|

Gürcistan silahlı kuvvetlerinin, Gürcistan’dan tek taraflı
olarak bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya’ya 8 Ağustos
Cuma sabaha karşı girmesiyle başlayan savaş sürüyor.
Bölgesel ve küresel dengeleri ilgilendiren bu savaşa
kaynaklık sorunun yerel boyutunun bilinmesi de oldukça
önemlidir.
Kafkasya sıradağlarının güneyinde bulunan Güney Osetya,
3.990 km²’lik yüzölçümü olan, küçük ve dağlık bir coğrafyaya
sahiptir. Nüfusu yaklaşık 70 bindir bunun yaklaşık olarak 50
bini Oset, 15 bini Gürcü, 5 bini ise çeşitli Sovyet
halklarından insanlardır. Kuzey Osetya’da yaklaşık 500 bin
Oset bulunmaktadır. Rusya Federasyonu, Kuzey Kafkasya ve
Oset diasporası ile birlikte ise dünyadaki toplam Oset
nüfusu 800 bini bulmaktadır. Osetler iki dinli bir halktır.
Çarlık Rusya’sının Kuzey Kafkasya’yı ele geçirmesinin
ardından, 1864 yılında ve 1877-78 Osmanlı-Çarlık Rusya’sı
savaşından hemen sonra, Müslüman kökenli Osetlerin büyük
çoğunluğu Ruslar tarafından Anadolu’ya zorunlu göçe
zorlanmıştır. Anadolu’ya gelen Osetlerin büyük bölümü
günümüzde Ankara ve İstanbul’da yaşamaktadır. Ancak 130
yıldır Anadolu’da yaşamalarına rağmen Osetlerin varlığı
Türkiye’de pek bilinmemektedir. Türkiye’de Orta ve Doğu
Anadolu’da 24 Oset köyü bulunmaktadır. Türkiyeli Osetler göç
hikâyelerine ve sonraki tarihi olaylara bağlı olarak Kars
(Sarıkamış)-Erzurum, Sivas-Tokat-Yozgat ve Muş-Bitlis olmak
üzere üç gruba ayrılıyorlar.
Günümüzde, Güney Osetya’da yaşayan nüfuslarının yaklaşık
yüzde 95’i Ortodoks Hıristiyan ve yüzde 5’i Müslümandır.
Bölgenin başkenti Tskhinvali’dir (Türkçede “Tsinvali”
okunur). Diğer yerleşim birimleri Java, Leningori ve
Znauri’dir.
Osetler, Alan ırkından geldiklerini iddia ederler ve
kendilerine bu adı verirler. Bu nedenle, Kasım 1994’de,
Güney Osetya’nın hemen üzerinde bulunan Kuzey Osetya’nın
adına 'Alanya' terimi de eklenerek resmi adı “Kuzey Osetya
Cumhuriyeti-Alanya” olmuştur. Kafkas halkları Osetlere “Kuşha”,
“Os”, “Yas” ve “Asetin” gibi değişik isimler de vermiştir.
Güney Osetyalılar, Kuzey Osetyalılar tarafından “Kudar”
olarak adlandırılmıştır.
Kuzey Osetya’daki Osetler ise kendilerini “İron” ve “Digor”
diye adlandıran iki gruba ayrılmaktadır. Oset nüfusunun
büyük çoğunluğunu, lehçeleri edebiyat dili için temel alınan
İronlar oluşturmaktadır. Azınlıktaki Digorlar (veya
Digoronlar) ülkenin batısında yaşamaktadır. Güney Osetler
ise İron lehçesinin farklı ağızlarını konuşan birkaç gruba
ayrılmaktadır.
Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde 10 Kasım 1989
tarihinde Gürcistan’a bağlı Güney Osetya Özerk Bölgesi’nin
Halk Temsilciler Meclisi, bölgesel özerkliğin “özerk
cumhuriyete” çevrilmesi talebiyle Gürcistan Sovyet Sosyalist
Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti’ne başvurmuştur. Ancak, söz
konusu başvuru 16 Kasım 1989 tarihinde yapılan toplantı ile
reddedilmiş ve 23 Kasım 1989 tarihinde Gürcü birlikleri
Güney Osetya’nın başkenti Tshinvali’ye saldırıp kuşatma
altına almışlardır. Gürcistan’ın bağımsızlığını ilan
etmesiyle birlikte, Gürcistan Parlamentosu 11 Aralık 1990
tarihindeki oturumunda Güney Osetya Özerk Bölgesini lağveden
bir kanunu kabul etmiştir. 5-6 Ocak 1991 tarihinde
Gürcistan’ın ilk Devlet Başkanı Gamsakhurdia yanlısı Gürcü
birliklerinin Güney Osetya’nın başkenti Tskinvali’ye
girmesiyle çatışmalar başlamıştır. Güney Osetya Temsilciler
Meclisi 4 Mayıs 1991 tarihinde toplanarak Gürcistan’dan
ayrıldığını ilan etmiş ve Rusya Federasyonu sınırları içinde
kalan Kuzey Osetya Federe Cumhuriyeti ile birleşmek
istediğini açıklamıştır. 6 Ocak 1992 tarihinde Gürcistan’da
gerçekleşen askeri darbe ve sonrasında işbaşına gelen yeni
yönetim de Güney Osetya’ya tekrar girmeye çalışmıştır. Güney
Osetya’da 19 Ocak 1992 tarihinde yapılan birleşme ve
bağımsız devlet kurma konusundaki referandumda yüzde 99
oranında olumlu oy çıkmasıyla birlikte çatışmalar yeniden
başlamıştır. Ancak, 14 Temmuz 1992 tarihinde Rus, Gürcü,
Kuzey ve Güney Osetlerden oluşan 4000 kişilik barış gücü
birlikleri bölgeye girerek ateşkesi sağlamıştır. 5-6 Ocak
1991 tarihinde Gürcü birliklerinin ateşkesin denetlenmesi
için taraflar arasında Rusya Federasyonu’nun da katılımıyla
“Ortak Kontrol Komisyonu” kurulmuştur. Gürcistan’ın talebi
üzerine Aralık 1992’de bölgeye bir AGİT misyonu da
gönderilmiştir. 8 Nisan 2001 tarihinde Güney Osetya'da
düzenlenen halkoylamasıyla yeni anayasa kabul edilmiş,
Rusça, Osetçe'nin yanı sıra resmi dil olarak kabul
edilmiştir.
Gürcistan Devlet Başkanı Mikheil Saakaşvili göreve geldikten
sonra ülkenin toprak bütünlüğünün tesisini temel
hedeflerinden biri olarak belirlemiştir. Haziran 2004’de
“Osetya ile Yeniden Uzlaşma Planı”nı açıklamış ve bölgeye
yönelik ekonomik projelere ağırlık verilmesi yolunda bir
karar almıştır.
Güney Osetya, 1993 ve 2001 yıllarında düzenlenen iki ayrı
halk oylaması sonucunda Gürcistan’dan bağımsızlığını ilan
etmiştir. 12 Kasım 2006 tarihinde Güney Osetya’da devlet
başkanlığı seçimleri ve bağımsızlık referandumu
düzenlenmiştir. Eduard Kokoiti oyların yüzde 98,1’ini alarak
yeniden Güney Osetya “Devlet Başkanı” seçilmiştir.
Bağımsızlık referandumunda ise yüzde 99,88 oranında “evet
oyu” kullanılmıştır. Sözkonusu seçimlere paralel olarak,
Tiflis tarafından desteklenen seçimlerde ise Sanakoev “Güney
Osetya Devlet Başkanı” seçilmiştir. Saakaşvili, 19 Mart 2007
tarihinde bölgeye giderek Sanakoev ile görüşmüş ve bu
görüşmenin ardından Güney Osetya’da bir idari birim
kurulması yönünde talimat vermiştir. Bu çerçevede hazırlanan
bir yasa taslağı Gürcistan parlamentosuna sevkedilmiştir.
Tasarı çerçevesinde, Kokoiti ve Sanakoev’in bölgenin özerk
statüsü üzerinde çalışacak geçici bir idari yapı kurmaları,
geçici idareye içişleri, maliye, ekonomi, bilim ve eğitim,
sağlık ve sosyal güvenlik, kültür, tarım, adalet ve çevre
alanlarında bakan yardımcıları ataması imkanının verilmesi,
ayrıca rehabilitasyon projelerinin uygulanması ve bölgenin
kalkınması için özel bir mali paketin hazırlanması
öngörülmüştür. Gürcistan yönetimi bu çerçevede, Güney
Osetya’da geçici bir idari birim kurulmasına yönelik
çalışmalarını hızlandırmış, bölgedeki “alternatif hükümet”
ile doğrudan görüşmelere başlamış, görüşmelerde kurulacak
idari birimin “Güney Osetya” olarak adlandırılması konusunda
“alternatif hükümet” ile anlaşmaya varmıştır. Gürcistan,
ayrıca Kokoiti yönetimine bu görüşmelere dahil olma
çağrısında bulunmuştur. Güney Osetya’da kurulacak idari
birime ilişkin yasa tasarısının Gürcistan Parlamentosu’nda 8
Mayıs 2007 tarihinde onaylanmasını takiben, Sanakoev, 10
Mayıs’ta Devlet Başkanı Saakaşvili tarafından anılan idari
birimin başına getirilmiştir.
17 Şubat 2008 tarihinde Kosova’nın bağımsızlığını ilan
etmesinin ardından ise Güney Osetya Parlamentosu,
bağımsızlığının tanınması için 3 Mart 2008 tarihinde Rusya
Federasyonu, Bağımsız Devletler Topluluğu, BM ve AB'ye
çağrıda bulunmuştur. Güney Osetya parlamentosu kabul ettiği
kararda Kosova'nın ikna edici bir örnek olduğunu belirterek,
Kosova örneği ile “egemen devletlerin toprak bütünlüğü”
argümanının önceliğini yitirdiğini savunmuştur.
Bu gelişmeler, Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili’nin
yıpranan iktidarını bir savaş başarısı ile güçlendirme
planıyla adeta tepkimeye girmiştir. Nitekim Saakaşvili’nin
Abhazya ile Güney Osetya’yı yeniden Gürcistan’ın bir parçası
haline getirerek ülkesine NATO ile AB kapılarını açabilmek
amacıyla için bu iki bölgeye karşı güç kullanması
beklediğimiz bir gelişmeydi. ASAM yayınlarında daha önce bu
gelişmeye çok kez dikkat çekmiştik. Bu uyarımızın yeraldığı
çalışmalardan sonuncusu 22 Haziran 2008 tarihinde “2008
Yazında Güney Osetya Sorunu Çatışmaya Dönüşebilir mi?”
başlığıyla yayınlanmıştı. Beklentilerin doğru olduğu ise 8
Ağustos sabahı Gürcistan silahlı kuvvetlerinin Güney
Osetya’ya karşı düzenlediği harekât ile teyit edilmiştir. |