|
10 Mart 2004 tarihli Hürriyet gazetesinde ‘Sosyetik Fişleme’
manşetiyle verilen ve tüm Tv. kanallarının akşam haber
bültenlerinde yer alan açıklamalar arasında üç ayrı kültür
gurubu ile birlikte Çerkesler ve Abazalar’ın da sayılmış
olması üzücü, kırıcı, önyargılı ve talihsiz bir tespittir.
Kafkasya’dan Osmanlı topraklarına gelmiş oldukları günden
başlamak suretiyle bu güne kadar bu ülkenin birliği,
bütünlüğü ve güvenliği için hep en ön safta yer almış,
geleneksel eğitim anlayışlarının doğal sonucu olarak
sadakatle hizmet etmek dışında hiç bir söylem ve istemleri
vaki olmayan Abaza ve Çerkeslerin, izlenmesi gerekli kültür
gurupları arasında gösterilmiş olması ve böylesi bir isteğin
de Silahlı Kuvvetlerimizin bir kanadından gelmiş olmasını
anlayabilmek mümkün değildir.
Son yıllarda giderek demokratikleşen, insan haklarına ve
sivil insiyatiflere önem veren Türkiye’nin Parlamentosu
tarafından çıkartılan yasalar ve Hükümetlerinin yürürlüğe
koymuş olduğu yönetmelikler çerçevesinde her Türk
vatandaşına tanınmış olan kültürel haklardan olan; Türkçe
dışında günlük yaşamda mahalli olarak kullanılmakta olan dil
ve şivelerin öğrenilmesi yönetmeliği ile aynı dil ve
şivelerle Radyo-Televizyon kanalıyla kültür programları
yapılabilmesine imkan veren yönetmelik çerçevesinde
Federasyon olarak yapmış olduğumuz müracaatlarla ilgili
olarak kamuoyuna yanlış aksedilmiş olan haberler baz
alınarak böyle bir sonuca varılmış ise bu durum daha da
vahimdir. Ülkemizin en güzide ve en güvenilir kurumu olan
Silahlı Kuvvetlerimizin bir kanadınca; bahse konu haberler
hakkında gerekli araştırmalar yapılmadan, herhangi bir
sorgulamaya gidilmeden, yazılanların tümü doğruymuş gibi
kabul etmesi söz konusu olur ki, bu da çok büyük bir
talihsizliktir, büyük bir yanılgıdır ve asgarisinden
haksızlıktır.
Tüm kamuoyunun şunu iyi bilmesi gerekir; Çerkesler, Abazalar
ve diğer Kafkas halkları, Kafkasya’dan Ruslar tarafından
hangi koşullarda sürüldüklerinin, bu ülkeye hangi koşullarda
gelip yerleşmiş olduklarının, bu ülkenin en güvenilir ve en
sadık yurttaşları olarak sorumluluklarının da neyi isteyip
neyi istemeyeceklerinin de bilincinde olan sorumluluk
duyguları yüksek halklardır. Kuruluşunda çok büyük pay
sahibi oldukları Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve
bütünlüğüne saygılı, laik, demokrat,sosyal hukuk devleti
olarak ebediyen yaşamasından, hiçbir Türk yurttaşından daha
az olmamak üzere kendilerini sorumlu ve yükümlü
sayan,ülkemiz hakkında başkaca niyet ve hesapları olan
hiçbir gurup ve kesimle aynı paralelde olmaları asla mümkün
olmayan halklardır.
Genel anlayışı yukarıda özetlenen Çerkes, Abhaz ve diğer
Kafkaslıları ayrımcı bir halkmış gibi sayarak onlardan
kuşkulanmak, potansiyel suçlular olarak görmek en azından
haksızlıktır, ayrımcı bir yaklaşımdır. Son zamanlarda
gazete, dergi ve internet sayfalarıyla Çerkeslere yönelik
olarak, tarihi gerçeklerin bir kısmını tahrif bir kısmını
yok sayarak akıl almaz ve ağıza alınmaz ifadelerle
saldırmakta olan, bir gazetede yayımlanan haritada
gösterilen Abaza ve Çerkes köylerini ‘ilk fırsatta yok
edilecek hedefler’ olarak gösteren bir gurubun söylem ve
istemlerinin yükseldiği günlere rastlaması ayrıca bir
talihsizlik olmuştur. O nedenle, fişleme yönergesini
hazırlayanların, fişlenmeye layık görülmemizle ilgili bir
açıklama yapma yükümlülükleri bulunmaktadır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederiz.
Ankara,11.03.2004
Saygılarımızla
Kafkas Dernekleri Federasyonu
Yönetim Kurulu
|