|
23 Şubat 2008
Cumartesi akşamı Ankara Kafkas Derneği’nin organizasyonu ile
dernek binasında gerçekleştirilen konferansa Sezai Babakuş
ve Cumhur Bal konuşmacı olarak katıldılar.
Sezai Babakuş
konuşmasında ilk olarak Sovyetler Birliği’nin dağılması
sonrasında dünyada oluşan tek kutuplu sistem ve dünyanın
yeniden şekillendirilmesi, yeni paylaşım alanlarının ve yeni
paylaşım savaşlarının değerlendirildiği genel bir perspektif
çizdi.
Ardından
Abhazya’da savaş öncesi dönemi, savaş dönemini, 1996 yılında
uygulanmaya başlanan ambargo dönemi ve son üç yılda Rusya
Federasyonu’nun Abhazya’ya uygulanan ambargoyu fiilen
kaldırması ile yaşanan sürecin değerlendirmesini yaptı.
İkinci olarak
Diaspora-Abhazya ilişkilerine değinen Babakuş, ilişkilerin
yeterince geliştirilemediğini dile getirdi, bunun Abhazya ve
diasporadan kaynaklanan nedenleri üzerinde durdu. Kosova’nın
bağımsızlığının ABD, AB ülkeleri ve Türkiye tarafından
tanınmasının Abhazya’nın bağımsızlığının tanınmasına olası
etkilerini değerlendirdi. Kosova’nın bağımsızlığının
tanınmasının Abhazya’nın bağımsızlığının tanıması açısında
bir kazanım olduğunu vurguladı.
Cumhur Bal
konuşmasında 1996 yılında Bağımsız Devletler Topluluğu’nun
Abhazya’ya karşı aldığı ambargo kararı ile ilgili
bilgilendirme yaptı. Bağımsız Devletler Topluluğu tarafından
alınan bu kararın Türkiye ile hiçbir ilgisi olmamasına
rağmen ambargoyu en sıkı uygulayan ülkenin Türkiye olduğunu
Trabzon-Sohum gemi seferlerinin bile kaldırdığını söyledi.
Rusya
Federasyonu’nun ambargoyu fiilen üç yıldır uygulamamasına
rağmen Türkiye’nin hala uyguluyor olmasına eleştiri getirdi.
ABD ve AB’nin enerji kaynaklarına ulaşım için özellikle
Trans Kafkasya’ya olan ilgilerinin artması ve etki
alanlarını artırmaları buna karşılık olarak Rusya
Federasyonu’nun geliştirdiği karşı politikaları anlattı. Bu
önemli iki gücün bölgeyle özellikle Gürcistan üzerinden
ilgilenmeye başlaması Rusya’nın Abhazya’ya uyguladığı
ambargoyu hafifletmesine ve son üç yıldır da fiilen
kaldırmasına neden olduğunu belirtti. Cumhur Bal “Acı olan
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu anda Abhazya’ya
doğrudan değil ambargo kararını alan Rusya Federasyonu
üzerinden gidiyor olmalarıdır” dedi. Ulusların kendi
kaderini tayin hakkı ilkesi ile ülkelerin toprak bütünlüğüne
saygı ilkesinin çelişkilerini ifade eden Cumhur Bal her iki
kavramında egemen güçler tarafından kendi çıkarları
doğrultusunda kullanılarak çifte standartlı, ikiyüzlü
politikalar izlendiğini vurguladı. “Kosova başka yerlere
emsal teşkil etmez” söyleminin de bu çifte standartlı
ikiyüzlü politikaların bir sonucu olduğu söyledi. Kosova’nın
bağımsızlığı tanınmadan önce Rusya Federasyonu
temsilcilerinin yaptıkları açıklamalarda bu durumun Abhazya
ve Güney Osetya için emsal teşkil edeceğini söylemelerine
rağmen, Kosova’nın bağımsızlığının tanınması sonrasında
yapılan açıklamalardaki belirsizlik ve tutarsızlıkları
aktardı.
Son olarak
Abhazya’nın bağımsızlığının tanınmasının birçok dengeye ve
çıkara bağlı olduğunu, Abhazya açısından bu dengelerin
değiştirilmesinde diasporanın önemli bir güç olduğunu ancak
diasporanın şu anki durumu ile ne kadar etkili
olabileceğinin ve Kosova’nın bağımsızlığını ilan ettiği 17
Şubat’tan bu güne kadar diasporada neler
yapıldığının/yapılamadığının irdelenmesi gerektiğini
belirtti.
Yapılan sunumların
ardından dinleyicilerin soruları ve önerileri alındı. Bu
önerilerden
a- Kosova ve
Abhazya örneklerinin tarihsel süreçlerini de kapsayacak
şekilde karşılaştırmalı bir araştırma yapılarak bunun
raporlaştırılmasına,
b- “Ulusların
Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı” ile “Ülkelerin Toprak
Bütünlüğü” ilkesinin çelişkileri üzerine rapor hazırlanması
Önerileri olumlu
bulundu.
|