Her
ulus neslini kendi kültürü üzerine eğitip yetiştirmenin peşindedir ve bu
konu büyük öneme sahiptir: Ulusal geleneklerin bilinciyle yetişirlerse,
ruhlarına işlerse, onu özümlerlerse, yeni nesiller hiçbir şekilde hataya
düşmezler.Adıge
gelenekleri yüzlerce yıllık ömre sahiptirler, onlar uzun asırları
aşarak, insanlıkla, doğrulukla, akıl ve onurla bezendiler.
Böyle bir güzelliği Adıgeler ateşten, güçlü savaşlardan ve başka bir çok
zorluktan korudular. Onlarla pekişerek Adıge ulusal kültürünün
zenginliği günümüzde ulaştı. Tarih Adıge geleneklerinin köklerinin çok
derinlere ulaştığını bize gösteriyor. Onlar komşu uluslarımızla da
sınırlı kalmadı: Adıge kültürü bütün dünyada tanındı, yazarlar,
temsilciler, ülkemizi ziyaret eden misafirler, gezginler Adıgeler ve
kültürleri hakkında bir çok önemli kitap yazdılar.
İyi huylu, terbiyeli, eğitimli birine rastladıklarında komşu
uluslarımız: “Adıge gibi” diye nitelerlerdi. Adıgelerin komşularının
bunu söylemelerinin bir nedeni vardı: onlarda büyük insaniyet
görüyorlardı, namusluydular, asla yalan söylemezlerdi, sözlerinde
dururlardı, içlerine girdiğinde misafirperverdiler, sıkıntıya
düştüğünüzde hemen yardımınıza koşarlardı… Bütün bu vasıfları
taşıyabilmesi için, Adıgeler nesillerini sürekli ulusal kültürle
eğitilerek geçmişten günümüze geldiler.
Ulusumuzun eski zamanlardan beri taşıdığı geleneklerin zenginliği
günümüze kadar ulaştı -bu herkesçe aşikar ve ortadadır. Nasılsa da
eskilerin taşıdıkları bütün gelenekler, olduğu gibi günümüze ulaşmadı-
onlardan arta kalan karşılıklı anlayış, geleneklerin içeriği ve
kökleridir.
Adıge geleneklerinin sağlıklı ve zengin bir içeriğe sahip olduklarına
kimse şüphe duymuyor: onlardan bir şey eksilmiş veya eklenmişse de
yapılarında bir değişme yaşanmadı. Bizim görevimiz onu korumak,
geliştirmek, neslimize öğretmektir.
Filoloji bilimleri doktoru Wunerıkho Mir’in ‘Adıge Xabze’ adlı harika
kitapları bu konuya yöneliktir. (1-7. sınıflarda okuyan çocuklara ulusal
kültürümüzü öğretmek amacıyla, 6 kitaptan oluşan seri yakın zamanda
Maykop’ta yayınlandı)
W. Mir ‘'Adıge Xhabze” isimli eserine(yeni nesillere hitaben) şöyle bir
önsözle başlıyor: “Adıge ulusunun umudu sizlersiniz. Ulusun canı dili ve
kültürüdür. Adıgece'yi geliştirerek, Adıge kültürünün ışığında, Adıge
varlığını sürdüreceğinize güveniyoruz.” Kitapları yazan W. Mir ve ona
yardımcı olanlar ( Çuyakho Ali, Jıgun Mariye gibileri) böyle bir
sorumluluğa sahiptirler - Onlar Adıge kültürünün zenginliği hakkında
gençleri bilgilendirmeyi başardılar.
W. Mir çocukların yaş seviyelerine göre Adıge gelenekleri hakkında
onları bilgilendiriyor. 1. sınıfta okuyanlar için seçtikleri kitaplarda
çocuklar Adıge geleneklerinin uzun geçmişe sahip olduklarını, ulusun
gelişmesi için onların büyük anlam ifade ettiklerini ve geleneklerin öz
yapılarının zamanımıza ulaştığını öğreniyorlar. Günümüzde Adıgeler hala
bir çok güzel geleneğe sahiptirler - onları çocuklarına öğretiyor ve
evlerinde sürdürüyorlar.
Çocuk yaştaki insanın doğru, büyüğe saygılı, terbiyeli, ana dilin ulusla
beraber dünyaya gelen en büyük olay olduğunun bilinciyle kendini
geliştirmesi gerekir - günümüz gençlerine ‘Adıge Xhabze’ adlı kitabın
okutulma sebebi budur.
W. Mir’in kitapları bunu başarabiliyor mu? Şüphesiz. Onlar günümüz
gençlerini Adıgelerin çok uzun geçmişe sahip olan önemli gelenekleri
hakkında bilgilendiriyor: misafirlere yapılan saygı, onlara gösterilen
tavır, anne babalara, büyüklere layık olan saygı ve terbiye, dosta,
arkadaşa, yakınlara, akrabalara nasıl davranılması gerektiği.
Geçmiş nesillerin bu şekilde uyguladıkları bir çok gelenek sözünü
ettiğimiz kitaplarda günümüz gençlerine okutuluyor. Topluma girdiğinde
yada yola çıktığında, hangi gelenekleri ihmal etmemen gerektiği, neyin
sana değer getireceği, insanlar arasında senin iyi anılmanı sağlayacak
davranışlar - yeni nesillerin bütün bunları bilmesi gereklidir. Sadece
bununla sınırlı değil: yüksek değeri olan Adıge geleneklerini uygulayan
büyüklerimizi örnek olarak, gençlerin kendilerini yetiştirmeleri
gereklidir. Tarihimiz hakkında derin bilgi sahibi olmaları ve ulusumuzun
gelişmesi için, bütün gayretler sarf edilerek, W. Mir’in kitapları
gençlere okutuluyor.
1-7. sınıflarda okuyan çocuklar için bütün bunların daha iyi anlaşılır
olması için, W. Mir bir çok imkandan yararlanıyor. Sözgelimi, bir
gelenekten bahsederken (misafirlik, arkadaşlık, insanlık, doğruluk) onu
açık örneklerle belirtiyor, böyle bir geleneği uygulayan ünlü bir kişiyi
ve yaşlıların söyledikleri özlü sözler ve atasözlerini anlatıyor.
Kitapların sonunda gelenekleri anlatan hikayeler, şiirler, kısa öyküler,
Adıge söylencelerinden bazı masallar, ata sözleri, fıkralar yer alıyor.
Üzerine konuştuğun geleneğin çocuğun daha iyi aklında kalması için,
bütün bunlardan faydalanılması gerektiğine şüphe yok.
Ulusla birlikte geçmişten günümüze olaşan geleneklerin çoğunun zengin ve
sağlıklı içeriğe sahip olduğuna şüphe yok. Bu yüzden günümüz geçlerinin
bunlarla eğitilmesi gerekiyor. İnsanın ulusal geleneklerden
uzaklaşmasını bir yanılgı olarak kabul etmek mümkün. Yeni nesiller
ulusal gelenekler gibi anadili de kaybetmemelidirler. Çocukluktan
başlayarak, insanın anadilinin tadını alması gereklidir . W. Mir’in
kitapları da buna yönelik : her kitapta çocuklarının anlamalarının zor
olduğu kelimeleri açıklayan küçük sözlükler bulunuyor. Kitaplar ayrıca
Pet’uaş’e Feliks, Khat Tewçüej, Bırsır Abdullah gibi ressamların yaptığı
önemli resimlerle süslenmiş.
Adıgey Cumhuriyeti yöneticilerinin girişimiyle Adıgey’de 1-7. sınıflarda
Adıge gelenekleri okutulacak Sözünü ettiğimiz kitaplarda bu amaçla
hazırlandı. Bizim cumhuriyetimizde de Adıge kültürüne böyle bir bakış
açısıyla yaklaşılması ve önemsenmesi gerekiyor. Bu günümüz gençlerinin
büyük eksiklik içinde oldukları bir konudur. Bunda bir zorluk olduğunu
sanmıyoruz. |