Rusya Federasyonu, 17
Şubat’ta bağımsızlığını
ilan eden Kosova'yı
tanımamaya devam ediyor.
Ancak, Kremlin’in
Kosova’yı tanımaması,
Avrupa-Atlantik dünyası
ile Kremlin’in
uzlaşmadığı anlamına
gelmiyor. Acaba,
Avrupa-Atlantik dünyası
ile Kremlin, Avrupa’nın
yeniden oluşturulması ve
fiilen (de facto)
bağımsız olan
devletlerin (Kosova,
KKTC, Abhazya, Güney
Osetya, Dinyesteryanı,
Dağlık Karabağ vb.)
farklı tarih aralıkları
ile ‘tekil örnekler’
olarak tanınması
konusunda anlaştılar mı?
Kosova, bu anlaşmanın
ilk adımı ise Kremlin’in
karşı hamlesi Güney
Osetya ve Abhazya ile
başladı mı?
1991'de Gürcistan'dan
tek yanlı kopan Güney
Osetya yönetimi,
bağımsızlığının
tanınması için 3 Mart’ta
Rusya Federasyonu,
Bağımsız Devletler
Topluluğu, BM ve AB'ye
çağrıda bulunmuştur.
Güney Osetya
parlamentosu kabul
ettiği kararda
Kosova'nın ikna edici
bir örnek olduğunu
belirterek, Kosova
örneği ile 'egemen
devletlerin toprak
bütünlüğü' argümanının
önceliğini yitirdiğini
savunmuştur. 6 Mart’ta
Rusya Federasyonu
Dışişleri Bakanlığı
Abhaz-Gürcü savaşı
sonrası, Bağımsız
Devletler Topluluğu
tarafından 19 Ocak
1996'dan beri Abhazya'ya
uygulanan ekonomik
ambargonun
kaldırıldığını
açıklamıştır. Güney
Osetya'nın ardından 7
Mart’ta Abhazya
parlamentosu da
uluslararası topluma
bağımsızlığın tanınması
çağrısı yapmıştır.
Abhazya parlamentosu
ayrı bir açıklama ile de
Rusya Federasyonu
parlamentosunun alt
kanadı Duma ile üst
kanadı Federasyon
Konseyi'nden Abhazya'yı
tanımalarını istemiştir.
Güney Osetya ve
Abhazya’yı Dinyesteryanı
(Pridnistrovye)’nin de
takip etmesi
beklenmektedir. Duma, 13
Mart'ta üç cumhuriyetin
bağımsızlıklarının
tanınmasını görüşmeye
hazırlanıyor.
BM Genel Kurulu yeni bir
devletin üyeliği
konusunda ancak BM
Güvenlik Konseyi’nin
tavsiyesi üzerine karar
alabiliyor. Kosova’nın
bağımsızlığını çok
sayıda devlet tanısa
bile Çin ve Rusya
Federasyonu veto
haklarını
kullanabilecekler. Bu
noktada Kosova’nın BM’de
tanınması karşılığında
Kremlin bazı devlet
(veya devletlerin)
tanınmasını isteyecek
gibi görünüyor. Böylece,
Kremlin’in yeni lideri
Medvedev, devlet
başkanlığı görevine
Mayıs ayında güçlü bir
şekilde başlamayı
arzulayabilir. Buna
mukabil Washington ise
Kosova’nın bağımsızlığı
karşısında Kremlin’in
hamlesini 2-4 Nisan’da
Bükreş’te yapılacak olan
NATO Bükreş Zirvesi’nden
önce görmek isteyebilir.
Gelişmeleri yakından
takip eden Ankara,
Gürcistan’ın Abhazya’ya
uyguladığı deniz ve hava
ulaşım ambargosu ile
ticari ambargonun insani
ölçülere çekilmesini
istiyor. Ayrıca Ankara,
Türkiye ile Abhazya
arasındaki ticari ve
insani ilişkilerin
Gürcistan ile Abhazya
arasındaki mevcut
ilişkiler kadar olmasını
da arzu ediyor. Zaten,
yasaklara rağmen
Abhazya’nın ithalatının
yüzde 70’i ve
ihracatının yüzde 30’u
Türkiye ile
gerçekleşmektedir.
Gürcistan ise Abhazya ve
Güney Osetya sorununu
toprak bütünlüğü
çerçevesinde çözümleme
kararlılığını
sürdürüyor. Ayrıca
Türkiye, barışın
sağlanması ve tarafları
tatmin edecek çözüm
arayışına yönelik
görüşmelere aktif olarak
katılmanın yollarını
arıyor. Abhazya ile
Gürcistan arasındaki
sorunların çözülmesi
için Türkiye arabulucu
olmaya hazır. Bu
çerçevede, Gürcistan
Devlet Başkanı Mikheil
Saakaşvili ile Abhazya
lideri Sergey Bagapş’ın
2008 yılı içerisinde
muhtemelen Trabzon’da
bir araya gelmesi
bekleniyor. Bagapş’ın 21
Nisan 2007’de
gerçekleşmesi beklenilen
Türkiye ziyareti sağlık
sorunları nedeniyle
sonbahara ertelenmişti.
Bagapş’ın 17-24 Ekim
tarihleri arasında
Türkiye’ye gayriresmî
ziyareti Gürcistan’da
iç karışıklıklar ve
ülkenin devlet
başkanlığı seçimine
doğru gitmesi üzerine
Gürcistan Başbakanı
Zurab Nogaydeli’nin
Ankara’dan talebiyle
ikinci defa
ertelenmişti.
Konuyla ilgili diğer bir
gelişme ise, NATO’nun
Güney Kafkasya ve Orta
Asya Temsilcisi Robert
Simmons’nın, S6-8 Mart
tarihleri arasında
Bakü’de yapılan NATO
Parlamenterler
Asamblesi’nin 68. Rose-Road
seminerinde, Kosova'nın
Dağlık Karabağ için
örnek teşkil etmesinin
söz konusu olamayacağını
açıklaması oldu. Bu
açıklamaya rağmen, AGİT
Baş Danışmanı Lov
Lints’in Kosova
sorununun çözüm
yönteminin Dağlık
Karabağ’a örnek
oluşturabileceğini
söylemesi Güney
Kafkasya’nın sıcak bir
yaz geçireceğinin
haberini vermektedir.