|
Ankara’da faaliyet gösteren Birleşik Kafkasya Konseyi
Derneği’nin yayınlamakta olduğu aylık haber bülteninin
Tem-muz-Ağustos-Eylül aylarını kapsayan 14. Sayısında,
Prof.Dr. Anıl Çeçen imzasıyla “Abhazya’da Barış” başlıklı
bir yazı yayınlandı. Abhazya ve Gürcüstan temsilcileri
arasındaki görüşmelerin devam etmekte olduğu bir aşamada ya-yınlanan
bu yazıda, Abhazya’nın Gürcüstan’a bağlı bir özerk bölge
olarak kalmasını öngören bir “barış” anlaşması öneriliyordu.
Söz konusu bültenin aynı sayısında, Çveneburi dergisi
tarafından Gürcüstan Parlamentosu Başkanı Zurab Jvania ile
yapılan bir söyleşiye de yer verilmesi anlamlıydı. Jvania,
söyleşide, “ayrılıkçılar [Abhazya yönetimi] görüşmeler
yoluyla isteklerimizi kabul etmezlerse silahlı kuvvetlerimiz
gereğini yapacaktır” diye Abhazya’yı tehdit edi-yordu. Bu
koşullar altında yayınlanan “Abhazya’da Barış” yazısına
Türkiye’deki tüm Kafkas derneklerinin destek ver-diği
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi ile Dünya Abhaz-Abaza
Halkları Kongresi Yönetim Kurulu üyeleri tepki göstererek
Birleşik Kafkasya Konseyi Derneği’ne kınama mesajları
gönderdiler. Her iki mesajı okuyucularımızın bilgi-sine
sunuyoruz.
25.9.1997
Birleşik Kafkasya Konseyi Başkanlığı'na,
Konseyinizin Temmuz-Ağustos-Eylül Aylık Haber Bülteni'nde
yayınlanmış olan ve Prof. Dr. Anıl Çeçen tarafından
hazırlanmış olduğu anlaşılan "Gürcistan ve Abhazya Arasında
Barış ve İşbirliği Sağlanması için Protokol Taslağı" isimli
yazı hakkındaki düşüncelerimizi sizlere önemle iletiyoruz.
A. Bu yazının içeriğine, Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
ve bu Komite'ye vücut veren 60'ı aşkın dernek adına kesin
olarak katılmadığımızı, katılmamızın da hiçbir şekilde
mümkün olmadığını, aşağıdaki sebeplerden dolayı açık ve
kesin bir şekilde ifade ediyoruz.
I) Abhazya Cumhuriyeti, Gürcistan ile yapılmakta olan barış
görüşmelerinde, baz alınacak şekilde bir statünün
hazırlanması için gerek Komite'miz kanalı ile, gerekse
doğrudan olarak, şimdiye kadar hiçbir şahıs ve kuruluşa
öneride bulunmamıştır.
II) Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi olarak bugüne kadar
izlediğimiz politika, statü belirleme konusunun Abhazya
Devleti'nin sorunu olduğu şeklindedir. Biz diaspora adına,
Komite olarak onların belirleyeceği politikayı
izleyeceğimizi sürekli olarak deklere etmiş bulunmaktayız.
Zaman zaman kendi aramızda belirli dostlar ile konuyu sohbet
halinde tartışmaktayız. Ancak, hiçbir şekilde bu yazıda
öngörüldüğü gibi bir statü çalışmasına Komite olarak angaje
olmadık.
İ) Bu nedenle, biz de, Komite olarak herhangi bir kişi veya
kuruluşa, böyle bir çalışma yapmasını önermedik.
B. Yapılan çalışmada, niyet ne olursa olsun, önemli
değildir. Ancak bu çalışma, Abhazya Cumhuriyeti'nin
statüsünü 1931'de verilmiş olan otonomi durumundan çok daha
gerilere götürmektedir. Bunu anlamanın ve istemenin imkanı
yoktur. Gerekirse konu tek tek tartışılır.
C. Yapılan çalışmada sosyolojik olarak, tarihsel olarak ve
özellikle gelinen noktada, Abhazya halkının hiçbir şekilde
tanınmadığı veya dikkate alınmadığı ortaya çıkmaktadır.
D. Uğruna binlerce kişınin öldüğü bir özgürlük savaşının
sonunda, böyle bir statüyü Abhazya halkına reva görmek,
onları yeniden Gürcüstan'a kesin ve mutlak bağımlı kılmayı
önermekle eşit olacaktır. Diaspora olarak buna bizim
hakkımız yoktur.
E. Kaldı ki, böyle bir önerinin yapılması, barış
görüşmelerini olumsuz yönde etkileyecek, Abhazya tarafına
zaaf getirecektir. Bu nedenlerle, bu çalışmaya ve çalışmanın
içeriğine katılmadığımızı bir daha ifade ediyoruz.
Yayınlanmasına gelince:
Bilebildiğimiz kadarı ile, Abhazya konusunda Türkiye'de
yaşamakta olan Kafkas orijinli insanlar fikren bir birlik
içerisindedirler. Abhazya ile ilgili çalışmaları sürdürmek
üzere, Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi'ni kurdular.
Birleşik Kafkasya Konseyi'nin de bu birlik ve beraberlik
içerisinde olduğunu düşünmekteyiz. Bu duruma göre, böyle bir
çalışmanın, içeriğinin, getirip götüreceği hesaplanmadan,
doğru olup olmadığı tartışılmadan, Komite'ye herhangi bir
bilgi verilmeden kamuoyuna yayın yoluyla açıklanmış olmasını
kesin olarak tasvip etmiyoruz. Bu tarz bireysel ve keyfi
davranışlarının da toplumumuza zarar getireceğine kesinlikle
inanıyoruz. Hele, böyle, bir halkın özgürlüğü ve hayatı ile
ilgili konularda çok hassas davranılmasının zaruriliğini
özellikle ve önemle hatırlatmayı zorunlu buluyoruz.
Bu olumsuzlukları giderecek olan tavır ve tutumların acilen
sözlü ve yazılı olarak en kısa zamanda kamuoyumuza
duyurulmasını bekliyoruz.
Saygılarımızla,
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
adına, Başkan
Dr. Cemalettin Ümit
Birleşik Kafkasya Konseyi Başkanlığı'na,
Dünya Abhaz/Abazin Halkları Kongresi Yönetim Kurulu Türkiye
Üyeleri'nden Duyuru
Konsey'inizin üç aylık haber bülteninin 14 sayılı son
sayısında Prof. Anıl Çeçen imzası ile (Abhazya'da Barış)
başlığı altında bir yazı yayınlanmıştır.
Bizler, Kongre Yönetim Kurulu Üye'leri olarak yazıyı
dikkatle inceledik. Sayın yazarın dile getirdiği barış
şartları bizim görüş açımıza asla uymadığı gibi, Abhazya'nın
bilebildiğimiz kanaatlerini ve gerçeklerini asla
yansıtmamaktadır.
İfade edildiği gibi Abhazya gerçeğine tamamen ters düşen
değerlendirmelere tek tek cevap vermenin lüzumsuzluğuna
inanıyoruz. Ancak bir-iki gerçeği de dile getirmekte fayda
görüyoruz.
1. Yazının giriş kısmında taraf olarak gösterilen
Abhazya'nın yetkili temsilcilerinin kimler olduğunu bilmek
mümkün değil. Hayal mahsulü de olsa hiç bir Abhaz'ın,
Abhazya Temsilcisi'nin böyle bir metne yan çıkması, altına
imza atması düşünülemez.
2. Abhazya tarihinin hiçbir devrinde Gürcü toprağı
olmamıştır. Abhazya tarihinin hiçbir devrinde bir başka
ulusun buyruğunda yaşamamıştır.
Gürcüstan'ın saldırısı ile başlayan son savaşta Abhazlar
atayurtlarını/anayurtlarını ve onurlarını savunmuşlar ve
korumuşlardır.
3. Bugün gelinen noktada, Abhazya de facto olarak
bağımsızdır. Bundan sonrasının hangi anlaşma şartlarıyla
hangi şekilde bir çözüme bağlanacağı tarafların karşılıklı
görüşmelerle varacakları neticelerle belirlenecektir.
Ancak bunun ne olacağını, ne olabileceğini yetkili Abhaz
temsilcileri tayin edecektir. Ama bizim görebildiğimiz
kadarıyla, bu, adı geçen yazıda belirtildiği gibi Abhazya'yı
Gürcistan'ın kucağına atacak bir otonomi anlaşması asla
olmayacaktır.
Gürcistan'ın Abhazya'da bozduğu bütün dengeleri de daha da
altüst edecek böyle bir anlaşmayı Kafkas kökenli bir yazarın
düşünmesini hayretle ve esefle karşılıyoruz.
4. Abhazya dün Abhazlarındı. Bugün yine Abhazlarındır. Yarın
da Abhazların kalacaktır.
Gürcüstan insan haklarına saygılı ve dayalı kendisi için
geçerli bulduğu demokratik hakları başkaları için de ister
ve kabul ederse inanıyoruz ki müzakere masasında bir anlaşma
zemini bulunacaktır.
Ancak bu hiçbir zaman Sayın Anıl Çeçen'in "Barış ve
İşbirliği Protokol Taslağı"nda dile getirdiği tarzda olamaz
ve olmayacaktır.
Konsey'inizin bülteninde yayınlanan bu yazının tarafınızdan
gereği gibi incelenip değerlendirilmediği kanısındayız. Aksi
halde böyle bir yazının yayınına müsaade etmeyeceğiniz
kanaatini muhafaza etmek istiyoruz.
Görüş bildirirseniz seviniriz. Bilvesile derin saygılarımızı
sunarız.
Kongre Yönetim Kurulu Üyeleri
Erol Kılıç Recep Yılmaz Cemalettin Ümit
Mali Müşavir Avukat Doktor |