|
'İstikrar için bağımsızlık'
Türkiye'nin tanımadığı
Abhazya'nın Dışişleri Bakanı,
Türkiye Abhazya'yı resmen
tanımasa da bazı olumlu
adımların atıldığını, ancak
Gürcistan'a askeri desteğin
sürmesinin kendilerini huzursuz
ettiğini söylüyor. Türkiye'nin
karşılıklı gemi seferleri
yapılması girişimlerine olumlu
yanıt vermesini beklediklerini
söyleyen Şamba, Türkiye'nin
Abhaz nüfusunun en yoğun olduğu
ülkelerden biri olduğunu
vurguluyor.
Gürcistan'da 2004 yılında
Amerikan destekli "Kadife
Devrim" ile Mihail
Saakaşvili'nin iktidara
gelmesiyle Rus-Gürcü
ilişkilerindeki gerginlik daha
da arttı. 16 Nisan'da Kosova'nın
bağımsızlığını ilanının ardından
Rusya'nın eski Devlet Başkanı
Vladimir Putin, Abhazya ile
ilişkilerin geliştirilmesi
talimatını verdi. Yıllardır
bağımsızlık mücadelesi veren
Abhazlar, bu durumu bir fırsat
olarak görürken, Gürcüler sınıra
askeri yığınağı
yoğunlaştırdılar. Yakından
bakıldığında Gürcü-Abhaz savaşı
gibi görünen ama aslında
Rus-Amerikan çekişmesi olan
gelişmelerle ilgili olarak,
Kafkas-Abhazya Dayanışma
Komitesi'nin davetiyle
Türkiye'ye gelen Abhazya
Dışişleri Bakanı Sergei
Şamba'yla konuştuk.
-
Abhazya-Gürcistan arasındaki
gerginlikte son durum nedir?
Şamba - Savaşın üzerinden 15 yıl
geçti. Savaş sonrası ağır
ekonomik sorunlar yaşadık.
Ülkenin bir bütçesi bile yoktu.
Hükümet çalışanlarına
emeklerinin karşılığı olarak
ekmek ve gıda yardımı
verebiliyorduk. Ama bugün çok
daha iyi bir noktaya geldik.
Bağımsız bir devlet olarak bütün
demokratik kurumlarımızı
tamamladık. Savaşın bitmesinin
ardından Gürcistan tarafıyla
görüşmeler başladı. 1997 yılında
Abhazya Devlet Başkanı Vladislav
Ardzınba ile Gürcistan Devlet
Başkanı Eduard Şevardnadze
arasında çözüm için anlaşma
taslağı hazırlandı. Ancak
Gürcistan'da değişen yeni
yönetim tansiyonu yükseltti.
Hiçbir anlaşmaya uymadılar.
Kodori bölgesine silah ve asker
sokmaları nedeniyle görüşmeler
sona erdi. Eylülde de sınır
birliklerimize müdahale ettiler.
Pilotsuz casus uçaklar
göndererek Abhazya hava sahasını
ihlal ediyorlar. Bugüne kadar 7
uçak düşürüldü. Son gelişmeler
üzerine New York'ta görev yapan
temsilcilerini görüşmek için
Abhazya'ya gönderdiler. Ancak
yeniden ikili görüşmelerin
başlaması için Kodori bölgesinin
boşaltılması gerek. Yeni bir
anlaşma taslağı üzerinde
çalışıyoruz.
-
Kosova'nın bağımsızlığının
benzer durumdaki diğer ülkeleri
de etkileyebileceği düşünülüyor.
Bu nedenle Avrupa ülkeleri pek
sıcak bakmıyor. Bu durumu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Kosova bu konuda bir başlangıç
oldu tabii ki. Sovyetler'in
dağılmasının ardından birçoğunun
bağımsızlığı tanındı. Kosova da
otonom bir cumhuriyetti. Onların
bağımsızlığı kabul edildiyse
bizimkinin de kabul edilmesi
gerekir. Bizim bağımsızlığımızın
kabul edilmemesi bir çifte
standarttır. Binlerce yıldır
üzerinde bulunduğumuz
topraklarda, bağımsız
devletimizde yaşamak istiyoruz.
-
Küresel politikaların değişmesi
karşısında Rusya'nın Abhazya
politikasının değişebileceği
olasılığı var mı?
Her devletin mutlaka kendi özel
çıkarları var. Bugünkü
koşullarda tek taraflı olarak
Rusya'nın çıkarları yok. Hem
Abhazya'nın hem de Rusya'nın
çıkarları söz konusu. Abhazya 15
senedir bağımsız. Diğer ülkeler
de politikalarını değiştirmek
zorunda kalacaklar. Bölgenin
istikrarının sağlanması için tek
çıkar yol tanıma.
'Seyahat özgürlüğümüz yok!'
-
Geçen hafta Abhazya'yı ziyaret
eden 15 AB ülkesinin
büyükelçilerinin yaklaşımı
nasıldı?
Abhazya-Gürcistan arasındaki
gerginliğin çözümü için AB'den
de birçok ülke devrede. BM
heyeti içinde Fransa, Almanya,
Rusya, İngiltere ve ABD de
sürecin bir parçası oldu. Ayrıca
Romanya ve Bulgaristan'ın AB'ye
kabul edilmesiyle Karadeniz'e
kıyısı olan Abhazya AB'ye komşu
oldu. Bundan sonra Avrupa'nın
bölgeye ilgisi daha da arttı.
-
BM Güvenlik Konseyi'nde son
yapılan görüşmelerin ardından
bölgedeki gergin ortamda bir
değişiklik oldu mu?
Bu toplantılarda Gürcistan
tarafından Abhazya'ya gönderilen
casus uçakların hak ihlali
olduğuna karar verildi. Bu
kararın ardından bölgede
tansiyon biraz daha düştü.
Rusya'nın kararlı adımları ve
askeri gücünü arttırması da bazı
şeylerin önünü kesti.
-
Türkiye'nin Abhazya'ya karşı
tutumunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Resmi olarak tanımasa bile tabii
ki bazı olumlu adımlar oldu.
Özellikle ambargo döneminde
giriş-çıkışlar Türkiye üzerinden
yürüyordu. Türkiye Cumhuriyeti
buna resmen izin vermese de göz
yumuyordu. Ama bizi rahatsız
eden konular da var. Gürcistan'a
askeri desteğin sürmesi bizi
huzursuz ediyor. Çünkü bir
ülkenin destek vermesi, onunla
aynı tarafta olan diğer
ülkelerin de destek vermesi
anlamına geliyor. Bu da
Gürcistan'ın savaşa olan
iştahını arttırıyor.
Son dönemde Gürcistan'ın
tavrının nedenleri de bu. Tüm
bölge ülkelerinin kendi
çıkarlarına uygun projeleri
desteklemelerini isterdik. 21.
yüzyılda halen Abhaz halkının
seyahat özgürlüğü yok. Bu kabul
edilemez bir durum. Türkiye'nin
karşılıklı gemi seferleri
yapılması girişimlerine olumlu
yanıt vermesini bekliyoruz.
-
Türkiye'de yaşayan Abhazlar ve
Çerkezlerin tutumu hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Sürekli ilişki içindeyiz. Bize
sonsuz bir destek var. Dış
politikamızda en önemli
ülkelerden biri Türkiye. Çünkü
Abhaz nüfusunun en fazla olduğu
ülkelerden biri. Bu açıdan
Türkiye'nin de politikalarında
daha uyumlu olmasını bekliyoruz. |