|
Güney
Osetya, 1990 yılında Gürcistan’dan tek taraflı olarak
bağımsızlığını ilan etmişti. 5-6 Ocak 1991 tarihinde Gürcü
birliklerinin Güney Osetya’nın başkenti Tskinvali’ye
girmesiyle çatışmalar başlamış ve 14 Temmuz 1992’de Rus,
Gürcü, Kuzey ve Güney Osetlerden oluşan 4000 kişilik Barış
Gücü birlikleri bölgede konuşlandırılarak ateşkes
sağlanmıştı. Ateşkesin denetlenmesi için taraflar arasında
Rusya Federasyonu’nun da katılımıyla Ortak Kontrol Komisyonu
kurulmuştu. Gürcistan’ın talebi üzerine Aralık 1992’de
bölgeye bir AGİT misyonu da gönderilmişti. 8 Nisan 2001
tarihinde Güney Osetya'da düzenlenen halkoylamasıyla yeni
Anayasa kabul edilmiş, Rusça, Osetçe'nin yanı sıra resmi dil
olarak kabul edilmişti.
Gürcistan
Devlet Başkanı Mikheil Saakaşvili göreve geldikten sonra
ise, ülkenin toprak bütünlüğünün sağlanmasını temel
hedeflerinden biri olarak belirlemişti. Haziran 2004’de
Osetya ile Yeniden Uzlaşma Planı’nı açıklamış ve bölgeye
yönelik ekonomik projelere ağırlık verilmesi yolunda bir
karar almıştı.
1993 ve
2001 yıllarında düzenlenen iki ayrı halk oylaması sonucunda
Gürcistan’dan bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya’da, 12
Kasım 2006 tarihinde devlet başkanlığı seçimleri ve
bağımsızlık referandumu düzenlenmişti. Eduard Kokoiti
oyların yüzde 98,1’ini alarak yeniden Güney Osetya Devlet
Başkanı seçilmişti. Bağımsızlık referandumunda ise yüzde
99,88 oranında ‘evet oyu’ kullanılmıştı. Bu seçimlere
paralel olarak, Tiflis tarafından desteklenen diğer
seçimlerde ise Sanakoev devlet başkanlığına seçilmişti.
Saakaşvili, 19 Mart 2007 tarihinde bölgeye giderek Sanakoev
ile görüşmüş ve bu görüşmenin ardından Güney Osetya’da bir
idari birim kurulması yönünde talimat vermişti. Bu çerçevede
hazırlanan bir yasa taslağı Gürcistan parlamentosuna
sevkedilmişti. Tasarı çerçevesinde, Kokoiti ve Sanakoev’in
bölgenin özerk statüsü üzerinde çalışacak geçici bir idari
yapı kurmaları, geçici idareye içişleri, maliye, ekonomi,
bilim ve eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik, kültür, tarım,
adalet ve çevre alanlarında bakan yardımcıları ataması
imkanının verilmesi, ayrıca rehabilitasyon projelerinin
uygulanması ve bölgenin kalkınması için özel bir mali
paketin hazırlanması öngörülmüştü. Gürcistan yönetimi bu
çerçevede, Güney Osetya’da geçici bir idari birim
kurulmasına yönelik çalışmalarını hızlandırmış, bölgedeki
“alternatif hükümet” ile doğrudan görüşmelere başlamış,
görüşmelerde kurulacak idari birimin “Güney Osetya” olarak
adlandırılması konusunda “alternatif hükümet” ile anlaşmaya
varmıştı. Gürcistan, ayrıca Kokoiti yönetimine bu
görüşmelere dahil olma çağrısında bulunmuştu. Güney
Osetya’da kurulacak idari birime ilişkin yasa tasarısının
Gürcistan Parlamentosu’nda 8 Mayıs 2007 tarihinde
onaylanmasını takiben, Sanakoev, 10 Mayıs’ta Devlet Başkanı
Saakaşvili tarafından anılan idari birimin başına
getirilmişti.
17 Şubat
2008 tarihinde Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinin
ardından ise Güney Osetya Parlamentosu, bağımsızlığının
tanınması için 3 Mart 2008 tarihinde Rusya Federasyonu,
Bağımsız Devletler Topluluğu, BM ve AB'ye çağrıda
bulunmuştu. Güney Osetya parlamentosu kabul ettiği kararda
Kosova'nın ikna edici bir örnek olduğunu belirterek, Kosova
örneği ile 'egemen devletlerin toprak bütünlüğü' argümanının
önceliğini yitirdiğini savunmuştu.
Gürcistan’a 2-4 Nisan 2008 tarihinde Bükreş’te yapılan NATO
Bükreş Zirvesi’nde NATO kapılarının açılmaması ise Gürcü
halkında büyük bir hayal kırıklığına neden olmuştu.
Gürcistan’ın Avrupa-Atlantik dünyası ile bütünleşmesinin
(NATO ve AB üyeliği) önündeki en büyük engel olarak halen,
fiilen (de facto) Gürcistan’dan bağımsız olan Abhazya
ve Güney Osetya bulunuyor. Bu nedenle, Gürcistan’ın genç ve
hırslı Devlet Başkanı Saakaşvili, iktidarını güçlendirmek ve
Abhazya ve Güney Osetya’yı yeniden Gürcistan’ın bir parçası
haline getirerek NATO ile AB kapılarını açabilmek için bu
iki bölgeye karşı güç kullanabilir.
Ancak, Saakaşvili’yi Abhazya ve Güney Osetya’ya karşı güç
kullanmaya yönelten asıl güç Kremlin de olabilir. Çünkü,
Gürcistan’da hem Saakaşvili iktidarı ve hem de muhalefet,
Avrupa-Atlantik dünyası ile bütünleşmekten yana. Güney
Kafkasya’da ne savaşı ne de barışı arzulayan Kremlin,
Gürcistan’ın bir savaşta ağır yenilgi almasının ardından
Tiflis’teki siyasi yapının Rusya Federasyonu yanlısı bir
temelde yeniden oluşturulabileceğini düşünüyor olabilir.
Gürcistan-Abhazya-Güney Osetya diyalogunun askıya alınması
taraflar arasında gerilimin yükselmesine neden olmaya devam
ediyor. Güneybatı Kafkasya’da sürdürülebilir barışın
sağlanması ve uyuşmazlıkların önlenebilmesi için ilk önce
tansiyonun kontrollü biçimde düşürülmesi gerekiyor. Aksi
halde Saakaşvili, Abhazya ve Güney Osetya sorunlarını
Medvedev ile baş başa çözmek zorunda kalabilir. |