NART DERGİSİ
BASIM TARİHİ : NİSAN - MAYIS 1997

01

YIL / SAYI : 1 / 1
SAYFA SAYISI : 48
 

 
 
 
 
 
 
 
 
Çağımızın olgusu birlik içinde büyüme olgusudur!

Tleşe Süleyman


 

Serbest düşünce ve tartışma platformu olan Xase/Aydgılara sayfalarımızda içinde bulunduğumuz dönemde büyük önem kazanan iki konuya, birlik ve Abhazya sorunlarına yer verdik. Birlik konusundaki ilk yazı Tlese Süleyman’ın, var olmak için birleşmenin önemini vurgulayan yazısı. Bu konuda ikinci yazıyı, çok partili demokratik yaşama geçildikten sonra derneklerimiz tarafından yayınlanan ilk dergiden aldık. 1953 yılında yayınlanan bu yazı, birlik özleminin ne kadar eskilere gittiğini gösteriyor.

Abhazya konusunda da iki yazımız var. İlk yazı, Volnoya Kuban gazetesinde çalışan bir Rus yazara ait. Bu yazıda Sizor Igor, Rusya’nın niçin Abhazya’nın bağımsızlığını tanıması gerektiğini tartışıyor. İkinci yazı ise, Abhazya’da insani yardım konusunda çalışan bir uzmanın İngiltere’de yayınlanan War Report dergisinde çıkan yazısı.

Bundan sonraki sayılarımızda Xase / Aydgılara sayfalarımızı okuyucularımızın katkıları ile zenginleştirmek istiyoruz. Güncel sorunlarımıza ilişkin her türlü yazıya bu sayfalarımızda yer vereceğiz.

Yeni bir yüzyıla girmemize az kaldı. Bilgisayar ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler insanoğlunu yeni toplumsal dinamiklere uymaya zorluyor. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sorunlarını yasayan ülkeler karşılarında bilgi çağının gelişmelerini gördüklerinde toplumlarını yeniden yapılandırma ihtiyacını hissetmeye başladılar.

 
Globallesen dünyada yeni dengeler kurmak zorunda kalan insanoğlu, eski ile yeni arasında bocalamayı sürdürmekle birlikte, yeniye uyumu kaçınılmaz görüyor.


Çağımızın temel olgusu değişim. Her çağda olduğu gibi her değişim yeni sorun ve ihtiyaçları beraberinde getiriyor. Yönetim sistemlerini, toplumsal örgütlenme modellerini hızla değiştirebilen toplumlar, yeni sorunlarını kolayca çözebilmekte, toplumsal uyum ve dayanışma mekanizmalarını kolayca harekete geçirebilmektedir. Değişimi yeterince algılayamayan toplumlar, devletler de yeni sorunlar karşısında yalpalamakta, bunalımdan bunalıma koşmaktadır.

 
Gün geçtikçe küçülen dünyamızda sermaye hareketlerine baktığımızda bu olguyu görüyoruz. Ulusal sermayeler sektörel bazlarda güçlerini birleştirerek dünya pazarlarına açılmakta, dünya pazarlarında birleşerek büyümektedir. Yeni tekel ve kartelleri oluşturmaktadırlar. İnsan-toplum ve devletler arasında yeni konsensusları zorunlu kılmaktadır. Katılımcı demokratik değerler, serbest fikir, insan hakları, dayanışma, refahın ortak paylaşımı, çevre, vb gibi kavramlar üzerinde bir uzlaşma zemini aranmaktadır.

 
Dünyanın genelini kapsamamış olmasına rağmen, insanin mutluluğunu amaçlayan, uzlaşmaya dayalı birlik ve dayanışma olgusu toplumların vazgeçilmez bir amacı haline gelmektedir.

 
Kısacası, değişim sonrasında ortaya çıkan sorunların çözümlenmesinde temel anahtar birlik ve dayanışma içerisinde yeni sistemlerin kurulması, yeni örgütlenme modellerine geçilmesidir.

 
Dünyada ve ülkemizde meydana gelen siyasal, sosyo-ekonomik gelişmeler değişimi zorunlu kılmıştır. Değişim toplumsal yaşantımızın her yönünde kendini hissettirmektedir.

 
Kafkas halkları öznel koşulları nedeniyle dünyadaki değişimlerden çok fazla etkilenmektedir. Örneğin, Türkiye'de köylerden kentlere hızlı göç, kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması, devletin bakış açısı, vb nedenlerle toplum hızla bir asimilasyon sürecine girmiştir. Benzer bir olgu, yeni ekonomik sisteme geçişle birlikte Kafkasya'da da görülmektedir. Nüfus, ulusal sermayenin azlığı, halkın etno-psikolojik özellikleri gibi nedenlerden ötürü kazanılmış hakların kullanılması Kafkas halklarının aleyhine islemektedir. Diaspora ve Kafkasya'da yeni toplumsal arayış ve dayanışma dinamikleri oluşturulamadığı takdirde, Çerkes halkının tarih sahnesinden silinmesini kimse önleyemez.

 
Nedeni ne olursa olsun asimilasyon süre¬cinin hızlanmasıyla birlikte insanlarımız kendilerini başka kimliklerle ifade etmeye başlamıştır. Artık saf bir Çerkes ulusal-kültürel kimliğinden söz edilemez. Yaşanılan ülkelerin öznel koşullarına göre yeni ulusal-kültürel kimlik şekillenmesi, şekillenen yeni kimliğe göre de Çerkes halkının sorunlarına, Kafkasya’nın siyasal geleceğine ilişkin farklı yaklaşımlar gözlenmektedir.

 
Meydana gelen bu hızlı değişim karsısında ne yapılmalı? Niçin yapılmalı?

 
Kafkas halkları ulusal-kültürel kimliklerini korumak, yaşatmak, geliştirmek, Kafkasya'nın siyasal geleceğine sahip çıkmak ve söz sahibi olmak istiyorlarsa, bir şeyler yapmaları zorunludur. Bugünkü duruma göre, az da olsa böyle bir arzuları vardı. İstek olduğuna göre ne yapılmalıdır?

 
Değişim sonucunda ortaya çıkan sorunların çözümüne giden yol, birlik ve dayanışma içerisinde güçlerin birleştirilmesinden geçmektedir. Bunun için de örgütlerin ilkeli birlikteliği şarttır.

 
Günümüzde politikada, ekonomide, lobicilik faaliyetlerinde etkin ve güçlü olmak istiyorsak, farklı düşünce ve yaklaşımları demokratik uzlaşma zemininde birleştiren merkezi bir yapıyı süratle kurumlaştırmalıyız.

 
Çağımızın değişim rüzgarını görüp, birlik ve dayanışma olmadan etkin olunamayacağını gören Kafkas dernekleri, 1970'li yıllarda başlatmış oldukları merkezi yapılanma sürecini 1990'li yıllarda Kaf-Kur'la sürdürmüşlerdir. 1993 yılında yasal merkez-şube ilişkisini Kaf-Der'le sağlayarak, 1996 yılında Kafkas Birliği'ni oluşturmuşlardır.


Bu noktaya kolay gelinmemiştir. Bilinçli bilinçsiz bir çok engellemeler asılarak gelinen nokta bir başlangıçtır. Geçmiş yıllara bakıldığında gelinen nokta küçümsenemez. Ama bu yeterli değildir. Çağımızın değişim hızına ayak uydurmak istiyorsak, geldiğimiz noktadaki birlikteliğimizi uluslararası boyuta etkin bir şekilde taşımalıyız. Sen-ben gibi incir çekirdeğini doldurmayan güncel çekişmeler, ön yargılı yaklaşımlardan kurtularak, Çerkes halkının her alandaki potansiyeli iyi değerlendirilerek, Türkiye ve Kafkasya'da etkin, yararlı bir çok isin yapılabileceğine inanıyorum.


Kafkas halklarının tarihsel geçmişlerine, çekilen bunca acıya birazcık saygımız varsa birlik ve dayanışma yönündeki örgütsel birliktelikten yana olup, ona destek verelim.

 
BU SAYININ DİĞER MAKALELERİ

 

..
...