|
Saygıdeğer
misafirler, değerli hemşehrilerim, sevgili gençler hepinizi
saygı ve sevgi ile selamlarım...
Uzunyayla Kafkas
Kültür Şenliği’nin kardeşliğe, sevgiye ve toplumsal
dayanışmaya vesile olmasını Cenabı Allah’tan diliyorum. 20
yıl gecikme ile de olsa, böyle bir organizasyonun
gerçekleşmiş olmasını bir mutluluk vesilesi kabul ediyor,
emeği geçenlere sevgilerimle takdirlerimi sunuyorum.
Şenliğin içinde gerçek anlamda bir düğün merasimi icra
edilecektir. Dikkatle izlendiğinde kaybolmakta olan bir
kısım törelerimizin, törensel uygulamasını göreceksiniz.
Bunun eski kuşaklar için bir hatırlatma, gençler için bir
bilgilendirme olmasını umuyorum. Cenabı Allah’ın bir
lütfu ve dedelerimizin bizlere en büyük mirası, fazilet,
dürüstlük, yiğitlik, insan ve doğa sevgisi gibi evrensel
değerleri içeren Xhabzelerimiz, törelerimizdir. İnsanlara
kişilik kazandıran inançlar ve törelerdir. Ancak bu
değerleri koruyamamakla hiç sahip olmamak eş anlamdadır.
Çalkantılar ve zorluklarla geçen toplumsal hayatımızda zaman
azgın bir sel gibi manevi değerlerimizi beraberinde
sürüklemiş ve erozyona uğratmıştır. Ancak dürüstlükle
düşünelim, zaman zaman bir araya geldiğimizde geçmişimiz ve
törelerimizden (Xhabzelerimizden) gururla bahsetmekten öte
onu yaşamak ve yaşatmak uğruna bir gayretimiz oldu mu?
Bunları geleceğe taşıyacak çocuklarımıza, torunlarımıza ne
kadarını aktardık? Bir kısmımız bu töreleri yaşanmaz aşırı
katı ve kuralcı kabul edip reddetmedik mi? Bunları tekrar
tekrar düşünmek durumundayız.
Bu vesileyle
kadınlarımıza da seslenmek istiyorum. Çocuk eğitiminde en
etken nokta olan analar, çocuklarınıza çok küçük yaşlardan
itibaren dilini ve kültürünü öğrenmesinde ciddi çabalar
göstermelisiniz. Çocuğunuzun kişiliği gelişirken, bu
kişilikte sizlerin emeği ile kendi kültürlerinin motifleri
de oluşur, yarın büyüdüklerinde kendileri ile en çök gurur
duyacak olan yine sizlersiniz.
Ve siz gençler,
güzel bir vatanda, al bayrak altında yaşıyorsunuz. Bu
bayrağın rengini veren şehit kanlarında en çok senin
dedelerinin kanı var. Vatanın bütünlüğü, bu bayrağın gururla
dalgalanması için her şeyi vereceksin. Öte yandan beş bin
yıldan bu yana atalarının üzerinde yaşadığı Ata
topraklarımızı da hiç unutmayacaksın. Oradaki soydaşlarının
mutluluğu senin de mutluluğun olacak. Varsa sorunlarının
aşılmasında yardımcı olacaksın. Bu sorumluluk bilinci ve
törelerinin sana sunduğu manevi değerlerinle herkesin güven
ve saygı duyduğu bir kişiliğe kavuşacaksın. Bizler her biri
bir üniversite değerindeki büyüklerimizden yeterince
yararlanamadık. Birer birer göçüp gittiler. Hepsine
Allah’tan rahmet diliyorum. Ancak siz aynı hatayı yapmayın.
Çok okuyun, araştırın ve büyüklerinizle sıkı ilişkiler
kurarak kültürel değerlerinizi gün ışığına çıkarmaya çalışın
ve bunları yazın, yayınlayın, yazılı hale getirilsin ki
herkes istifade etsin. Kültür değerlerimizin kaybolmasının
en büyük nedeni bu yöndeki çalışmaların kısıtlı olmasıdır.
Kafkasya dışında
yaşayan kesimimizin tek örgütlülüğü olan derneklerimiz,
toplumumuzun odak noktalarıdır. Herkesin bu odaklar
çevresinde yoğunlaşması gerektiğine inanıyorum. Bu
yoğunlaşma; birliği, kuvveti, dayanışmayı, paylaşmayı,
refahı kısacası en güzel yaşamı getirecektir. Bu dayanışma
dilimizi, xabzelerimizi, kültürümüzü yok olma, asimile olma
bataklığından çekip çıkaracak.
Bu birliktelik,
Abhazya’yı, Çeçenistan’ı, Güney Osetya’yı koruyacak en güçlü
destek kaynağı olacaktır. Bu birliktelik, diğer
cumhuriyetlerimize de arzulanan teknolojiyi, sermayeyi ve
emeği taşıyacaktır. Bu dayanışma, Çerkes halkını uygar
milletler ailesi arasında hak ettiği kata yükseltecektir.
Bütün milletlerin
dillerinde yer alan ve bizim dillerimizde de hak ettiği
anlamı bulan bir özdeyiş vardır; “Dilsiz millet ölüdür” ya
da başka bir ifadeyle “Dili olmayan toplum millet değildir”.
Halkımızın yaşama
şansı olan dernekler çevresinde yoğunlaşarak, koruyabiliriz.
Bizim okulumuz, radyomuz, televizyonumuz, yayın
organlarımız, araştırma enstitülerimiz yok. Dilimizi korumak
için izlenecek yöntemleri derneklerimizde yoğunlaşarak, güç
birliği yaparak bulacağız. Yoksulumuzu, yetimimizi,
güçsüzümüzü, hastamızı bu dayanışmalarla koruyup,
kurtarabileceğiz.
Kutsal bir amaçla
toplanan siz sevgili kardeşlerim, ülkemizde soydaşlarımızın
yaşadığı diğer ülkelerde, Ata yurdumuzda ve giderek tüm
dünyada barışın, erdemin, sevginin sağlanması ve
korunmasında en önemli etken olmayı sürdüreceğiniz inancı ve
umudu ile sözlerime son veriyorum. “Allah bütün milletleri
korusun, fakat bizi de unutmasın”.
Saygılarımı
sunarım. |