|
Kafkas
Abhazya Kültür Derneği tarafından düzenlenen bir anma töreni
de İstanbul'da, Kızkulesi karşısında yapıldı.
20 Mayıs Pazar günü, dernek binasında düzenlenen ve saat
16.00'da başlayan konferansın konuşmacıları E. Sefer Berzeg,
Erol Kılıç ve Hayri Ersoy, kalabalık bir topluluğa sürgün
tarihinin yanısıra, bugünkü ve gelecekteki muhtemel durum
hakkında bilgiler verdiler. Son bölümdeki soru cevap
bölümüyle konferans son buldu.
Ardından saat 19.00’da toplu halde, her yıl yapıldığı gibi
Kız Kulesi karşısındaki kıyıda toplanıldı ve buradaki tören
saygı duruşu ile başladı. Sürgün Andı’nın koro halinde
okunmasından sonra Kafkas Abhazya Kültür Derneği Yönetim
Kurulu Başkanı Av. Recep Yılmaz’ bir açılış konuşması yaptı.
1864 Müzik grubunun ağıtları, günün anlamına uygun halk
ezgiler ve şiirlerden sonra katılımcılar, sürgün sırasında
Karadeniz’in azgın dalgalarına dayanamayıp batan köhne
gemilerde ve Anadolu topraklarındaki salgın hastalıklarda
toplu halde hayatlarını kaybeden dedeleri için denize
karanfil attılar. Katılımcı dernek başkanlarının da denize
çelenk bırakmalarıyla tören sona erdi.
143. YIL
SÜRGÜNÜ ANMA TÖRENİ
Bugün Kafkasyalıların sürgün edilişinin 143. yıl dönümü
olması dolayısıyla tüm Kafkasya’da ve sürgün edilenlerin
yaşamakta oldukları kırkı aşkın ülkede yas tutulmaktadır.
Çarlık Rusyası’nın sıcak denizlere inme ideali gereği
yüzyıllarca kıramaya çalıştığı Kafkas direncini, 1860
yılında başlattığı Batı Kafkasya saldırısında da kıramamış,
bütün Kafkas boylarının yer aldığı bu direniş 1864’e kadar
sürmüş, çok çetin, çok kanlı, çatışmalar yaşanmış,
işgalciler direnci kırmak için köyleri yakıp yıkmış,
ekinleri yok etmiş, malları yağmalamış, halkı sürgüne tabi
tutmuş, geri dönüş umutlarını yok etmek için de halkın gözü
önünde evlerini yakmıştır. Boşaltılan topraklara anında
Kazak ve Rus köylülerini yerleştirmiştir. Kafkas savaşçıları
Soçi yakınlarında 7-11 Mayıs 1864 tarihleri arasında Ruslara
büyük kayıplar verdirmişler, bunun üzerine Kafkasya’daki Rus
birlikleri dört koldan bu son cepheye saldırmışlar, Kafkas
güçleri ağır top ateşi altında günlerce dayanmışlardır. Ta
ki hepsi şehit olana kadar.
21 Mayıs 1864’te Rus ordusu Soçi’de büyük bir zafer şöleni
ve resmi geçidi yaparak Kafkasya’nın düşüşünü kutlamış,
General Yevdokimov, Kafkasya sorununun bittiğini Çar’a
müjdelemiştir. Bu generale göre kesin çözümün Çerkeslerin
topraklarından sürülerek denizin öbür yakasına
kovulmalarıydı. Bunu da gerçekleştirdiler. 1864 yılı
Çerkeslerin tarihinde yaşanan en yoğun sürgün yılı olarak
tarihe geçti. Lapinski’ye göre 10 Temmuz 1864’e kadar 200
binden fazla Çerkes, köhne gemilerle Osmanlı topraklarına
sürüldü. Tarihçilere göre 19. yüzyılda Osmanlı topraklarına
sürülen Kafkasyalıların sayısı 1.600.000’i geçmiştir.
21 Mayıslar sürgünlerin, acıların, ölümlerin başlangıcı
olarak Kafkasyalıların beynine kazınmıştır. Dünyanın
neresinde olurlarsa olsunlar Kafkasyalılar, bugünü bir
başkaldırı, bir direniş, bir diriliş günü olarak
anacaklardır. Kültürüyle, kabzesiyle, diliyle yeryüzündeki
mevcudiyetinin, giderek güçlenerek varlığını sürdüreceğini
haykırdığı gün olacaktır 21 Mayıslar. Bazı kardeşlerimizin
“Kapılar açıldı, dönüş için engeller kalktı, ya dönelim ya
da 21 Mayıslarda hamasi konuşmalarla anma törenlerinden
vazgeçelim” şeklindeki söylemlerinde bir gerçek payı var ise
de, bunun hayatın gerçekleriyle uyuştuğunu düşünmek mümkün
gözükmemektedir. Pek tabi ki nüfus yoğunlukları iyice azalan
Kafkasya’daki anavatanımıza dönmemiz varlığımızı daha güçlü
bir şekilde sürdürmemiz için gereklidir. Ancak, farklı
nedenlerle geri dönemeyenlerin, bulundukları ülkelerde bu
sürgün gününü sus-pus şekilde, hiçbir tepki göstermeden
geçiştirmelerini istemek doğru değildir. Örneğin, bugün ABD
ve Fransa gibi ülkelerde yaşamlarını sürdüren bazı
ulusların, dünya çapındaki tepki ve aktivitelerinin yaratmış
olduğu sonuçlar hepimizin bildiği gerçeklerdir. Bu nedenle,
dünyanın kırkı aşkın ülkesinde yaşamakta olan tüm Kuzey
Kafkasyalıların 21 Mayısları, bir tepki, bir diriliş, bir
direniş günü olarak inançlı bir şekilde ortaya koymaları,
haklılıklarının tüm dünya kamuoyuna duyurulması ve hiçbir
ulusun bundan böyle benzer soykırım ve sürgünlere
uğratılmaması açısından büyük yararlar sağlayacağına
inanıyoruz.
Değerli Kardeşlerimiz,
Her ne kadar bazı kamuoyu araştırma sonuçları farklı
rakamlar telaffuz etse de, bize göre Türkiye’de 7 milyon
civarında Kafkasya kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
yaşamaktadır. Bu insanlar Kafkasya’daki kardeşlerinin
acılarını ve mutluluklarını paylaşmaktadırlar. Onların en
büyük arzuları vatandaşı oldukları Türkiye Cumhuriyeti
devleti ile anavatanları Kafkasya ilişkilerinin iyi
olmasıdır. Örneğin, Osetya’nın , Çeçenistan’ın, Adige
Cumhuriyetinin, Kabardey Balkar Cumhuriyetinin, Karaçay
Çerkesk ve İnguş Cumhuriyetinin, Dağıstan Cumhuriyetinin,
Abhazya’nın bir üzüntüsü buradaki tüm Kuzey Kafkasyalıları
üzer. Beklentileri, gerektiğinde Türkiye Cumhuriyeti
devletinin oralara yardım elini uzatmasıdır.
Bir örnek olaydan bahsetmek gerekirse, Nisan ayı ortalarında
Abhazya Cumhurbaşkanı Sergey Bagapş Türkiye’deki Kafkasya
kökenli kardeşleriyle kucaklaşmak üzere Türkiye’ye gelmeyi
planlamıştı. Bunun üzerine İstanbul’daki Kafkas Abhazya
Dayanışma Komitesi, bu ziyaret esnasında konuk
cumhurbaşkanını, devletin üst kademeleriyle de görüştürme
çabasına girmiş, ancak ne yazık ki olumlu bir sonuç elde
edememiştir. Nedeni anlaşılamayan bu tutum, Türkiye’deki
Kafkasyalıları üzmüştür. Sanırız önümüzdeki seçimlerde tüm
bu hususlar dikkate alınacaktır.
Bizler vatandaşı olduğumuz ülkelerde kültürümüzü, dilimizi
yaşatmaya çalışacağız.
Bundan böyle hiçbir toplumun böylesine bir katliama,
soykırıma, sürgüne maruz kalmaması dilek ve temennilerimizle
sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Kafkas Abhazya Kültür Derneği
Yönetim Kurulu Adına
Başkan
Av. Recep YILMAZ |