Rusya
Parlamentosu'nun alt kanadı konumundaki
Duma'nın dünkü toplantısında, tek
taraflı bağımsızlıklarını ilan eden
Güney Osetya, Abhazya ve
Pridnestrovye'de Rusya'nın siyasi
temsilciliklerinin açılmasının karara
bağlanması, siyasi çevrelerde yeni
tartışmalara neden oldu.
Güney Osetya, Abhazya ve Rusya'nın önde
gelen siyaset uzmanlarının katılımıyla
RİAN Haber Ajansı'nda düzenlenen açık
oturumda, Rusya'nın Bağımsız Devletler
Topluluğu (BDT) ülkelerindeki sorunlu
bölgelerin bağımsızlığının tanınması
konusu tartışıldı. Toplantının açılış
konuşmasını yapan Güney Osetya
Cumhuriyeti'nin Rusya Temsilciliği
Başkanı Dmitriy Medoev, Duma tarafından
alınan kararı olumlu bir gelişme olarak
değerlendirirken, "Hedef,
bağımsızlığımızın tam olarak
tanınmasıdır" dedi.
Güney Osetya'nın sözde bağımsızlık
değil, gerçek bağımsızlık istediğini
vurgulayan Medoev, "Başlıca amacımız
Güney Osetya'da kalıcı barışın
sağlanması, ekonomik kalkınma, Rusya ile
ilişkilerin geliştirilmesi ve
Gürcistan'ın tehditlerinin son
bulmasıdır" diye konuştu. Medoev, Güney
Osetya'nın bu hedefler doğrultusunda
sonuna kadar mücadele edeceğini
sözlerine ekledi. Abhazya
Parlamentosu'nun Dış İlişkiler Komisyonu
Başkanı Guram Gumba da, Duma'nın aldığı
kararın Abazya'daki duruma olumlu
yansıyacağını belirtirken, "Rusya'nın
Abhazya için kullandığı 'Tanınmayan
Cumhuriyetler' statüsünü 'Bekleyen
Statüler' olarak değiştirmesi ise bizi
fazla tatmin etmiyor. Abhazya,
bağımsızlığının tam olarak tanınmasını
istiyor. Diğer statüler ise Abhazya'nın
ulusal güvenliğini garanti etmiyor ve
ekonomik kalkınmamıza da elverişli
değil" dedi. Rusya'yı Abhazya'nın ulusal
güvenliğinin garantörü olarak
gördüklerini ve ümitlerinin hep Rusya
olduğunu vurgulayan Gumba, "Rusya ile
ilişkilerimizin daha da geliştirilmesine
yönelik atılan her adım, Abhaz halkı
tarafından memnuniyetle karşılanıyor.
Gürcistan tarafıyla ise barış yolları
artık kesin olarak kapanmıştır" diye
konuştu.
Rusya Kafkas Enstitüsü uzmanlarından
Sergey Arutyunov da, Rusya'nın Abhazya
ve Güney Osetya'yı tanımaktan başka bir
seçeneği bulunmadığını belirtti.
Arutyunov, "Kosova olayında oluğu gibi
tüm bu gelişmelerden ABD sorumludur.
Zira ABD Rusya'ya kaşı bir savaş
başlatmıştır ki, Rusya ister istemez
bazı önlemler almak zorundadır. Abhazya
ve Güney Osetya sorunu Rusya ile
Gürcistan arasında veya Gürcü-Abhaz
halkları arasındaki bir sorun değildir.
Bu sorun ABD ile Rusya arasındaki bir
sorundur" dedi. ABD'nin nihai amacının
Rusya'yı parçalamak ve doğal
zenginliklerini ele geçirmek olduğunu
iddia eden Arutyunov, bu hedefe ulaşmak
için ABD'nin etnik çatışmaları
kışkırtma politikası izlediğini ifade
etti. Rusya Politik ve Askeri Analizler
Enstitüsü Uluslararası Sorunlar Bölümü
Başkanı Sergey Markedonov ise Abhazya,
Güney Osetya ve Pridnestrovye
sorunlarından bahsedilirken, Dağlık
Karabağ'ın da unutulmaması gerektiğini
belirtti. Markedonov, "Dağlık Karabağ'ın
da durumu aynen Abhazya ve Güney
Osetya'nınki gibidir.
Duma toplantısında Dağlık Karabağ'ın
gündeme getirilmemesinin nedeni ise
Rusya'nın Azerbaycan'ı küstürmek
istemeyişinden kaynaklanıyor. Bu gibi
sorunlardan dolayı hep ABD veya Rusya
suçlanıyor. Bence başlıca sorun
bölgedeki halkların birbirlerini
çekemeyişinden kaynaklanıyor. Hiçbir
taraf taviz vermeyi düşünmüyor. Bunda
Kafkas halklarının geleneksel düşünce
tarzı da çok önemli bir etkendir" diye
konuştu. Rusya'nın Abhazya ve Güney
Osetya'nın bağımsızlığını tanımasından
ziyade, bu ülkelerdeki insanların hayat
şartlarının nasıl daha iyileştirilmesi
yollarını düşünmesi gerektiğini belirten
Markedonov, özerk bölgelerle ilgili
sorunların insan faktörü esas alınarak
çözülmesinden yana olduğunu da sözlerine
ekledi.
(Haber: İHA)