ÇERKES İNSANININ KARAKTERİ
 

Çerkes halkının yaşamında kültürel değerler ön plandadır.  Çerkesler ve kültürleri üzerinde baskılar hep var olmuştur ve kendi kültürlerini geliştirirken aynı zamanda bu baskılara karşı durmak zorunda kalmışlardır. Kendi kültürünü geliştirmek, başkalarının kültürlerini yok saymamaktan ve küçümsememekten geçer. Çerkesler de hiçbir kültürü küçümsememiş, saygı duymuşlardır.

Çerkesleri diğer komşularından farklı kılan, coşkun bir hürriyet ve bağımsızlık aşkı, hiçbir şeyin kıramayacağı yiğitçe kahramanlık anlayışıdır.

Bir Çerkes için geçerli ve belirli durum ve ölçüler vardır. Ne yapması, nasıl olması ve belki de daha çok nelerden kaçınması gerektiği de önemlidir. Gösteriş, kibir, bencillik hiç hoş görülmez. Kapanık tipler de geçersiz­dir. Çerkes, gençliğinden başlayarak çevreyi, yurdu ve halklarını tanımak, olaylarını bilmek ve takip etmek zorundadır. Az yemeye alışmak ve alıştırmakta bir kuraldır. Ayrıca bazen haftalarca da sürebilen gezi ve serüvenlerde yedekteki erza­kını sıkışık zamanlara bırakma ve özellikle de kendinden yaşlı yol­daşlarına ikram, nefse hâkimiyetin ve inceliğin bir sembolüdür. Sabırsızlık, tahammülsüzlük ve yaşamın getirdiği çeşitli acı ve zorlukları göğüsleye­memek uygun görülmez hatta ayıplanır. Umutsuzluk ise hiç hoş görülmez ve Kafkas hayat felsefesinde yeri yoktur. Çerkes kültüründe terbiye, saygı, onur gibi değerler çok kıymetlidir. Bunun yanında, küçük yaşlardan başlayarak vücut geliştirme, spor yapma ve silah kullanma ile at binmede elde ettikleri yüksek başarı onları düşmanlarının karşısında zafere ulaştırmıştır. Onlar için gerçek zafer düşmanı yok etmektir. Utanç ve ayıp olan şey ise kaçmaktır.

Abhaz ulusal şairi Bagrat Şınkuba bir Çerkes köylüsünün karakterini Son Ubıh kitabında şöyle anlatır; “Babam dürüst bir insandı. Hak severdi, onu hiçbir şeye karşı istekli görmedim. Yolda çok değerli bir şey bulsa bile sahibine ulaştırmadan rahat edemezdi. Hiç kimsenin malında gözü yoktu. Soğukkanlıydı. Benim gibi hemen morali bozul­mazdı. Tüm aile umutsuzluğa kapılsa bile bize güç verici sözler bulurdu. Hepimizi yönlendirmesini iyi biliyordu. (...)Annemize özellikle saygı duyar ve çok severdi.”

Çerkeslerde her konuda birbirlerine yardım etmek, düğünde, cenazede, savaşta beraber olmak bir gelenektir. Değiş tokuş yapmak ve hediye vermek arkadaşlık ve hatırlanmanın sembolüdür.

Şövalye Taıtbout de Marıgny Çerkesya Seyahatnamesinde şöyle anlatıyor:”-Çerkesler bir şey istemekten hiç çekinmezler. Bu durumlarda onlara olumsuz yanıt vermek ise pek saçma olur. Çünkü sizde onlardan sahip oldukları birçok şey isteyebilirsiniz. Bu öyle bir noktaya varabilir ki, fakir bir adam bir zenginden yeni ceketini isteyerek, karşılık olarak ona üzerindeki paçavraları verebilir. Bir gün Nogay ayağında pabuçları olmadan çıka geldi. Yolda bir fakire rastlayıp ayağındaki güzel pabuçlarını ona verdiğini söyleyince hayret içinde kaldım.

Bu güzel davranış nadiren istismar edilmiş olsa bile savaşçı insanımızın ruhunun inceliğini ve centilmenliğini gösterir.

ÇERKES KIZI

Çerkesler kızlarına ayrı bir önem verirler. Çerkeslerde kız sadece ailesine ait değildir. Komşusu ve akrabalarından başlayarak bütün köy ve toplum eğitim ve yetiştiril­melerine bilinçli bir özen gösterir.

Kızlar ailenin en nazlı fertleridir. Baba çocuklardan yalnız kızlarına yumuşak davranır. Xabzemizde kız baba­nın yanında oturma hakkına sahiptir.

Kızlar ağır ev işlerine boğulmazlar. Her kesimden konukların (kadın, erkek, akraba, yabancı) karşılanmalarından başlayarak ağırlanmalarına ve hizmetlerinde görevlidirler. Evlenene kadar hiç kimseden kaçmazlar.

Her çevreden el üstünde tutulur­lar, terbiye ve serbestlikleri denge­lenmiş ve kurallara bağlanmıştır. Hiç de sıkılgan ve donuk olmazlar. Çünkü makbul olan o değildir. Ağabeyler sonra amca, dayı hala teyze, kuzen ve komşular kızlara her yönüyle sahip çıkar ve onları el üstünde tutarlar. Duygu ve onurları titizlikle korunur.

Kafkasyada sonraları da Uzunyayla’da kızları mahcup etmek, incitmek hiç hoş görülmediği gibi, sert tepkilere de neden olurdu. Özellikle anneler, yerine göre de diğer yakınları, bu halden (güya) yakınır; bu kızın çok şımardığı, artık çekilmez olduğu deyimlerle bu ilgiye çanak tutar, diplomatça, teşvik ve teşekkürde bulunurlardı.

Kızların türlü nedenlerle akraba­larınca davet edilip günlerce, haftalarca bazen bütün bir mevsim ağırlanmaları, topluma ve yaşama renk ve canlılık kazandırırdı. Kızların konuk olduğu köylerde, evden eve onurlarına şölenler düzenlenir, düğünler tertip edilirdi. Kendileri de görgü bilgi edinir. İlerdeki sorumlulukların bilincine varmış olurlardı. Türlü çevreye, şartlara ve kısmetlerine uyum sağlamadaki mükemmel yeteneklerini daha da geliştirmiş olurlardı.

Evde hafif işlerle uğraşırlar. Dikiş tamamen kızlara aittir. Hatta kızı olmayan komşuların dikişlerine de yardım ederler. Aile fertlerinin elbiselerinin temiz olmaması, yırtık bulunması kızın kıymetini düşürür.

Çerkeslerin sade ve rahat meskenlerinde görülen ve ruhu okşayan temizlik ve intizam kadınların yoktan icat ettikleri gönül çekici tertiplerle ve güzelleştirmekle herhalde takdire değer yüksek bir terbiye ruhunun orada hakim olduğunu gösterir.

ÇERKES DELİKANLISI

Çerkes delikanlısı ahlak sahibidir. Acizlik bilmez, uyuşuk ve sessiz hayatı sevmez. Daima atılgan, girişken davranışlar içerisindedir. Ezeli hürriyet diyarı olan bir yerin evladı olduğunu asla aklından çıkarmaz. O topraklara ve halkına layık olabilmek için elinden gelenin en iyisini yapmak için çabalar. Hareketli ve faal bir topluluk içinde canlı ve hareketli olmak gerektiğini bilir. Bundan dolayı ortama uymaya gayret eder. Söz kendisine verildiği yada fikri sorulduğunda konu hakkındaki düşüncesini belirtir. Özellikle halk toplantıları ve sohbet ortamlarında güzel söz söylemek Çerkeslerde takdir edilen bir özellik sayıldığı için o gibi yerlerde sıkılmak, kekelemek ve beceriksiz davranmak delikanlı için bir kusur ve ayıp sayılır.

Mr. BELL bir yazısında izlenim­lerini şöyle kaleme almıştır:

" Halk sorunlarının ele alındığı meclislerde büyük bir topluluğa karşı insanların hiç sıkılmayarak kolaylıkla anlayabilecekleri tarzda güzel ifadelerde bulunması beni hayran bırakmıştır. Bu güzel örnek kalabalık bir topluluk olmasına karşın, toplumsal çıkar için herkesin ilgi göstermesine ve çözüm yolları bulmalarında çok önemli bir rolü olduğunu göstermesi şeklinde yorumlanabilir."

Çerkesler, fikirlerini canlı, ço­ğunlukla açık ve süratli bir şekilde ifade etmek konusunda büyük bir üstünlük gösterirler. Halk, doğaları gereği fikrini rahatça söyleyebilmeye alışkın olduklarından çok defa küçük şeyler için bile takışmaları olur. Fakat bu takışmalarda da ölçülü davranmasını bilir ve buna özen göstermeyi de ihmal etmezler.

Çerkes deli­kanlıları, özgürlüğünü her şeyin üstünde tutacak biçimde yetiştirilmiş olması nedeniyle kendisine güveni ve cesareti aşırı derecededir. Cesaret herhangi bir ırk yada ulusa ait bir özellik değildir. Yaşanan ortamın etkisiyle oluşur. Kuzey Kafkasya'ya seçkin kahramanların vatanı olmak onurunu kazandırmak amacıyla kişiler arasında kahramanlık yarış­maları olmuştur.

Bir Çerkes delikanlısı, özellikle kendi toplumu içinde çok büyük bir güvene sahiptir. Toplantı, düğün vb. ortamlara yaşıtları olan genç kızları beraberlerinde götürmek istedikleri zaman, kızın evine gider eğer ailesi ile tanışmamış ise kendisini tanıtır ve kızın o evden alınıp gidilecek yere götürülmesi ve sonra evine geri bırakılması konusunda teminat verir. Fakat bu teminat herhangi bir söz ile değil; geçmişten gelen bir kültür ve Xabze yaptırımlarına dayanır. Genç kızı evinden aldığı andan itibaren onun namusunu kendi namusuyla bir tutar. Onu emanet eden aileye yine aynı şekilde teslim eder. Kızı evinden teslim alan genç onunla kesinlikle duygusal bir yakınlık ve diyaloga girmez.  (Yani kaşenlik vb. muhab­beti yapamaz.)

Her konuda kibarlık onun rehberi olur. Çünkü kibarlığı ihmal etmeyi insanlığı bırakmakla bir tutar. Ayrıca nefse hakimiyet Çerkes olmanın özelliği olduğu için Çerkes delikanlısı da hal ve hareketlerinde kötü alışkanlıklara yönelmez.

İşte bu terbiyenin sonucu olarak, Çerkes delikanlıların tavırlarında doğal bir serbestlik, fakat gerçek bir kibarlık görünür. Başka milletlerde varlıklı aileler ve üst düzey yöneticilere mahsus sayılan yüksek nezaket ve inceliği Çerkes deli­kanlıları doğdukları günden itibaren ailelerinden ve çevrelerinden alırlar.

 
 

 

..
...