|
Sür atını !
Gecenin ortasından sür!
Sür; gecenin
içinden.
Görüntüler...
Anılar...
Gök gürültüsünden
süzülen yankılar.
Şimşekler,
kahkahalar...
Binlerce
güvercinin sesinde çığlıklar.
Sür atını !
Gecenin ortasından sür!
Sür; gecenin
içinden.
Karanlığın kadife
örtüsü,
Sessiz ağaçların
belirsiz görüntüsü...
Durmuş bakıyorlar.
Ki, yaşamın gizine
ermiş tanıklardır onlar.
Sür atını !
Gecenin ortasından !
Sür; gecenin
içinden.
Mahmur tepelerde
balkıyan yıldızlar,
Raks ederek denize
dökülüyorlar.
Sen, atını
dörtnala koştururken ülkende,
Onun yumuşak eli
hep üzerinde.
Nereye gidersen
git,
Çizer kaderini de.
Sür atını !
Gecenin ortasından sür !
Sür, gecenin
içinden.
Beni de al, beni
de al gezine,
Götür beni de
zamanın ötesine.
Sözcükler yitip
gitti,
Sığındı sesler
orman kilisesine.
Yanıtlar bul,
sorular sor.
Ulaş köklerine o
antik ağacın,
Al götür beni
danslara, şarkılara
Süreceğim atımı
Ay’la denizin buluştuğu ufuklara...
Sür atını !
Gecenin ortasından sür !
Sür; gecenin
içinden sür! |