|
Ankara
Kafkas Derneği'nin düzenli olarak cuma günleri yaptığı
söyleşi programının bu haftaki konuğu Ünlü Şair Ahmet Telli
idi.
Mitolojilerden etkilenerek yazdığı birçok şiirleri bulunan
Ünlü Şair Ahmet Telli ile 11 Nisan 2008 tarihinde saat:
19.00 da gerçekleştirilen söyleşi de Mitler, Mitlerin yaşamı
etkilemesi, şiir ve resme yansımaları konularına değinildi.
Bilindiği
üzere 23 Mart – 20 Nisan tarihleri arasında dernek binasında
Nart Destanlarından esinlenerek resimler yapan Ziya Buyuk’un
“Nart Yürekler” isimli resimleri sergileniyor.
Sergi
salonunda yapılan söyleşide Ahmet Telli, Nart Yürekler’in
Ziya Buyuk’un Kafkas mitolojisinden esinlendiği ve ilk
örneklerini sunduğu bir sergi olduğunu söyleyerek, “Sanatın,
resmin dili, evrenseldir; çok sesli, çok kültürlü ve insana
ulaşmak isteyen bir çığlıktır. Bu bakımdan daha içerden ve
daha cesur davranmak gerekir. Ziya Buyuk, bu sergisinde bunu
gerçekleştirmek istemektedir” dedi.
Ahmet
Telli konuşmasının devamında şunları söyledi: “Mitoslar her
çağda sanatçılara esin kaynağı olagelmiştir. Sanatın
imgeyle, imgenin de mitosla iç içe oluşu mudur bunun nedeni;
yoksa, zaman geçtikçe aklın kurduğu egemenliğe karşı
durarak, düşlerin savunulması mıdır? Düşlerini yitiren
dünyanın geleceksiz kalmasından duyulan ürküntü de olabilir
nedenler arasında…
Mitolojisi
olmayan halklar tarihsizdir. Bugün ABD, mitosları zengin
bölgelere saldırıyor ve oraların toprağını kana boyuyorsa,
bu, ABD’nin tarihsiz olduğunu gösterir. Bugün Ortadoğu’dadır
belki, ama gözlerini Kafkaslar’a dikmiş gibidir. Irkçı ve
beyaz adamın üstünlüğüne yaslanan kovboy öyküleriyle bir
tarih yaratılmaz; ama diğer halkların tarihi yağmalanarak da
tarih edinilemez…
Mitoslar
bakımından dünya coğrafyasının en zengin bölgesi
Kafkaslar’dır. Yunan mitologyasını bugüne ulaştıran Homeros
ile Hesiodos’tur. Yeryüzünün yaratılmasından itibaren
anlatır destanlar o büyük serüveni. Oysa bir Çerkes
efsanesine göre, Tanrı yeryüzünü yarattığında, Çerkes atası,
ak sakallı bir ihtiyardır. Yani yeryüzünün yaratılmasından
önceye değin gider Kafkas mitologyası. Yalnızca bu efsane
bile sanatçının kışkırtılmasına, onun yaratma isteğinin
kabarmasına yol açabilir.
Kültürün,
karakterin derin izleri bu mitlerdedir kanımca. Düşlerine
sahip çıkanın gelecek zamanlara ulaşabileceğini unutmayalım.
Düşlerini ve masalını yitiren insanlık bugün Yüzüklerin
Efendisi yahut Harry Potter gibi din-ideoloji
bağlamından etkilenerek oluşturulan manipüle edici
yapıntılara yöneliyorsa, yeni bir masal, yeni bir düş arayış
gereksinmesindendir bu. Oysa Kafkas halklarının mitologyası
zengin bir düş deryasıdır ve halkların yüzyıllarına dayanır.”
|