Abhazya
Devlet Başkanı Sergey Bagapş Abhazya
Ordusu'nun Gürcistan'a karşı savaş
başlattığını bildirdi. Abhazya hava
kuvvetlerine bağlı savaş uçaklarının Yukarı
Kodori Bölgesi'ni bombaladığını belirten
Bagapş; Gürcü birlikleri Abhazya
topraklarından temizlenen kadar operasyon
sürecektir" dedi.
Gürcü medyasının Rus uçaklarının Abhazya'nın kontrolünde olmayan Yukarı Kodori'de iki köyü vurduğunu duyurmasının ardından Abhaz Dışişleri Bakanı Sergey Şamba da bölgede askeri operasyon başlattıklarını açıkladı. Şamba, "Abhaz silahlı kuvvetleri Gürcü askerlerini Kodor'dan çıkarmak için operasyon başlattı" dedi. Şamba, Abhaz güçlerinin operasyonda ağır toplar kullandığını söyledi.
Şamba, Gürcü mevzilerini top ateşine tuttuklarını söyledi. Gürcistan 2006'da Yukarı Kodori'ye asker çıkarmıştı. 1994 Moskova Anlaşması'na göre silahtan arındırılmış olması gereken bölgeye askeri yığınağa karşı BM Güvenlik Konseyi de karşı çıkmıştı. Konsey'in iki kararına rağmen Gürcistan birliklerini çekmemişti.
Bu arada Gürcistan yanlısı sürgündeki Abhazya yönetimi başkanı Malhas Akişbaya, yaptığı açıklamada, Abhazzya'nın Yukarı Kodori bölgesinin de Rus uçakları tarafından bombalandığını ifade etti. Akişbaya, bombardımanda ölü ya da yaralı olup olmadığı hakkında bilgi vermedi.
Abhazya'daki Yukarı Kodori bölgesi, Gürcistan İçişleri Bakanlığına bağlı birlikler tarafından 2006'da düzenlenen operasyonla Gürcistan'ın denetimine geçmişti.
Abhazya Savaşı gazileri Organizasyonu (ARUAA) Gürcistan'ın Abhazya'nın Yukarı Kodor Bölgesi ve Abhazya sınırı yakınında ki askeri hareketlilikleri karşısında "olağanüstü hal" ilan edilmesini istedi.
ARUAA
"bizler, Gürcistan Yönetiminin bir kaç gün
önce Güney Osetya'da başlatmış olduğu etnik
temizlik harekatına karşı tavır almaya
hazırız. Gürcistan yönetiminin barbarca
uygulamaya kalktığı planın bozulması için
Rusya ordusu Güney Osetya halkına destek
veriyor. Gürcistan'ın 1990-1992 yılları
arasında Güney osetya'da yaratmaya çalıştığı
planlarına kardeş toplumlar olarak ilk
tepkileri bizler verdik, Abhazya'nın
bağımsızlık savaşı sırasında da. şu anda eli
silah tutan herkesin askere alınması amacı
ile atılacak olan her türlü adıma destek
vermeye hazırız" açıklamasında bulundu.
Türkiye'deki Kafkas Dernekleri Federasyonu ise bir bildiri yayınlayarak Güney Osetya ile dayanışma çağrısında bulundu. Bildirinin tam metni şöyle:
"Oset halkı binlerce yıldan beri kendi topraklarında yaşıyor. İddia edildiği gibi başka bir ülkenin topraklarında değil!"
Kısaca tarihi
geçmişe bakacak olursak şunları görüyoruz:
- 1917 Ekim Devrimi’nden sonra SSCB
oluşturulur iken, Osetya bir bütün olarak
Rusya Federasyonu içinde, Abhazya ise egemen
bir devlet olarak bu oluşumda yer almıştır.
- Stalin’in iktidara gelişi ile bu
coğrafyadaki sorunlar da başlamıştır.
Günümüzde halen devam etmektedir.
- Gürcü kökenli Stalin, Gürcistan’ın
topraklarını genişletmek amacıyla önce
Osetya’yı, Güney ve Kuzey olarak ikiye
bölmüş ve Güney Osetya’yı Gürcistan
topraklarına katmıştır.
- Bu da yetmemiş, yüzyıllardır bağımsız bir
devlet olan Abhazya’yı da, egemenliğini
kaldırarak özerk cumhuriyet statüsüyle
Gürcistan’a bağlamıştır.
Gürcistan yönetimi, SSCB’nin 1990 yılında
dağılmasına kadar geçen süreçte Oset ve
Abhaz halklarını yok etmek için, acımasız
bir asimilasyon politikası uygulamıştır.
SSCB’nin dağılmasını takiben Gürcistan
parlamentosu, SSCB öncesi Gürcistan
Anayasası’na dönme kararı alarak,
bağımsızlığını ilk ilan eden devlet
olmuştur. Gürcistan’ın dönmeyi tercih ettiği
bu eski anayasa, Gürcistan topraklarına
Stalin’in sonradan kattığı Abhazya ve Güney
Osetya’yı kapsamıyor, dolayısıyla
Gürcistan’ın bağımsızlık kararı onları
bağlamıyordu. Bunun üzerine Abhazya
parlamentosu da Gürcistan gibi yaparak, SSCB
öncesindeki kendi anayasasına dönme kararı
aldı ve bağımsızlığını ilan etti. Güney
Osetya ise referandum yaparak, halkının
güçlü iradesiyle bağımsızlık kararı aldı.
Stalin’in hediyesi olan bu iki bölgenin
kendi kaderlerini tayin etme hakkını,
Gürcistan gibi bağımsızlıktan yana
kullanmasını sindiremeyen Şevardnadze
yönetimi, 1991 yılında Güney Osetya, 1992
yılında da Abhazya topraklarını işgal etti.
On binin üzerinde insanın hayatını
kaybettiği bu işgaller, Kuzey Kafkasya ve
diasporalardaki tüm
Çerkeslerin
yoğun desteği sonucu, Gürcistan’ın hezimeti
ile son buldu.
Savaşarak, kan dökerek sorunların çözülemeyeceğini hala anlamayan, geçmişten ders almayan, Amerika’nın okutup, yetiştirip, bir gül devrimi ile iktidara getirdiği Gürcü lider Saakaşvili, koltuğuna oturduğu ilk günden başlayarak, her gün yaptığı savaş çığırtkanlığını, önceki gece Güney Osetya’ya girerek hayata geçirmiş oldu. Maalesef bu işgal aynı zamanda tüm Kafkasya’yı, hatta dünyayı da sonu belli olmayan bir kaosun ve savaşın içine çekmiştir.
Sonuç olarak;
Şu anda Güney Osetya Gürcistan yönetiminin
işgali altındadır. Bebekler öldürülmekte,
anneler, babalar, yaşlılar, masum sivil
halk, Gürcistan yönetimi tarafından bilinçli
bir şekilde linç edilmektedir. Dünyanın gözü
önünde bir halk yok edilmektedir, etnik
temizlik yapılmaktadır.
Gürcistan’ın Güney Osetya’yı işgali, Türkiye
diasporasında yaşayan milyonlarca Çerkes
kökenli insanımızı, en az orada, sıcak
savaşın içinde olan soydaşlarımız kadar
etkilemiş, yaralamıştır.
Kafkas
Dernekleri Federasyonu olarak, Türkiye
Çerkes diasporası adına diyoruz ki;
- Güney Osetya ve Abhazya, ayrılıkçı
bölgeler değil, bağımsız birer
cumhuriyettir,
- Dünyadaki tüm işgaller gibi, bu işgal de
kabul edilemez,
- Halkların kendi iradeleri ile aldıkları
bağımsızlık kararları, savaşla yok edilemez,
- Yaşadığımız ülke Türkiye tarafından
bizlerden toplanan vergilerle eğitilen ve
eline teçhizatı verilen
Gürcistan ordusunun silahı, şimdi kendi vatandaşı olan Çerkeslerin oradaki kardeşlerine yönelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin en kısa zamanda bu hatasını telafi etmesini, Gürcistan’a bu defa savaş değil, barış eğitimi vererek, Güney Osetya’dan çekilmesi yönünde ikna etmesini bekliyoruz.
- Tüm uluslararası demokrasi ve insan
hakları kuruluşlarını, acilen bu vahşete
son vermek üzere göreve çağırıyoruz.
- Dünya ülkeleri ve Türkiye Cumhuriyeti
tarafından Kosova’nın bağımsızlığının
kabulüne gösterilen duyarlılığın, Güney
Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığının
tanınması için de gösterilmesini talep
ediyoruz.
Kafkas Dernekleri Federasyonu ve bağlı 56
dernek, tüm gücüyle Güney Oset ve Abhaz
halkının yanındadır. Nereden gelirse gelsin,
onların bağımsızlığına yönelik her türlü
tehdide karşı Türkiye’de, Kuzey
Kafkasya’daki cumhuriyetlerimizde ve diğer
ülkelerde yaşayan tüm Çerkeslerle birlikte,
sonuna kadar tek bilek, tek yürek olarak
Güney Osetya ve Abhazya halkıyla birlikte
hareket edeceğimizi bildiririz.
Yaşasın Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığı!..
KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU
(Rusya.ru)