NART DERGİSİ
BASIM TARİHİ : EYLÜL - EKİM 1998

09

YIL / SAYI : 2 / 9
SAYFA SAYISI : 64
 

 
 
 
 
 
 
 
 
TEREK'İN ARMAĞANLARI

 Mihail Yurteviç Lermontov


 

Terek uluyor, kötücül, yabani,

Akarken kayalıklar arasından;

Ağlıyor, fırtına gibi,

Gözyaşlarıdır serpilip uçuşan.

Fakat ovada hızını alarak

Bürünüyor kurnaz bir görünüme,

Ve selam verip yaltaklanarak

Şırıldıyor Hazar Denizi’ne;

 

“Ey yaşlı deniz, açıl önümde,

Sığınak ol dalgalarıma!

Gezip dolaştım enginlerde,

Artık dinleneyim bir parça.

Kazbek Dağı’nda doğdum,

Beslendim bulut memeleriyle,

Hiçbir zaman boyun eğmedim

İnsanoğlunun egemenliğine.

Eğlensin diye senin oğulların,

Saldırdım Daryal Geçidi’ne,

Ve onun yalçın kayalarından

Bir sürü koparıp kattım önüme.”

 

Fakat uzanıp yumuşak kıyıya

Hazer uyuyormuşçasına susuyor;

Terek, yeniden, okşayan sesiyle

Yaşlı denizin kulağına şırıldıyor:

 

“Bir de armağanım var sana!

Sanma ki sıradan bir şey getirdim:

Bir savaşçı bu, döğüş alanından

Yiğit bir Kabardin.

Üstünde değerli bir yelme var,

Ve çelikten dirseklerinde

Kuran’dan kutsal bir şiir

Yazılı altın harflerle.

Kaşları sertçe çatık

Ucu bıyıklarının

Kızıl kana bulaşık.

Bakışı duru, yumuşak

Ama düşmanlık dolu hala;

Ensesinde bir saç perçemi

Pürçekleniyor, kapkara.”

 

Fakat uzanıp yumuşak kıyıya

Hazer uyukluyor ve susuyor;

Azgın Terek soluk soluğa

İhtiyarla yeniden konuşuyor.

 
BU SAYININ DİĞER MAKALELERİ

 

..
...