|
Türk
güreşinde gerek güreşçiliği gerek ise yetiştirdiği başarılı sporcularla
anılan önemli isimlerden birisidir Adil Candemir. Nüfus cüzdanına göre
1330, kendi anlatımına göre 1326 yılında Amasya’nın Gümüşhacıköy
kazasının Hamamözü nahiyesinde dünyaya geldi. Tüm fertleri güreş sporuna
yatkın olan kalabalık bir ailenin (7 kardeş) 3.cü çocuğudur. Erkek
kardeşlerinin tümü güreşmiş olmakla birlikte güreşi meslek edinip
sürdüren Adil Candemir olmuştur.
Çok genç
yaşta ve orta sıklet sayılabilecek 75-80 kiloluk cüssesine rağmen
başpehlivan olmuş ve senelerce yenilmeden başpehlivanlığını
sürdürmüştür. Minder güreşine uzak kaldığı için 1936 olimpiyatlarına
katılamamıştır. 1937 yılından sonra minder güreşine başlamışsa da 1939
yılında başlayan 2. Dünya Savaşı nedeniyle tüm sportif faaliyetlerin
durmuş olması onu en faal döneminde dünya güreş minderinden
uzaklaştırmıştır.
1945
yılından sonra artık 35 yaşına gelmiş olan Adil Candemir Milli Takımın
en tecrübeli elemanı ve ağabeyidir. O dönemde Türk Güreş Milli
Takımı’nın ağır sıklet güreşçisi olmaması nedeniyle 87 kiloluk
ağırlığına rağmen antrenörleri tarafından sürekli ağır sıklette
güreştirilmiştir. Bu nedenle Adil Candemir çok uzun süren sporculuk
hayatında layık olduğu madalyalara kavuşamamış değerli bir sporcu
tevazu, fedakârlık, azim ve dürüstlük gibi özelliklere sahip örnek bir
insan olarak spora ölünceye dek hizmet etmiştir.
Sporculuk hayatında kazanamadığı madalyaların acısını, yetiştirip Türk
güreşine armağan ettiği Hamit Kaplan, Mahmut Atalay gibi değerli
sporcularla başarıyla telafi etmiştir. Tüm yaşamını Türkiye Güreş
sporuna adayan bu spor adamımız 79 yaşına varmış olmasına rağmen köy
çocuklarını yetiştirmekle uğraşırken 12 Ocak 1989 tarihinde geçirdiği
ani bir rahatsızlık sonucu hayata gözlerini yummuştur.
|