Çerkes Teavün Cemiyeti’nin 100. Kuruluş Yılı Konferansı İlgiyle İzlendi

21.04.2008

 

Ankara Kafkas Derneği tarafından düzenlenen “100. Kuruluş Yılında Çerkes Teavün Cemiyeti” konulu panel, 19 Nisan 2008 Cumartesi akşamı yapıldı.

Konuya ilgi gösteren çok sayıda insanın katılımıyla gerçekleşen konferansın konuşmacıları, Çerkes Teavün Cemiyeti ve yayın organları Ğuaze ile ilgili akademik araştırmaları bulunan Zeynep Aksoy ve değerli kültür insanımız Fahri Huvaj idi.

Zeynep Aksoy konuşmasının başlangıcında Cemiyet’in kurulduğu dönemin özelliklerinden bahsederek, kuruluş sürecini, kurucularını anlattı ve konuyu Ğuaze dergisinden bahsederek genişletti. “Ğuaze” isminin karşılığının “Rehber” anlamında olduğunu vurgulayan Aksoy, derginin gerçekten bu görevi yerine getirmeye çalıştığını ve o dönemde önemli bir boşluğu doldurduğunu söyledi. Konuşmasında derginin içeriği, bölümleri, bazı teknik ayrıntıları ve yazarlarından da bahseden Aksoy, daha sonra Ğuaze’den çevirdiği ve anlattıklarını destekleyen bazı önemli bölümleri aktararak konuşmasını sürdürdü. Aksoy bunları söylerken, Ğuaze’de okuyucu mektuplarına özellikle çok yer verildiğini belirterek, genel itibarıyla devletle ters düşen bir yayın politikası olmayan, aksine öneren, yol gösteren yazılara önem verilen dergide, okuyucu mektupları ve bazı köşe yazılarında ise sürekli Türkiye’ye gelinmesinden duyulan pişmanlığın dile getirildiğini anlattı. Zeynep Aksoy konuşmasının sonunda, bugüne baktığında o dönemden bugüne kadar kültürüyle birlikte varlığını sürdürebilen Çerkes halkının varlığında Çerkes Teavün Cemiyeti’nin etkisinin olduğunu düşünerek mutlu olduğunu, ancak o günlerde yapıldığı gibi bugün de hala böyle bir araya gelerek benzer sorunları konuşuyor olmamızın da düşündürücü olduğu gözlemini dile getirdi.

Fahri Huvaj ise konuşmasında, Türkiye diasporasındaki Çerkeslerin ilk yayını olan Ğuaze’nin yol gösterici, eğitici özellikleri olduğunu anlatarak, alfabe çalışmalarını örnek gösterdi. İkinci Meşrutiyet sonrasındaki, başka kültür ve dillere tahammülün çok az olduğu bir dönemde, böyle bir yayın ortaya çıkarmanın zorluğuna da işaret eden Huvaj, bir grup aydın insanımızın çabasıyla yayın hayatını devam ettiren derginin bugün, ağır Osmanlıca dilinden çevrilerek, bir devre ışık tutan bilgi kaynağı olarak elimizde bulunmasından gurur duyduğunu, bunu genç arkadaşlarımızın yapıyor olmasının ayrıca sevindirici olduğunu belirtti. Fahri Huvaj konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Sonuç olarak diyebiliriz ki; Ğuaze Gazetesi, 1908 Meşrutiyetinin getirdiği sınırlı ama ulusal-kültürel anlamda  bugünkünden çok daha doğru, gerçekçi ve ileri-özgürlük ortamında, daha önce sürgün vurgununu ve uzun istibdat dönemini yaşamış Çerkes halkı arasından  yetişmiş aydınların, halkına ve tarihe karşı sorumluluk duyarak, ulusal ve evrensel düzeyde oldukça doğru, geçerli ve kalıcı çözümler önererek  başarı ile çıkardığı  saygın bir yayın organı olarak tarihimizde yerini almıştır. O günkü  koşullarda ne ölçüde etkili olduğunu  kesin olarak tespit etmek mümkün olmasa da, bugünkü mantıkla  bile doğru tespitler yaparak kitlelere ışık tutabilecek nitelikte bir yayın olarak değerlendirilebileceğini rahatlıkla söylemek ve savunmak mümkündür. Halkına, kültürüne, insanlık ve tarihine karşı böyle bir içtenlik  ve sorumluluk anlayışıyla hareket ederek, bu gazeteyi oluşturan değerli aydınlarımızı takdir, minnet ve şükran duyguları içinde rahmetle anarken, manevi huzurlarında saygı ile eğiliriz”.

 
 

BU KATEGORİNİN TÜM HABERLERİ

 

..
...