29 Ekim
tarihinde Adığey Cumhuriyeti İnsani Bilimler Deneme
Enstitüsü’nün 70’nci kuruluş yılı kutlandı. Enstitü
Müdürü Cebrail Mekule’nin enstitünün kuruluşu ve
gelişimi üzerine yazdığı makaleyi aşağıda sunuyoruz.
Enstitümüz başarılı bir yol izleyerek 70’nci kuruluş
yılına ulaşmış bulunuyor. İlk günlerinde üç kişiyle işe
başlayan enstitümüz şimdilerde Adığey’in ekonomisini,
dil, edebiyat ve tarihini araştıran ciddi bir bilim
kurumu olmuştur.
70’nci yılını kutlarken onun zorlu 30’lu yıllardan
başlayıp günümüze kadar kat etmiş olduğu yolu anımsatmak
istiyorum.
Günümüzde eski Sovyet düzeni için yapılan çeşitli
değerlendirmelere rağmen, o dönemde Adığelerin kültür ve
yaşam tarzlarının öğrenilmesi, folklor ürünlerinin
derlenip yayınlanmasına önem verilmemiştir, diyemeyiz.
Söz
konusu sorunların çözümü için bir yayın komisyonu
oluşturulmuştu. Komisyon etnografik ve folklorik
ürünlerin derlenmesi, halk şarkılarının kayda
geçirilmesi için araştırma derleme gezileri
düzenleniyordu. Adığece’nin bilimsel olarak öğrenilmesi,
gramatiğinin oluşturulması, alfabesinin seçimi gibi
sorunları Sovyet ve parti organlarının önüne
getiriyordu.
Adığe Özerk Yöresi’nde bilimsel çalışmalar yapmak üzere
zamanın aydınları olan Seferbiy Sihu, İbrahim Navurza,
Davut Aşhamafe, İbrahim Tsey’in yer aldıkları bir dernek
15 Mart 1925 tarihinde oluşturulmuştu. Üç yıl içerisinde
bu dernek folklorik, etnografik ve arkeolojik ürünlerin
toplanması, Adığe tarih ve kültürünün kaynaklarının
belirlenmesi, çeviriler yapılması ve yayınlar
çıkarılmasında önemli çalışmalar yapmıştı.
Ancak mevcut tüm sorunların bir dernek vasıtasıyla
çözülemeyeceği de anlaşılmıştı. Derneğin başkanı 22
Aralık 1927 tarihinde Adığe Özerk Yöresi yönetme
kuruluna gönderdiği yazıda şöyle diyordu: “Çerkes
dilinin ve gramatiğinin iyi bir şekilde öğrenilmesi,
sözlü edebiyat ürünlerinin, etnografik ve edebi
kitapların iki dilde de yayınlanması gerekmektedir.
Çerkes ulusunun tarihi yazılıp yayınlanmalı, Adığey’in
ekonomik coğrafyası öğrenilmelidir.”
İşte
bu güç sorunların çözümü içinde bir bilimsel enstitünün
kurulması gerekiyordu.
27
Aralık 1927 tarihinde Adığey ülke yönetme kurulu bu
sorunu görüşüp enstitünün kurulması kararını almıştı.
Kuruluş çalışmaları 1929 yılına kadar sürmüş ve 26 Şubat
1929 tarihinde enstitü kurulmuş ve direktörlüğüne
Muhammet Huvaj getirilmişti. Kuruluştan sekiz ay sonra
25 Ekim 1929 tarihinde Adığe ülkesi parti yönetiminin
kararıyla enstitünün çalışmalarını yapacağı bina
belirlenmişti. Bu tarihte direktörlüğe İsmail Baron,
sekreterliğine Davut Aşhamaf, seksiyon başkanlığına
Tembot Çeraşe getirilmişlerdi. 29 Ekim 1929 tarihinde
Adığe ülke yönetme kurulunun aldığı kararla Bilimsel
araştırma enstitüsü kurulmuş oldu.
Enstitünün ilk çalışma yılları ülkede kültür devriminin
yoğun bir şekilde gerçekleştirildiği yıllardı. Her yerde
cehaletin yok edilmesi, ulusal eğitimin geliştirilmesi,
kültürel organizasyonların kurulması, Sovyet aydınının
yönetilmesi için önemli çalışmalar gerçekleştiriliyordu.
Enstitünün bu günlerde yapmış olduğu çalışmalar çok
değerlidir. 1934 yılında Adığe Bilim Araştırma
Enstitüsü’nün adı Kültürü Geliştirme ve Bilim Araştırma
Enstitüsü olarak değiştirildi. Bu sadece bir isim
değişikliği değildi ve enstitünün imkanlarının da
geliştirilmesi demekti. Bu değişiklikle birlikte
etnografya ve tarih bilimleri de açılmış, bu sayede
yapılan bilimsel çalışmalar daha da üst düzeylere
ulaşmıştı.
İlk
kuruluş yıllarından İkinci Dünya Savaşı‘na kadarki
dönemde enstitünün en önemli uğraş alanı Adığe dilinin
bilimsel olarak analiz edilmesiydi. 1930 yılında Prof.
H.F.Yakovlev ve Davut Ashamafe’nin ortaklaşa
hazırladıkları “Adığe (Batı) Dilinin Kısa Grameri”
adlı bilimsel çalışma Rusça Krasnodar’da yayınlandı. Bu
kitap, Adığece’nin bilimsel bir şekilde öğrenilmesi,
ders kitabı ve monografilerin hazırlanmasına öncülük
etti.
1938
yılında enstitü bilim adamları Rus alfabesini temel
alarak Adığe alfabesini hazırlamışlardı. Bu gelişme
Adığe halkının kültüründe önemli bir olaydı.
Bu
yıllarda Adığelerin bilim, eğitim ve kültürlerinin
gelişmesini önemli katkıları olan bilim adamlarının
adlarını hiçbir zaman unutmayacağız. Bunlar Muhammed
Huvaj, İsmail Baron, Tembot Çeraşe, İlya Defterau,
Muhammet Hatko, Hacmos Brante, Meshab Bışteko, Asker
Hut, Hacmet Vodejdoko, Mecit Tuv, Habeç Pçentleşu, Maliç
Avutle, Fazıl Nepsev, Kim Hutıj’dır.
Adığelerin müzikal folklorlerini derleyip düzenleyen
bilim adamları M.D.Ginesin, G.M. Kanseviç, A.F.Grebniyev
ve N.N.Mironov’a müteşekkiriz. Kurulan enstitünün bilim
adamları ilk günlerden itibaren sözlü halk edebiyatının,
dil biliminin, tarih ve etnografik materyallerin, ders
kitaplarının, okul programlarının yayınlanmasına dikkat
etmişlerdir.
İkinci Dünya Savaşı enstitünün çalışmalarını kesintiye
uğrattı. Bilim adamlarından Asker Hut, Murat Perenıko,
Muhammet Mezıv Jeko, Yusuf Levusten, İlya Defterev,
Dimitriy Kesten, Asker Yevtıh, Reşid Hasan savaşa
katıldılar ve yiğitçe savaştılar.
1925
yılında enstitü Adığe Dil, Edebiyat ve Tarih Bilimsel
Araştırma Enstitüsü olarak yeniden oluşturuldu. Enstitü
bilim adamları savaş sonrası zorlukları ile mücadele
ederek ve aralarına yeni güçlerde katarak kaybettikleri
zamanı aralarına yeni güçlerde katarak kaybettikleri
zamanı da tamamlamak gayretiyle yeniden işe koyuldular.
Enstitü 50’li yıllarda “Rusça-Adığece Sözlük”,
“Adığe Masalları”, “Adığe Atasözleri”,
“Adığe-Sovyet Folklorü”, “Bilim Notları” ve
M.V. Pakrovska’nın “Rus-Adığe Ticaret İlişkisi”
isimli kitapları yayınlandı. Derleme çalışmalarının ilk
ürünü olan ve ilk yıllardan 20. yüzyıl başlarına kadarki
devreyi kapsayan “Adığey’in Kısa Tarihi”
yayımlandı.
60
ve 80’li yıllar enstitü için yeni bir dönem sayılabilir.
Bu yıllarda önemli bilimsel eserleri yayınladılar. A.A.Hatane
ve Z.İ. Çeraşe’nin ortaklaşa hazırladıkları
“Açıklamalı Adığece Sözlük”, H.D. Vodejdıko’nun
“Rusça-Adığece Sözlük”, H.D.Vodejdıko’nun
“Rusça-Adığece Sözlük”, G.F. Rogova ve Z.İ.
Çeraşe’nin yazdıkları “Adığe Dilinin Gramatiği”
ve “Adığe Özerk Yöresi’nde Kolhozlu Köylülerin Kültür
ve Hayat Tarzı” isimli monografi ve Maliç Avutle’nin
yazdığı “Erken Taş Devrinde Abzehlerin Duraklama
Dönemi” isimli monografi ve Asker Hadoğatlenin
yazdığı “Kahramanlık Destanı Nartlar ve Doğuşu”
kitabı ve aynı bilim adamınca derlenip yayınlanan yedi
ciltlik “Nartlar” bunlardandır.
U.S.
Zekoğu, Y.A.Tharkaho, H.Ğ.Ş.K.H. Meretıko’nun
Adığece’nin sorunları ile ilgili monografileri ile R.Mamıy
ve Ş.Hut’un Adığe nesirinin kat ettiği yol ve Adığe
masallarının oluşumu üzerine edebi eserleri yayınlandı.
Enstitünün edebiyat ve folklor bölümü “Adığe
Folkloru”nu iki kitap halinde, “Adığe-Sovyet
Edebiyatının Tarihsel Sorunları” iki kitap halinde,
“Bilimsel Notlar” adlı makaleleri dört cilt
halinde yayınlanmıştır.
Tarih bölümü (tarih, arkeoloji, halk sanatı diye
parçalara ayrılmaktadır) 17 kitap, 6 sayı arkeolojik, 8
etnografik derleme hazırlamıştır.
Sosyolog ve etnografyacı bilim adamları B.M.Cim, M.H.Şıbzıhu,
C.H.Mekule, M.A. Meretıko, M.A.Candar, G.G.Thağapsov,
S.H. Hotko, R.B.Vunereko, N.Ğ.Lovpaçe, N.N. Denisov, G.P.Hilinin,
R.A.Hanahu ve başkaları 20’den fazla monografi ile
“Adığeyin Kısa Tarihi”nin 2. cildini
yayınlamışlardır.
Moskova,
Tiflis, Rostov, Krasnodar ve başka şehirlerin bilimle
uğraşan kurumlarının ve tanınmış akademisyen ve
profesörlerin bitip tükenmeyen yardım ve destekleri
sayesinde Adığey’de bilim kökleşmiş ve gelişmiştir.
Enstitümüz bilim adamları onlara müteşekkirdirler.
Enstitümüz 50. kuruluş yılında Adığe dilinin, edebiyat
ve tarihinin araştırılması, Adığe ülkesinde kültür ve
eğitimin geliştirilmesine yaptığı katkılardan dolayı
“onur nişanı” ile ödüllendirilmişti.
1992
yılında enstitümüzün adı Adığe Cumhuriyeti İnsani
Bilimler Deneme Enstitüsü oldu. Bu sayede Cumhuriyetimiz
için büyük öneme sahip sorunların ortaya konulup
çözümlenmesine katkıda bulunacak imkanlar elde edilmiş
oldu.
Enstitümüz Adığey Cumhurbaşkanı, parlamentosu ve
bakanlar kurulunun büyük yardımlarıyla işlerini
yürütmektedir.
1992
yılında enstitümüze açılan “Meotlar” adlı basımevi
sayesinde Adığeyle yetinilmeyip kardeş Khabardey Balkar
ve Karaçay Çerkes bilim adamlarının eserleri de
yayınlanmıştır.
1993
yılında Adığey bilim adamlarının ilk büyük kongreleri
yapılmıştı. Rusya’daki bilim kurumları ve BDT ülkeleri
bilim kurumları ile ilişkilerimizin geliştirilmesinde bu
kongrenin büyük yararları oldu.
Enstitümüzün Adığey’deki kültür ve sanat kurumları olan
yazarlar, ressamlar ve kompozitörler birlikleri ile
kurduğu ilişkilerden büyük yarar sağlamaktadır.
Enstitümüz yeni bilim adamlarının hazırlanmasına ve
yetiştirilmesine de büyük dikkat göstermektedir. Son beş
yılda enstitümüz bilim adamlarının dördü doktor, on beşi
de bilim adayı olmuştur. Enstitümüz bilim adamlarından
on birinci Dünya Çerkes Akademisi üyeliğine
alınmış olmaları da enstitümüze verilen değeri
göstermektedir.
Enstitümüzün 70 yıllık çalışmaları sevindiricidir. Ancak
imkanları olduğu halde ele almamış olduğu konuların
bulunması da düşündürücüdür. Adığey bilim adamları ile
Kuzey Kafkasya’daki bilimsel kurumlar, Rusya bilimler
akademisi ile olan ilişkileri daha da
güçlendirilmelidir. Adığey Cumhuriyeti’ndeki sosyal,
ekonomik ve kültürel sorunlar daha derinlemesine ortaya
konulmalı, sosyal ve insani bilimler alanında yapılan
denemeler daha da geliştirilmelidir.
Genç
Cumhuriyetimizin geliştirilmesi, bilimin insanlığın
hizmetine sunulması bilinciyle hareket eden bilim
adamlarının büyük bir bilimsel özveri ile ve Adığey
halklarına karşı sorumluluk duyarak ilerlemeye devam
edebileceklerdir.