Rusya
Federasyonu Savunma Bakanlığı, 29 Nisan 2008’de, Abhazya’ya
takviye birliklerin mevcut barış anlaşması çerçevesinde
Tkvarçeli bölgesindeki barış gücü askerlerine katılacağını
açıkladı. Savunma Bakanlığı, bölgeye gönderilen takviye
askerlerin sayısı hakkında bilgi vermedi. Moskova asker
sayısını, Abhazya ve Güney Osetya sınırına Gürcü
konuşlandırmalarına cevaben artırdığını ve oradaki Rus
vatandaşlarını korumayı amaçladığını ileri sürüyor.
Gürcistan’ın bir parçası olmasına rağmen fiilen bağımsız
olan Abhazya ve Güney Osetya'da Rusya Federasyonu’nun barış
gücü askerleri bulunuyor. Rusya Federasyonu’nun Abhazya'da 2
bin, Güney Osetya'da da bin civarında askeri olduğu tahmin
ediliyor. 30 Nisan’da NATO sözcüsü James Appathurai, Rusya
Federasyonu’nun Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü göz ardı
ettiğini, NATO'nun bu durumu kaygıyla izlediğini açıkladı.
Aynı gün, Gürcistan Devlet Başkanlığı Özel Temsilcisi David
Bakradze’de Rusya Federasyonu’nun Abhazya ve Güney Osetya'ya
daha fazla asker gönderme planlarının, Gürcistan’a karşı
askerî bir saldırı eylemi hazırlığı olmasından korktuğunu
açıkladı. Bakradze, Moskova ile gerilimin giderek tırmandığı
anlaşmazlıkta uluslararası destek elde etmek amacıyla
Brüksel’de bulunuyor. Bakradze, AB'nin Dış Politika ve
Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve NATO
yetkilileriyle görüştü.
Sovyetler Birliği döneminde
“Soyuz’un (Birlik) entelektüel halkı” olarak refah içinde
yaşayan Gürcistan, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının
ardından büyük bir ekonomik çöküntüye uğramıştı. Sovyetler
Birliği’nin doğal kaynak zengini ülkeleri (Rusya
Federasyonu, Azerbaycan, Kazakistan vb.) dağılmanın
sarsıntılarını daha kolay atlatırken, Gürcistan gibi yer
üstü ve yer altı kaynakları olmayan ülkelerin (Kırgızistan,
Tacikistan vb.) dağılmanın şokunu atlatmaları daha sancılı
olmuştu. Sovyet halkları eğitim düzeyi yüksek, kültürlü
halklardır. Bu nedenle, çözüm üretme ve bunu uygulama
kapasiteleri bulunmaktadır. Bu koşullar içerisinde, 2004
yılında iktidara gelen Avrupa-Atlantik yanlısı Gürcistan
Devlet Başkanı Mikheil Saakaşvili, eski günlerdeki gibi
mutlu ve refah içinde bir Gürcistan yaratacağına söz vererek
halkın desteğini kazanmayı başardı. Saakaşvili, Gürcü
halkını Avrupa-Atlantik dünyası ile bütünleşerek refaha
kavuşacağına inandırdı. Ancak, beklentiler sağlanamayınca
2007 sonbaharında muhalefetin önderliğinde halk sokaklara
döküldü. 5 Ocak 2008 tarihinde erken Devlet Başkanlığı
seçimi yapıldı ve Saakaşvili yeniden devlet başkanı oldu. 5
Ocak devlet başkanlığı seçiminde Gürcü halkı sadece yeni
devlet başkanını seçmemişti. Devlet başkanlığı seçimi ile
birlikte yapılan referandumla Gürcü halkının yüzde 72,5’i
Gürcistan’ın NATO’ya üye olması yönünde oy kullanmıştı. Eski
Sovyet cumhuriyeti olan Gürcistan için 5 Ocak devlet
başkanlığı seçimi, 2007 sonbaharında düzenlenen
protestoların şiddetle bastırılmasının ardından bir
demokrasi sınavı olarak görülüyordu. Gürcistan, demokratik
bir hukuk devleti ve gelişmiş bir siyasi kültüre sahip
olmaktan çok uzak olmasına rağmen, Saakaşvili yönetimi
seçimlerin mümkün olduğunca adil olmasını sağlamıştı. Gürcü
halkı istikrar ve Avrupa-Atlantik dünyası ile bütünleşmek
yönünde oyunu kullanmıştı. Saakaşvili, halkını Gürcistan’ı
NATO ve AB’ye üye yapacağına tekrar inandırmıştı.
Gürcistan, 2-4 Nisan 2008
tarihinde Bükreş’te gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde
NATO’nun kapılarını aralayan MAP’a (Üyelik Eylem Planı)
dahil olmak istiyordu. Böylece NATO, Bükreş Zirvesi’nde
Güney Kafkasya’yı da kapsayacak şekilde doğuya doğru
genişleyecekti. Ancak, Almanya ile Fransa’nın karşı
çıkmaları ve süreci erken bulmaları, Moskova’nın NATO'nun
doğuya doğru genişlemesinden kaygı duyması Ukrayna ve
Gürcistan’ın MAP’a dahil edilmesini şimdilik önledi.
Böylece, NATO’nun Karadeniz’e ve Kafkasya’ya doğru genişleme
stratejisi bir başka bahara kaldı.
Bükreş Zirvesi’nde Gürcistan
için NATO’nun kapılarının aralanmayarak ertelenmesi Rusya
Federasyonu’nun Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlık
kararlarını şimdilik tanımamasını sağladı. Kremlin,
Gürcistan’ın Avrupa-Atlantik dünyası kurumları ile
bütünleşmesinin önünü kesebilmek ve mümkün olduğunca
erteleyebilmek için Tiflis ile ilişkilerini yumuşatma
arayışını arttırdı. Bu strateji doğrultusunda, Rusya
Federasyonu ve Gürcistan arasında 18 ay önce kesilen
doğrudan uçak seferleri 25 Mart’ta yeniden başlatıldı. Bunun
yanında, 16 Nisan'da Vladimir Putin, hükümete Abhazya ve
Güney Osetya ile resmî ilişki kurma talimatı verdi. Aslında
Kremlin, Tiflis’e bölgede asıl güçlü olan tarafın kendisi
olduğuna inandırmaya çalışıyor. Moldova’nın Rusya
Federasyonu’na yaklaşması ve NATO’ya girmeyeceğini
açıklaması karşılığında Dinyesteryanı ile Kişinev’i masaya
oturttuğunu Tiflis’e hatırlatmak istiyor. Kremlin, Tiflis’e
“Eğer, Avrupa-Atlantik dünyası ile bütünleşmekten
vazgeçersen, Abhazya ve Güney Osetya konusunda seninle
masaya oturtabilirim” demek istiyor.
Gürcistan’a NATO kapılarının
açılmaması Gürcü halkında büyük bir hayal kırıklığına neden
oldu. Gürcistan’ın NATO üyeliğinin önündeki en büyük engel
olarak fiilen (de facto) Gürcistan’dan bağımsız olan Abhazya
ve Güney Osetya bulunuyor. Bu nedenle, 5 Ocak 2008’de
yapılan Devlet başkanlığı seçiminden yıpranarak çıkan
Gürcistan’ın genç ve hırslı Devlet Başkanı Saakaşvili, 21
Mayıs 2008 tarihinde yapılacak olan genel seçimlerden sonra
iktidarını güçlendirmek ve Abhazya ve Güney Osetya’yı
yeniden Gürcistan’ın bir parçası hâline getirerek NATO ile
AB kapılarını açabilmek için bu iki bölgeye karşı güç
kullanabilir. Saakaşvili, 17-20 Mart tarihleri arasında
ABD’yi ziyareti sırasında da olası bir savaş karşısında
ABD’nin desteğinin olup olamayacağını anlamak istemişti.
Sonuç olarak, Gürcistan’da bu yaz sıcak geçebilir. |