SÜRGÜNÜN 143. YILI İSTANBUL’DA DA ANILDI

28.05.2007

 

Kafkas Abhazya Kültür Derneği tarafından düzenlenen bir anma töreni de İstanbul'da, Kızkulesi karşısında yapıldı.
 
20 Mayıs Pazar günü, dernek binasında düzenlenen ve saat 16.00'da başlayan konferansın konuşmacıları E. Sefer Berzeg, Erol Kılıç ve Hayri Ersoy, kalabalık bir topluluğa sürgün tarihinin yanısıra, bugünkü ve gelecekteki muhtemel durum hakkında bilgiler verdiler. Son bölümdeki soru cevap bölümüyle konferans son buldu.
 
Ardından saat 19.00’da toplu halde, her yıl yapıldığı gibi Kız Kulesi karşısındaki kıyıda toplanıldı ve buradaki tören saygı duruşu ile başladı. Sürgün Andı’nın koro halinde okunmasından sonra Kafkas Abhazya Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Av. Recep Yılmaz’ bir açılış konuşması yaptı. 1864 Müzik grubunun ağıtları, günün anlamına uygun halk ezgiler ve şiirlerden sonra katılımcılar, sürgün sırasında Karadeniz’in azgın dalgalarına dayanamayıp batan köhne gemilerde ve Anadolu topraklarındaki salgın hastalıklarda toplu halde hayatlarını kaybeden dedeleri için denize karanfil attılar. Katılımcı dernek başkanlarının da denize çelenk bırakmalarıyla tören sona erdi.

 


 

143. YIL SÜRGÜNÜ ANMA TÖRENİ

Bugün Kafkasyalıların sürgün edilişinin 143. yıl dönümü olması dolayısıyla tüm Kafkasya’da ve sürgün edilenlerin yaşamakta oldukları kırkı aşkın ülkede yas tutulmaktadır. Çarlık Rusyası’nın sıcak denizlere inme ideali gereği yüzyıllarca kıramaya çalıştığı Kafkas direncini, 1860 yılında başlattığı Batı Kafkasya saldırısında da kıramamış, bütün Kafkas boylarının yer aldığı bu direniş 1864’e kadar sürmüş, çok çetin, çok kanlı, çatışmalar yaşanmış, işgalciler direnci kırmak için köyleri yakıp yıkmış, ekinleri yok etmiş, malları yağmalamış, halkı sürgüne tabi tutmuş, geri dönüş umutlarını yok etmek için de halkın gözü önünde evlerini yakmıştır. Boşaltılan topraklara anında Kazak ve Rus köylülerini yerleştirmiştir. Kafkas savaşçıları Soçi yakınlarında 7-11 Mayıs 1864 tarihleri arasında Ruslara büyük kayıplar verdirmişler, bunun üzerine Kafkasya’daki Rus birlikleri dört koldan bu son cepheye saldırmışlar, Kafkas güçleri ağır top ateşi altında günlerce dayanmışlardır. Ta ki hepsi şehit olana kadar.

21 Mayıs 1864’te Rus ordusu Soçi’de büyük bir zafer şöleni ve resmi geçidi yaparak Kafkasya’nın düşüşünü kutlamış, General Yevdokimov, Kafkasya sorununun bittiğini Çar’a müjdelemiştir. Bu generale göre kesin çözümün Çerkeslerin topraklarından sürülerek denizin öbür yakasına kovulmalarıydı. Bunu da gerçekleştirdiler. 1864 yılı Çerkeslerin tarihinde yaşanan en yoğun sürgün yılı olarak tarihe geçti. Lapinski’ye göre 10 Temmuz 1864’e kadar 200 binden fazla Çerkes, köhne gemilerle Osmanlı topraklarına sürüldü. Tarihçilere göre 19. yüzyılda Osmanlı topraklarına sürülen Kafkasyalıların sayısı 1.600.000’i geçmiştir.

21 Mayıslar sürgünlerin, acıların, ölümlerin başlangıcı olarak Kafkasyalıların beynine kazınmıştır. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar Kafkasyalılar, bugünü bir başkaldırı, bir direniş, bir diriliş günü olarak anacaklardır. Kültürüyle, kabzesiyle, diliyle yeryüzündeki mevcudiyetinin, giderek güçlenerek varlığını sürdüreceğini haykırdığı gün olacaktır 21 Mayıslar. Bazı kardeşlerimizin “Kapılar açıldı, dönüş için engeller kalktı, ya dönelim ya da 21 Mayıslarda hamasi konuşmalarla anma törenlerinden vazgeçelim” şeklindeki söylemlerinde bir gerçek payı var ise de, bunun hayatın gerçekleriyle uyuştuğunu düşünmek mümkün gözükmemektedir. Pek tabi ki nüfus yoğunlukları iyice azalan Kafkasya’daki anavatanımıza dönmemiz varlığımızı daha güçlü bir şekilde sürdürmemiz için gereklidir. Ancak, farklı nedenlerle geri dönemeyenlerin, bulundukları ülkelerde bu sürgün gününü sus-pus şekilde, hiçbir tepki göstermeden geçiştirmelerini istemek doğru değildir. Örneğin, bugün ABD ve Fransa gibi ülkelerde yaşamlarını sürdüren bazı ulusların, dünya çapındaki tepki ve aktivitelerinin yaratmış olduğu sonuçlar hepimizin bildiği gerçeklerdir. Bu nedenle, dünyanın kırkı aşkın ülkesinde yaşamakta olan tüm Kuzey Kafkasyalıların 21 Mayısları, bir tepki, bir diriliş, bir direniş günü olarak inançlı bir şekilde ortaya koymaları, haklılıklarının tüm dünya kamuoyuna duyurulması ve hiçbir ulusun bundan böyle benzer soykırım ve sürgünlere uğratılmaması açısından büyük yararlar sağlayacağına inanıyoruz.

Değerli Kardeşlerimiz,


Her ne kadar bazı kamuoyu araştırma sonuçları farklı rakamlar telaffuz etse de, bize göre Türkiye’de 7 milyon civarında Kafkasya kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaşamaktadır. Bu insanlar Kafkasya’daki kardeşlerinin acılarını ve mutluluklarını paylaşmaktadırlar. Onların en büyük arzuları vatandaşı oldukları Türkiye Cumhuriyeti devleti ile anavatanları Kafkasya ilişkilerinin iyi olmasıdır. Örneğin, Osetya’nın , Çeçenistan’ın, Adige Cumhuriyetinin, Kabardey Balkar Cumhuriyetinin, Karaçay Çerkesk ve İnguş Cumhuriyetinin, Dağıstan Cumhuriyetinin, Abhazya’nın bir üzüntüsü buradaki tüm Kuzey Kafkasyalıları üzer. Beklentileri, gerektiğinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin oralara yardım elini uzatmasıdır.

Bir örnek olaydan bahsetmek gerekirse, Nisan ayı ortalarında Abhazya Cumhurbaşkanı Sergey Bagapş Türkiye’deki Kafkasya kökenli kardeşleriyle kucaklaşmak üzere Türkiye’ye gelmeyi planlamıştı. Bunun üzerine İstanbul’daki Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi, bu ziyaret esnasında konuk cumhurbaşkanını, devletin üst kademeleriyle de görüştürme çabasına girmiş, ancak ne yazık ki olumlu bir sonuç elde edememiştir. Nedeni anlaşılamayan bu tutum, Türkiye’deki Kafkasyalıları üzmüştür. Sanırız önümüzdeki seçimlerde tüm bu hususlar dikkate alınacaktır.

Bizler vatandaşı olduğumuz ülkelerde kültürümüzü, dilimizi yaşatmaya çalışacağız.

Bundan böyle hiçbir toplumun böylesine bir katliama, soykırıma, sürgüne maruz kalmaması dilek ve temennilerimizle sevgi ve saygılarımızı sunarız.

Kafkas Abhazya Kültür Derneği
Yönetim Kurulu Adına
Başkan
Av. Recep YILMAZ

 

BU KATEGORİNİN TÜM HABERLERİ

 

 

..
...