Bir Kitabın Yorumu "Türkiye'de yaşayan Adıgeler"

17.01.2008
Adıge Psalhe
Çev: Ergun Yıldız

 
X’eğundoque Saadet ve çocukları

 

Beşkızakx’able

X’at’oquşuquey’de eski Adige evi

 

Yabancı ülkelerde yaşayan soydaşlarımızın başlarına gelenleri anlatan, bu günkü yaşantılarını ve anayurt hakkındaki düşüncelerini duygularını yansıtan ve onların anayurtlarına dönebilmelerinden sevinç duyacak olan insanları memnun eden bir kitap yakın zaman önce yayınlandı.

Adıge Psalhe Gazetesi baş redaktör yardımcısı  Şırdiy Marine tarafından hazırlanan kitabın adı “Türkiyede yaşayan Adigeler”

Kitapta “Diasporası daha fazla” bir halk olmamızın nedeni, Adıgelerin en yoğun olarak yaşadıkları Türkiye de onların gelişebilmeleri dillerini ve kültürlerini koruyabilmeleri  açısından mevcut imkanları,politik-ekonomik durumları ve buna benzer bir çok konuda detaylı bilgi yer alıyor.

Kitabın okur üzerindeki etkisini ve okuyan insanların düşüncelerini almak üzere birkaç kişi ile röportaj yaptık. Aşağıda kısaca bu röportajlardan bölümler bulacaksınız.

 K”UNAŞ MURİD . Emekli

 İnanın kitabı bitirinceye kadar elimden bırakmadım,zaman zaman bir çok bölümü tekrar okudum. Etkili bir dil ve sürükleyici bir üslup ile kaleme alınmış gerçekten.

Ben bu kitaptan, yeryüzüne dağılmış Adigeler arasında benim sülalemden insanların da olduğunu öğrendim.

Kitapta resimlerini bulamamaktan biraz da üzüntü duyarak “ yarabbi bunlara da rastlamış olsa ve şu kitabın bir yerinde bahsetse ne iyi olurdu” diyerek okudum.

Bu kitap insana halkını sevdiriyor.”Keşke bir şekilde faydam olsa” dedirtiyor adama.  

Şimdi bu kitabın aklıma getirdiği şeyi paylaşayım sizlerle :

Ben Lesken ilçesinin Anzorey köyündenim, şu anda Nalçikte yaşıyorum, iki çocuğum da çok şükür bir eksikleri olmaksızın yaşıyorlar.

Baba evimin olduğu yere ben iki katlı çok güzel bir ev yaptım fakat ne yazık ki bomboş duruyor.

Bu evi Türkiye’de yaşayan kendi sülalemden bir insana vermeyi isterdim eğer döneceğini bilsem.

Bu düşüncemi Türkiye'den dönen tanıdıklarıma da anlattım ve bana akrabalarımı soruşturmak için söz verdiler.

Adıge xabzesi ve ahlakı olan, her şeyden önemlisi de dürüst olan bir akrabamın geri gelip bu ata toprağına oturacağını bilsem ziyadesiyle memnun olurdum ve elimden gelen her türlü yardımı da yapardım.

X’AX SEFERBİY- Yazar .

Dışarıdaki soydaşlarımız hakkında yazılanlar arasında hemen kendini gösteriyor bu kitap.

Bence tertemiz  berrak bir dil ile yazılmış olmasının çok önemli etkisi var bu duruma.

Yazarın bunca emek verdiği kitabı ücretsiz olarak bir çok yere göndermesi ve dağıtması da ayrıca takdire değer bir davranıştır.

Başında bulunduğum Samanyolu edebiyat derneğinde yeni kitapları gündeme getiriyor bununla ilgili fikir alışverişinde bulunuyoruz, gençlerin düşüncelerini alıyoruz.

Bu kitap konusunda da farklı düşüncelere ve sonuçlara ulaşan gençlerimiz var ve onların denemelerini alıyor değerlendiriyoruz.

 YEX”UTENIC HASAN – Tarihçi yazar

Rus Kafkas savaşları ile ilgili yayınlanmış en iyi kitaplardan bir tanesi bu bence.

Ayrıca bizim tarihimizin Adıgece okunması ve bilinmesi açısından konuyu ele alırsak, yine değer biçilmez bir çalışma bu.

Tam olarak da haberdar olmadığımız uzaktaki soydaşlarımızın durumunu açıkça önümüze koydu bu kitap.

Nüfusumuz artmıyor,anayurtta yaşayan insanlarımız mevcut insanlarımızın sadece yüzde onu kadar.

Diasporadaki insanlarımızı geri getirmezsek onların yok olacağını bizim artık anlamamız lazım. Bu kitap ulusal anlayışı uyandıran bir çalışma olarak ödüle layıktır bence.

 QXUEIUFE X’AÇİM  - yazar, araştırmacı

 971 yılında Hafıtse Muhamed ile Türkiye’ye gittiğimizde gördüklerimiz ile kıyasladığımda,insanların özellikle de gençlerin bu gün de anayurtlarına bağlı olduklarını görmek,vatan sevgisinin bu gün de kanlarına işlemiş olduğunu fark etmek oldukça sevindirici.

Biz Türkiye'ye gittiğimizde köylere gitmemiştik, sadece şehirleri gördük fakat, şehirlerde gördüğümüz insanlar da anadillerini çok iyi biliyorlardı.

Bu kitapta anlatılana göre ise bu gün köylerde yaşayanlar bile anadillerini unutuyorlar.

Adıge köylerinin eriyip gitmesi beni çok üzüyor, hepimiz biliyoruz ki xabze de dil de köylerde daha fazla korunabiliyor ve devam ettirilebiliyordu.

Şimdi Türkiye’de köylerin yok olması,köy insanının şehre taşınması demek dilin ve geleneğin güçten düşmesi yok olması anlamına geliyor.

 MEZIX’E BORİS KBC gazeteciler birliği başkanı

Şırdiy Marine sadece Kabardey basınının değil bütün olarak Adıge basınının dikkat çeken önemli isimlerinden birisidir.O yazdıkları ile sizi bir düşünce yolculuğuna çıkartabiliyor ki bu pek çok kişinin yapabildiği bir şey değildir.

Marine, insanlara söyleyecek bir şeyleri olan, halkının sorunları için kafa yoran üzülen ve ilgilenen bir gazetecidir.

Bu söylediklerimin bir delili de “Türkiyede yaşayan Adıgeler” kitabıdır.

Açıkçası beğendim, ben bunun Adıge Psalhe gazetesinde bölüm bölüm yayınlanan kısımlarını okumuştum ama resimleri ile ve bir bütün olarak okuyunca daha çok etkiliyor insanı.

Başka ülkelerdeki Adıgelerin durumların etkileyici bir üslupla anlatıyor yazar.

Okurken Türkiye'deki Adıge köylerine gidiyorsunuz, şehirlerini görüyorsunuz soydaşlarımızın sevinçlerini de üzüntülerini de hissedebiliyorsunuz.

Fakat her satırda öne çıkıyor yazarın kendi duyguları,bunu çok net hissedebiliyorsunuz ve her satır arasında Adıgelerin yaşadığı felaketin ağıtını dinliyorsunuz sanki.

Yazarın üzüntülerini sanki o anda siz de paylaşıyorsunuz okurken  ve sanırım kitabı sürükleyici kılan da bu.

Fakat yazar yaşanmış bu acıklı geçmişin etkisinde kalıp kontrolünü yitirmemiş,bu gün Türkiye'de yaşayan Adıgelerin başarılarını da onların geldikleri yeri de görerek bundan gururla bahsediyor,kendi yaşadığı güzel olayları anlatıyor satır aralarında.

Kısaca da olsa özellikle vurgulamadan geçemeyeceğim bir konu da yazarın dili. Bu üslup alıştığımız gazeteci dili, gazete üslubu değil, gerçek temiz duru ve güzel bir dil, bunu özellikle belirtmek istiyorum.

Diaspora Adıgeleri hakkında pek çok şey yazıldı, söylendi.Bu kitap da birbirinden uzakta yaşayan insanlarımızı yakınlaştırmaya aracı oldu, buradaki insanlara diasporadaki kardeşlerinin durumunu anlatmaya ve bir kez daha hatırlatmaya aracı oldu.

Bu yönü ile kitabın da yazarın da değeri bir kat daha artmış oldu.

 

BU KATEGORİNİN TÜM HABERLERİ

 

 

..
...