|
ÇELİK'TEN KAFFED'E RANDEVU
AÇILIMI
KAFFED'İN ÇELİK'E SUNDUĞU
RAPORDAN ÜÇ ÖNEMLİ BAŞLIK
1- DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ
KAPSAMLI VE KAPSAYICI BİR
ŞEKİLDE YÜRÜTÜLSÜN
2- ABHAZYA, G.OSETYA VE KUZEY
KAFKASYA CUMHURİYETLERİYLE
İLİŞKİLER GÜÇLENDİRİLSİN
3- DİLİMİZİN KORUNMASI İÇİN
ÖNLEMLER ALINSIN

KAFFED BASIN – Kafkas
Dernekleri Federasyonu (KAFFED)
yönetim kurulunu makamında kabul
eden AKP Genel Başkan Yardımcısı
Hüseyin Çelik, yönetim kurulunun
demokratik açılım sürecinde
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın
federasyonla görüşmediği
yönündeki sitemleri üzerine
Atalay'ı telefonla arayarak
KAFFED adına randevu aldı.
Federasyon Yönetimi de Çelik'e
sunduğu raporda demokratik
açılım sürecinin kapsamlı ve
kapsayıcı bir şekilde
yürütülmesini, Abhazya, Güney
Osetya ve Kuzey Kafkasya
Cumhuriyetleriyle ilişkilerin
güçlendirilmesini, ayrıca Kafkas
dillerinin korunması için
gerekli önlemlerin ivedilikle
alınmasını istedi.
KAFFED'in yeni yönetim kurulu,
siyasi partilere yönelik
teşekkür ziyaretleri kapsamında
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur
Öymen'in ardından bu kez de AKP
Genel Başkanı Hüseyin Çelik'i
parti merkezindeki makamında
ziyaret etti. KAFFED'in 4.
Olağan Genel Kurulu'na
katılımından ötürü Çelik'e
teşekkürlerini ileten KAFFED
Genel Başkanı Cihan Candemir,
yanında getirdiği raporu Çelik'e
sundu. “Türkiye Cumhuriyeti
60. Hükümetinden Talep ve
Beklentiler” başlıklı
raporda, 3 önemli konuda
federasyonun beklentileri dile
getirildi.
Demokratik açılım sürecinin daha
kapsamlı ve kapsayıcı bir
şekilde sürdürülmesi gerektiği
vurgulanan rapoda,
“Demokratik Açılım sürecinin
başarılı bir şekilde
sürdürülebilmesi için tüm
Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarının dil, din,
etnisite ve cinsiyet farkı
gözetilmeden sürece dahil
edilmeleri gerekmektedir. Süreci
yönlendiren ve yürürüten kişi ve
kurumlar, tüm etnik, dini ve
kültürel topluluk temsilcileri
ile görüşmeli, tüm kesimlerin
kaygı ve taleplerini göz önüne
almalı, tüm hak ve özgürlükler
hiç bir fark gözetmeksizin tüm
yurttaşlar için eşit bir biçimde
uygulanmalıdır” denildi.
Raporda açılım sürecine ilişkin
görüşler ana hatlarıyla şöyle
sıralandı:
- Demokratik
Açılım sürecinin tüm Türkiye’nin
önünü açabilmesi için öncelikle
tek tipleşmeye dayalı 1982
Anayasası değiştirilmeli, temel
hak ve özgürlükleri esas alan
sivil, çağdaş bir anayasa
oluşturulmalıdır.
-
Demokratik Açılım sürecinin en
önemli unsurlarından biri,
yurttaşların dillerini,
dinlerini ve kültürlerini
istedikleri gibi yaşamalarını
engelleyen tüm yasakların
kaldırılmasıdır.
-
Türkiye, insan haklarının
geliştirilmesini güvence altına
alan tüm uluslararası
sözleşmeleri onaylamalı ve
uygulamalıdır.
-
İnsanlar çocuklarına veya
yaşadıkları yerleşim birimlerine
istedikleri isimleri
koyabilmelidir.
-
Devlet, yurttaşların dillerini
ve kültürlerini korumaları için
sadece izin veren değil, teşvik
eden ve destekleyen bir konumda
olmalıdır. İlk öğretimden
itibaren seçmeli dil dersleri
yaşama geçirilmeli,
üniversitelerde talep edilen tüm
dillerde akademik çalışmalara
imkan tanınmalı, lisans ve
lisans üstü programları
açılmalı, enstitüler
kurulmalıdır.
- TRT
yayınlarında Türkiye’de
konuşulan tüm dillerde daha
fazla yayın yapılmalı, bu konuda
özel medya kuruluşları da teşvik
edilmelidir. Bu alan bireysel
veya sivil toplum örgütlerinin
girişimleri ile sınırlı
bırakılmamalı, devletin
imkanları seferber edilmelidir.
-
Ayrımcılık ve her türlü ırkçılık
ile aktif bir şekilde mücadele
edilmeli, özellikle ders
kitaplarından dil, din, etnisite
ve cinsiyet farklılığı temelinde
ayrımcılığı ve nefreti
körükleyen tüm ifadeler
çıkarılmalıdır.
'Gemi ve uçak seferleri acilen
başlatılmalı'
Türkiye'nin Abhazya, Güney
Osetya ve Kuzey Kafkasya
cumhuriyetleri ile ilişkilerini
geliştirmesi gerektiğine işaret
edilen raporda, bu çerçevede
Trabzon-Sohum arasında gemi ve
İstanbul-Sohum arasında uçak
seferlerinin bir an önce
başlatılması gerektiğinin altı
çizildi. Abhazya'da bir ticari
temsilcilik açılmasının ülkeler
arası ilişkilerin güçlenmesi
açısından büyük önem taşıdığına
işaret edilen raporda, ayrıca
Türkiye'nin bölge barışı için
Gürcistan'ın yeniden
silahlanmasına izin vermemesi
gerektiği vurgulandı.
Raporun “Türkiye’de Kafkas
dillerinin korunması ve
yaşatılması için tedbirler
alınması” başlıklı
bölümünde ise dünyadaki tüm Çerkeslerin
yüzde 80’inin
yaşadığı Türkiye’de, bu dil ve
kültürlerinin inceleneceği ve
korunacağı bölümlerin bugüne
kadar üniversitelerde
açılamamasının talihsizlik
olduğu belirtilerek, devletin bu
konuda teşvik edici bir rol
üstlenmesi gerektiği kaydedildi.
İlköğretimden itibaren seçmeli
dil derslerinin yaşama
geçirilmesi gerektiği vurgulanan
raporda, TRT'nin de, Kuzey
Kafkasya’daki radyo ve
televizyon kuruluşları ile
işbirliği yapmasının önemine
değinildi.
Çelik Beşir Atalay'ı arayarak
randevu aldı
Görüşmede KAFFED heyetinin
demokratik açılım sürecinde
KAFFED'in görüşlerinin
alınmadığı yönündeki
eleştirileri üzerine ilginç bir
gelişme yaşandı. KAFFED'in bu
konudaki sitemlerinde haklı
olduğunu ifade eden Çelik,
İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ı
telefonla arayarak KAFFED adına
bakandan randevu istedi. Atalay
da Çelik'e KAFFED yönetimi ile
en kısa zamanda bir araya gelmek
istediğini söyledi.
Çelik ayrıca, federasyonun
Abhazya ve Güney Osetya ile
ilgili talepleri konusunda da
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu
ile görüşerek ondan da KAFFED
adına randevu talep edeceğini
ifade etti. Çelik, federasyonun
anadilde eğitim kursları
konusundaki talepleri konusunda
da yetkili genel müdürü arayarak
konuyla ilgilenilmesi
talilmatını verdi.
Yaklaşık 1.5 saat süren ve
oldukça sıcak bir havada
gerçekleşen görüşme sonunda
Çelik, kendisine iletilen
sorunların çözümü konusunda
KAFFED ile her zaman görüşmeye
hazır olduğunun altını çizdi.

 |