|
Kafkasyanın tarih boyunca hiç düşmeyen ateşi yeniden
harlardı.
Gürcistanın
Güney Osetya operasyonu kendisine pahalıya mal oldu.
Osetya’nın işini bitirecekken Abhazya”yı da külliyen
kaybetti!
Gazetelerde
“uzman” dış politika yazarları Rusya"nın Güney Osetya ile
birlikte Abhazya’yı da işgal ettiğini yazıyorlar!
Oysa Abhazya
1992 yılının 22 Temmuz günü “bağımsızlık” kararı alarak
Gürcistan’dan ayrıldığını ilan etti.
Abhazya’nın
başkenti Sohum”daki parlamentonun o günkü bileşimi şöyleydi:
Toplam 65
milletvekilinin 28”i Abhaz, 11”i de Rus, Ermeni ve Rum
milletvekillerinden oluşuyordu. Abhazya”da yaşayan nüfusun
da çoğunluğunu oluşturan Gürcülerin 26 milletvekili,
ayrılıkçı bir çizgiye giren Abhazya parlamentosunun
oturumlarını protesto etmişlerdi.
O tarihte
Abhazya”nın Cumhurbaşkanı olan Viladislav Ardzinba aynı
zamanda Meclis Başkanı olarak da görev yapıyordu. Başbakan
Baja Zarandiva ise Gürcüydü. O da parlamento oturumlarına
katılmıyordu.
22 Temmuz
günü Abhazya Parlamentosu sabah toplantı oturum 11.20”de
Ardzinba”nın konuşmasıyla açıldı:
- Bir
haftadır Gürcü milletvekillerinin gelmeleri için uğraşıyoruz
ama burada bulunmalarını başaramadık. Önce ekonomik konuları
görüşeceğiz, sonra da Gürcistan-Abhazya ilişkilerini
irdeleyen kararlar alacağız.
Devlet ve
Meclis Başkanı bir de uyarı yaptı:
-Günden biraz
ağır. Ama toplantımızı 1.5 saatte bitirmek zorundayız. Çünkü
öğlenden sonra Abhaz-Adıge Festivali”nin kapanışı var. Oraya
da yetişmek durumundayız, sonra da tatile gireceğiz!
Festivale
yetişme baskısıyla yapılacak bir parlamento toplantısında
“çok önemli” hangi kararlar alınabilir ki?
Ama bu
coğrafya Kafkasya ise bütün ölçüler değişir.
İlk konuşmayı
Zurab Achba yaparak uzun bir geçmişle Abhazya-Gürcistan
arasındaki tarihi ilişkileri anlattı. Sonra da Gürcistan ile
yapılabilecek bir anlaşmanın metnini okudu.
Ardından önce
1978 tarihli Anayasa”nın kaldırılıp, yerine 1925 tarihli
Abhazya Anayasası”nın kabul edilmesi oylandı. Oylama
öncesinde bir Rus milletvekili söz alarak endişesini dile
getirdi:
-Bu
Anayasa’nın 1. maddesinde Abhazya Sovyet Sosyalist
Cumhuriyeti”dir deniliyor. Bu Sovyet ve Sosyalist
tanımlamalarını ne yapacağız? Sosyalizme geri mi dönüyoruz?
Ardzinba,
kaygıları çok pratik bir şekilde ortadan kaldıran bilgiyi
aktardı:
-Biz
bağımsızlık için bu anayasa dönüyoruz. Buradaki işlevi
kalmamış unsurları ayıklayıp, temizleyeceğiz.
Saat:
13.40”ta son oylama yapıldı, Abhazya Parlamentosu
bağımsızlık kararını hazır bulunanların oy birliğiyle kabul
etti. Sonra yeni bayrak için oylamaya geçildi. O da kabul
edildi.
O an
parlamento bayram yerine döndü. Herkes birbirine sarılıp
kutluyordu. Birazdan dışardan silah sesleri geldi. Abhazlar
bağımsızlık kararını geleneklerine uygun şekilde havaya ateş
açarak kutluyorlardı.
Peki bu
ayrıntıları nasıl aktarıyorum?
Çünkü o gün
Ahbazya Parlamentosu”nda bulunan tek yabancı gazeteciydim.
Yukarıdaki bilgileri de o gün kullandığım not defterime
bakarak yazıyorum.
Parlamentonun
arka sıralarında Mümtaz Shamba (Öztürk) ve Rauf Bijnao ile
birlikte otururken şunları da notlamışım:
-Abhazya
Cumhuriyeti’nin doğuşu ilan edildi. Ancak bu doğumun
sancıları sonradan çıkacak gibi görünüyor. Çünkü böylesine
önemli bir toplantıda 26 Gürcü milletvekilinin tamamı yer
almadı!
Bu
toplantının ardından Gürcü milletvekillerinin toplu olarak
bulundukları büyük bir köşke gitmiştim. Gasviyani Akaki,
Etteri Astemirova ve Cemal Kamagiri adlı milletvekilleriyle
görüşmüştüm. Bana aynen şöyle demişlerdi:
-Bu karar
Gürcistan’a müdahale hakkı tanımıştır!
Aradan üç
hafta geçmeden Gürcistan Ordusu, Abhazya"ya girdi. Savaş bir
yıl sürdü. Sonra santrançdaki “pata durum” oluştu.
Abhazya”nın bağımsızlığını Rusya dahil hiç kimse tanımadı.
Abhazya’nın
22 Temmuz 1992’de aldığı bağımsızlık kararı aradan 16 yıl
geçtikten sonra Rusya tarafından kabul edildi.
Yani Güney
Osetya’daki gibi Rus askerlerinin işgali vaziyeti Abhazya
için söz konusu değil.
Nazım Alpman
http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1187090394&news_code=1220084984&day=30&month=08&year=2008 |