|
Kaf-Der’in
kurulmasından iki yıl kadar sonra Kayseri’de yapılan bir
toplantıda Dernek yöneticileri Kafkas Derneklerinin birlik
ve dayanışmasını sağlama doğrultusunda bir çalışma başlatmak
istediklerini belirtince Kaf-Der yetkilileri bu öneriyi
olumlu karşılayıp destek vereceklerini beyan edince Kayseri
Derneği yeni bir çalışma başlatır.
Peş peşe ve değişik kentlerde yapılan muhtelif toplantılarda
örgütsel birliğin sağlanması doğrultusunda güçlü bir isteğin
varlığı tespit edilir. Bu toplantıların yerleri, toplanılış
tarihleri, katılımcı dernekleri ve özet halinde alınan
kararları şunlardır:
27.05.1995 KAYSERİ TOPLANTISI:
Kaf-Der’in kuruluşuna karar verilirken son anda ortaya çıkan
ve ‘tabanla yeterince tüzüğün tartışılmadığı’ gerekçesiyle
bir süre daha beklenilmesi doğrultusundaki önerilerin kabul
edilmemiş olmasının yarattığı ortamda aslında birleşme
yanlısı olmalarına rağmen bir kısım dernekler, Kaf-Der’in
kuruluşuna katılamamıştı.
Türkiye’deki tüm dernekler için birliktelik aranırken Temmuz
1993 tarihinde Kaf-Der dışında ve farklı görüş iddiasıyla
Birleşik Kafkasya Konseyi Derneği adında yeni bir dernek
kuruldu. Böylece adeta iki başlı bir gidiş kendisini
gösterdi. Kaf-Der’in kuruluşundan sonra başlanılan şubeleşme
süreci de beklenilen hızı henüz kazanmamıştı ki Kayseri’de
27.05.1995 tarihinde bir toplantı yapıldı.
Toplantıya Kaf-Der, B.Kafkasya Konseyi Derneği, Eskişehir
Derneği, Bursa Derneği ve ev sahibi Kayseri Derneği
temsilcileri katılmışlardır. Toplantıda belirlenen ilk
tespitler şöyledir: ‘Değişen bu dünya koşulları ve
Kafkasya’daki gelişmeler karşısında Kuzey Kafkasyalıların,
bir ana hedefte birleşmeleri, bir ulusal politika
oluşturmaları gerekir. Türkiye'de yaşayan Kuzey
Kafkasyalıların tek örgütleri olan dernek ve vakıfların
hedef ve ufukları da bu anlamda değişmeli, örgütsel olarak
buna uygun bir şekilde yeniden yapılanmalıdırlar.
Hiç kuşkusuz bahsedilen yeni yapılanmada da Türkiye’nin
üniter yapısı, laik düşünce, demokratik sistem, her icraatta
hukuka uygunluk, Kafkasya ile ilişkilerde Türkiye’nin
politik çıkarlarına ters düşmeden Kafkasya’nın da yararına
politika üretilmesine katkıda bulunma, Yasal ve demokratik
hak ve hoşgörü sınırları içerisinde kültürel
faaliyetlerimizi yürütme gibi bu güne değin önem verdiğimiz
değerler aynen devam ettirilecektir.’
Bu ikinci süreci başlatan çalışma gurubu olarak ‘Asla taraf
değiliz. Tek hedefimiz birlikteliği sağlamaktır. Toplum
olarak sahip olduğumuz bireyci yapıdan uzaklaşıp kollektif
hareket etmeyi öğrenmek için adımlar atmak zorundayız bunun
dışında hiçbir beklentimiz yoktur.’ Deniliyordu. Bu
toplantıda belirlenen merkezi yapılanmanın yararları da
şunlardır:
- Temsilde birliğin sağlanması ve çok başlılığın yok
edilmesi,
- Mahalli ve güçsüz derneklere bağlı birimlerin imkânlarını
sunma ve o yöre insanına da hizmet götürme,
- Devlet ve uluslar arası kuruluşlarla ilişki kurma
kolaylığı,
- Merkezi kuruluşun tüzüğü diğer birimlerde de
uygulanacağından mevzuatta birlik sağlama,
- Bölgelerarası sosyal, kültürel ve hatta ekonomik
işbirliğini artırma,
- Değişik nedenlerle derneklerden uzak duran
hemşehrilerimizin yeniden ilgisini çekme ve ilişkiye geçme
imkânı sağlama.
Yukarıda sayılan yararlar umulan merkezi yapıya hakim olması
gereken ilkeler de şu şekilde ifade ediliyordu:
- Kurulacak örgüt hukuk sistemimizde ifadesini bulan sivil
bir kitle örgütü yani dernek olmalıdır.
- Kurulacak örgüt, katılımcı, çoğulcu ve demokratik bir
örgüt olmalıdır.
- Merkezi örgüt, herhangi bir ideolojinin ve siyasi
düşüncenin takipçisi ve destekçisi olmamalıdır.
- Derneğin merkezi mutlaka ANKARA’da olmalıdır.
Kayseri görüşmesinde; Kaf-Der kayıtsız şartsız başlatılacak
çalışmaları destekleyeceğini beyan eder. Buna karşın
Birleşik Kafkasya Konseyi Derneği temsilcisi ise bir çatı
altında toplanmaya karşı olmadıklarını ancak Merkez-Şube
modelinin yeterli olmayacağını ifadesinde belirtir.
Kaf-Der ve Konsey ile yapılan görüşmelerden sonra katılımcı
dernek temsilcileri; başlatılacak bir genel çalışmadan
olumlu bir sonuç alınabileceği görüşünde ittifak sağlayınca,
Kayseri Derneği Başkanı Sn. Sabahattin Diyner’in imzasıyla
tüm Dernek, Vakıf ve Dayanışma Komitelerine birer yazılı
çağrı mektubu gönderilir. Böylece, Kaf-Kur’un kuruluş
sürecindeki dernekler arası görüşmelerin bir benzeri olan
ikinci bir çalışma dizisi başlatılmış oldu.
22.07.1995 SAKARYA TOPLANTISI:
Kayseri, Eskişehir, İzmit, Düzce(2 dernek),İnegöl, Uzuntarla
,Bursa, Alan Kültür Derneği ve Sakarya Dernekleri
katılmıştır. Alınan tavsiye kararları özeti şöyledir:
‘İçinde bulunduğumuz dağınıklığı gidermek ve tüm toplumu
kucaklayacak bir üst örgüte ihtiyaç mutlaka gerekmektedir.
Kaf-Der ve Konsey’in örgütlenmeleri yetersizdir. İki
başlılığı kaldırmak için bu iki kuruluşu birleşmeye
zorlayalım. Bilim adamlarımız, düşünürlerimiz ve dernek
temsilcilerinin oluşturacakları bir üst kurul da
düşünülebilir. Örgütlenmenin şekli ne olursa olsun merkezi
Ankara olmalıdır. Çalışmalara devam için Sekreterya Dernek
olarak Kayseri görev yapmaya devam etmelidir. Ankara ve
İstanbul Dernekleri ile temasları; Sakarya, Eskişehir,
İzmit, İnegöl, Bursa, Kayseri ve İskenderun derneklerinden
oluşan bir Çalışma Gurubu tarafından organize edilmelidir.’
20.08.1995 SAMSUN TOPLANTISI:
Tokat, Samsun ve Kayseri dernekleri ile Kaf-Der’in Sinop,
Ladik, Erbaa Şubeleri katılmışlardır. Alınan karar özeti :
‘Türkiye’deki merkezi örgütlenme çalışmaları ile Çerkeslerin
tek örgüt çatısı altında birleşmeleri çalışmaları doğru
çalışmalardır. Yarıda bırakmadan sonuca kadar
gidilmelidir.’şeklindedir.
10.09.1995 MERSİN TOPLANTISI:
Adana, Mersin, Konya, Reyhanlı, K.Maraş ve Kayseri
dernekleri temsilcileri katılmıştır. Alınan karar özeti
şöyledir: ‘ Sekreterya görevini yapmakta olan Kayseri
Derneği’nin çalışmalarını destekliyoruz. Çerkes toplumu
olarak birlikteliğe ihtiyacımız bu gün daha fazladır. Bu
güne kadar alınan kararlar dernekler tabanında da tartışılıp
olgunlaştırılmalıdır.’
24-26.11.1995 İSTANBUL TOPLANTILARI :
24 ve 25 Kasım günleri İstanbul’daki dernek,Vakıf ve
komitelerle ayrı ayrı görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelere
Marmara Derneklerinin iştirakiyle Sakarya’da yapılan
toplantıda alınan karar uyarınca Kayseri ile birlikte
Sakarya, Eskişehir, İzmit ve İnegöl dernekleri temsilcileri
de katılmışlardır. Daha sonra da 26 Kasım günü İstanbul
Abhaz Derneği salonunda yapılan toplantıya Pendik-Kaynarca,
Gaziosmanpaşa, Uzunyaylalılar, İstanbul Bağlarbaşı, Fatih,
Kartal, Kafkas Abhazya, Kocaeli, Sakarya, Uzuntarla, Kayseri
ve Konya Dernekleri ile, İstanbul Dostluk Kulübü, Kafkas
Vakfı, Kafkas-Abhaz Dayanışma Komitesi ve Çeçen Dayanışma
Komitesi temsilcileri katılmıştır. 36 katılımcı üyenin
ekseriyeti kişisel ve örgütü adına lehte-aleyhte görüşlerini
açıkladığı bu toplantıda merkezi bir yapılanmaya ihtiyaç
olup olmadığı eğiliminin tespitini teminen yapılan oylamada
34 kabul, 1 çekimser ve 1 red oyu ile merkezi bir
yapılanmanın kesin bir ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir.
Yine bu toplantıda İstanbul derneklerinin birer
temsilcisinin katılımıyla 30.11 1995 tarihinde aynı yerde
bir toplantı yapılması ile bu toplantıda İstanbul Dernekleri
adına hareket etmek üzere Teknik bir komitenin oluşturulması
benimsenmiş ve 30.11.995 tarihli bu toplantıda Rahmi Tuna,
Saffet Öztürk, Ertuğrul Çolak, Muktedir İlhan ve Aytek
Kurmel’den oluşan bir çalışma gurubu oluşturulmuştur.
Seçilen 5 kişilik komitenin 04.12.1995 tarihli toplantı
sonucu hazırladığı ve sadece Rahmi Tuna’nın imzasını havi
raporda,Türkiye’deki derneklerin geçmişi ,Kaf-Der ve
Konsey’in yapı ve özellikleri, yeni şartlar karşısında
örgütlenmeye olan ihtiyaç ,kurulacak yeni örgütün hangi
şartları taşıması gerektiği vurgulanmış ve mevcut yasalar
karşısında yapılabilecek örgütlenmenin Merkez-Şube biçiminde
örgütlenme olduğu ancak bunun da bazı sakıncaları taşıdığı,
ikinci model olarak da tüm derneklerin kendi aralarında
oluşturacakları bir üst organ, kurul veya Konsey
önerilmektedir. Kurulun tüzüğüne paralel olarak derneklerin
kendi tüzüklerini de değiştirebilecekleri ve adı Federasyon
olmasa bile bir nevi federatif bir yapının daha uygun olduğu
kanısıyla rapor sonuçlanmaktadır. Bu raporda kurulacak üst
organın taşıması gereken nitelikler de 6 madde halinde
sıralanmıştır.
02.03.1996 ANKARA TOPLANTISI:
Toplantıya ,Kayseri, İst.Bağlarbaşı, Konya, İzmit, Sakarya,
İstanbul Abhaz Dernekleri ve Kaf-Der Merkez Yönetim Kurulu
üyeleri katılmıştır. Bu toplantıda; Üst bir birlik altında
toplanmanın zarureti ve aciliyeti konusunda fikir birliğine
varılmış ve nihai kuruluş konferansına hazırlık anlamında 14
Nisan 1996 tarihinde Eskişehir’de bir toplantı yapılmasına
ve bu toplantıya mevcut tüm derneklerden ikişer delege
çağırılmasına karar verilmiştir.
14.04.1996 ESKİŞEHİR TOPLANTISI:
Bu son toplantıya katılan dernekler şunlardır; Sakarya,
İskenderun, Sivas, Kayseri, Samsun,Osmaniye, Eskişehir, Orta
Asya K.Derneği, Karaçay-Balkar Derneği, Kocaeli,
Pendik-Kaynarca, Ankara ve İstanbul Dostluk Dernekleri,
Birleşik Kafkasya Konseyi D.,Alan Vakfı İst.Şubesi, Kaf-Der
Antalya Şubesi, Aydın, Alan Vakfı Ankara Şubesi, Kaf-Der
Genel Merkezi, Çeçen Day.K., Bozüyük, Başhüyük, Konya,
Düzce, Düzce Abhaz ve Sakarya Abhaz.
Toplantıda; kurulacak örgütün hukuki kimliği olan,
demokratik işleyişe sahip merkez-Şube şeklinde bir yapılanma
içinde gerçekleştirilmesi kararı alındı. Katılımcıların
önemli bölümü bir an önce örgütlenmenin biçimi ve kuruluş
yöntemini belirlemek üzere bir KURULUŞ KONFERANSI
toplanmasını önerdiler ve bu öneri kabul edildi.
Eskişehir toplantısına katılan tüm delegeler ayrı ayrı görüş
beyan ettiler. Yürürlükteki yasalara göre tek çıkış yolunun
merkez-şube örgütlenmesi olduğunda önemli bir delege
ekseriyeti fikir birliğine vardı.
İsminin, tüzüğünün ve üye yapısının değiştirilmesini de
kabul eden Kaf-Der’in; ‘Küçük görüş ayrılıkları olsa bile
önemli olanı önce birlikteliğin sağlanmasıdır. Diğerleri
zamanla giderilebilir’ önerisine karşın Konsey Derneği de
‘Birleşik Kafkasya ideali etrafında birleşmiş bir
örgütlülüğü tercih edeceklerini, Kaf-Der ve Konseyden
seçilecek eşit sayıda üye ile bir üst kurul kabul edilmediği
takdirde iki yapının zorunlu olarak devam edeceğini
‘savundu. Ve sonuçta oylamayla MERKEZ-ŞUBE şeklindeki
yapılanma kabul edildi. Yapılacak olan Hazırlık Konferansını
organize etmek üzere Sadettin KARAERKEK, Hikmet KANDEMİR,
Bislan Salih HURMİ, Sönmez CAN, Seyfettin DİYNER, Haluk
KUTLU, Cihan CANDEMİR, Çetin ÖNER, Süleyman YANÇATAROL, Atay
CEYİŞAKAR ‘dan kurulu olan bir komisyon seçildi. Artık
bundan sonraki çalışmaların planlanması ve konferansın
gerçekleştirilmesi yükümlülüğü tümüyle bu komisyona aittir.
Seçilen komisyon üyeleri anında yaptıkları ilk toplantıda
Komisyon Başkanlığına Sadettin KARAERKEK, ikinci Başkanlığa
Hikmet KANDEMİR ve Sekreterliğe de Cihan CANDEMİR’i
getirerek Eskişehir’den ayrılırlar.
KURULUŞ KONFERANSI (29-30 HAZİRAN 1996)
Başkanlığını Sn.Sadettin Karaerkek’in yaptığı komisyon,
Ankara’da mevcut iki başlılığı ve toplumumuzu ikiye bölen
KONSEY- KAF-DER ayırımını ortadan kaldırmaya yönelik olarak
özel bir gayret göstermiştir. Taraflarla ayrı ayrı
görüşmeler yapılmış olmasına rağmen Konsey kendi görüşünden
hiçbir koşulda vazgeçmezken Kaf-Der her seferinde uzlaşma ve
birleşme iradesini açık olarak ortaya koymuş ve tavizler
vermiştir.
KONSEY:
Kendi yapılarını koruyacağını, herhangi bir yapının altına
girmeyeceklerini, yeni bir yapı içerisinde yer almayı
düşünmediklerini belirttikten sonra Kaf-Der ve Konsey’in
%50-%50 temsil edildikleri bir üst yapı oluşturulmasını,
Kafder’in sadece ve sadece sosyal ve kültürel faaliyetlerle
meşgul olmasını buna karşın Çerkes toplumu adına
bürokrasiyle, siyasetle, Devletle, Kafkasya ile ilişkilerin
ve Lobicilik faaliyetlerinin tümünde temsil yetkisinin
Konsey’e bırakılmasını istiyordu. Öneriden de anlaşılacağı
üzere Konsey Derneği, 170 civarındaki üyesiyle, o tarihlerde
mevcut 22 şubeli KAF-DER’den kendisini daha büyük ve Çerkes
toplumu adına daha geniş yetkilere hak sahibi görmektedir.
KAF-DER:
Eskişehir kararları doğrultusunda birliğin sağlanmasını, 22
Şube ve Merkezin feshinin hem zaman alacağını ve ham de
maddi kayıp yaratacağını, Kaf-Der tüzüğünü değiştirmenin
mümkün olduğunu, Konsey’in ve katılacak tüm derneklerin
bildireceği üyelere kuruculuk hakkının verilebileceğini ve
söz sahibi olmalarının sağlanabilineceğini, mal varlığı
konusunda bir endişe varsa bunun için de tüm dernek ve
Vakıfların temsilcilerinin katılacağı bir Vakıf kurulmasını
tüm mal varlıklarının bu Vakfa devredilmesini ve özellikle
Konsey üyelerinin tümüyle bu Vakıf da yer almalarını ama
mutlaka olumlu sonuca ulaşılmasını önermişlerdi.
Komisyona verilen yetki ,Merkez-Şube tarzı birlikteliği
sağlamaktı bu nedenle Konsey’in önerilerini sadece bilgi
olarak Genel Kurula sundu. Kongre devam ederken Konsey adına
10 sayılı bülten katılımcılara dağıtıldı. Bu bültende
birleşme ile ilgili olarak şu ifadeler yer alıyordu:
‘Kaf-Der’in kayıtsız şartsız kabullendiği birleşme
çalışmaları, Türkiye’deki Kuzey Kafkasyalıların sessiz
çoğunluğunun düşüncelerine ters ve bu güne kadar büyük
özveri ve gayretleri ile değerli hizmetler vermiş dernekleri
feshederek başka bir ad altında kendisine bağlama
gayretleridir. Buna, bilerek veya bilmeyerek katkıda
bulunanlar, bunun sonuçlarına katlanmak ve tarih önünde
birlik ve beraberlik çalışmalarını geciktirmenin hesabını
vermek zorundadırlar...’
Kongrede, komisyon tarafından detaylı bilgi sunuldu, tüzük
tadilatı madde madde görüşülerek yapıldı, Kafkas Derneği
yerine ‘KAFKASLILAR BİRLİĞİ DERNEĞİ’ ismi kabul edildi,
Şubeler hariç katılımcı 22 derneğin temsilcilerine bir bir
söz hakkı verildi ve katılıp katılmayacakları açıkca
soruldu. 17 Dernek sözcüsü katılacaklarını beyan etti.
Konsey ve Osmaniye dernekleri katılmayacaklarını ifade
ettiler. Biga Derneği ise prensip olarak katılma yanlısı
olmakla beraber tüzüğü yeterince inceleyemediklerini o
nedenle şimdilik katılmayacaklarını bildirdi. Ankara
İstanbul Dostluk Dernekleri ile Abhaz Dayanışma Komitesi
birleşim yanlısı olmakla beraber fonksiyonları farklı olduğu
için katılamadılar.
Katılacaklarını beyan eden dernekler de şunlardır: Bodrum,
Bozüyük, Göksun, İçel, İskenderun, İstanbul Abhaz, Kayseri,
Kocaeli, Konya, Pendik, Samsun, Sivas, Tokat, Turhal,
Bandırma, Sakarya.
Konferans, 6 maddelik bir bildirinin neşriyle kapanırken
yeni esaslar üzerinden seçimli Genel Kurula gidebilmek
bakımından Kaf-Der ‘in Olağanüstü bir Genel Kurula gitmesi
ihtiyacı doğmuştur. Bundan sonraki işlemleri koordine etmek
üzere sayın Sadettin Karaerkek, Olcay Mis, Hikmet Kandemir,
Muhittin Ünal, Çetin Öner, Recep Bay ve Erol Kılıç’dan
oluşan bir teknik komiteye görev vererek sona ermiştir.
KAF-DER OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULA GİDİYOR:
29-30 Haziran 1996 tarihlerinde yapılan Hazırlık
Konferansının almış olduğu kararların işleme konulabilmesi
için Kaf-Der 6 Ekim 1996 tarihinde Olağanüstü Genel Kurula
gitti.
Genel Kurulda yapılan hararetli görüşmeler sonucunda mevcut
Kaf-Der tüzüğüne bir geçici madde eklenmek suretiyle
katılmak isteyen tüm derneklerin temsilcilerinin 22 Aralık
1996 tarihinde yapılacak olağan Genel Kurula katılmaları
imkanı sağlandı.
Alınan kararlara göre katılacak her dernek, Kaf-Der’e 10’ar
isim belirleyip bildirecek. Kaf-Der de bu kişileri Genel
Merkez üyesi yapacak. Bu kişiler ilk Genel Kuruldan itibaren
seçme ve seçilme haklarından faydalanabilecektir. İşte bu
karar sayesinde 22 Aralık 1996 tarihinde yapılan kongreye
katılma hakkı olan üye sayısı 371 kişiye ulaşmış ve hazirun
cetvelini 197 kişi imzalamıştır. Artık sıra katılma
taahhüdünde bulunan derneklerin şubeleşmesine gelmiştir.
1997 yılı başından itibaren katılma taahhüdünde bulunan
derneklerin 2-3 tanesi hariç diğerleri sırasıyla şubeye
dönüşmüş ve şube açma talebinde bulunan diğer yeni
kuruluşlarla beraber 2000 yılı ortalarında Kaf-Der ‘in şube
sayısı 37 ‘ye ulaşmış oldu.
Zaman içerisinde yeterli düzeyde aktivite gösteremeyen 4
şubenin Genel Merkez tarafından re’sen feshedilmesiyle
birlikte Federasyonlaşmaya imkan veren medeni kanun
değişikliğinin yürürlüğe giriş tarihi olan 8 Aralık 2001
tarihi itibariyle Kaf-Der’e bağlı olan 33 şube adına hiç
zaman kaybedilmeden Federasyonlaşma çalışmalarına başlandı.
Bir taraftan Kaf-der üyesi şube başkanlarıyla yapılan
toplantılarda alınan kararlar uyarınca Federasyona kurucu
üye olmayı arzu eden şubeler bir bir feshedilmeye başlanmış,
diğer taraftan da Kaf-Der’e üye olmayan bağımsız dernekler
nezdinde yapılan bir dizi toplantı sonucunda sağlanan
mutabakatlar ve İstanbul’da yapılan 3 ayrı toplantı da
ortaya konmuş olan prensipler doğrultusunda 3 Temmuz 2003
tarihi itibariyle merkezi Ankara’da olan ‘Kafkas Dernekleri
Federasyonu’ kuruldu.
Artık Kaf-Der misyonunu tamamlamıştı. O nedenle 7 Aralık
2003 tarihinde Ankara’da yapılan son Genel Kurulun almış
olduğu bir kararla kendiliğinden fesih talebinde bulunmayan
tüm Şubeler de feshedildi. Kaf-Der Genel Merkezi de şubesiz
tek dernek halinde eski Ankara derneğinin yerini aldı.
Böylece de Merkez-Şube ilişkisi dönemi tamamlanmış ve yeni
bir döneme geçilmiş oldu. Ankara,07.12.2003 |