Yükseköğretim
Kurumu (YÖK) ve üniversitelerden ses getirecek yeni bir
proje için çalışıyor.
Hükümetin açılım politikalarına
paralel adımlar atan Yükseköğretim Kurumu (YÖK) ve
üniversitelerden ses getirecek yeni bir proje daha. Kürtçe
ve Gürcüce'nin ardından Çerkesce de üniversitelere giriyor.
Sürpriz gelişme, Çerkes
kökenli vatandaşları temsil eden 57 derneğin üst kuruluşu
konumundaki Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun (KAFFED)
girişimi ile yaşandı. Federasyon, konuyu ilk olarak geçen
yıl Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e açtı ve destek sözü aldı.
Ön çalışmaların ardından geçen ay YÖK Başkanı Yusuf Ziya
Özcan'ı ziyaret eden KAFFED yönetimi, 6 milyon Çerkes
kökenli Türk vatandaşı bulunduğunu hatırlatarak,
üniversitelerde 'Çerkes Dili' bölümü açılması için resmi
başvuruda bulundu. Öneriye sıcak bakan Özcan da,
Çerkesler'in yoğun olarak yaşadığı Samsun ve Kayseri'deki
üniversitelerde bölüm açılması için çalışma başlatılması
talimatı verdi.
Bunun üzerine Samsun 19 Mayıs
ve Kayseri Erciyes Üniversiteleri hazırlıklara başladı.
Akademisyenler tarafından yürütülen çalışmanın sonucu
önümüzdeki günlerde rapor halinde YÖK'e sunulacak. YÖK,
Genel Kurul'da görüşüldükten sonra 'Kafkas Dilleri ve
Edebiyatı' alanında bölüm, enstitü veya araştırma merkezi
kurulmasını karara bağlayacak. Şu ana kadar yapılan
değerlendirmelerde, bölüm kurulması görüşünün ağırlık
kazandığı belirtildi.
YÖK'ün kararının ardından ilk
etapta, kamuoyunda 'Çerkesce' olarak bilinen 'Adığe' dili
bölümünün açılması planlanıyor. Zaman içinde 'Laz Dili'
bölümüyle 'Abhaz', 'Abaza', 'Çeçen', 'Oset', 'Dağıstan' dili
bölümleri de hizmete girecek. YÖK, daha önce de Kars Kafkas
Üniversitesi'nde 'Gürcü Dili ve Edebiyatı', Mardin Artuklu
Üniversitesi'nde de Kürtçe ve Süryanice bölümlerin de yer
alacağı 'Yaşayan Diller Enstitüsü'nün açılmasına onay
vermişti.
YURTDIŞINDAN EĞİTİMCİ
Erciyes Üniversitesi Rektörü
Prof. Fahrettin Keleştemur ile görüşen KAFFED yönetimi,
Kafkas Dilleri ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı'nın kurulması
halinde, yurdışından öğretim üyesi temini konusunda yardımcı
olabileceklerini bildirdiler.
'Çerkes' ismi Türkiye'de,
Kuzey Kafkasya kökenli Adige, Abhaz, Abaza, Çeçen, Oset,
Dağıstanlıların tümüne verilen ortak bir isim olarak
biliniyor. Abzah ya da Abadzeh, Bjeduğ, Şapsığ, Hak'uç,
K'emguy, Mahoş, Yegerukay, Mamhığ, Besleney, Hatukay ve
Kabartaylar en tanınmış Çerkes toplulukları. Çerkesce (Adige),
dünya dilleri içinde ayrı bir aile sayılan Kafkas Dilleri
içinde yer alıyor. Akraba dilleri Abazaca ve Ubıhça ile
birlikte Kuzeybatı Kafkas grubunu oluşturuyor. Bu üç dilin
yaklaşık üç bin yıl önce tek bir Kuzeybatı Kafkas dilinden
ayrıldığı kabul ediliyor.
UBIHÇA'NIN SON TEMSİLCİSİ
Kuzeybatı Kafkas dillerinin
fonetik zenginlik bakımından dünya dilleri arasında önemli
bir yeri bulunuyor. Az sayıdaki ünlünün yanında ünsüz
bakımından son derece zengin diller olarak geçiyor. Örneğin
Çerkesçe'de 8 ünlüye karşılık 50'ye yakın ünsüz var.
Abazaca'da 6 ünlüye karşılık 56 ünsüz, Ubıhçada ise 2 ünlüye
karşılık 80 ünsüz bulunuyor. Bu üç dil arasından Ubıhça'yı
anadili olarak konuşan son kişi Manyaslı Tevfik Esenç'in
1992'de ölümüyle Ubıhça da ölü diller arasına katıldı.
Savaştan ve sürgünden önce, Kafkasya'da üç dili konuşanların
sayısı bir milyondan fazlaydı. Bugün Kafkasya'da Çerkesçeyi
yaklaşık 600 bin, Abazacayı 150 bin kişi konuşuyor.
Kuzey Kafkasya'dan destek
Akşam Gazetesi'ne konuşan
KAFFED Başkanı Cihan Candemir, YÖK, Erciyes ve 19 Mayıs
üniversiteleriyle görüşmelerinden olumlu sonuç aldıklarını
belirterek, Kuzey Kafkasya'da bulunan Rusya Federasyonu'na
bağlı bir cumhuriyet olan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nin (KBC)
devlet üniversitesinden de dil eğitimi konusunda destek
alınacağını açıkladı. Candemir şu bilgileri verdi:
- "Bu konuyu geçtiğimiz yıl
Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'e de açmıştık. Kendisi
çalışmalarımızı destekleyeceğini söylemişti.
Cumhurbaşkanımız'dan sonra YÖK Başkanımız da gerekli desteği
verdi ve çalışma başlatıldı."
- "Bu diller, bilim alanında
yok olma tehlikesi altında. Antik çağlarda bulunan
tabletlere yakın bir dil. Siyasi irade oluşunca
düşüncelerimizi aktarmaya başladık. Federasyonunumuzun daha
önceki Başkanı Muhittin Ünal, birkaç yıl önce bu talepleri
dile getirdiğinde bölücülükle suçlanıp hakkında dava
açılmıştı. Bugün durum farklı, gerçekçi duruma geldik."
- "Kafkasya'da
üniversitelerle görüşüyoruz. Profesörler, hocalar, eğitim
uzmanları getirebiliriz. Bunu da üniversitelere ve YÖK'e
ilettik. Alt yapı mevcut. Türkiye'de Kafkasya'dan gelenlerin
çoğunluğu Adıgeler'dir.
http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=05.04.2010&i=250481
|