Adıge nakışları
Адыгэ тхыпхъэхэр
Adıge txıpkhaxer

 

Adıge Xabzeleri 
Çeviri: Atalık Rafet
kafkasfederasyonu.org

1-Aşağe ziam avuji yıaş.

1-El sanatı olanın el izi de vardır.

1-1эщ1агъэ зи1эм 1эужьи и1эщ

 

2-Zımışe şoveri, zışer vızeşave melaje.

2-Bilmeyen yanılır, bilen planlı çalışır.

2-Зымыщ1э щоуэри, зыщ1эр узэщ1ауэ мэлажьэ

 

3-Zıxuaşe nakhre zışef .

3-Yapılan olmaktan yapan olmak.

3-Зыxуащ1э нахърэ зыщ1эф

 

4-Tsıxur zım xunesme, kanam keloje.

4-Adam birine sahip olursa, diğerinin peşinden koşar.

4-Ц׀ыхур зым хунэсмэ, къанам к׀элъожэ.

 

5-Oxu vubla zimıam oxu vuxa yıanukım.

5-Başlanmış işi olmayanın bitmiş işi olmaz.

5-1уху убла зимы1эм 1уоху уха и1экъым

 

6-Nem fekuedır abem yevıx.

6-Göze çok geleni el bitirir.

6-Нэм ф1экуэдыр 1эбэм еух

 

7-Aş’ağar ğaşe ğuemıleş.

7-Sanat ömür boyu yol azığıdır.

7-1эщ1агъэр гъащ1э гъуэмылэщ

İnsan gruplarının sanatları arasında nakışların yeri bambaşkadır. Milletin nakışlarının şekilleri, çizilirken düşünce tarzları, hayata bakışları, zevkleri, yaşam tarzları ve görünüşleri hakkında bilgi verir. Adıgelerin bu konuda diğer milletlerden ayrı, zengin bir kültürü, değişik düşünce tarzları vardır.

Tarım işçiliğinin yanında başka sanatlarda gelişmişti. Bakırı kendileri yerden çıkarır eritir metali elde ederlerdi. Madenlerden  bakırdan, demirden, kurşundan, gümüşten, altından her istediklerini yaparlardı. Bu gün Adıgelerle ilgili yapılmış müzelerdeki çeşitli eşyalardan belli olmaktadır. Kazılarla bulunmuş yüzük, bilezik, kap kacak, kamalar, kılıçlar, ev eşyalarda bu konuda şahitlik yapmaktadır.

Adıgeler komşuları olmadan tek başına yaşamadılar. Komşu olarak yaşadıkları diğer milletlerden, kültürlerin çeşitli dallarında etkilenmedi diyemeyiz. Bunlardan Alanlar, Hazarlar, Şermetler, Rumlar, Ruslar sayılabilir. İster istemez milletler bir birlerinden etkilenmişlerdir. En azından işlerine gelen hoşlarına giden her şeyi kendi yorumlarını da katarak kullanmışlardır. Aynı toprak parçasını paylaşan Kafkas halkları da aynen böyle olmuştur.

Milletimizin nakış işleri bunlarla ilgili düşünce ve yorumlar bin yıllar gerilerden gelmektedir. Bu sahada bulunan daha önce yapılmış eserler ancak 1917 ekim devriminden sonra Rusya’da var olan milletlerde okuma yazma çoğalınca toplanarak müzelere konmaya başlandı. Bu durumun gerçekleşmesi de epeyce bir zaman aldı.

İlk defa Adıge nakışları (txıpkha) ile ilgilenen Şiling E.M. oldu. 1940 yılı “Adıge lepk txıpkhaxer” Adıge milletinin nakışlar. Gazetede Adıge nakışları (txıpkha şıpkhaxer)ile ilgili övgü dolu yazılar çıktı. Bu yazılar arsında gösterdikleri örneklerde vardı.

1960 yılında Adıgey’de araştırmacı enstitünün görevli elemanı  Azemet  Min- Kudas’ın Maykopta çıkardığı  Adıge halkında nakış*Adıge tsıxube txıpkha* adlı eseri bu konuda sağlam bir temel olmuştur. Bu eser gibi bir başkası Adıge topraklarında ve başka milletlerde de yoktur…

Adıgeler de çok eski yıllardan beri yapılan eşyaların gövdeleri (pkığue) üzerine süslenmesi, nakış yapılması ve resim yapılması çok gelişmiştir. Adıgelerde resim ve nakış işlerinin çok eski yıllara kadar gittiği kullanılmış  canlı figürlerinden de belli olmaktadır. Nakışlarda da azami derecede geometrik şekillerinden de yararlandıkları, bulunan eserlerde görülmektedir. Bu durum genelde bulunan küp ve  mutfak eşyalarında  açıkça görülmektedir. Bu eserler zaman olarak geriye doğru binlerle ifade edilebilecek yıllara kadar gitmektedir. Tokhtemıkuey ( тохътэмыкъуей) köyünde yapılan kazılara bulunan eserlerde figürlerin üçgen, çeşitli şekiller verilmiş çizgiler ve dalga şeklinde olduğu dikkat çekmektedir. 

Bulunan eserlerde canlıları (hayvanlar)  temsil eden figürlerle  kapların sapları gövdeleri süslenmektedir.  Bu figürlerde en çok kullanılan hayvanlar koyun, koç  idi. Daha az olarak ta at, av hayvanları, kuş gibi hayvanların resimleri de vardı.

Sonraları hayvanların sadece kafalarının resimlerini  kullanmaya başlamışlardır. Kafa resimleri de tam olarak işlenmiyor belli belirsiz olarak işleniyordu. Bu durum devam ederken artık figürlerde hayvan görüntüleri de tamamen oradan kalkarak süslemeler yerini nakışlara bıraktı. Daha sonraları da süsler kapların içine konan şeyleri koruyacakmış  gibi bir durum almaya başladı.

Nakışlarda, yapılan süslerde sevgi, mertlik, zalimlik, olmuş yaşanmış olaylara yazılmış türküler gibi insanların içlerinden, yüreklerinden (gumke psemke kıdekıu) gelen düşüncelerin şekilleri idi.

Adıgeyde Naçerezi  köyünde tharıkuakhue-тхьарыкъуахъуэхэ lerin evinde yapılan bir argen (hasır) de; deniz kenarında çocuğu satılan bir annenin çırpınışının resmi dokunmuştu.

Adıge nakışlarında ağırlıklı olarak Mecusi dininin yaşandığı dönemlerdeki figürler vardır. O dönemlerde bir erkeğin nasibi yamçısının ipinin sağlamlığına bağlanırdı. Onun için yamçının bağlandığı ipi çok sağlam dokurlardı yamçı eskiyinceye kadar ipine hiç bir şey olmazdı. Yamçının ipinin dikildiği yerdeki kısmın eskiyip kopmaması için önce farklı iki renkte ve kalp şeklinde deri dikilir ipler bunlarla birlikte yamçıya tutturulurdu. Adıge erkeğinin yamçısının ipinin kopmasını hiç iyi saymazlardı. Kötü bir örnek kabul edilirdi.

Koç boynuzundan yapılmış bje (boynuzdan yapılmış kadeh) zenginliğin ve rahatlığın simgesi kabul edilir sofra ayaklarına işlenirdi. Koç, geyik boynuzlarından yapılmış bjeler yolcuların ve avcıların heybelerine torbalarına işlenirdi.

Adıge nakışlarının başında haç resimleri gelmektedir. Ortaları yuvarlak veya köşeli olurdu. Ortadan her tarafa simetrik olarak dokuz tarafa ayrılan baş resimleri vardır. Bu figürler içerisine zamanla bitki resimleri de girmeye başlamıştır.

Şunu söyleyebiliriz Adıge nakışlarında genelde ortak olarak koç, geyik ve at resimleri vardır. Sonraları bitkiler ve onların yaprakları ile süslemeler başlamıştır.

Altın gümüş süslerinde de genelde ortalarında benzer dokuz dallı ayrılan bitki, hayvan kafaları, kuş resimleri ve çiçeklerede rastlanmaktadır.

Adıge nakış ve süslerine bitkilerin hangi yıllarda girdiği net olarak bilinmemektedir. Bunların zamanını bildirecek yeterli arkeolojik araştırmalar yok. Yapılan derleme çalışmaları yetersiz. Ancak Adıgelerin geçmişlerinde zaman olarakta kesin bildiğimiz ağaç tanrıları, orman tanrıları, taş tanrıları, ova tanrılarına inandıklarına göre, bu inançlarda ismi geçenler aynı dönemlerde figür olarak ta nakışlara da girmiştir düşüncesi de vardır. Bununda zaman olarak çok gerilere gittiği malumdur.

Hangi grup olursa olsun hangi boy olursa olsun her kesimin soylarının ondan türediğine inandıkları canlıları (hayvan) veya bitkileri vardı (totem).

Her işlerinde onlara danışılır, onlara dua edilir,  onların figürleri kullandıkları eşyalara, giysilerine işlenirdi. Bu durum onların işlerinin kolaylaştırıldığının bir nişanesi idi.

Zamanla, totemleri olan hayvanların ve bitkilerin figürleri yaygınlaştı evlere, mahallelere, köylere yayılarak büyük insan gruplarının nakışları, süsleri haline geldi. böylece lepkın (лъэп1къын) nakışları ortaya çıktı. Kıyı boyu Adıgelerde bunlara örnek çokça ağaç figürleri vardır.

Abezexelerin Mecusi tanrısı olan Axınları vardı. Hayvanlarının çoğalması korunması için. Diğer Adıge boylarınında kendilerini tanrıya ulaştırdığına inandıkları kutsal  kabul ettikleri ağaç ve ormanları vardı. Buralardan tanrıya dualar edilirdi. Mutlaka o insanlarda o kutsal kabul ettiklerinin ağaç orman olduklarını biliyorlardı. Ancak göremedikleri, bilemedikleri, her şeye hükmeden yaratıcıya bir şekilde inançlarına göre bu kutsalları aracılığıyla dua ediyorlardı. 18. нэ л1ыщ1ыгъуэхэм егъэзыгъэк1э кърагъэщта муслымэн диныр кърамыдзэщэу абэзэхэ л1ыжьхэм я бынхэм жыра1эт *фэ исламымк1э тхьэ фелъэ1у* ауэ дэ дяадэжьхэм къызэрытхуагъэнам хуэдэу тщ1ынущ* жа1эрт. (Yukarıdaki açıklamayı sadece Adıgece okuyabilen anlasın diye Türkçe’ye çevrilmedi).

6. yüzyıllarda kabul ettikleri Hıristiyan dininden de kalmış bir takım nakış ve süslerde vardır. Haçın şeklinden türetilmiş bir takım nakışlar bunlara örnektir. Şimdiki nakışlarda haç işareti ile ilgili şekiller belirgin olarak görülmektedir. Müslüman dini Adıgelere yeğazığa ile kabul ettirildikten sonrada nakışlarda çok değişiklikler oldu. Nakışlarda kullanılan resimleri günah kabul eden din yavaş, yavaş süslerde kullanılan hayvan resimlerini azaltmaya başladı. Hıristiyan dininde kullanılan nakışlar epey bir süre kullanılmışsa da  yeni dine dayanamadı, nakışlarda kullanılan çok figür terk edildi unutuldu. Bir zamanlar gizlide olsa kullanıldı ancak sonunda terk edildi. Yalnız çok eskilerden Adıgelerin kendilerine has kullandıkları nakışları her zaman kullandılar. Adıgelerin kullandıkları dışeyıdeler (altın süsler) bunlara örnektir.

Sovyet döneminde de nakışlarımıza bazı süsler girmiştir. Beş köşeli yıldızlar, çekiç, orak,  gibileri de bu döneme bir örnek teşkil eder. Yazı diline geçtikten sonra, yazılı edebiyatta bu nakışlar çok kullanılmaya başlanmıştır.

Adıge nakışları eskiden elbiselerde, at ile ilgi malzemelerde, silahlarda süs olarak kullanılırdı. Ayrıca altın, gümüş, tunç, pirinç, çelik, demir gibi metaller kullanılarak yapılan her türlü araçlarda da güzelleştirmek için nakışlar kullanılırdı.

Şimdi Adıgelerin nakışları basılan kitaplara, yaka süslerine, yüzüklere, saatlere, yeni yapılan evlerin duvarlarına, bahçe kapılarına da süs olarak yapılmaktadır.

 

Adıge nakışları hangi gruplara ayrılır :

1. Geometrik şekillerin girdiği gruplar: üçgen, dörtgen, düz çizgi, dalga şeklinde çizgiler.

2. Hayvan resimlerinin olduğu grup: koç, koç boynuzundan yapılmış bje, geyik, geyik boynuzundan yapılmış bje, кхъуэп1ащэ-kuepaşe, at, yaban hayvanları, kuşlar.

3.  Hayvanın tüm vücudunun resmi gösterilmeden, yalnız kafası ve boynuzun gösterildiği nakışlar.

4.  Canlıların resimlerinin sembolik olarak, zor tanınarak yapılan figürler.

5.  Hayvanların vücutlarına bitkiler (yapraklar, çiçekler) sarılarak yapılan nakışlar.

6.  Hıristiyan dininden etkilenilerek yapılan nakış grubu. (haç gibi).

7.  Sofra ayaklarına, evlere yapılan nakışlar.( evcil hayvan resimleri).

8.  Dışe yıdelerde, örülmüş şekiller verilerek kullanılan bitkiler, ağaç dalları nakışları.

9.  Her soyun kendileri için kutsal gördükleri hayvan ve bitkilerden yapılan nakışlar.

10.  Müslüman dini ve doğu ülkelerinden etkilenilerek yapılan nakışlar.

11.  Sovyet döneminde giren 5 köşeli yıldız, orak, çekiç le ilgili nakışlar.

12.  Ardjenlerde (hasır) kullanılan süsler.

13.  Adıgelerin yaptıkları altın saplar üzerinde nakışlar (sık kullanılan eğri kepçe (şnak) saplarından tanırdı).

14.  Her soyun (lepk) kendisine ait olan kendini başkalarından ayıran nakışlar.

15.  Altın ustaları, demirciler, marangozlar, Ev yapan ustalar, göğüs süsleri yapan ustaların her birinin kendisine özel, kendisini temsil eden  bir mühür gibi nakışı-demığası olurdu. Bunlarda sanatkarlara ait özel simgeleri,nakışları idi.

 

 

www.kafkasfederasyonu.org

 
 

 

..
...