Putin'den "İkinci Kıbrıs" Sözü

17.11.2007
İlyas Kamalov
ASAM

 
Muhaliflerin gösterilerine ve baskılarına dayanamayan Gürcistan Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili, ilk etapta ülkede sıkı yönetim ilan etti, ardından da Batı’nın baskılarının etkisiyle başkanlık seçimlerinin 5 Ocak 2008 tarihinde gerçekleşeceğini açıkladı. Saakaşvili, ve muhalefet seçimler için şimdiden hazırlıklarını başlatmış bulunuyorlar. Muhalefet temsilcileri, ülkenin en zengin iş adamlarından, şarap fabrikası sahibi Levan Gaçeçiladze’yi aday göstereceklerini açıkladılar. Saakaşvili de bir taraftan demokrasi kurallarını çiğneyerek muhalefete karşı savaş başlattı ve halkla olan temasını arttırdı. Bu bağlamda, Tiflis’teki bir okulun öğretmenleriyle yaptığı görüşmede, devlet başkanlığı seçimleriyle ilgili konuları dile getirdi. Ancak, Saakaşvili alışılagelmiş bir şekilde konuşmasının büyük bir bölümünü “ezeli  düşman” Rusya’ya ayırdı.

Geçtiğimiz günlerde Saakaşvili, 2006 yılında Beyaz Rusya’nın başkenti Minsk’de gerçekleştirilen Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Zirvesi sırasında Putin’in kendisine iletmiş olduğu “biz Abhazya’da ikinci Kıbrıs yaratacağız” ifadesini kamuoyuyla paylaştı. Vladimir Putin ve diğer Rus yetkililerin Saakaşvili’nin bu sözleriyle ilgili olarak şimdiye kadar açıklamada bulunmamaları, Putin’in gerçekten de bu sözleri sarf edip etmediği ve bununla neyi kastettiği konusunda zihinlerde soru işaretleri uyandırıyor.  Ancak, Kıbrıs’la  kıyaslandığında, Rusların da sözde, Abhazların güvenliğini sağlamayı amaçladıklarını iddia ve bahane ederek Abhazya’ya girmeye kalkışmaları mümkün. Bununla birlikte, Rusya’ya karşı koymak ve böylece kendisini kahraman olarak göstermek suretiyle oylarını arttırmayı planlayan Saakaşvili’nin bu sözlerinin gerçekleri yansıtmama olasılığı da çok büyük. Zira, uygun gördüğü her  fırsatta Rusya’ya saldıran Saakaşvili’nin, Putin’in bu sözlerini ancak bir buçuk yıl sonra açıklaması çok da mantıklı görülmüyor. Ayrıca Saakaşvili’nin bu açıklaması, Rusya’nın ayrılıkçı bölgelere karşı izlediği politikaya da ters düşüyor. 

Başta Saakaşvili olmak üzere Gürcü yetkililer, Rusya’nın ayrılıkçı bölgeleri kışkırttığını ve desteklediğini her fırsatta dile getiriyorlar. Moskova’nın, Gürcistan’a karşı söz konusu ayrılıkçı bölgeleri baskı aracı olarak kullandığı konusunda  şüphe yok. Ancak bağımsızlık veya Rusya’ya katılım konusundaki asıl açıklamaların ve isteklerin bu bölgelerden geldiği de unutulmamalı. Gürcistan’a göre daha iyi yaşam standartlarına sahip olan Rusya, bu bölge insanına oldukça cazip görünüyor. Diğer taraftan, son zamanlarda, Kosova senaryosunun Güney Osetya ve Abhazya’da da uygulanabileceği konusu tartışılıyor, hatta bazı analizciler Rusya’nın bundan dolayı Kosova’nın bağımsızlık isteğini desteklediğini ileri sürüyorlar. Ancak Rusya’nın böyle bir politika izlemesi hiç de mantıklı görülmüyor. Zira, bunun sonunda, Rusya Federasyonu içindeki cumhuriyetlerin de bu süreci izlemeleri ve Rusya’nın izni olmadan tek taraflı olarak bağımsızlıklarını ilan etmeleri gündeme gelebilir.

Moskova için en uygun olanı, Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını kazanmaları veya Rusya’ya katılmaları değil, bu sorunların devam etmesi. Zira, Moskova bir taraftan bu konuları Gürcistan’a karşı bir pazarlık  aracı olarak kullanıyor, diğer taraftan da bu yoldan  Gürcistan’ın NATO ve AB’ye üyeliğini engellemeye çalışıyor. Zira, istikrardan uzak ve ayrılıkçı bölgelere sahip olan bir ülke, ne NATO’nun, ne de AB’nin istediği bir şey. Ayrıca bu konular, Gürcistan Hükümeti’ni anti-demokratik faaliyetlere de yönelttiğinden, Gürcistan’ın Batılı ülkelerle ilişkilerinin olumsuz etkilenmesi de olası. Nitekim, son günlerde Saakaşvili’nin muhalefete karşı izlediği baskı politikası ve ülke içinde sıkı yönetim ilan etmesi, Gürcistan’ı “demokrasiyi yayma” politikasının en başarılı sonuçlar getirdiği ülke olarak gören ve bununla övünen ABD’li diplomatları dahi rahatsız etti. ABD basını ise, Saakaşvili’nin bu hareketlerinden dolayı cezalandırılması ve Aralık ayında yapacağı ABD ziyareti sırasında kendisinin Bush tarafından kabul edilmemesi gerektiğini dile getiriyor. Gürcistan’ın  hamisi ABD ile, küçük de olsa, sorunlar yaşaması hiç kuşkusuz yine Rusya’nın lehine bir durumun oluşmasını sağlıyor.

(Haber: http://www.asam.org.tr/tr/yazigoster.asp?ID=1853&kat1=4&kat2=)

 

 

BU KATEGORİNİN TÜM HABERLERİ

 

 

..
...