17-20 Haziran tarihleri arasında
Pitsunda’da yapılan “2008 Abhazya'ya Yatırım Ve
Perspektifler Forumu”na Türkiye’den İstanbul Dostluk
Kulübü öncülüğünde 21 işadamı katıldı.
İstanbul Dostluk Kulübü’nün önülüğünde
Türkiyeli işadamları Abhazya’yı ziyaret etti. 17-20
Haziran tarihleri arasında Pitsunda’da yapılan “2008
Abhazya'ya Yatırım Ve Perspektifler Forumu”na katılan ve
Abhazya’nın ekonomik potansiyelini, iş imkanlarını
yerinde inceleyen işadamları ortak yatırım için
görüşmeler yaptı.
İstanbul Dostluk Kulübü’nün girişimleri
ile İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından organize
edilmesi planlanan gezi, İTO’nun resmi katılımının
engellenmesi (Gürcistan’ın talebi ile T.C. Dışişleri
Bakanlığı yazılı talimati ile engellendi) üzerine
İstanbul Dostluk Kulübü tarafından organize edildi.
Rusya Federasyonu ve bağlı cumhuriyetlerin sanayi ve
ticaret odaları temsilcileri yanısıra Almanya, Hollanda,
Belçika, Lüxemburg ve Bulgaristan başta olmak üzere
pekçok ülkeden yatırımcıların katıldığı uluslararası
ekonomi forumu son derece başarılı geçti. Türkiyeli iş
adamları heyetine İstanbul Dostluk Kulübü Başkanı ve
Abhazya'nın Dostları girişiminden Handan Demiröz
başkanlık etti. Cumhuriyet gazetesinden Gülşah Durak ile
İTO yönetim kurulu üyesi Şaban Dişli de İstanbul Dostluk
Kulübünün misafiri olarak geziye katıldılar. Cumhuriyet
gazetesinde bu seyahatle ilgili bir yazı dizisi
yayınlanacak.
Türkiye heyetini Cumhurbaşkanı Sergey
Bagapş, Başbakan Aleksandr Ankuab ve ilgili bakanlar
cumhurbaşkanının makamında kabul ettiler. Abhazya
Ticaret Odası Başkanı Genady Gagulya’ya Cumhurbaşkanı
Sergey Bagapş’a ve Parlamento Başkanı Nugzar Aşuba’ya,
Ekonomi Bakanı Kristina Ozgan’a, Abhazya İşkadınları
Derneği Başkanı Yulya Gumba’ya Türkiye heyeti tarafından
çeşitli hediyeler takdim edildi. Heyet başkanı ve
katılımcılarla yapılan röportajlara basında geniş yer
verildi.
Forumun ertesi günü yapılan ikili
görüşmeler ve yatırım alanlarının yerinde ziyareti
sonrası heyet Türkiye'ye döndü.


********************
Değerli Katılımcılar,
Sizleri şahsım, Türkiye’den
birlikte geldiğim heyet ve temsil ettiğim İstanbul Dostluk
Kulübü adına selamlarım.
Aslında bugün burada, İstanbul
Ticaret Odası (İTO) ile İstanbul Dostluk Kulübü’nün ortak
organizasyonu ile daha kalabalık bir heyet olarak
bulunacaktık. Ancak, üzülerek belirtmeliyim ki, Gürcistan’ın
baskıları üzerine T.C. Dışişleri Bakanlığı yazılı talimatla
İTO’nun resmi katılımını engelledi. Bu engellemeyi şiddetle
kınıyoruz ve sayımız azalmış olsa da, burada olmaktan ve
sizlerle birarada bulunmaktan sevinç duyuyoruz.
Kısaca bahsetmek gerekirse,
İstanbul Dostluk Kulübü, Ankara, Kayseri, Antalya ve
Düzce’deki Dostluk Kulüpleri ile birlikte Türkiye’deki
Çerkeslerin (Adige ve Abhazların) örgütlenme modellerinden
biridir. Mesleğinde başarılı, bilgi birikimini ve
zenginliklerini birbirleriyle paylaşan üyelerden oluşan
Kulübümüz, sahip olduğu bu değerlerini Kafkasya’nın dış
dünyaya açılımına ve doğru tanıtımına katkıda bulunmaya
adamıştır. Bu açılımın ancak ticaret vasıtasıyla
gerçekleşebileceğine olan inancımızdan dolayı önümüze
koyduğumuz en önemli hedef, bu bölgenin vaat ettiği ekonomik
olanakları çevremizdeki iş adamlarına gösterebilmek için
buraya iş amaçlı bir gezi düzenlemekti. Bunun; Anavatanımız
olan Kafkasya’nın dünyada bilinirliliğinin artması ve
bölgenin istikrara kavuşması için tek yol olduğunun
farkındayız. Bu gezinin Rusya’dan ve diğer Kafkas
Cumhuriyetlerinden katılımcılarla zenginleşen bir Forum
kapsamına alınmasının, bizi tahmin ettiğimizden daha verimli
sonuçlara götüreceğine inanıyoruz.
Bu yüzden, daha önce defalarca
geldiğim Abhazya’da, şimdi Abhazya’nın geleceği için önemli
adımların atılacağını umduğum böyle önemli bir organizasyon
kapsamında bulunmaktan ayrı bir heyecan duyuyorum.
Sevgili Dostlar,
Bu geziyi düzenleme aşamasında
gördük ki Abhazya, sadece Çerkesler için değil, iş
dünyasında belli bir birikime sahip profesyoneller ya da
yeni pazar arayışındaki Türkiyeli girişimciler için de bir
cazibe merkezi olmaya başlamış. Türkiye ekonomisinin hemen
hemen yarısını temsil eden İstanbul Ticaret Odası
aracılığıyla yaptığımız çağrılara gelen cevaplar tahmin
ettiğimizin çok üstünde oldu. Duyurularımızda,
-
Abhazya’nın turizm konusunda
zaten doğal kaynaklara sahip olduğunu, fakat bu
potansiyeli kullanmak için fiziki altyapı ve hizmet
alanlarında yatırıma ihtiyaç duyulduğunu;
-
2014 Kış Olimpiyatları’nın
Abhazya’ya oldukça yakın olan Soçi’de yapılacak
olmasının bölge ekonomisini hareketlendirmeye şimdiden
başladığını;
-
Savaş sonrası yeniden
yapılanma sürecinde gerek yaşam alanlarının, gerekse
üretim tesislerinin inşası ve tamiri için inşaat ve
müteahhitlik hizmetlerine ihtiyaç duyulduğunu;
-
Organik tarım, ambalaj,
enerji, lojistik gibi sektörlerin gelecek vaat ettiğini
ve her alanda girişimcinin ilgisini çekeceğini
vurguladık.
Ve gelen başvurular
çağrılarımızın amacına ulaştığını kanıtladı. Bu ilgi; bu
topraklarla olan duygusal bağların değil, aynı zamanda aklın
da bize Abhazya’yı işaret ettiğini gösteriyor.
Değerli katılımcılar,
Ticari aktivitelerin ülkeler
için diplomatik ve siyasi ilişkiler kadar önemli olduğu çok
açıktır. Uzmanlar, son yıllarda yaşanan global krizlere
rağmen ekonomilerdeki büyümeyi üretimden ziyade, ticarete
borçlu olduğumuzu söylüyorlar.
Fakat Abhazya için ticaret ve
yabancı yatırım başkaları için olduğundan çok daha elzemdir.
Çünkü savaşın artık geride kaldığı ve yaraların sarılmaya
çalışıldığı bu bölgede günlük hayatın istikrara kavuşması;
komşularla ilişkilerin normalleşmesi; dünya kamuoyunun artık
bu toprakları savaşlarla değil, gelecek vaat eden yatırım
fırsatları, güvenlik kaygısı olmadan tatil yapılabilecek
turizm olanakları ve binlerce yıldır korunan kültür
öğeleriyle anması için buna ihtiyaç vardır.
Çünkü
ekonomik ve ticari ilişkiler, toplumların birbirlerini daha
iyi tanımalarını ve doğru algılamalarını sağlayacaktır.
Tarihte de kanlı savaşları bitirmek için atılan adımlara
bakıldığında, başta Avrupa Birliği olmak üzere North
American Free Trade Aggrement (NAFTA),European Free Trade
Association ( EFTA) gibi tüm bölgesel işbirliği bloklarının
temel amacının barış, aracının ise ticaret olduğunu
görüyoruz. Bu tür oluşumları açıklayan entegrasyon teorileri
de; ülkeleri ticaretle birbirlerine bağlamanın, kanlı
savaşları engelleyecek ve barış ve refah üretecek tek çözüm
olduğunu savunmaktadır. Büyük filozof Immanuel Kant’ın şu
sözleri de toplumların iyi ilişkiler içinde yaşamasında
ticaretin önemine çok iyi anlatır: “Soylu barışı sağlayacak
tek şey, ticarettir. Savaşla bir arada yürüyemeyen, er ya da
geç tüm halkları güçlendiren tek şey, ticarettir.”
Unutulmamalıdır ki bir işadamı;
yeni bir pazara girmek için o bölgenin sunduğu doğal
olanaklar dışında güvenlik, istikrar, ekonomik teşvik,
ihtiyacı olan hizmete anında ulaşabileceği bir altyapı,
gerektiğinde başvurabileceği işleyen bir hukuk sitemi gibi
faktörler de arar. Bunun için Abhazya’nın yapması gereken,
bu güven ve istikrar ortamını potansiyel yatırımcılara
sağlayacak kurumsallığa ulaşmaktır.
Büyük çoğunluğu Türkiye’de
yaşayan ve gitgide şehirleşerek iş ve düşünce dünyasında yer
edinen diaspora ise, bu coğrafya için büyük bir şanstır.
Dünyada diasporanın anavatanın kalkınmasına katkısını
gösteren örneklere bakıldığında; ekonomik olarak anavatandan
daha gelişmiş bir ülkede yaşayan diaspora üyelerinin
yaşadıkları yerden verdikleri hizmetle anavatana
katkılarının dönenlerden daha fazla olduğu görülmektedir.
Savaş, sürgün, kaynak yetersizliği gibi sebeplerle
anavatanlarından başka yerlerde yaşamak zorunda kalan
Bulgaristan, Afrika, Doğu Asya gibi bölgelerin göçmenlerinin
lobi, promosyon, parasal yardım, teknoloji ve know-how
transferi gibi pek çok şekilde anavatanlarına sağladıkları
katkının değerinin milyar dolarlarla ölçüldüğü
bilinmektedir. Örnek vermek gerekirse;
-
ABD’de yaşayan
Meksikalıların Meksika’da yaşayan aileleri ve
yakınlarına yaptığı transferlerin 2004 yılında 13,2
milyar USD’ı bulduğu bilinmektedir.
-
Likit mal varlığı 1,5-2
trilyon USD olarak hesaplanan Çin diasporasının son
yıllarda Çin’in gelişiminde en önemli yatırımcı olduğu
düşünülmektedir. 80-90’larda Çin’e gelen 196 milyar
USD’lık doğrudan yabancı yatırımın %70 kadarının, yine
1991-2001 yılları arasında Hindistan’a gelen 10 milyar
USD’lik yatırımın da 2,6 milyarlık kısmının diasporadan
geldiği hesaplanmıştır.
-
Bosna’lı göçmenlerin
örgütlerinden biri olan Bosnian Business Club,
Bosna’daki iş ve yatırım olanakları hakkında
bilgilendirme yapmakta; Bosna kökenli vatandaşların
yaşadığı ülkelerde potansiyel yatırımcılarla temasa
geçmekte, onları Bosna’ya inceleme gezilerine
götürmekte, hükümet nezdinde onlar adına lobi yapmakta
ve veritabanı oluşturarak diasporadaki gençler için iş
imkanı yaratmaktadır.
Bizler, Türkiye’de yaşayan
Çerkesler olarak bu tür dayanışma örgütlenmelerinin önemini
yeni yeni kavramaya başladık ve dünyadaki örneklere de
bakarak bu konuda yol kat etmeye, anavatanın dünyada
bilinirliliğinin artmasına, ekonomik kalkınmasına dışarıdan
destek vermek için çalışıyoruz. Bugün burada bulunan iş
heyeti bu çalışmaların en önemlilerindendir. Bildiğimiz
kadarıyla önümüzdeki günlerde Nalçik’e de benzer bir gezi
olacak. Bu tür çalışmaların artması, içinde bulunduğumuz bu
forumun verimli geçmesi ve ileriye dönük ortaklıklara ve
dostluklara temel oluşturması en büyük temennimdir.
Öte yandan, daha büyük bir açı
ile baktığımızda, hem Abhazya’nın hem de parçası olduğu
Kuzey Kafkasya’nın ekonomik geleceği bakımından
Türkiye-Rusya Federasyonu ilişkisinin çok önemli olduğunu
görmekteyiz. Rusya Federasyonu gerek coğrafi yakınlık, gerek
bu yeni pazarın sunduğu imkanlar dolayısıyla Türk
yatırımcıların ilgisini çekmektedir. Zorlu, Anadolu, Enka
gibi büyük grupların yanında küçük işletmelerin de
yatırımlarının toplamına bakıldığında Rusya'daki Türk
sermayesinin 2006'da 6 milyar doları bulduğu bilinmektedir.
Uzmanlar, bu yatırımların en yoğun olduğu Moskova bölgesinde
maliyetlerin yüksekliği nedeniyle yatırımcıları
faaliyetlerini Rusya'nın başka bölgelerine kaydırmaya
çağırmaktadır. Bu bölgeler arasında neden Kuzey Kafkasya
olmasın, neden Abhazya olmasın?
Bugün hep birlikte bir adım
attık. Bu adımın bizi en kısa sürede somut iş ortaklıklarına
götürmesi dileği ile, hepinizi saygı ve sevgiyle
selamlıyorum.
Handan Demiröz
İstanbul Dostluk Kulübü Başkanı
|