|

ARIKBAŞI KÖYÜ TARİHÇESİ
Arıkbaşı Köyü tarihini analiz etmek için birazda Çerkes-Rus
savaşlarını ve savaştan sonraki sürgünü de bilmek gerekir. İlk
Rus-Çerkes çatışması 10.yy da Kiev Prensi Svyatoslav in Kuzey
Kafkasya ya saldırması ile olmuştur. Avrupalı tarihçiler ise
Şeyh Mansur isyanı olan 1785 yılını başlangıç olarak kabul
ederler. Kuzey Kafkasya genel askeri harekât Tümgeneral A.P.
Ermolov un Kafkas Ordusu Komutanlığına ve Kafkasya Baş
yöneticiliğine tayin edildiği 1816 da başladı. Kafkasya
işgalinin 1. dönemi 1816-1846 bu tarihler arasında Rus
birlikleri işgalden ziyade tehlikeli saydıkları önderleri
tutuklayarak, ticareti kısıtlayarak, Kafkasya ya silah
sokulmasını engelliyerek Karadeniz Savunma Hattını oluşturdular.
2. dönemde ise (1846- 1856) Ruslar yavaş ilerleyerek işgal
ettikleri yerlere hemen Don Kazaklarını yerleştirmişlerdir. 3.
Dönem ise (1856-1864) Kuzey Kafkasya’yı boyunduruk altına alma
planının son aşaması idi. Çerkesler yığınsal olarak göçe mecbur
ediliyordu işte bu dönem de Arıkbaşılılar da Kafkasya’nın Afepsı
ve Panakhes Köylerinden Balkanlara sürülmüşlerdi. (Panakhes köyü
hala Kafkasya’nın Adıgey bölgesinde vardır.)
Balkanlarda iskan ettirilen Arıkbaşılı Çerkesler 15 yıl
Balkanlarda kalacaklardı. Balkanlara Çerkeslerin
yerleştirilmesindeki neden; savaşkan ve kapalı topluluk
olmaları özelliklerinden dolayı Balkanların Demografik
yapısını değiştirecek ve Slav halkların kurtuluş
hareketlerini engelleyecek olmalarındandır. Nitekim 1876 da
Osmanlıya karşı Bulgaristan da Dranov yakınlarında çıkan
Hariton isyanını bastırmak Çerkeslerin görevi idi. Sürgün de
silahlarını yanında getirebilen Çerkesler(ama 2. elbise
almaları yasaktı!) zaten sürgün nedeni ile müthiş kin
besledikleri Hıristiyanların Hariton isyanını anında ve
isyanı başlatan Bulgar birliğini yok ederek çok kanlı
şekilde bastırmışlardı. Bununla yetinmeyen Osmanlı,
Çerkesleri Filibe Sancağındaki isyankar köylere yönlendirdi
bu köylerde birkaç gün içinde 15.000 kişi ölmüştü. Bu olay
Rus Hükümeti için aradığı fırsatı çünkü bu tek olay değildi
ve Slavlara yapılanlar onları yeterince rahatsız ediyordu.
Rus Hükümeti 18 Aralık 1876 İstanbul Konferansı’nda Filibe
olaylarından dolayı Çerkeslerin Balkanlardan
uzaklaştırılmasını resmen talep etti. 1877-78 Osmanlı-Rus
savaşını kaybeden Osmanlı tarafı olmuştu. 1878 Berlin
Antlaşmasını imzalayan Osmanlı, Çerkeslerin Balkanlardan
uzaklaştırılmasını kabul ediyordu. Berlin Antlaşmasının
Çerkesler için anlamı büyüktü ve 1879 yılını göç yılı olarak
kabul edeceklerdi. Nitekim Arıkbaşı Köyü kuruluş tarihi 1879
dur.
Balkanlardan ilk göç eden Çerkeslerin başında Arıkbaşılılar da
vardı. Edirne toplama merkeziydi buradan 300.000 (üçyüzbin)
Çerkes Osmanlının farklı bölgelerine gönderiliyordu. 2.göç 1.göç
gibi ağır şartlarda olmamıştı. Nitekim Osmanlı Sultanı II.
Abdülhamit ''Ben dindaşlarımız olan bu muhacirlerin iskânı ve
müdafaası için elimden geleni yaptım. İstanbul’dan Halep’e
muhacir yerleşimleri kurdum. Onların yerleşmeleri için yapılan
masrafları kendi cebimden ödedim.'' (Abdülhamit’in Hatıra
Defteri. İstanbul 1996 S:17) Arıkbaşılı Çerkeslere de bazı
imkânlar sağlanılıyordu, bunu Marmaris’i beğenmeyip yerleşim
yeri beğenilmesi için heyetler gönderilmesinden ve Arıkbaşı Köyü
kurulduktan sonra Köy sakinlerine verilen verimli ve değerli
tarlalardan anlıyoruz. Peki, neden bu ayrıcalıklar ve imkânlar
Arıkbaşılı Çerkeslere veriliyordu?
Toplama merkezi olan Edirne’den yola çıkan Arıkbaşılı Çerkesler
Marmaris’e geldiler. Fakat Marmaris’i beğenmeyip yeni bir yer
bulunulması için ufak heyetler gönderdiler. Heyetlerden biri
şuan ki kurulum yerinden biraz yukarıdaki bir bölgede kaldılar.
Diğer bölgelerden farklı olarak geceyi rahat ve sivrisinek
problemi olmadan geçirdiler bu bölgeyi beğendiler ve burada köy
kurmaya karar verdiler. Heyet hemen geriye dönüp geride
kalanları alarak geri döndü ve 1879 da Arıkbaşı Köyü kuruldu.
İlk kurulduğunda köyün ismi ''Osmaniye'' iken yakınından geçen
Künk Deresinden esinlenerek ismi Arıkbaşı olarak değiştirildi.
Arıkbaşı Köyü kurulalı daha 14 yıl olmuştu ki ''93 Harbi''
olarak bilinen Osmanlı-Rus Harbi başladı. Balkanlarda
savaşçılığını kanıtlayan Çerkesler yine ön plana çıkıyorlardı.
Nitekim 50 civarı köyü olan Bayındır ilçesinden askere alınan
158 kişiden 64 kişi 1 köyden, Arıkbaşı Köyündendi! Tam 93
Harbinin etkileri unutulurken I. Dünya Savaşı patlak verdi.
Çerkesler yine cephelere gönderiliyorlardı. I. Dünya Savaşı’nı
Almanya ile beraber girerek kaybeden Osmanlı çok ağır şartları
olan ''Mondros Mütarekesini'' imzalıyor ve Osmanlı işgal
edilmeye başlanıyordu. Bu işgale ilk ve en fazla karşı çıkanlar
yine Çerkesler oluyorlardı. Nitekim ilk seferberlik ilan eden
Asker ''Kurmay Yarbay Kaseyko Mahmut''tur. Afyondaki Emrindeki
Tümene daha hiç bir emir gelmemişken düşmana karşı savaşmayı
emir ediyordu. Sivil olarak ilk direnişi yine Çerkesler
yapıyorlardı. 1 Haziran 1919 da Ödemişin Haciilyas Köyü’ndeki
Çerkesler Yunana ilk kurşunu atıyor,Yunan askerleri ile 5 saat
sürecek çatışmaya giriyorlardı. İlkkurşun burada atıldığı için
''Hacıilyas'' köyünün ismi ''İlkkurşun''olarak değiştirmiştir.
27 Mayıs 1919 da Yunanların köyden geçeneğini Demiryollarında
çalışan 2 Arıkbaşı köylünün haber vermesiyle öğrenen Köy halkı
hemen köyü boşaltarak Künk Deresine gittiler ve burada 3 gün
kaldılar. (Köyümüzün Thamedelerin den Luij Kemal GÜZEY bu
tarihte künk deresinde doğmuştur ve ismi o zamanlar kurtarıcı
olarak anılan Mustafa Kemal den esinlenerek ''Kemal''
konulmuştur.) Geri çekilmeye başlayan Yunan ordusu 9 Eylül de
Arıkbaşı Köyü tren istasyonunda bir toplantı yapacağını ve
herkesin davetli olduğunu açıkladıysa da yerli Rumların
uyarılmasıyla Arıkbaşılılar bu toplantıya katılmadı. 7 Eylül de
yemekli toplantı yapan Yunanlar oradaki 15 genci tutuklayarak
Tren istasyonun karşındaki hayvan damında canlı canlı yakarak
Şehit etmişlerdir (Bu 15 Şehit anısına olayın olduğu yere anıt
dikilmiştir ve her sene 9 Eylül de anma töreni yapılmaktadır).
Çete İlyas Çete Arif gibi Arıkbaşılar geçte olsa müdahale etmiş
ve Arikbaşı düşman işgalinden kurtulmuştur.
ARIKBAŞI KÖYÜ TANITIMI
Köyümüz
İzmir il sınırları içersinde
Bayındır ilçesine
16 km, Torbalı ilçesine 17 km ve İzmir'e 62 km uzaklıkta şirin bir Çerkes köyüdür. Köy
halkı 1864 Osmanlı-Rus savaşı döneminde Ruslar tarafından sürgün
edilen Çerkeslerden kurulmuştur. Anavatanlarından sürülen
Çerkesler ilk önce Rumeli'ye daha sonra Marmaris 'e
gelmişlerdir. Bu bölgenin kurak olması nedeniyle yer
arayışlarını sürdürerek İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı şuan ki
Arıkbaşı Köyü’nün bulunduğu yerde kalmaya karar vermişlerdir.
Osmanlının tüm asimilasyon politikasına rağmen varlıklarını
diğer bölgelere yayılmış Çerkeslere oranla daha fazla koruyan
köyün nüfusunun tamamı Çerkeslerin Şapsığ boyuna aittir.
İlk yerleşim döneminde köyün adı ''Osmaniye'' iken daha sonra
köyün yakınından geçen Künk Deresi’nden esinlenerek ARIKBAŞI
ismi konulmuştur. Köy yaklaşık 400 haneden oluşmakta ve şuan
1000 civarında nüfusa sahiptir.
Köyümüz batıda Havuzbaşı ve Taşkesik Köyleri, güneyinde Çırpı
Beldesi, doğusunda Çiftçigediği Köyü kuzeyinde Boz Dağların
etekleri ile sınırlıdır. Ödemiş ve Tire'yi İzmir’e bağlayan
demiryolu ve Bayındır'ı İzmir'e bağlayan karayolu köyümüz
içerisinden geçmektedir. Köy mikro-fiziki yerleşim alanı olarak
toplu köy tipi özelliğini taşımaktadır.
Köyümüzün tamamına yakın kısmı tarımla uğraşmaktadır Genellikle
pamuk, zeytin, buğday, patates, karpuz, kornişon salatalık ekimi
yapmaktadır. Meyvecilik olarak narenciye ve üzüm bağları geniş
bir yer tutar. Ayrıca hayvancılık ve arıcılık köy halkının geçim
kaynaklarındandır. Küçük Menderes Ovasındaki müstahsilin her
türlü ihtiyacını karşılayan Tariş'in Üzüm ve Pamuk Tarım Satış
Kooperatifi köyümüz içerisindedir. Her yıl Temmuz ayında kurulan
Karpuz Panayırı köy bütçesinin en büyük gelir kaynağıdır.
Köye kuşbakışı bakıldığında düz alanda çok yapılaşma
görülmektedir. Evlerin bahçeleri çiçeklerle bezenmiş bakımlı ve
temiz olmaları çevre köyler arasında dikkat çekmektedir. Köye
ilk yerleşenlere ait Çerkes evlerinin tümünde yapı unsuru olarak
iskelet kısmında ahşap yapı malzemesi kullanılmıştır. Evlerin iç
ve dış yüzü toprak sıva ve kireç ile boyalıdır. Günümüzde
yapılan bu yeni evlerde bu eski yapı unsurlarının yerini
betonarme yapıya terk etmiştir.
Köyümüz eğitim ve öğretimde iyi bir düzeye gelmiştir. Genç
kuşağın %90'nı Lise mezunu olup, Üniversitelerde okuyan sayısı
gün geçtikçe artmaktadır.
Köyde Çerkes geleneklerinin en katı olduğu konu evlenmeler
esnasında yakın akraba ile yapılan evliliğe karşıdır, yakın
akraba dışında aynı sülaleden kız alıp vermek Adıge Xabze'ye
tamamen terstir. Günümüzde yavaş yavaş Çerkes olmayan kişilerle
yapılan dış evlilik sayısı artmaya başlamıştır. Bunun en önemli
nedeni asimilasyona uğramaya başlamış olmamızdır. Köyde
görebileceğimiz en belirgin özellik taşıyan davranış biçimi
yaşlılara, büyüklere saygılı davranılması ve karşılaşıldığında
ayağa kalkılmasıdır.
Köy halkı dil olarak Şapsığ dilini kullanmakta şuanda köyde 30
yaş grubu ve üstü tarafından Adıgece konuşulmaktadır. Fakat ne
acı ki asimilasyondan nasibini alan gençlerimiz anadillerini
konuşmakta da zorlanmaktadır.
Köyümüzde yapılan düğünler klasik Çerkes Düğünü niteliğini
taşımaktadır. Çerkes örf ve adetlerinin ortaya konulduğu çevre
köylerden ve İzmir Kafkas Derneği’nden gelen misafirler
ile coşkulu Adıge Müziği eşliğinde, kaşenler arasında yapılan
esprili kur'lar ve Adıge Woredler söylenerek gece boyunca devam
etmektedir.
Köyümüze çevre Çerkes köylerinden İlkkurşun(Hacielez) ve
Ertuğrul(Çense) Köyleri ile ilişkilerimiz düğün ve ölümlerde
yoğun ve süreklidir.
Köyümüzde şuanda var olan belli başlı Adıge sülaleleri
şunlardır; Lıhujiko ,Natho ,Kobli, Jane, Luij, Şalaho, Şouş,
Nibe, Piherşarko, Lepsuko, Nepsov, Çeremit, Hupaşej, Bağe, Duvo,
Besni, Koffi, Halako, Bijaş'o, Vottah, Time, Yenuh, Bastı,
Mafeud, Turkov, Yemzıg, Patuvaş, Açımıj, Ude, Tihavşe, Tihavko,
Taymez, Tiğuj aileleri yaşamaktadır.
ARIKBAŞI KÖYÜ GENÇLİK LOKALİ
Arıkbaşı Köyü Gençlik Lokali kültürünü sahiplenen ve kültürünü
daha iyi öğrenmek ve yaşamak isteyen gençler tarafından kuruldu.
Çeşitli zamanlarda çeşitli yerlerde toplandılar zamanla şimdiki
bulundukları yere geçtiler. Gençlik Lokali olarak Türkiye'de
ilktir. Kültürünü öğrenmek ve yaşamak isteyen gençler için
değeri tartışılamaz olan bu Lokal, yeni nesiller için emsalsiz
miras olarak kalacaktır.
2000 - 2001 - 2002 -
2003
- 2005 yıllarında 5 sefer köyümüzün kavakların altı diye
adlandırılan bölgede Kafkas Kültür senlikleri düzenlendi. Dernek
ve çevre köylerde yapılan şenlik, gece ve toplantı ve düğün gibi
etkinliklere imkanlar düzeyinde katılım sağlandı. Bu
katılımlardan hoşnut kalan EGE KAFKAS KÜLTÜR DERNEKLERI
Köyümüzün gençlerini 2 sefer Teşekkür Plaketi ile onurlandılar.
ARIKBAŞI KÖYÜ KUZEY KAFKAS EKİBİ “JÜAGO” (YILDIZ)

Ekibimiz Jüoga(yıldız) çalışmalarına şubat ayında başlamış yeni
bir ekiptir. Ertuğrul Köyü Kafkas Kültür Şenliği, Arıkbaşı Köyü
5.Geleneksel Kafkas Kültür Şenliği, Ege Bölgesi Dernekleri 5.
Geneleksel Pamukören Şenliği, Nef Ekibi İlkurşun Köyü Gösterisi,
Nef Ekibi Salihli Gösterisi ve Orhaniye Köyü Geneleksel Şıpsı
Şenliği katıldığı etkinliklerdir. Bu etkinliklerde başarısını
gösteren ekibimiz Horaşa ya gösteri teklifleri sürekli
gelmektedir fakat oyuncularımızın yaşı itibari ile çoğu
şenliklere ve etkinliklere gidilememektedir. (Düzce, Yalova,
Ankara, Eskişehir)
Şuace Hakan Demirci - Hoca, Akardion
Zathl Serkan Özgün - Doli
Wottah Nurdan Kıyı - Yan Flüt
Kobli Janset Kireçkaya - Solist
Şibzah Nazlı Başaran - Solist
Erkekler
Louj İlyas Güzey
Halako Cankat Demirel
Pşerko Burak İlgiç
Şowuş Can Özek
Nibe Ali Torkak
Ude Ayberk Oda
Kobli Cankat Kireçkaya
Şowuş Gökhan Sargın
Kobli Özberk Kireçkaya
Apaş Emre Sayar
Turkaw Cengiz Türker
Şowuş Ahmet Fevzi Sargın
Yemzah Nartan Düz
Halako Enis Demirel
Kızlar
Natho Merve Akçam
Koffi Tugçe Ağ
Şibzah Serap Başaran
Şibzah Özde Başaran
Bage Burçin Topay
Louj Fevziye Gülçin Güzey
Louj Yelda Güzey
Yemzah Nefne Düz
Şibzah Merve Başaran
Şibzah Aycan Başaran
Pişerko Berfin
İlgi
   
   
   
   |