|

17 Şubat
2008 tarihinde Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesi, hemen
sonrasında başta ABD olmak üzere AB ülkeleri ve Türkiye
tarafından tanınmasıyla Abhazya’nın tanınması konusu
gündemin ilk sırasına oturdu. Abhazya hükümeti bu doğrultu
da çeşitli ataklar yaparak tanınma seferberliği başlattı.
Türkiye’ye de sık sık yetkililer gönderen Abhazya bu
çalışmalarına diasporadan da tam destek istediğini
açıklayarak ilan etti.
Bu
kapsamda Abhazya konusunda parlamenterler, akademisyenler,
bürokratlar, işadamları gibi toplumsal yapıya etki edebilen
mekanizmalardaki insanlara verilen brifing bu defa da Ankara
Kafkas Derneği’nin organizasyonu ile ÖDP Genel Başkanı ve
Milletvekili Ufuk Uras’a verildi.
16 Nisan
Cumartesi akşamı 19:30’da gerçekleştirilen brifing de ilk
olarak araştırmacı yazar Özdemir Özbay Antik Çağdan Sovyet
dönemine kadar olan Abhazya tarihini özetleyerek
Rusya-Kafkasya savaşları sonucu 1864’de sürgüne tabi tutulan
Çerkeslerin jenosit’e uğradıklarını anlatı.

İkinci
konuşmacı Murat Papşu Sovyet Birliği’nin kurulması
dönemindeki Abhazya’nın durumunu, Abhazya-Gürcistan arasında
yaşanan hukuki süreçleri, yapılan antlaşmaları ve sonuç
olarak Abhazya’nın SSCB’ne egemen bir devlet olarak
katıldığını anlattı. Papşu daha sonra Abhazya’nın 1931
yılında Stalin tarafından statüsünün özerk cumhuriyet haline
düşürüldüğünü anlatarak 14 Ağustos 1992 tarihinde
Gürcüstan’ın Abhazya’yı işgal edinceye kadar yaşanan
olayları kronolojik olarak aktardı.
14
Ağustos 1992 tarihinde Gürcistan’ın Abhazya’yı işgalinden,
30 Eylül 1993 tarihinde Gürcü kuvvetlerinin Abhazya’dan
atılmasına kadar olan savaş sürecini, 1996 yılında BDT
tarafından uygulanmaya başlanan ambargo ve Kosova’nın
bağımsızlığının tanınmasına kadar olan süreci Cumhur Bal
değerlendirdi. Cumhur Bal özellikle bu süreçteki Türkiye’nin
tutumuna eleştirel bir yaklaşım getirdi. BDT bünyesinde
uygulanan ambargonun Türkiye’yi hiç ilgilendirmemesine
rağmen en sıkı şekilde Türkiye’nin uygulamasının anlaşılır
olmadığını bunun Türkiye’deki Abhaz diasporasının temel
insan hakkı olan seyahat özgürlüklerini ellerinden aldığını
vurguladı.
Daha sonra ASAM Kafkasya Uzmanı
Hasan Kanbolat, Kosova’nın
bağımsızlığının tanınması
sonrasındaki uluslararası
gelişmeleri ve bu bağlamda
Abhazya’nın durumunu
değerlendirerek, Türkiye’nin Abhazya
politikasına yönelik çeşitli
önerilerde bulundu.
Son
olarak Ender Tiftikçi uluslararası hukuk açısından Kosova
ile Abhazya’nın hukuki durumunu kıyasladı.
Bilgilendirmenin sonunda yapılan değerlendirmede
önerilenler:
-
Hazırlanacak bir soru önergesi ile konunun ilgili bakan
ya da bakanlara sorulması
-
Mecliste yapılacak gündem dışı bir konuşma ile Abhazya
konusunun gündeme taşınması
-
23
Nisan’da yapılacak liderler zirvesinde uygun ortam
olması halinde Ufuk Uras tarafından konunu gündeme
getirilmesi
-
Tüm
parlamenterlere Abhazya konusu hakkında bilgilendirici
bir mektup yazılması
-
Meclisteki basın toplantısı odasında Ufuk Uras’ın
Abhazya ile ilgili olarak bizlerinde yoğun olarak
katılacağı bir basın toplantısı yapması
-
Gazeteci, Akademisyen ve Milletvekillerinden oluşan bir
gruba Abhazya gezisi yapılması
-
TBMM
den yazılı olarak talep edilerek bir parlamenter
heyetinin Abhazya’yı yerinde görmek ve incelemek üzere
resmen Abhazya’ya gitmelerinin sağlanması
-
Başta üniversiteler olmak üzere bir çok yerde bu akşam
burada yapılan bilgilendirme benzeri bilgilendirme
toplantıları yapılması
|