NART DERGİSİ
BASIM TARİHİ : AĞUSTOS - EYLÜL 1997

03

YIL / SAYI : 1 / 3
SAYFA SAYISI : 48
KAPAK KONUSU : ABHAZYA ÖZEL SAYISI
 

 
 
 
 
 
 
 
 
Abhazya’da Barış: Kim için?
 

 

Ankara’da faaliyet gösteren Birleşik Kafkasya Konseyi Derneği’nin yayınlamakta olduğu aylık haber bülteninin Tem-muz-Ağustos-Eylül aylarını kapsayan 14. Sayısında, Prof.Dr. Anıl Çeçen imzasıyla “Abhazya’da Barış” başlıklı bir yazı yayınlandı. Abhazya ve Gürcüstan temsilcileri arasındaki görüşmelerin devam etmekte olduğu bir aşamada ya-yınlanan bu yazıda, Abhazya’nın Gürcüstan’a bağlı bir özerk bölge olarak kalmasını öngören bir “barış” anlaşması öneriliyordu. Söz konusu bültenin aynı sayısında, Çveneburi dergisi tarafından Gürcüstan Parlamentosu Başkanı Zurab Jvania ile yapılan bir söyleşiye de yer verilmesi anlamlıydı. Jvania, söyleşide, “ayrılıkçılar [Abhazya yönetimi] görüşmeler yoluyla isteklerimizi kabul etmezlerse silahlı kuvvetlerimiz gereğini yapacaktır” diye Abhazya’yı tehdit edi-yordu. Bu koşullar altında yayınlanan “Abhazya’da Barış” yazısına Türkiye’deki tüm Kafkas derneklerinin destek ver-diği Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi ile Dünya Abhaz-Abaza Halkları Kongresi Yönetim Kurulu üyeleri tepki göstererek Birleşik Kafkasya Konseyi Derneği’ne kınama mesajları gönderdiler. Her iki mesajı okuyucularımızın bilgi-sine sunuyoruz.


25.9.1997
Birleşik Kafkasya Konseyi Başkanlığı'na,

Konseyinizin Temmuz-Ağustos-Eylül Aylık Haber Bülteni'nde yayınlanmış olan ve Prof. Dr. Anıl Çeçen tarafından hazırlanmış olduğu anlaşılan "Gürcistan ve Abhazya Arasında Barış ve İşbirliği Sağlanması için Protokol Taslağı" isimli yazı hakkındaki düşüncelerimizi sizlere önemle iletiyoruz.


A. Bu yazının içeriğine, Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi ve bu Komite'ye vücut veren 60'ı aşkın dernek adına kesin olarak katılmadığımızı, katılmamızın da hiçbir şekilde mümkün olmadığını, aşağıdaki sebeplerden dolayı açık ve kesin bir şekilde ifade ediyoruz.


I) Abhazya Cumhuriyeti, Gürcistan ile yapılmakta olan barış görüşmelerinde, baz alınacak şekilde bir statünün hazırlanması için gerek Komite'miz kanalı ile, gerekse doğrudan olarak, şimdiye kadar hiçbir şahıs ve kuruluşa öneride bulunmamıştır.


II) Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi olarak bugüne kadar izlediğimiz politika, statü belirleme konusunun Abhazya Devleti'nin sorunu olduğu şeklindedir. Biz diaspora adına, Komite olarak onların belirleyeceği politikayı izleyeceğimizi sürekli olarak deklere etmiş bulunmaktayız. Zaman zaman kendi aramızda belirli dostlar ile konuyu sohbet halinde tartışmaktayız. Ancak, hiçbir şekilde bu yazıda öngörüldüğü gibi bir statü çalışmasına Komite olarak angaje olmadık.


İ) Bu nedenle, biz de, Komite olarak herhangi bir kişi veya kuruluşa, böyle bir çalışma yapmasını önermedik.


B. Yapılan çalışmada, niyet ne olursa olsun, önemli değildir. Ancak bu çalışma, Abhazya Cumhuriyeti'nin statüsünü 1931'de verilmiş olan otonomi durumundan çok daha gerilere götürmektedir. Bunu anlamanın ve istemenin imkanı yoktur. Gerekirse konu tek tek tartışılır.


C. Yapılan çalışmada sosyolojik olarak, tarihsel olarak ve özellikle gelinen noktada, Abhazya halkının hiçbir şekilde tanınmadığı veya dikkate alınmadığı ortaya çıkmaktadır.


D. Uğruna binlerce kişınin öldüğü bir özgürlük savaşının sonunda, böyle bir statüyü Abhazya halkına reva görmek, onları yeniden Gürcüstan'a kesin ve mutlak bağımlı kılmayı önermekle eşit olacaktır. Diaspora olarak buna bizim hakkımız yoktur.


E. Kaldı ki, böyle bir önerinin yapılması, barış görüşmelerini olumsuz yönde etkileyecek, Abhazya tarafına zaaf getirecektir. Bu nedenlerle, bu çalışmaya ve çalışmanın içeriğine katılmadığımızı bir daha ifade ediyoruz.


Yayınlanmasına gelince:
Bilebildiğimiz kadarı ile, Abhazya konusunda Türkiye'de yaşamakta olan Kafkas orijinli insanlar fikren bir birlik içerisindedirler. Abhazya ile ilgili çalışmaları sürdürmek üzere, Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi'ni kurdular. Birleşik Kafkasya Konseyi'nin de bu birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu düşünmekteyiz. Bu duruma göre, böyle bir çalışmanın, içeriğinin, getirip götüreceği hesaplanmadan, doğru olup olmadığı tartışılmadan, Komite'ye herhangi bir bilgi verilmeden kamuoyuna yayın yoluyla açıklanmış olmasını kesin olarak tasvip etmiyoruz. Bu tarz bireysel ve keyfi davranışlarının da toplumumuza zarar getireceğine kesinlikle inanıyoruz. Hele, böyle, bir halkın özgürlüğü ve hayatı ile ilgili konularda çok hassas davranılmasının zaruriliğini özellikle ve önemle hatırlatmayı zorunlu buluyoruz.


Bu olumsuzlukları giderecek olan tavır ve tutumların acilen sözlü ve yazılı olarak en kısa zamanda kamuoyumuza duyurulmasını bekliyoruz.


Saygılarımızla,
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
adına, Başkan
Dr. Cemalettin Ümit

 




Birleşik Kafkasya Konseyi Başkanlığı'na,
Dünya Abhaz/Abazin Halkları Kongresi Yönetim Kurulu Türkiye Üyeleri'nden Duyuru


Konsey'inizin üç aylık haber bülteninin 14 sayılı son sayısında Prof. Anıl Çeçen imzası ile (Abhazya'da Barış) başlığı altında bir yazı yayınlanmıştır.


Bizler, Kongre Yönetim Kurulu Üye'leri olarak yazıyı dikkatle inceledik. Sayın yazarın dile getirdiği barış şartları bizim görüş açımıza asla uymadığı gibi, Abhazya'nın bilebildiğimiz kanaatlerini ve gerçeklerini asla yansıtmamaktadır.


İfade edildiği gibi Abhazya gerçeğine tamamen ters düşen değerlendirmelere tek tek cevap vermenin lüzumsuzluğuna inanıyoruz. Ancak bir-iki gerçeği de dile getirmekte fayda görüyoruz.


1. Yazının giriş kısmında taraf olarak gösterilen Abhazya'nın yetkili temsilcilerinin kimler olduğunu bilmek mümkün değil. Hayal mahsulü de olsa hiç bir Abhaz'ın, Abhazya Temsilcisi'nin böyle bir metne yan çıkması, altına imza atması düşünülemez.


2. Abhazya tarihinin hiçbir devrinde Gürcü toprağı olmamıştır. Abhazya tarihinin hiçbir devrinde bir başka ulusun buyruğunda yaşamamıştır.


Gürcüstan'ın saldırısı ile başlayan son savaşta Abhazlar atayurtlarını/anayurtlarını ve onurlarını savunmuşlar ve korumuşlardır.


3. Bugün gelinen noktada, Abhazya de facto olarak bağımsızdır. Bundan sonrasının hangi anlaşma şartlarıyla hangi şekilde bir çözüme bağlanacağı tarafların karşılıklı görüşmelerle varacakları neticelerle belirlenecektir.


Ancak bunun ne olacağını, ne olabileceğini yetkili Abhaz temsilcileri tayin edecektir. Ama bizim görebildiğimiz kadarıyla, bu, adı geçen yazıda belirtildiği gibi Abhazya'yı Gürcistan'ın kucağına atacak bir otonomi anlaşması asla olmayacaktır.


Gürcistan'ın Abhazya'da bozduğu bütün dengeleri de daha da altüst edecek böyle bir anlaşmayı Kafkas kökenli bir yazarın düşünmesini hayretle ve esefle karşılıyoruz.


4. Abhazya dün Abhazlarındı. Bugün yine Abhazlarındır. Yarın da Abhazların kalacaktır.


Gürcüstan insan haklarına saygılı ve dayalı kendisi için geçerli bulduğu demokratik hakları başkaları için de ister ve kabul ederse inanıyoruz ki müzakere masasında bir anlaşma zemini bulunacaktır.


Ancak bu hiçbir zaman Sayın Anıl Çeçen'in "Barış ve İşbirliği Protokol Taslağı"nda dile getirdiği tarzda olamaz ve olmayacaktır.


Konsey'inizin bülteninde yayınlanan bu yazının tarafınızdan gereği gibi incelenip değerlendirilmediği kanısındayız. Aksi halde böyle bir yazının yayınına müsaade etmeyeceğiniz kanaatini muhafaza etmek istiyoruz.


Görüş bildirirseniz seviniriz. Bilvesile derin saygılarımızı sunarız.


Kongre Yönetim Kurulu Üyeleri
Erol Kılıç Recep Yılmaz Cemalettin Ümit
Mali Müşavir Avukat Doktor

 
BU SAYININ DİĞER MAKALELERİ

 

..
...