KAFFED'in bu haftaki durağı AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik oldu

19.01.2010

 

ÇELİK'TEN KAFFED'E RANDEVU AÇILIMI

KAFFED'İN ÇELİK'E SUNDUĞU RAPORDAN ÜÇ ÖNEMLİ BAŞLIK

1- DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ KAPSAMLI VE KAPSAYICI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLSÜN

2- ABHAZYA, G.OSETYA VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETLERİYLE İLİŞKİLER GÜÇLENDİRİLSİN

3- DİLİMİZİN KORUNMASI İÇİN ÖNLEMLER ALINSIN

KAFFED BASIN – Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) yönetim kurulunu makamında kabul eden AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, yönetim kurulunun demokratik açılım sürecinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın federasyonla görüşmediği yönündeki sitemleri üzerine Atalay'ı telefonla arayarak KAFFED adına randevu aldı. Federasyon Yönetimi de Çelik'e sunduğu raporda demokratik açılım sürecinin kapsamlı ve kapsayıcı bir şekilde yürütülmesini, Abhazya, Güney Osetya ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleriyle ilişkilerin güçlendirilmesini, ayrıca Kafkas dillerinin korunması için gerekli önlemlerin ivedilikle alınmasını istedi.

KAFFED'in yeni yönetim kurulu, siyasi partilere yönelik teşekkür ziyaretleri kapsamında CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in ardından bu kez de AKP Genel Başkanı Hüseyin Çelik'i parti merkezindeki makamında ziyaret etti. KAFFED'in 4. Olağan Genel Kurulu'na katılımından ötürü Çelik'e teşekkürlerini ileten KAFFED Genel Başkanı Cihan Candemir, yanında getirdiği raporu Çelik'e sundu. “Türkiye Cumhuriyeti 60. Hükümetinden Talep ve Beklentiler” başlıklı raporda, 3 önemli konuda federasyonun beklentileri dile getirildi.

Demokratik açılım sürecinin daha kapsamlı ve kapsayıcı bir şekilde sürdürülmesi gerektiği vurgulanan rapoda, “Demokratik Açılım sürecinin başarılı bir şekilde sürdürülebilmesi için tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının dil, din, etnisite ve cinsiyet farkı  gözetilmeden sürece dahil edilmeleri gerekmektedir. Süreci yönlendiren ve yürürüten kişi ve kurumlar, tüm etnik, dini ve kültürel topluluk temsilcileri ile görüşmeli, tüm kesimlerin kaygı ve taleplerini göz önüne almalı, tüm hak ve özgürlükler hiç bir fark gözetmeksizin tüm yurttaşlar için eşit bir biçimde uygulanmalıdır” denildi. Raporda açılım sürecine ilişkin görüşler ana hatlarıyla şöyle sıralandı:

-  Demokratik Açılım sürecinin tüm Türkiye’nin önünü açabilmesi için öncelikle tek tipleşmeye dayalı 1982 Anayasası değiştirilmeli, temel hak ve özgürlükleri esas alan sivil, çağdaş bir anayasa oluşturulmalıdır.

-  Demokratik Açılım sürecinin en önemli unsurlarından biri, yurttaşların dillerini, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşamalarını engelleyen tüm yasakların kaldırılmasıdır.

- Türkiye, insan haklarının geliştirilmesini güvence altına alan tüm uluslararası  sözleşmeleri onaylamalı ve uygulamalıdır.

- İnsanlar çocuklarına veya yaşadıkları yerleşim birimlerine istedikleri isimleri koyabilmelidir.

- Devlet, yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, teşvik eden ve destekleyen bir konumda olmalıdır. İlk öğretimden itibaren seçmeli dil dersleri yaşama geçirilmeli, üniversitelerde talep edilen tüm dillerde akademik çalışmalara imkan tanınmalı, lisans ve lisans üstü programları açılmalı, enstitüler kurulmalıdır.

- TRT yayınlarında Türkiye’de konuşulan tüm dillerde daha fazla yayın yapılmalı, bu konuda özel medya kuruluşları da teşvik edilmelidir. Bu alan bireysel veya sivil toplum örgütlerinin girişimleri ile sınırlı bırakılmamalı, devletin imkanları seferber edilmelidir.

- Ayrımcılık ve her türlü ırkçılık ile aktif bir şekilde mücadele edilmeli, özellikle ders kitaplarından dil, din, etnisite ve cinsiyet farklılığı temelinde ayrımcılığı ve nefreti körükleyen tüm ifadeler çıkarılmalıdır.

'Gemi ve uçak seferleri acilen başlatılmalı'

Türkiye'nin Abhazya, Güney Osetya ve Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri ile ilişkilerini geliştirmesi gerektiğine işaret edilen raporda, bu çerçevede Trabzon-Sohum arasında gemi ve İstanbul-Sohum arasında uçak seferlerinin bir an önce başlatılması gerektiğinin altı çizildi. Abhazya'da bir ticari temsilcilik açılmasının ülkeler arası ilişkilerin güçlenmesi açısından büyük önem taşıdığına işaret edilen raporda, ayrıca Türkiye'nin bölge barışı için Gürcistan'ın yeniden silahlanmasına izin vermemesi gerektiği vurgulandı.

Raporun “Türkiye’de Kafkas dillerinin korunması ve yaşatılması için tedbirler alınması”    başlıklı bölümünde ise dünyadaki tüm Çerkeslerin yüzde 80’inin yaşadığı Türkiye’de, bu dil ve kültürlerinin inceleneceği ve korunacağı bölümlerin bugüne kadar üniversitelerde açılamamasının talihsizlik olduğu belirtilerek, devletin bu konuda teşvik edici bir rol üstlenmesi gerektiği kaydedildi. İlköğretimden itibaren seçmeli dil derslerinin yaşama geçirilmesi gerektiği vurgulanan raporda, TRT'nin de, Kuzey Kafkasya’daki radyo ve televizyon kuruluşları ile işbirliği yapmasının önemine değinildi.

Çelik Beşir Atalay'ı arayarak randevu aldı

Görüşmede KAFFED heyetinin demokratik açılım sürecinde KAFFED'in görüşlerinin alınmadığı yönündeki eleştirileri üzerine ilginç bir gelişme yaşandı. KAFFED'in bu konudaki sitemlerinde haklı olduğunu ifade eden Çelik, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ı telefonla arayarak  KAFFED adına bakandan randevu istedi. Atalay da Çelik'e KAFFED yönetimi ile en kısa zamanda bir araya gelmek istediğini söyledi.

Çelik ayrıca, federasyonun Abhazya ve Güney Osetya ile ilgili talepleri konusunda da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşerek ondan da KAFFED adına randevu talep edeceğini ifade etti. Çelik, federasyonun anadilde eğitim kursları konusundaki talepleri konusunda da yetkili genel müdürü arayarak konuyla ilgilenilmesi talilmatını verdi.

Yaklaşık 1.5 saat süren ve oldukça sıcak bir havada gerçekleşen görüşme sonunda Çelik, kendisine iletilen sorunların çözümü konusunda KAFFED ile her zaman görüşmeye hazır olduğunun altını çizdi.

 
 

 

 

..
...