|
Evinden
uzak yaşayan tüm Çerkesler’e, merhaba,
Engin ben. Yebjin
Engin. Ubıh.
Bu yazıyı
Abhazya’ya geri dönüşümün on gün öncesinde yazıyorum.
Ailem sürgünde
Samsun/Terme’ye yerleşmiş ve hala orada yaşıyor.
Turizm ve
Otelcilik lisesinde okuduktan sonra Aile Ekonomisi ve
Beslenme Öğretmenliğini bitirdim. Yedi yıldır devlet
okullarında kadrolu olarak Teknoloji ve Tasarım Öğretmenliği
yapıyordum en son. İzmit’te oturuyordum. Yirmi sekiz
yaşındayım.
Ayrıca, dağcılık,
gitar ve ağız mızıkasını beraber çalmak, şiir, şarkı sözü,
melodi bulmak, kısmen marangozluk ve inşa, halı
dokumacılığı, asimetrik düğüm çalışmaları, mum imalatı.
Sekiz yıl mutfak eğitimi... vs. vs. dahası da var…
İzmit Kuzey
Kafkasya Derneğinde birçok faaliyetin içindeyim yıllardır,
kısmen de çevre illerde tabii…
İlk Abhazya
seyahatimden sonra kaleme aldıklarımı sizlerle paylaşmak
isterim:
‘’2007
Ağustos ayı...
Yalnızca on gün
ama bu kısa süre de bile o kadar huzurla doldum ki...
Şimdiye kadar
hep -- Bir gidip görebilsek.'' derdim.
Şimdiden sonra
şunu düşünüyorum: -- Neler yapabilirim?''
Birdenbire
çantamı alıp yola çıkasım geliyor ama şimdilik tutuyorum
kendimi. Herkesin beğeneceği, benim de içime sinen bir
durumlar oluşumu yaratmalıyım. Anadolu'daki hayatımı gitmek
için; Abhazya'daki hayatımı varmak için hazırlamam
gerektiğini biliyorum.
Öğretmenliği
bırakabilirim; orada da öğrenecek ve öğretecek o kadar çok
şey var ki. Rock konserlerini bırakabilirim; ben de
müzisyenim, belki orada ben konser veririm. Dağcılık
kulübümü bırakabilirim; orası zaten Kafdağı, dağcılığın en
alası orada yapılır. Çok seçenekli mal ve hizmet
imkanlarını bırakabilirim; Abhazya gerçekten değişti, her
şeye ulaşmak mümkün. Çocukluk arkadaşlarımı bırakabilirim,
arada bir gelir görürüm zaten, hem onlara da Abhazya’da
tatil imkanı doğar. Tarım arazilerimi bırakabilirim; 1’e 40
veren organik tarım arazisi orada bol. Emeklilik hayallerim
yok zaten; yaşım ilerlerken birçok hazırlık yapabilirim.
Bowling salonlarını, sinemaları, canlı fasıl dinleme
keyfini, alışveriş merkezlerini, kitapçılar çarşısını vs...
Nasıl
bırakabileceğimi merak edenler için şunları yazmak isterim :
Kaldığım on gün
içinde öyle bir his kapladı ki tüm benliğimi; tarifi çok zor
sanki; ben o zamana kadar başka bir ülkede tatildeymişim
gibi geldi. Kısa bir süreliğine gerçekten ait olduğum yere
dönmüşüm. Sadece; orada bulunmak yetti anlayacağınız.
Oradaki güzellikleri, duyguyu, hasret gidermeyi, derin bir
–oh! çekmeyi, vs' yi anlatmama gerek olduğunu sanmıyorum,
tahmin edersiniz.
Anadolu' ya
dönünce yine tatildeymişim gibi hissettim ve hissediyorum...
Geriye sadece ailemden izin almak kalıyor. Onlar da
anlayışla karşılarlar zaten.
Tufandan sonra
oradaydık... Daha çok kısa süre oldu sürgün edileli... 144
yıl... Binlerce yılla karşılaştırıldığında 144 yıl beni
buralı yapamamış...
Tamam! Uyum
sağladık belki ama ben, hala binlerce yıl Sache’nin
dağlarında yaşayan Atalarımın; beni Canlar Ülkesi'nde bir
can olmaya çağırdığını duyuyorum...
Fazla söze gerek yok aslında, gerçekten istersek; olduğumuz
yerde arkamıza dönmek kadar kolay GERİ DÖNÜŞ!
‘’
Engin Axpa Yebjin
Ay
Bu yıl ikinci kez
gittim Abhazya’ya. Geçen yıl Abhazya Pasaportumu almıştım.
Yerleşmeye de geçen yıl karar vermiştim, zaten.
Bir yıl boyunca
Türkiye’deki hayatımı toparladım. Çok kişiyle bu konuda
görüştüm.
Öğretmenlik
görevimden çekildim. Yıllık vizemi alıyorum 10 gün içinde.
Sırt çantam ve orta boy bir valiz çıkacağım yola.
Yapmayı
planladıklarım (ana hatları ele aldım, aslında daha fazla) :
Geri dönüşle
ilgili projelerde yer almak ki; yapmaya çalışıyorum.
Geri dönüşle
ilgili yaptıklarımı kamuoyuna aktarmak. Bir geri dönüş
şarkısı yazdım, son düzenlemelerden sonra dinleyebilirsiniz
umarım.
Çevremdeki
herkesi geri dönüşle doldurmak ki; bayağı başarılı olduğum
söylenebilir…
İlk yıl kendime
yetecek bir harçlıkla Abhazya’ya gidip Abhazca ve Rusça
öğrenmek.
Bana uygun bir
alanda, Abhazya Devlet Üniversitesine araştırma sunmak.
Muhtemelen Kuzey Kafkas mutfağıyla ilgili olacak.
Abhazya’daki tüm
zirvelere Abhaz bayrağı dikmek…
İlk olarak
tarımla uğraşmak istiyorum. Dil öğrenirken en uygun iş gibi
geldi bana…
Sonra bu
arazilerimde bungalov evler, kulübeler, ağaç evler, taş
yapılarla bir tesis inşa etmek. Turizme hizmet vermek. Hatta
bu tesiste diasporadan gelen gençlere bir kamp oluşturma
fikrim de var. Pratik Abhazcadan, sosyal işlere; eğlenceden,
spora; sanattan, gezilere kadar dolu dolu bir program
düşünüyorum.
Önceden ne
yapacağım konusunda endişelerim vardı ama son gidişimde,
görüşmelerimden sonra yapabileceğim çok şey olduğunu fark
ettim. Önüme birçok fırsatın çıkacağına eminim; bana düşen
seçim yapmak olacak.
“Geri Dönüş”le
ilgili nacizane bir şarkım var benim, ilerde duyacaksınız
umarım. Şimdilik sözlerini paylaşmak isterim:
BİR ZAMANLAR, ŞU
KAFDAĞININ ARDINDA,ÖZGÜRCE ATA BİNERDİK,
RÜZGARLA DANS
EDERDİK,
DÜNE BAKINCA.
ÇOK DEĞİL, BİR
KAÇ YÜZYILIN SONUNDA,
EVE DÖNMEK
İSTERDİK,
YENİ BAŞTAN
DENERDİK,
BÜYÜK UMUTLA.
GERİ DÖNERSEN,
YERİNİ BULURSUN.
GERİ DÖNERSEN,
ÖZGÜR OLURSUN.
GERİ DÖNERSEN,
SEN DE GELİRSEN,
BİR DENESEN,
YOLUNU BULURSUN...
OTOBÜSÜN ARKA
KOLTUĞUNDAN BAKINCA,
TATİLDE
HİSSEDERDİM,
YALNIZIM
ZANNEDERDİM,
ÇOK UZAKLARDA.
TAM YERİMİ BULDUM
SANDIĞIM O ANLARDA,
ADINLA
ÜRPERİRDİM,
DÜŞÜNLE
EKSİLİRDİM,
O KAFDAĞINA,
GERİ DÖNERSEN,
YERİNİ BULURSUN.
GERİ DÖNERSEN,
ÖZGÜR OLURSUN.
GERİ DÖNERSEN,
SEN DE GELİRSEN,
BİR DENESEN,
YOLUNU BULURSUN...
EVDEN AYRILALI,
ÇOK ZAMAN OLDU,
MERAK EDERLER,
BİR ŞEY Mİ OLDU,
HAREKETE GEÇ,
VAKTİN DOLDU...
BANA SORARSAN,
TAM ZAMANI,
BİR AY İÇİNDE,
YOLA ÇIKMALI,
TÜKENDİK ARTIK
BİRİ YAPMALI...
GERİ DÖNERSEN,
BİR DENESEN,
GELDİĞİN YERDE
NE GÜZELLİKLER
VAR, BİR BİLSEN.
BIRAKMAZDIN,
GÖRSEN..
GERİ DÖNERKEN,
SEN DE GELSEN,
BERABER OLSAK,
KİM YIKABİLİR
BİZİ, BİR BİLSEN,
YENİ BAŞTAN
DENESEN...
GERİ DÖNERSEN,
YERİNİ BULURSUN.
GERİ DÖNERSEN,
ÖZGÜR OLURSUN.
GERİ DÖNERSEN,
SEN DE GELİRSEN,
BİR DENESEN,
YOLUNU BULURSUN...
Engin Axpa Yebjin Ay
“ Geri
Dönüş”le ilgili sohbetlerde, şu örneği anlatırım:
Zamanın birinde,
bir zirve kasabası varmış. Bu kasabanın sakinleri çok mutlu
ve özgür bir hayat sürerlermiş. Derken bir gün, eteğinde
bulundukları yanardağ patlamış ve faal hale gelmiş.
Yanardağın yıkıcı etkileri yavaş-yavaş kasabayı tehdit
etmeye başlamış. Büyükler bir karar almışlar: Tamamen yok
olmaktansa, yanardağın yıkıcı etkileri geçene kadar; daha
güvenli topraklara gidelim. Sonra döneriz.
Sevgili Çerkesler,
Sevgili
Kafdağı’nın Sakinleri,
Yanardağ,
faaliyetlerini durdurdu. Zirve kasabamız Kafkasya’nın,
bıraktığımız gibi olmadığını kabul ediyorum; ama
güzelliklerini, tahmin ettiğinizden çok daha fazlasıyla
korumayı başardığına da tüm yüreğimle inanıyorum. Ve ben o
cennet diyarın adıyla ürpermektense, düşüyle eksilmektense;
içinde var olmayı seçiyorum. Eksiklerini tamamlamaya,
fazlalıklarını tatmaya gidiyorum. Gerçek soyadımı almaya
gidiyorum. Genlerime uygun olan, havaya, suya ve toprağa…
Sağlıcakla...
Engin Axpa
Yebjin Ay....
 |