|
|
|
|
|
|
Haber |
|
Abhazya Başkanı: Mümkün değil |
|
04.09.2008
AA |
|
|
Abhazya
Cumhurbaşkanı Sergey Bagapş, Rusya'nın Karadeniz'deki
filosunun Kırım'a alternatif olarak Abhazya'ya
yerleştirilmeyeceğini söyledi.
Bagapş, Kremlin basın merkezinin
düzenlediği geziye katılan Rus ve yabancı gazeteciler için
Abhazya'nın başkenti Sohum'da düzenlediği basın
toplantısında, Abhazya'da Rusya'ya ait yeni askeri üslerin
de kurulmayacağını ifade ederek, ''Rus askeri birlikleri
barış gücü fonksiyonunu yerine getirmeye ve 15 yıldan bu
yana bulundukları askeri üslerde kalmaya devam edecekler.
Ancak Rus askerleri bundan sonra bağımsız Abhazya'nın
müttefiki bir ülke olarak burada barışı koruyacaklar.
Bununla ilgili Rusya Devlet Başkanına bir mektup gönderdim
ve buna olumlu cevap alacağımızı ümit ediyorum'' dedi.
Karadeniz'de bulunan Rus deniz filosunun Abhazya
sahillerinde konuşlandırılmayacağını kaydeden Bagapş,
Kafkaslar'da meydana gelen olayların sorumlularının
Gürcistan'ı silahlandıran ülkeler olduğunu öne sürdü ve bu
ülkeler arasında Türkiye'nin adını da saydı. Bagapş, ''Biz
son yıllarda Gürcistan'a defalarca ateşkese devam etme ve
barış anlaşması imzalamayı teklif ettik. Ancak Gürcistan
yönetimi provokasyon, terör ve savaş üzerine politika kurdu.
Biz Batı ülkelerini ve BM Genel Sekreterini Gürcistan'ın
silahlandırılmasıyla ilgili uyardık. Bu silahların bize
karşı kullanılacağını söyledik. Ancak hiçbir taraftan buna
karşı somut bir adım atılmadı'' diye konuştu.
Bagapş, Kosova'nın bağımsızlığıyla ilgili bir soru üzerine
de, ''Kosova sorununun nasıl çözüleceği konusuna bağlı
kalmadan Abhaz yönetiminin bağımsızlık yolundan
ayrılmayacağını sürekli söylemiştik. Ancak Kosova'nın
bağımsızlığının tanınması Abhazya halkında da bağımsızlık
günümüzün yakın olduğu ümidini doğurmuştu'' dedi.
-''BİRLİKTE YAŞAMAK MÜMKÜN DEĞİL''-
Abhazya'nın Rusya'ya katılmayı düşünüp düşünmediği sorusuna
Bagapş, şu yanıtı verdi:
''Abhazya halkı ülkenin geleceğiyle ilgili sözünü 1999
yılındaki referandumda söyledi. Biz o zaman bağımsızlık
kararı aldık ve geleceğimizi özgür bir devlet olarak kurmak
istediğimizi söyledik. Gürcistan ile bir arada, aynı devlet
içinde yaşamamız bundan sonra hiç mümkün değil. Biz,
dilimizi, halkımızı, kültürümüzü ve geleneklerimizi korumak
için bağımsız ve demokratik bir devlet kurmak istiyoruz.
Abhazya bağımsız bir ülke olarak gelişmek için yeteri kadar
ekonomik kaynaklara sahip bulunuyor. Abhazya'da çok sayıda
doğal zenginlik var. Bizde petrol, doğal gaz var ve bu
zenginliklerimizin amacına uygun şekilde kullanılması için
her şeyi yapacağız.''
Savaşın ve Gürcistan'ın uyguladığı ambargonun ekonomilerine
çok zarar verdiğini belirten Bagapş, ''Rusya'nın bu yılın
mart ayında bu ambargoya uymama kararı alması bize çok
yararlı oldu. Ekonomimizde 2-3 yıl içinde 10 milyar ruble
(408 milyon dolar) yatırım yapılması planlanıyor. Dışarıdan
gelen yatırımlara açığız. Başta turizm sektörü olmak üzere,
tarım inşaat, ulaştırma ve nakliye alanında yapılacak çok iş
var'' dedi.
Bagapş, bir soru üzerine, Türkiye'nin kendilerini tanıması
veya kendilerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC)
tanıması yönünde çok sayıda soruyla karşılaştığını
belirterek, ''Ancak bizim öncelikle kendi bağımsızlığımızla
ilgili sorunları çözmemiz gerekiyor. Şu anda önemli olan
bizi Rusya'nın dışında 2-3 ülkenin daha tanımasıdır. Daha
sonra bu sürecin nasıl devam edeceğine bakacağız. Bizi
tanıyacak olan ülkelere elbette karşılık vereceğiz'' dedi.
Bir ülkenin başka bir ülkeyle ilişkisini kendileri yüzünden
bozmasını istemediklerini kaydeden Bagapş, ''Bizim en yakın
komşumuz olan Türkiye'ye gelince, orada çok sayıda Abhaz ve
Adige yaşadığını biliyoruz. Orada kardeş halklarımızdan olan
çok sayıda Çerkes yaşamakta. Onlar bizim bağımsızlığımızı
destekliyorlar'' diye konuştu.
Bagapş, Karadeniz'deki NATO gemileriyle ilgili bir soru
üzerine de, ''NATO'nun pazılarını göstermek yerine, beyin
jimnastiği yapması'' gerektiğini belirterek, ''Gürcistan'ın
başındaki çılgın (Mihail) Saakaşvili yüzünden kimsenin
üçüncü dünya savaşı çıkaracağına inanmıyorum'' dedi.
-ABHAZYA'DAN NOTLAR-
Abhazya'da ilk dikkati çeken şey yapıların çok eski ve son
derece kötü durumda olması. Abhaz yetkililer, inşaat
malzemesi üretiminin yapılmaması ve dışarıdan malzeme
getirmenin yüksek maliyeti nedeniyle yeni yapıların inşa
edilmediğini, mevcutların da imkanlar çerçevesinde
onarılabildiğini belirtiyor.
Gürcistan'ın uyguladığı ambargonun ekonomilerini çok olumsuz
etkilediğini belirten Abhazlar, Rusya'nın kendilerini
tanımasının ardından bölgeye yatırımcıları çekebilecekleri
ve ürünlerini daha rahat pazarlayabilecekleri umudunu dile
getiriyor.
Başkent Sohum'da 1990'lı yıllarda Gürcistan saldırısı
sırasında önemli hasar gören parlamento binası da ekonomik
sıkıntı nedeniyle onarılamazken, saldırıyı canlı tutmak için
bina temizlenerek müzeye dönüştürülmüş.
Sohum sokaklarından Türk gazetecileri görenler, hemen
bildikleri Türkçe kelimeleri sıralıyor ve Türkiye'de çok
sayıda yakınlarının yaşadığını belirtiyor.
Yalova'da akrabalarının yaşadığını ve kendisinin yakın
zamanda Yalova'da bulunduğunu söyleyen Kostya adlı bir genç,
Türkçe ''Selam Yalova'' dedi.
Nana adındaki bir kadın da babası ve dedesinin Batum'da
yaşadığı için Türkçeyi çok iyi bildiğini ve Türkiye'de çok
sayıda akrabasının bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:
''(Gürcülerin 1991 yılında bombaladığı parlamento binasını
göstererek) Görüyorsunuz bize yaptıklarını. Bağımsız olunca
kendimize güvenimiz arttı. Kimseden korkmuyoruz. Türkiye'de
çok sayıda kardeşimiz yaşıyor. Çok sayıda Abhaz Türkiye'ye
göçtü.''
Abhazlar, Güney Osetyalıların aksine Rusya ile birleşme
konusunda kapıları kapatırken, Rusya'nın yaptıklarına
müteşekkir olduklarını, ancak kesinlikle bağımsızlıktan yana
olduklarını her fırsatta dile getiriyor.
Bağımsızlıklarını en az 12 ülkenin daha tanıması hesaplarını
yapan Abhazlar, özellikle yurt dışında yaşayan Abhazların
dönmesini ve ülke ekonomisine yatırım yapmasını bekliyor.
-GÜNEY OSETYA-
Kremlin'in düzenlediği geziye katılan gazeteciler, Beslan'da
4 yıl önce terörist saldırıda hayatını kaybeden çocukların
gömüldüğü mezarlığı ziyaretten sonra 3 saatlik son derece
yorucu geçen bir seyahatin ardından Güney Osetya'nın
başkenti Tshinval'e ulaşıyor.
Tshinval girişinde, yol kenarında çok sayıda evin yerle bir
edildiği hemen dikkati çekiyor. Bu evlerin Gürcü kökenlilere
ait olduğu ve evlerin Rus askerlerinin bölgeye ulaşmasının
ardından Osetler tarafından bombalanıp yağmalandığı ifade
ediliyor.
Nitekim, Güney Osetya Başkanı Eduard Kokoiti de basın
toplantısında bir gazetecinin söz konusu evlerin Gürcü
kökenlilere ait olup olmadığı yolundaki soru üzerine,
evlerin Gürcü kökenlilere ait olduğunu belirterek,
''Buradaki Gürcü kökenliler saldırı sırasında bizi
sırtımızdan hançerledi. Rus askerlerinin gelmesinin ardından
onlar da saldırgan Gürcü birlikleriyle birlikte buradan
ayrıldılar. Komşularına saldırılanların tekrar buraya
geleceğine inanmıyorum. Gelirlerse güvenliklerini 24 saat
boyunca koruyabileceğimiz garantisi veremem. Ancak olaylara
bulaşmamış olan Gürcü kökenliler dönebilirler ve onların
güvenliğinin güvencesi de benim'' dedi.
Gürcistan'ın bölgeye saldırısının ardından gazeteciler yerle
bir edilmiş bir kent beklerken, Tshinval'de belirli
bölgelerin saldırılardan zarar gördüğü dikkati çekiyor.
Gürcü birliklerinin kentteki ilk hedefi başkanlık ve
parlamento binası olmuş. Nitekim Güreş dalında Gürcistan
şampiyonluğu unvanı bulunan ve 1991-1992 yılındaki Gürcü-Oset
çatışmasında Oset birliklerin liderliğini yapan Kokoiti de
basın mensuplarına bombalanan parlamento binası önünde
açıklama yaptı.
Rus ordusunun Gürcistan'dan gelen takviye birliklerinin
büyük bölümü Güney Osetya içlerine yerleşirken,
gazetecilerin Gürcü güçleri tarafından bombalandığı
belirtilen bir bölgedeki gezisi sırasında da Rus savaş
helikopterlerinin devriye uçuşu dikkati çekiyor.
Toplam nüfusu 70 bin olan ve dağlık bir coğrafyaya sahip
olan Güney Osetya, Gürcü saldırısından Rusya'nın yardımıyla
kurtulurken, aynı korkuyu tekrar yaşamamak için
bağımsızlıktan ziyade Rusya ile birleşmeye öncelik veriyor.
Kokoiti de Rusya sınırlarındaki Kuzey Osetya ile aralarında
en küçük bir fark olmadığını ve Rusya'ya katılmalarının
gündemlerinde olduğunu ifade ediyor.
-YUNANLI DOKTOR-
Çatışmaların patlamasının ardından bölgeye giden
uluslararası bir kuruluşta görevli Yunanlı doktor da kentte
çok büyük bir çatışma yaşanmadığını söyledi.
Yunanlı doktor, birkaç gündür Tshinval'e olduğunu ve kentin
çok acil tıbbi malzemeye ihtiyacı bulunduğunu belirterek,
''Buradaki tek hastaneyi gördük. Bu hastanenin durumu
önceden de çok kötüymüş, ancak Gürcü güçlerinin saldırısı
sırasında bombalanınca kötünün de kötüsü olmuş'' dedi.
Tshinval'i bulundukları süre çerçevesinde gezdiklerini ve
kentte çok büyük bir çatışma yaşanmadığını belirten Yunanlı
doktor, ''Çok büyük bir çatışma yaşanmamış, ancak Rus
askerleri gelmese bugün buradan mutlaka katliam haberleri
alıyor olurduk. Çünkü gördüğüm, hem Gürcüler, hem Osetler
birbirlerinden son derece nefret ediyorlar. Bu nefreti
gördükten sonra bizim (Türkiye-Yunanistan) ilişkimizin aşk
ilişkisi olduğuna inanıyorum. Evet sizinle bazı siyasi
sorunlarımız vara, ama bunlarınkinin yanında bizimkisi aşk
ilişkisi'' dedi.
Tshival merkezinde ''Osetya'nın Özgürlüğü, Rusya'nın
Zaferi'' şeklinde pankartlar görülüyor. Yabancı konuklar
için bölgeye getirildiği anlaşılan çocuk korosu da kentin
ana meydanında yüksek sesli hoparlörler eşliğinde zafer
şarkıları söylüyor.
Rus askerlerinin bölgedeki askeri yığınağı devam ederken,
Moskova önceliği ulaşımın son derece zor olduğu Tshinval'e
bir havaalanı inşa etmeye vermiş durumda.
Gürcistan'ın saldırısı sonucunda şu ana kadar ortaya çıkan
sonuç, ayrılıkçı bölgelerinde tekrar otoritesini tesis etmek
isteyen Tiflis'in, otoritesini sağlayamadığı gibi, Abhazya
ile aralarındaki en büyük anlaşmazlığı oluşturan Kodor
Vadisi'ni ve Güney Osetya sınırında önemli bir alanı
kaybettiği yönünde.
Bu bölgelerle 1991-1992 yılında yaşanan çatışmalar sonucu
ortaya çıkan ve durumları hala çözülemeyen Gürcü mültecilere
özellikle Güney Osetya'dan binlerce mülteci katıldı.
Tiflis'in bu bölgeleri toprak bütünlüğü içinde tutmasının
neredeyse imkansız hale geldiği yorumları yapılırken,
önümüzdeki aylarda bu bölgeleri Rusya dışındaki ülkelerin de
tanıması halinde, Gürcistan'ın iç sorunlarının daha da
artacağı tahmin ediliyor. |
|
|
| |
|
BU KATEGORİNİN TÜM
HABERLERİ |
|
|
|
.. |
|
... |