkesk’te
231 ortaokul, 34 teknikum ve 1 üniversite bulunmaktadır.
Ortaokulda 79.000, teknikumlarda 5.100 ve üniversitede de 4.100
öğrenci öğrenim görmektedir ve her dört kişiden biri
yükseköğrenime devam etmektedir.
Kabardey-Balkar’da bir devlet üniversitesi ve üç akademi
bulunmaktadır. Bu kurumlarda 12.000 öğrenci öğrenim görmektedir.
Ayrıca özel okullarda 8.000 öğrenci öğrenim görmektedir. Rus
Bilimler akademisinin bir merkezi, Tarih, Dil Folklor, Edebiyat
ve Ekonomi araştırmaları Enstitüsü, Matematik ve Otomasyon
Araştırmaları Enstitüsü, Bahçecilik Enstitüsü, Tarımsal Deney
İstasyonu, Astronomi Gözlemevi de bulunmaktadır.
|