|
Nart: Kendinizi kısaca tanıtır
mısınız?
Thatsı:
1971’in Kasım ayında Konya’da doğdum. Adığeyim,
Thatsı ailesindenim. Resmi kağıtlarda Taner Adıgüzel diye
geçen adım.
Nart: Bir süre Maykop’ta
yaşadığınızı biliyoruz. Bu süre içerisinde neler yaptınız?
Thatsı:
92 yılı Ağustos ayında Adığey’e gittim. Yerleşmek
istiyordum. Fakat insan tek başına ve olanaksızlıklara
rağmen, istediği gibi yaşayamıyor. 3-4 yıl süreyle
aralıklarla Maykop’ta kaldım. Oturma izni aldım. Bir ara
Maykop radyosunda Çerkesce-Türkçe çevirmenlik ve spikerlik
yaptım. Yapı işçiliği de yaptım. Anayurtta yaşamak, bu
eylemsel bilinci göstermek bence çok ciddi bir olgu.
Varlığımızın ve geleceğimizin temel taşlarından biri... Bir
yıldan biraz fazla bir süredir de Türkiye’deyim. Ve bu daha
bir süre böyle sürecek gibi görünüyor.
Nart: Halk olarak mücadelemizde
duyarlı insanlarımız faydalı olabilecekleri konuda pay
almaktadır. Sizin de sanatsal açıdan toplumumuza yarar
sağladığınız inancındayız. Şiire merakınız niçin ve nasıl
başladı?
Thatsı:
Şiir yaşamı kuşatan
örgünün ruhu .Bir durum, bir kavrayış ve bir yansıtma
noktası. Söylediğiniz gibi herkes kendi payına bir şeyler
yapma çabası içerisinde benim yaptığım ise; şiir yoluyla,
bir olanak yaratma, bir nefes alma-aldırtma çabası. Hem şiir
kendi amacı dışında kullanıma pek izin vermiyor. Bu da ayrı
bir yön tabi...Şiirlerimin sanatsal bir yön taşıyıp
taşımadığı açısından görüş söylemek istemem ama, toplumsal
bir değer taşıması için kaygılarım oldu hep. Birikimim ve
yetkinliğim oranınca, yalın olarak ‘bizi’ anlatmaya
çalıştım...
Nart: Şiirlerinize yaşadığınız
bölgelerin ve içinde bulunduğunuz çevrenin etkisi oldu
mu?
Thatsı:
Şüphesiz oldu. Zaten demin belirttiğim gibi, besin
kaynaklarım hep insanlarımız, dostlarımız, düşmanlarımız
yani içinde olduğumuz toplumumuz. Bu Türkiye’deki şiirlerde
de, anayurttaki şiirlerde de böyle .Yani var olana, reele
yaslanmaya çalıştım.
Nart: Anadilinize çok önem
verdiğinizi biliyoruz. Zannederiz Adığeceniz de iyi
durumdadır. Anadilinizle de şiirler yazıyor musunuz?
Thatsı:
Zaman zaman yazmaya
çalıştım. Ama bu Adığece bilmekle(!) onunla düşünüp
duyumsamakla ilgili. İtiraf edeyim ki, Adığece şiir yazacak
ölçüde değilim. Yazdıklarımda şiirsel değil. Birilerinin
söylediği gibi Çerkesce düşünüp Türkçe yazıyor da değilim.
Nart: Şiirleriniz de köy özlemi
sezinleniyor. Kitabınızın adı da “İçimdeki Köyün Delisi”
...Nereden geliyor bu özlem?
Thatsı:
Kentli olamadığımı
düşünüyorum. Ben kente doğdum büyüdüm ama geleneksel açıdan,
insan ilişkileri açısından, anladığımız anlamda kentli
değildi çevrem. Köy özlemi de değil aslında bu. Yalınlığa,
içtenliğe, insanın kendisine bir özlem belki. Zaten “başka
bir susuş” diye de ekliyorum.
Nart: Yeni kitabınızın arka
kapağında kendinizi tanıtırken “Yazık ki bir kavga şairi
olmadım” diyorsunuz. Bunu biraz açıklar mısınız?
Thatsı:
Yitip gideni engelleyememek, şu çoğalan ciddi olanaklarımız
olduğu halde kullanamamak ve yarın adına üzerinize düşeni
yeterince gerçekleştirememek belki de bu. Diğer yandan
toplumsal değerlerden beslenmekle beraber, varolma
kavgamızda , umut gibi, nefret gibi, sevda gibi, gelecek
gibi, iç içe olduğumuz, bizce taşıdığı anlamları, gücü
yeterince ifade edememek sanırım. Tabi bu yine benim
yetkinliğimle, birikimimle ilişkili.
Nart: İlk kitabınız olan
“Muhacirim Muhaircim” in yeterli ilgiyi topladığına
inanıyor musunuz?
Thatsı:
Kişisel çabalarla yayınlanmış ve hem nesnel hem de öznel
açıdan amatör bir kitaptı. Derneklerimiz aracılığıyla şiir
okuruyla buluştu. Bu şartlarda ben memnunum. Benim halkımdan
şikayetçi olmam asla söz konusu olamaz. Kaldı ki bu bir
görev, bir zorunluluk. Meşhur olmak gibi bir kaygım da
yok.
Nart: Şiirlerinizde genelde
anavatan özlemi, dil, kültür, muhaceret gibi, ulusal öğeler
kullanıyorsunuz. Niçin daha evrensel öğeler ve yeni imgeler
kullanmıyorsunuz? Evrensel bir şair olsaydınız, aşk şiiri
yazsaydınız mesela, Türkiye çapında daha tanınmış şairler
arasına girebilirdiniz belki de. Niçin yalnızca biz?
Thatsı:
Biraz önce söylediğim gibi, meşhur olmak gibi bir kaygım yok
benim. Benim evrensel olmadığımı söylüyorsunuz, imgelerin
eski, öğelerin dar olduğunu söylüyorsunuz. Bence öyle değil.
Ülkeyi sevmek,şu barbar dünyaya karşı, aşkı, sevgiyi, barışı
savunmak bence önemli. “Bizi anlatmak”ise; eğer
yapabiliyorsam ne mutlu bana. Hattı zatında şiir okuru beni
bir yere koyacaktır zaten .
Nart: Taşıdığınız kültürü
yaşayabildiğinize ya da bu kültürün yaşanılabilirliğine
inanıyor musunuz?
Thatsı:
Elbette inanıyorum.
Bizim kültürümüz zaten evrensel. Ulusal değerlerin
devamlılığı ise içinde yaşadığımız koşullarla ilişkili. Ama
her şartta kendine daima bir yaşama zemini sağlar bence.
Önemli olan ifade etmek .
Nart: Bir çok aydın ve
yazarımızın aksine, geleneklere bağlı kalmayı tercih
eden,21.yy’da da yaşasak birçok geleneğimizin
“yaşanabilirliğine” inana bir insansınız. Globalleşen
dünyamızda Xabzelerimizin önemi olmadığını savunan
aydınlarımıza söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Thatsı:
Bu noktada
belirtmeliyim ki, ben kendimi, şiir yazmaya çalışan genç bir
çerkes olarak görüyorum. Geleneksel değerlerin
gereksizliğine ilişkin bir yaklaşım, halkın kendisini
reddetmektir diye düşünüyorum. Kaldı ki “gerçek”
aydınlarımız ve sanatçılarımız, bu değerlerle
büyüdüler,yetiştiler ve bu gün de öyle yaşıyorlar. Toplumcu,
geleneksel değerlerimiz varlığımızın, gücümüzün ve
geleceğimizin temel dayanaklarıdır. Bunun gereksizliğini
savunan da sanırım kendini inkar etmiş olur.
Nart: Geleceğe yönelik
planlarınız nelerdir? Toplumumuz için neler yapmak
isterdiniz?
Thatsı:
yapılması gereken
öyle çok şey var ki...Ama olanak ve güçle ilişkili tabi...
Şimdilerde yeni bir şiir kitabı ve bir biyografi üzerinde
çalışıyorum. Galiba zaman neyi, ne kadar yapabileceğimizi
gösterecek...
Nart: Bu samimi sohbetinizden
dolayı teşekkür ederiz. |