|
Diasporadaki
milyonlarca Kafkas kökenli insan büyük bir heyecan içinde.
Bu heyecanın en yoğun yaşandığı yerlerden biri de Türkiye.
Kafkaslardaki gelen kısmı barış ortamı bile Türkiye'de
yaşayan binlerce Çerkes'i ve Abhaz'ı yollara düşürmeye
yetti. Onlar vatanlarından yani Türkiye'den anavatanlarına
gidebilmem coşkusunu yaşıyor.
Hazırlayan: Aykut Aykanat
Onların yolculuğu tam 143 yıl önce başladı. Rusya'nın
Kafkaslara hakim olma isteği milyonlarca Kafkas kökenli
insanları vatanlarından söktü aldı. Ama bugünlerde birçoğu
yeniden atalarının sahip oldukları topraklara gidebilmenin
mutluluğunu içinde. Kafkaslardaki politik ortamın kısmen
düzelmesi ve özerk cumhuriyetlerin kurulması Türkiye'de
yaşayan Çerkesleri de harekete geçirmiş durumda. Türkiye'den
çeşitli yollarla Kuzey Kafkasya'ya ( Adıgey Cumhuriyeti,
Kabardey-Balkar Cumhuriyeti, Abhazya Cumhuriyeti) giden
Çerkeslerin sayısı 6.500'ün kişinin üzerinde. Dedelerinin
sürgün edildiği cumhuriyetlerine dönerek orada yaşamını
sürdüren aile sayısı ise 1500'ü geçiyor. Kültürlerini
yaşatma konusunda her zaman hassas olan Çerkesler, Türkiye
ve Kafkaslardaki politik havanın değişmesi, demokratik
açılımlarının zenginleşmesiyle âdete kültürel bir ayaklanma
yaşıyorlar. Bir taraftan Kafkasya'dan gelen dil bilimciler,
Kafkas Vakıfları'nda dil kursu verecek eğitmenleri
yetiştirirken diğer taraftan onlarca genç Çerkesler, Adıgey
Cumhuriyeti ve Kabardey-Balkar Cumhuriyetlerine giderek
üniversite eğitimlerini bir zamanlar sürüldükleri
topraklarda yapıyor. Kültürel geziler de cabası.
Kafkasya'dan Türkiye'de, Türkiye'den Kafkaslardaki
cumhuriyetlere giden dans ve tiyatro toplulukları hiç eksik
olmuyor. Tüm bu gelişmeler Türkiye'de yaşayan Çerkeslerin
kültürlerini unutma korkularını da alıp götürüyor. İşte
onların hikayesi:
Çerkesler
kültür ayaklanması başlattı
Kafkaslar’daki politik havanın değişmesi Türkiye’de yaşayan
Çerkesler’i de hareketlendirdi. Çerkesler köklerinin olduğu
topraklara geziler düzenliyor, dil kursları ve halk dansları
şenliklerinde buluşuyor.
143 yıl önce Rusya’nın yayılmacı politikası nedeniyle
Kafkaslar’dan kopan Çerkesler, şimdi kökleriyle yeniden bağ
kuruyor. Türkiye’deki Çerkesler arasında eğitimini bir
zamanlar sürüldükleri topraklarda yapanlar da var, dil
kurslarında Çerkesçe öğrenmeye başlayanlar da... Kültürel
gezilerde de artış yaşanıyor.
Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Cihan Candemir, bu
yeni dönemin kendileri için büyük önem taşıdığını söylüyor.
Ayrıca Türkiye’deki Çerkes vakıfları, hem Çerkes Ethem’i
hain damgasından kurtarmak hem de Ürdün’deki cenazesini
Türkiye’ye getirmek için çalışıyor.
Çerkesler’in Kafkasya yolculuğu
ONLARIN yolculuğu tam 143 yıl önce başladı. Rusya’nın
Kafkaslara hakim olma isteği milyonlarca Kafkas kökenli
kişiyi vatanlarından söktü aldı. Ama bugünlerde birçoğu
atalarının sahip oldukları topraklara yeniden gidebilmenin
mutluluğu içinde. Kafkaslar’daki politik ortamın kısmen
düzelmesi ve özerk cumhuriyetlerin kurulması Türkiye’de
yaşayan Çerkesler’i de harekete geçirdi. Türkiye’den çeşitli
yollarla Kuzey Kafkasya’ya (Adıgey Cumhuriyeti, Kabardey-Balkar
Cumhuriyeti, Abhazya Cumhuriyeti) giden Çerkesler’in sayısı
bir yılda 6 bin 500’e ulaştı.
DİL KURSLARI AÇILIYOR
Dedelerinin sürgün edildiği cumhuriyetlerine dönerek orada
yaşamını sürdüren ailelerin sayısı bin 500’ü geçiyor.
Kültürlerini yaşatma konusunda her zaman hassas olan
Çerkesler, Türkiye ve Kafkaslar’daki politik havanın
değişmesi, demokratik açılımlarının zenginleşmesiyle adeta
kültürel bir ayaklanma yaşıyor. Bir taraftan Kafkasya’dan
gelen dil bilimciler, Kafkas Vakıfları’nda dil kursu verecek
eğitmenleri yetiştirirken diğer taraftan onlarca genç, Kuzey
Kafkasya’ya giderek üniversite eğitimlerini bir zamanlar
sürüldükleri topraklarda yapıyor. Kültürel geziler de
cabası. Tüm bu gelişmeler Türkiye’de yaşayan Çerkesler’in
kültürlerini unutma korkularını da alıp götürüyor.
Esenler’deki Uzunyayla Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Çerkesler’in mutluluğunun gözlemlemek için en uygun
yerlerden biri. Derneğin kapısından içeri girer girmez
değişen hava hissediliyor. Bir odada Çerkes dansı yapan
gençler, diğer odada ise vakfın faaliyetleri değerlendiren
üyeler. Ama bir yer var ki herkes pür dikkat karatahtaya
bakıyor. Genç ve orta yaş Çerkesler ana dillerini öğrenmek
için karatahtadaki hocayı izliyor. Kiminle konuşsanız en
büyük hayalinin Kafkasya’ya gitmek ve anadillerinde konuşmak
olduğunu söylüyor.
GENÇLER THAMEDE ETRAFINDA
Dernekten ayrılmadan Çerkesler için çok büyük bir değeri
olan Koşi sülalesinden Bünyamin Koşar adlı thamedenin
konuşmasını dinlemek istiyoruz. Thamede, Çerkesler’de
büyüklere verilen ad. Thamedeler örf ve ananelerin gençlere
öğretilmesinde önemli bir rol oynuyor. Bünyamin Koşar o gün
de etrafında toplanan gençlere neler yapması gerektiğini
anlatıyor.
Gençler ise sessizce Koşar’ı dinliyor ve onun nasihatlerine
uyacaklarını vurgularcasına başlarını sallıyor. Koşar, sık
sık gençlere toplum içinde örnek bir birey olmalarını
söylüyor. Dernekten ayrılırken duvardaki fotoğraflar
dikkatimizi çekiyor. Sık sık düzenlenen organizasyonlarla
Türkiye’den Kafkasya’ya gidenlerin, orada yaşayan
akrabalarıyla çekilmiş fotoğraflar bunlar. Yüzlerdeki
ifadeyi anlatmak zor. Uzun bir uğraştan sonra hayran
oldukları sanatçıyla birlikte poz veriyormuşçasına heyecanlı
ve mutlu yüzleri...
TÜRKİYE VAZGEÇİLMEZDİR
Türkiye’deki Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Cihan
Candemir, Türkiye’de geçmiş yıllarda yaşanan antidemokratik
baskıcı dönemleri ve bunların yarattığı acı sonuçları
unutmadıklarını söylüyor. Candemir, son yıllardaki
değişimlerin Çerkeslerin de kendilerini kimlikleri ile ifade
etme noktasında rahatlattığını vurguluyor. Özellikle
Kafkasya’yı görenlerin kaybetmekte oldukları dillerini ve
kültürlerini daha bir sahiplendiğinin belirten Candemir,
Türk vatandaşlığının da kendileri için ne kadar önemli
olduğunu söylemeden geçmiyor: ‘Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlığı birincil olarak bizim için vazgeçilmez. Bugünkü
modern Türkiye’nin kurulmasında şehit ve gazi vermemiş
hiçbir aile yok. Dolayısıyla birlikte kurduğumuz Türkiye’nin
laik, demokratik bölünmez yapısının korunması çok önemli.’
143 yıl önce zorla topraklarından sökülen Çerkesler, bugün
yaşadıkları yerlerde kültürlerini korumaya çalışıyor. Onlar
için vatan yaşadıkları yer kadar koparıldıkları topraklar
da. Türkiye’deki Çerkesler de bunun farkında. Kesin olan bir
şey varsa o da Anadolu’nun gelecek günlerde Kafkaslar’a daha
da yakın olacağı.
GENÇLER KÜLTÜRLERİNİ ÖĞRENMEK İSTİYOR
ÇERKES gençlerin hepsi büyük bir heyecan içinde. Bunun en
büyük nedeni anavatanlarını görecek olmaları. Gençler
birbirleriyle mesajlaştıkları msn’lerinin kişisel
iletilerine bile ‘Bu yıl anavatana gidiyoruz’ yazarak
mutluluklarını birbirleriyle paylaşıyor. En büyük
sıkıntıları aralarında ise Çerkesçe bilmeyenler yaşıyor. Her
ne kadar Kafkas Vakıfları, dil kursları açarak bu eksikliği
gidermek istese de binlerce genç kursları takip edemiyor.
Genç Çerkesler’in en büyük amacı dilleri Çerkesya’da
öğrenmek. Bunun için çoğu ilk aşamada orada bir hafta
kalmalarına imkán sağlayacak 600 doları biriktirmenin
peşinde. Hatice Kalkan ve Mutlu Akyel de Çerkesya’ya gitmek
için sabırsızlanan gençler. Esenler’deki Uzunyayla Kafkas
Kültür ve Yardımlaşma Derneği’ndeki etkinliklere katılan
gençler vakfın dans topluluğunun da en iyilerinden. Hem
Hatice Kalkan hem de Mutlu Akyel diğer birçok Çerkes genci
gibi ‘Çerkes Düğünü’ adı verilen eğlencelerde bir araya
geliyorlar.
‘ÇERKES ETHEM’İN MEZARI BANDIRMA’YA GETİRİLSİN’
KAMPANYASI
Türkİye’dekİ Çerkesler için belki de en önemli konulardan
biri de Çerkes Ethem’le ilgili yapılan tartışmalar. Bir
ihanet ithamı olan ‘Çerkes Ethem imgesi’ 7’den 70’e
Çerkesler’in hepsine sıkıntı veriyor. ‘Hain Çerkes’
algılamasıyla başa çıkmak için birçok şey yapılsa da gelinen
noktada sorunlar aşılmış değil. Çerkes Vakıfları bu konudaki
politik hassasiyetlerden dolayı çoğu zaman sussalar da
kişisel girişimde bulunan ona sahip çıkma noktasında sesini
yükseltenler de yok değil. Bunlardan belki de en önemlisi
Türkiye’deki Çerkesler’in en çok ziyaret ettikleri internet
sitesi www.uzunyayla.com’un sahibi Oğuz Berk.
İMZALARI TBMM’YE SUNACAKLAR
Berk, bu sitede Çerkes Ethem için iade-i itibar kampanyası
bile başlattı. Şu ana kadar 5 bin kişinin katıldığı
kampanyayla Çerkes Ethem’in Ürdün’de bulunan cenazesinin
Türkiye’ye getirilmesi ve memleketi Balıkesir’in Bandırma
ilçesine defnedilmesi amaçlanıyor. Türkiye sınırları içinde
yaşayan hiç kimsenin Çerkes Ethem’in mücadelesinin Çerkeslik
etnik temeli üzerine olduğunu söyleyemeyeceğine vurgu yapan
Berk, yakında bu imzaları TBMM’ye sunacak.
DAMGALAMAYIN
Oğuz Berk, ‘Adnan Menderes’i idam edenler özür diledi ve
anıt mezarını yaptırdı. Ethem Bey’in bu ülkenin
kuruluşundaki emekleri, Adnan Menderes ve pek çok kişiden
kat be kat fazla. TBMM’nin alacağı kararla Çerkes Ethem’in
mezarının Türkiye’ye getirilmesi zihinlerdeki algılamayı
silmek için çok önemli. Yoksa ailesi de izin almadan
cenazesini Türkiye’ye getirebilir. Biz kemik toplayıcısı
değiliz. Önemli olan ona vurulan damgaların ne kadar yanlış
olduğunu göstermek’ diyor.
|