2-4
Nisan 2008 tarihleri arasında
NATO Bükreş Zirvesi’nde bir
araya gelen ABD Başkanı George
W. Bush ile Rusya Federasyonu
Devlet Başkanı Vladimir Putin, 6
Nisan Pazar günü Soçi’de tekrar
buluştu. Son sekiz yılda
uluslararası siyasete yön veren,
ancak 2008 Mayıs ayında
koltuğunu Medvedev’e devredecek
olan Putin ile, 2009 Ocak ayında
görevinden ayrılacak olan Bush
böylece 24’üncü kez bir araya
gelmiş oldu.
Soçi’nin dikkat çekici bir
jeopolitiği vardır. Sovyetler
Birliği’nin dağılmasından sonra
Rusya Federasyonu’nun
Karadeniz’e çıkışı Kuzeybatı
Kafkasya ile sınırlanmıştır. Bu
nedenle Kuzeybatı Kafkasya’daki
Novorosisk ve Soçi limanlarının
Moskova için stratejik önemi
daha da artmıştır. Karadeniz’in
stratejik vurgusunun yanı sıra,
Rusya Federasyonu’nun
subtropikal yumuşak bir iklime
sahip Karadeniz sahilleri, bahar
ortasında Bush’u ağırlamak için
ideal bir yer olmuştur. 2014 Kış
Olimpiyatlarının yapılacağı kent
olan Soçi’nin bir diğer önemi
ise Gürcistan’ın NATO üyeliğinin
önündeki en büyük engel olarak
görünen ve fiilen (de facto)
Gürcistan’dan bağımsız olan
Abhazya’ya sınır olmasıdır.
Abhazya’ya gitmek isteyenler ve
Abhazya’nın dış ticareti için
Soçi havaalanı ve limanı sıkça
kullanılmaktadır.
Tarihe en dostça zirvelerden
biri olarak geçen Soçi’deki
ikili görüşmelerde, Rus-Amerikan
ilişkileri için yol haritası
görevi görecek olan “Stratejik
Çerçeve Belgesi” kabul edilmiş
ve NATO Bükreş Zirvesi’nde de
gündeme gelen Avrupa’ya füze
kalkanı yerleştirilmesi konusu
ele alınmıştır. Moskova, Polonya
ve Çek Cumhuriyeti’ne
yerleştirilmesi planlanan füze
savunma sistemini bir tehdit
olarak görmektedir. Bu nedenle,
Bush, sistemin İran’dan
gelebilecek saldırılara karşı
kurulduğuna ve Rusya Federasyonu
ile Avrupa’nın ortak bir füze
savunma sistemi kurması
gerektiğine Putin’i ikna
edememiştir. Putin, ortak bir
küresel sistem kurulabilmesi
gerektiğine dikkat çekmiştir.
NATO Bükreş Zirvesi’nde, Ukrayna
ve Gürcistan'ın NATO’nun
kapılarını aralayan MAP’a
(Üyelik Eylem Planı) dâhil
edilmesi bekleniyordu. Ancak,
beklenen olmamış, bunun yerine
NATO’nun Avrupa’nın doğusunda
sınırlı şekilde genişlemesi
mümkün olabilmiştir. Ukrayna ile
Gürcistan’ın MAP’a dâhil
edilmeleri konusu Soçi’de de ele
alınmamıştır. Bu konu en erken,
Aralık 2008’de yapılması
beklenilen NATO Ülkeleri
Dışişleri Bakanları
Toplantı’sında ele alınacak gibi
görünmektedir. Sonuç olarak,
Karadeniz’e ve Kafkasya’ya doğru
genişleme stratejisi ise bir
başka bahara kalmıştır.
|