|
Ankara
Kafkas Derneği tarafından düzenlenen “100. Kuruluş Yılında
Çerkes Teavün Cemiyeti” konulu panel, 19 Nisan 2008
Cumartesi akşamı yapıldı.
Konuya
ilgi gösteren çok sayıda insanın katılımıyla gerçekleşen
konferansın konuşmacıları, Çerkes Teavün Cemiyeti ve yayın
organları Ğuaze ile ilgili akademik araştırmaları bulunan
Zeynep Aksoy ve değerli kültür insanımız Fahri Huvaj idi.
Zeynep
Aksoy konuşmasının başlangıcında Cemiyet’in kurulduğu
dönemin özelliklerinden bahsederek, kuruluş sürecini,
kurucularını anlattı ve konuyu Ğuaze dergisinden bahsederek
genişletti. “Ğuaze” isminin karşılığının “Rehber”
anlamında olduğunu vurgulayan Aksoy, derginin gerçekten bu
görevi yerine getirmeye çalıştığını ve o dönemde önemli bir
boşluğu doldurduğunu söyledi. Konuşmasında derginin içeriği,
bölümleri, bazı teknik ayrıntıları ve yazarlarından da
bahseden Aksoy, daha sonra Ğuaze’den çevirdiği ve
anlattıklarını destekleyen bazı önemli bölümleri aktararak
konuşmasını sürdürdü. Aksoy bunları söylerken, Ğuaze’de
okuyucu mektuplarına özellikle çok yer verildiğini
belirterek, genel itibarıyla devletle ters düşen bir yayın
politikası olmayan, aksine öneren, yol gösteren yazılara
önem verilen dergide, okuyucu mektupları ve bazı köşe
yazılarında ise sürekli Türkiye’ye gelinmesinden duyulan
pişmanlığın dile getirildiğini anlattı. Zeynep Aksoy
konuşmasının sonunda, bugüne baktığında o dönemden bugüne
kadar kültürüyle birlikte varlığını sürdürebilen Çerkes
halkının varlığında Çerkes Teavün Cemiyeti’nin etkisinin
olduğunu düşünerek mutlu olduğunu, ancak o günlerde
yapıldığı gibi bugün de hala böyle bir araya gelerek benzer
sorunları konuşuyor olmamızın da düşündürücü olduğu
gözlemini dile getirdi.
Fahri
Huvaj ise konuşmasında, Türkiye diasporasındaki Çerkeslerin
ilk yayını olan Ğuaze’nin yol gösterici, eğitici özellikleri
olduğunu anlatarak, alfabe çalışmalarını örnek gösterdi.
İkinci Meşrutiyet sonrasındaki, başka kültür ve dillere
tahammülün çok az olduğu bir dönemde, böyle bir yayın ortaya
çıkarmanın zorluğuna da işaret eden Huvaj, bir grup aydın
insanımızın çabasıyla yayın hayatını devam ettiren derginin
bugün, ağır Osmanlıca dilinden çevrilerek, bir devre ışık
tutan bilgi kaynağı olarak elimizde bulunmasından gurur
duyduğunu, bunu genç arkadaşlarımızın yapıyor olmasının
ayrıca sevindirici olduğunu belirtti. Fahri Huvaj
konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Sonuç olarak
diyebiliriz ki; Ğuaze Gazetesi, 1908 Meşrutiyetinin
getirdiği sınırlı ama ulusal-kültürel anlamda bugünkünden
çok daha doğru, gerçekçi ve ileri-özgürlük ortamında, daha
önce sürgün vurgununu ve uzun istibdat dönemini yaşamış
Çerkes halkı arasından yetişmiş aydınların, halkına ve
tarihe karşı sorumluluk duyarak, ulusal ve evrensel düzeyde
oldukça doğru, geçerli ve kalıcı çözümler önererek başarı
ile çıkardığı saygın bir yayın organı olarak tarihimizde
yerini almıştır. O günkü koşullarda ne ölçüde etkili
olduğunu kesin olarak tespit etmek mümkün olmasa da,
bugünkü mantıkla bile doğru tespitler yaparak kitlelere
ışık tutabilecek nitelikte bir yayın olarak
değerlendirilebileceğini rahatlıkla söylemek ve savunmak
mümkündür. Halkına, kültürüne, insanlık ve tarihine karşı
böyle bir içtenlik ve sorumluluk anlayışıyla hareket
ederek, bu gazeteyi oluşturan değerli aydınlarımızı takdir,
minnet ve şükran duyguları içinde rahmetle anarken, manevi
huzurlarında saygı ile eğiliriz”.
|