|
Büyük
Çerkes Sürgünü’nün 144. yılı 24 Mayıs 2008 Cumartesi günü
Kefken’de anıldı. Kocaeli Kafkas Kültür Derneği, Sakarya
Kafkas Kültür Derneği, Düzce Kuzey Kafkas Kültür Derneği,
Düzce Abhaz Derneği, Hendek Kafkas Derneği, 1864
Kafkasyalılar Kültür Derneği, İstanbul Kafkas Abhaz Derneği,
Uzuntarla Kafkas Derneği, Gebze Kafkas Derneği, Ketence
Kafkas Derneği’nden oluşan organizasyon komitesi,
katılımcılara başarılı bir etkinlik programı sundu.
Bu
yıldan başlayarak bir haftaya yayılan sürgün anma
etkinlikleri çerçevesinde, Karaağaç Köyü mezarlığındaki
tören alanında ve Çerkeslerin teknelerle karaya çıktıkları
yerlerden biri olan Babalı Köyü’ndeki kayalıklarda yapılan
anma törenine, sürgün ile bu topraklara gelen atalarımızın
torunları olan yüzlerce Çerkes, Çerkes dostu, protokol ve
çevre halkı katıldı.
İlk
tören Karaağaç köyündeki Çerkes mezarlığında bulunan tören
alanında yapıldı. Saat 17:00 sıralarında başlayan törene
çevre il ve ilçelerden gelen her yaşta Çerkesin yanı sıra,
Dünya Çerkes Birliği Başkanı ve beraberindeki
heyet ile Kaf Fed Genel Başkanı, Bir Kaf Fed Başkanı Ata
Katı, organizasyonu düzenleyen bölge dernek başkanları,
yönetimleri ve thamadeler/ ayhabılar katılırken, İzmit Vali
Yardımcısı İdris Kurt Kaya, Kandıra Kaymakamı Hamza Erkal,
Kırkpınar Ağası İşadamı Adem Tüysüz, köy muhtarı Adem
Türkmen ve köy halkı da törene ayrı bir renk kattılar. Tören
başlarken, sürgün sırasında ölen atalarımızın anısına saygı
duruşunda bulunuldu. İzmit Kafkas Derneği Başkanı Sami
Korkut’un kısa bir konuşmayla açılışını yaptığı törende,
protokole dahil katılımcıların
her biri günün anlam ve önemi üzerine duygularını dile
getiren birer konuşma yaptılar.
DÇB
Başkanı Dzemıha Kasbolet konuşmasına, ana vatandan selamlar
getirdiğini söyleyerek başladı ve 144 yıl önceki sürgün
sonucu büyük acılar çekerek bu topraklara kadar gelen
insanlarımızın torunları olan bizlerin, şimdiye dek olduğu
gibi, bundan sonra da dilimizi ve kültürümüzü muhafaza
etmemiz gerektiğini söyledi. Kaf Fed Genel Başkanı Cihan
Candemir de yaptığı konuşmada, atalarımızın sürgüne kadar
yaşadığı sürece kısaca değindikten sonra, yas tutarak,
ağıtlar yakarak andığımız bu trajediden ders alarak, barış
ve dostluğa dayalı yeni bir dünya düzeni oluşturmanın
yollarını birlikte bulmamız gerektiğini
vurguladı ve “Barış ve huzurun
kıymetini en iyi bilmesi gereken bizleriz ve bu konuda bize
önemli görevler düşmektedir” dedi. Konuşmasının devamında
Abhazya’nın
bağımsızlığının tanınması konusuna da değinen Candemir,
ülkelerin
bağımsızlıklarının
tanınmasının hukuki değil, siyasi olduğunu belirtirken
sözlerine, “Gelecek
yıllarda, ama çok uzamadan, 21 Mayısların, Abhazya’nın
bağımsızlığının tanındığı bir süreç olmasını diliyorum. O
zaman inanıyorum ki, bu mezarda yatan atalarımızın ruhları
da huzura kavuşacaktır” diyerek son verdi. Diğer
konuşmalardan sonra okunan Kuran-ı Kerim ve yapılan duaların
ardından, dağıtılan yemek ile buradaki tören sona erdi.
Daha sonra yine toplu halde
gidilen Babalı Köyü sahilindeki törene katılım daha
fazlaydı. Sahili dolduran yüzlerce kişi, kayalıkların
üzerinde yapılan kısa konuşmalardan sonra, canlı olarak
söylenen İstanbulako ve
Şişnane
ağıtları eşliğinde siyah bir çelenk ile ellerindeki kırmızı
karanfilleri dalgalara bıraktılar. Havanın kararmasıyla çok
sayıda genç kumsalda yakılan büyük Nart ateşinin etrafında,
ellerindeki meşalelerle bir halka yaparak yürürken, sahile
ilk ayak basan sürgün atalarımızın sığındığı mağaranın
önünde, bir grup gencin sergilediği başarılı sürgün
oratoryosu, izleyenleri gözyaşlarına boğdu.
Bu güzel hazırlanmış etkinliği
gecenin ilerleyen saatlerine kadar izleyen kalabalık,
atalarının büyük acılar yaşadığı, açlık, sefalet ve ölümlere
sahne olan bu sahilden yürekleri burkularak ayrıldılar ve
tekrar kendilerini bekleyen diaspora yaşamlarına döndüler.
BHC/NRT
Ek:
Kaffed Başkanı Cihan
Candemir'in konuşma metni
|