NART DERGİSİ
BASIM TARİHİ : HAZİRAN - TEMMUZ 1997

02

YIL / SAYI : 1 / 2
SAYFA SAYISI : 48
 

 
 
 
 
 
 
 
 
ABHAZYA TBMM GÜNDEMİNDE
 

 

Sakarya Milletvekili Sayın Ersin Taranoğlu, 27 Mayıs 1997 günü TBMM’nde gündem dışı konuşmasında Abhazya ve Kafkasya’nın Türkiye için taşıdığı önemi dile getirdi. Özellikle Abhazya’nın bu gün için-de bulunduğu ekonomik sorunları TBMM’nde anlatan Taranoğlu, Abhazya’ya uygulanan ambargonun halkı olumsuz yönde etkilediğini, ilaç sıkıntısı çekildiğini, halkın toptan açlığa ve sefalete itildiğini bildirdi.


Ersin Taranoğlu’nun gündem dışı söz alarak yapmış olduğu bu konuşma, Abhazya’da yaşanan ger-çekleri yansıtmış olması açısından sevindiricidir.

 
Yapmış olduğu konuşması sonrasında, TBMM’nin üyesi olan Gürcü asıllı milletvekilleri tarafından abluka altına alınan Taranoğlu’na; konuşmasında bahsettiği konuların geçerlilik taşımadığını, olayın bu şekilde aksettirilmesinin yanlış olduğunu, belirtiler.


Sayın Taranoğlu’na yapmış olduğu konuşmasından dolayı teşekkür eder, Kuzey Kafkasya kökenli milletvekillerimizin hiç olmazsa bize dost elini uzatan milletvekilleri ile işbirliği yapmalarını dileriz.


Sayın Taranoğlu’na Kafkas Derneği Genel Merkezi adına teşekkür ederiz. Türkiye’de yaşayan 7 mil-yon Kafkasyalı, Abhazya’nın ambargo ve kuşatma altında taviz vermeye zorlandığı zor günlerinde sağla-nan yardım ve desteği hiç bir zaman unutmayacaktır.


Sakarya Milletvekili Sayın Ersin Taranoğlu’nun
Abhazya konusunda TBMM’de yaptığı konuşma


Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlamadan önce hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.


Gerek devletimiz gerek coğrafyamız açısından, üç bölge vardır ki, buralardaki gelişmeler hem devletimizi hem coğrafyamızı direkt ilgilendir¬mektedir. Bu üç ağır siklet merkezi: Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu’dur. Son yüzyıllık tarihimiz içerisindeki gelişmeler ve bugün geldiğimiz nokta da bu üç bölgeyi Türk Devletinin geleceği açısından yakından ilgilendirmektedir. Bu bölgelerdeki gerek iç güvenlik gerek dış güvenlikle ilgili gerekse ekonomik, siyasi, sosyal bütün gelişmeler direkt ve en direkt olarak devletimizi ve burada yaşayan vatandaşlarımız olarak bizleri ilgilendirmektedir. İşte, bu cümleden olmak üzere, Kafkas bölgesinde yaşayan grupların, halkların problemleri, sorunları, komşularımızın Türkiye’de yaşayan akrabaları olarak bizleri de ilgilendirmektedir.


Bugün söz aldığım konu, Kafkasya’nın Ab¬haz¬ya bölgesindeki Abazalarla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisine bilgi arz etmek, Hükümeti bu konuda uyarmaktır.


1992 yılında biten Gürcistan-Abhazya Savaşının üzerinden yaklaşık dört yılı aşkın bir zaman geçmiştir. Barış görüşmeleri başlamış ve devam etmektedir. Ne yazık ki, Abhazya’daki gerçek durum bu yargıyı doğurmamaktadır. Abhazya ile Gürcistan arasında imzalanan çeşitli anlaşmalarla Abhazya’nın da bir taraf olarak masaya oturduğu hepimizce malumdur. Bu anlaşmalarda Abhazya’nın ve Gürcistan’ın yanı sıra Birleşmiş Milletler’in ve Rusya’nın da gözlemci olarak imzaları söz konusudur.
Abhazya Cumhuriyeti, bugüne kadar tanınmamasına rağmen, de facto olarak mevcuttur; ancak, bu durum, Abhazya’nın dış dünyada kendisini temsil etmesi bakımından da yeterli değildir.


Bugün, Abhazya’da gündeme getirmek istediğim birtakım sıkıntılar vardır. Bunları sırasıyla arz etmek gerekirse, birinci olarak, bir ekonomik ambargo söz konusudur. Abhazya Cumhuriyeti ekonomik olarak dünyadan ve komşularından tamamıyla tecrit edilmiş vaziyettedir. Bunun sonucu olarak Abhazya, kendi ürettiği ve üretebileceği yeraltı ve yerüstü hiçbir zenginliğini, ekonomik kaynağını dışarıya gönderme imkanına sahip olamamaktadır. Bugün, Abhazya için en önemli geçim kaynağı olan narenciye ürü¬nünü, hemen bitişiğindeki Soçi pazarlarına dahi indirmekten uzak, bu ekonomik ambargonun sonucunda da Abhazya Halkı hayati ehemmiyeti haiz olan hiç-bir gıdayı, ilaç ve giyim eşyasını dışarıdan getirememektedir.


Abhazya Haklı şu anda ölümcül bir hastalığa yakalanmış olsa bile, kara, hava, denizyoluyla ülke dışarısına çıkması mümkün gözükmemektedir. Abhazya Cumhuriyetine ait limanlar ambargo altındadır. Bu durumda, bütün Abhazya, bütün ulaşım yollarının asgari kontrol altında bulunduğunu dikkate alırsak, dış dünyadan tecrit edilmiş vaziyettedir.


Abhazya’da bugün dış dünyayla hiçbir iletişim söz konusu değildir; telefon, telgraf, mektup, gibi iletişim araçlarından yararlanma imkanı söz konusu değildir. Gerek seyahat özgürlüğü gerekse uluslararası insani örgütlerin yardımlarından yararlanamayan Abhazya, bugün, büyük bir sıkıntı içerisindedir. Başlangıçta bu ambargonun bir Çeçen Savaşı nedeniyle geçici olarak sınırlardaki sızmaları önlemek için konulduğu Rusya Federasyonu yöneticilerine kamuoyuna sunulmuş olmasına rağmen, Çeçen savaşı bitmiş olmasına karşın, hala ambargonun devam ediyor olması, Abazaları, dolayısıyla onların buradaki akrabaları, dostları, yakınları olan bizleri üzmektedir.


Abhazya, anlaşmalara göre taraf olarak kabul edildiği halde, söz konusu kararlar alınırken hiç-bir zaman Abhazya Cumhuriyetine danışılmamış ve toplantılara davet edilmemiştir. Daha sonra bu gelişmeler üzerine, Abhazya’nın Geçripş bölge-sinde halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen mitingde bu düşünceler dile getirilmiş, Abhazya’ya karşı bir yeni savaşın önlenmesi ve ambargonun kaldırılması işlenmiştir.


Bu anlamda kaleme alınan bildiriler Bağımsız Devletler Topluluğunun Devlet Başkanlarına, Kuzey Kafkasya Cumhuriyetlerinin Yöneticilerine, Rusya Federasyonunu Yöneticilerine ve par¬ti liderlerine gönderilmiştir; ancak, bütün bu samimi ve haklı istekler göz önüne alınmadığı gibi, 14-15 Nisan 1997 tarihinde Rostov santralından yapılan Abhazya’ya gelen telefon bağlantılarının tamamı kesilmiştir. Böylece, Abhazya Halkı ve yöneticilerinin dış dünyayla olan bütün haberleşme hakları dahi ellerinden alınmıştır.


Görülüyor ki, Abhazya Halkı ve yönetimi her yönden acımasız bir şekilde sıkıştırılarak açlığa ve yalnızlığa mahkum edilmek istenmektedir; bununla da amaç, açıkça görüleceği üzere, Abhazya Halkını zor durumda bırakarak, iradesi ve isteği dışında, yaşamsal haklarını ortadan kaldıran bir anlaşmaya zorlamak ve icbar etmektir. Bunun insan haklarına, devlet hukuku ilkelerine, taraflar arasındaki sözleşmelere, hak ve adalet duygularına ne kadar uygun olacağı hususunu taktirlerinize bırakıyor, Abhazya Halkının onurlu yaşamını sürdürmek için olağanüstü bir güç sarf etmekte olduğunu ve bu çabalarında onlara yardımcı olmak üzere, onlara nefes aldırabilecek bir dost eline ihtiyaçları olduğunu ifade ediyor, bu konuda bütün kuruluşları ve devletimizi göreve davet ediyor, Dışişleri Bakan¬lığı’nın gündeminin hastane, mutfak ziyaretlerinin önüne Abhazya’yı alması dileklerimle, hepinize saygılar sunuyorum.

 
BU SAYININ DİĞER MAKALELERİ

 

..
...