|
Psıne
Dergisi No:9 -
2010
Çeviren: İlkay Karaduman
Şapsığ Toprakları…
Adığe Vatanına gelindiğinde, ilk ayak basılan yerdir burası;
Kıyı Boyu Şapsığ! Gözün alabildiği her zerreye gönlün mest
olduğu bir güzelliktir, Şapsığ Toprakları. Thaşağ
Ormanları, gökyüzüne destek olabilen yüce dağları, bal
tadında akan ırmakları; ne yöne dönsen gözün alabildiği
görüntülerdir bunlar. Tanrının özendiği bu toprakları daha
da güzel kılan ise, bu toprakların sahibi insanlardır;
Şapsığ Adığeleridir.
Bir kısa hikâye
vardır Şapsığların anlattığı:” Tha ,(Tanrı) çok sevdiği
aksakallı ihtiyara, “Nasıl bir iyiliğim olur sana” diye
sorunca” Mümkünse bu güzellikle anlaşabileceğim bir dil ver
bana“ demiş ihtiyar. Adığe Dilini vermiş Tha. “ Eksikliğini
hissedip üzüldüğün bir şey kaldı mı?“ diye tekrar sorunca
“Tanrım, bu dille nasıl birliktelik edeceğim” demiş
ihtiyar. Tanrı bunun üzerine “Nasıl mı? habze verdim ya!”
demiş.
Geçek şuki, güçlü
habzeleriyle ve güzel Adığecelerinden oluşturdukları
bilgelikleriyle günümüze kadar gelmişlerdir Şapsığlar.
…Fakat şu an onlar
bir uçurum kenarındalar. Bu durum ise, bu toprakların
güzelliğini, tadını gizliyor. Rüzgârın nefesini, ormanların
fısıltısını, kuşların bestesini, şelalelerin sesini duymaya
engel bu son durum…
Psıne’nin (dergi)
kapağındaki kişi, GUAFE ASLAN’dır. Bir Şapsığ Adığesidir.
“Niçin fotoğrafı bu derginin kapağı oldu? Bunu nasıl hak
etti” diye soran olacaktır. GUAFE ASLAN gibilerini, tanınmak
gerekir. Çok sık duyarız, Aslan’ın başardıklarını. Duydukça
da hem sevinir, hem de hüzünleniriz. Seviniriz çünkü tüm
enerjisiyle ulusunun geleceği için çalışır. Üzülürüz çünkü
GUAFE ASLAN’ın emeğini anlayıp değer verebilecek bir kuşağın
bulunamaması tehlikesi vardır.
Şapsığdaki
“Şeheçeyişho” Köyünün ortaokulunda yöneticidir Aslan.
Sadeliği daha da yüceltir onu. Anadilinin yitmesiyle,
hayatın anlamının da yiteceğini bilmesindendir, gözlerinin
dolu dolu olması.
Yabancı nüfusunun Adığe nüfusundan çok olması, anadilinin az kullanılmasını
getirdi. Aslan bu koşullar da, Anadilini yok olmaması için
savaşım veriyor. Gücünü de, inancından ve özgürlüğünden
alıyor. Adığece eğitimini okullardan kaldırmak isteyenlere
karşı duran Aslan’ın kahramanlığını, Şapsığların durumundan
haberdar olmayanların anlaması çok zor. “on iki organın bir
olması”** … Demek habze olmuş. Şapsığcanın dil ailemizden
yitmesi, uçurum kenarına geldiğimiz anlamındadır. İşte tam
bu yüzden bu yürekliliğe, çok değer verilmesi gerekir deriz.
Aslan’ı yücelten, anadilin bir ulus için önemini bu kadar
kavramış olmasıdır.
Biz,
başarabildiklerinin çoğalmasını, emeklerinin değer
bulmasını, yürüdüğün yolda hep ilerlemeni, diliyoruz Aslan.
**Çevirmenin notu:
On iki organın bir olması deyişiyle Adığelerin on iki boyu
kastedilmiştir.
 |