|
M.Ö.
6. - 4. Yüzyıllar Siktianların Kuzey Kafkasya’ya girişleri bu bölge
halkının gelişimini 1. bin yılın ilk yarısında önemli ölçüde
belirlemiştir. Yüzlerce yıl boyunca bu insanların kaderleri sıkı sıkıya
bağlanmıştır ve bu durum Kuzey Kafkasya toplumunun sosyal, politik ve
kültürel yaşantısı üzerinde büyük bir etki oluşturmuştur. Farsça konuşan
göçebeler ile tarım ve hayvancılıkla uğraşan farklı iki grubun
etkileşiminin bir sonucu olarak Kuzey Kafkasya’nın değişik bölgelerinde
kendi orijinal sanatsal gelenekleriyle karakterize edilen alışılmışın
dışında birleşik bir kültür oluşmuştur.
M.Ö.
6.- 4. yy.’ lar Kuzey Kafkasya’da Meot kültürünün canlandığı dönemdir.
Bu dönemin eserleri yerleşimler, tahkim edilmiş kasabalar, Meot
mezarları ve toprak mezarlarla temsil edilmektedir. Meot kültürü esas
olarak Meotlara ait mezar komplekslerin incelenmesiyle çalışılmaktadır.
Meot aristokratlarının mezarları komplike kereste yapılardan
oluşmaktadır ve at mezarları da bu yapılara eşlik etmektedir. Sıradan
insanların toprak nekropolisleri Meot mezarlarının yanına
konuşlandırılmaktaydı. Adige’ de yapılan kazılarla ortaya çıkartılan
Meot barınakları Meot toplumunun dini ve ideolojik düşüncelerini
göstermesi açısından özel bir yere sahiptir. Çok sayıda at mezarı, insan
sunakları ve zengin araç gereçlerin bulunduğu tapınaklar Meot ve
Siktianlar arasındaki dinsel yakınlığın canlı kanıtlarıdır. Siktianlar
ve Meotlar arasındaki benzer ayin kompleksleri Yunanlı tarihçi Herodot
tarafından da anlatılmıştır.
Mezarlardan ve Meotlara ait
kalıntılardan elde edilen arkeolojik eserler bu dönemin maddi kültürü
üzerine oldukça iyi bilgiler vermektedir. Meot askeri birliklerinin asıl
savaş gereçlerini mızraklar ve kılıçlar oluşturmaktaydı. Mezarlarda
bulunan M.Ö. 6.- 4. yy.‘lara ait birçok kama daha önceki dönemlerde
Siktian silahlarıyla olan bağlantıları göstermektedir. Demir, bronz ve
kemikten yapılan üç ağızlı ok başlıkları kılıç ve mızraklara nazaran
daha az yaygındı. Sıradan insanlara ait mezarlarda bulunan yularlar
demir gemlerden ve dizginlerden oluşmaktaydı. Meot barınaklarında hayvan
stilinde yapılmış mükemmel koşum takımlarının parçaları bulundu. Bütün
bu eşyalar yerel aristokrasinin emrinde çalışan yerli ve Bosforlu
sanatçıların bronz-döküm sanatıyla ürettiği en tanınmış örneklerdir.
Seramik kapların çokluğu Meotların çömlekçilikte çok gelişmiş
olduklarını doğrulamaktadır. Daha önceki dönemde kurulmuş olan desenli
seramik üretim geleneği M.Ö. 4. yy.’ da daha da geliştirilmiş ve daha
çok çeşitli yeni modellerde seramik şekillerinin oluşmasıyla karakterize
edilmiştir. Çömlek ocağının kullanılmasıyla yapılan ilk kaplar M.Ö. 5.
yy. ‘ın sonunda üretildi. M.Ö. 4. yy. ‘dan itibaren çömlekçilik yaygın
bir duruma geldi ve büyük ölçüde antik örnekler taklit edildi. Meot
mezarlarında Yunanlılara ait kapların bulunması 6. yy. ‘ın sonlarında
Bosfor Krallığıyla çoktandır kurulmuş olan ticari ve politik ilişkilere
ve onların aracılığıyla da Yunanlılara bağlanmaktadır.
Siktian dönemlerine ait Kuban ötesi anıtlardaki ithal edilmiş mallar
çeşitli ve çok sayıdadır. Bunlar seramik, cam ve metal kaplar ile altın,
gümüş ve bronz mücevheratları içermektedir. Bütün Karadeniz Sahil
Bölgesinde çok popüler olan sıradan eşyaların yanı sıra zengin ayin
komplekslerinde Attic sanatkârlarının gerçek şaheserleri de bulunmuştur.
Bu eşyaların içinde en meşhuru üzerinde Pegasus ve gigantomachy (devler
ve tanrıların savaşı hakkındaki antik yunan miti ) görünümlü resim
nakışlarının olduğu gümüş bir ritondur. Atina’ da şehir yöneticisi
tanrıça Athena onuruna düzenlenen atletik yarışmaların kazananına
verilmek üzere yapılmış aynı derecede ilgi çekici iki Panathenaean
amforası da vardır. Antik İran ve Küçük Asya toreutiklerinin örnekleri
burnu panter kafasıyla biten altın bir riton ile nilüfer çiçekleri ve
tomurcuklarıyla süslenmiş küçük bir ilaç şişesinde görülmüştür.
Mücevheratlar arasında işlemeli onlarca altın levha, tek ve çok renkli
camlarla, karnelyenle ve siyah kehribarla yapılmış olağanüstü güzel
kolye setlere dikkat edilmelidir. Bronz bilezikler genellikle stilize
edilmiş yılan kafaları ya da oymalı geometrik desenlerle süslenmiştir.
Trans-Kuban bölgesinde M.Ö. 5.-6. yy. ’lara ait olarak bulunan eşyalar
bu dönemde yerel halk ile Karadeniz Sahil Bölgesi ‘nin antik merkezleri
arasındaki ilişkinin güçlendiğini ve böylece Meot maddi kültürünün yavaş
yavaş Siktian etkisinden uzaklaştığını göstermektedir.
|