
X’eğundoque
Saadet ve çocukları


Beşkızakx’able
X’at’oquşuquey’de eski Adige evi
Yabancı ülkelerde yaşayan soydaşlarımızın başlarına
gelenleri anlatan, bu günkü yaşantılarını ve anayurt
hakkındaki düşüncelerini duygularını yansıtan ve onların
anayurtlarına dönebilmelerinden sevinç duyacak olan
insanları memnun eden bir kitap yakın zaman önce yayınlandı.
Adıge Psalhe Gazetesi baş redaktör yardımcısı Şırdiy Marine
tarafından hazırlanan kitabın adı “Türkiyede yaşayan
Adigeler”
Kitapta “Diasporası daha fazla” bir halk olmamızın nedeni,
Adıgelerin en yoğun olarak yaşadıkları Türkiye de onların
gelişebilmeleri dillerini ve kültürlerini koruyabilmeleri
açısından mevcut imkanları,politik-ekonomik durumları ve
buna benzer bir çok konuda detaylı bilgi yer alıyor.
Kitabın okur üzerindeki etkisini ve okuyan insanların
düşüncelerini almak üzere birkaç kişi ile röportaj yaptık.
Aşağıda kısaca bu röportajlardan bölümler bulacaksınız.
K”UNAŞ
MURİD . Emekli
İnanın
kitabı bitirinceye kadar elimden bırakmadım,zaman zaman bir
çok bölümü tekrar okudum. Etkili bir dil ve sürükleyici bir
üslup ile kaleme alınmış gerçekten.
Ben bu kitaptan, yeryüzüne dağılmış Adigeler arasında benim
sülalemden insanların da olduğunu öğrendim.
Kitapta resimlerini bulamamaktan biraz da üzüntü duyarak “
yarabbi bunlara da rastlamış olsa ve şu kitabın bir yerinde
bahsetse ne iyi olurdu” diyerek okudum.
Bu kitap insana halkını sevdiriyor.”Keşke bir şekilde faydam
olsa” dedirtiyor adama.
Şimdi bu kitabın aklıma getirdiği şeyi paylaşayım sizlerle :
Ben Lesken ilçesinin Anzorey köyündenim, şu anda Nalçikte
yaşıyorum, iki çocuğum da çok şükür bir eksikleri olmaksızın
yaşıyorlar.
Baba evimin olduğu yere ben iki katlı çok güzel bir ev
yaptım fakat ne yazık ki bomboş duruyor.
Bu evi Türkiye’de yaşayan kendi sülalemden bir insana
vermeyi isterdim eğer döneceğini bilsem.
Bu düşüncemi Türkiye'den dönen tanıdıklarıma da anlattım ve
bana akrabalarımı soruşturmak için söz verdiler.
Adıge xabzesi ve ahlakı olan, her şeyden önemlisi de dürüst
olan bir akrabamın geri gelip bu ata toprağına oturacağını
bilsem ziyadesiyle memnun olurdum ve elimden gelen her türlü
yardımı da yapardım.
X’AX SEFERBİY- Yazar .
Dışarıdaki soydaşlarımız hakkında yazılanlar arasında hemen
kendini gösteriyor bu kitap.
Bence tertemiz berrak bir dil ile yazılmış olmasının çok
önemli etkisi var bu duruma.
Yazarın bunca emek verdiği kitabı ücretsiz olarak bir çok
yere göndermesi ve dağıtması da ayrıca takdire değer bir
davranıştır.
Başında bulunduğum Samanyolu edebiyat derneğinde yeni
kitapları gündeme getiriyor bununla ilgili fikir
alışverişinde bulunuyoruz, gençlerin düşüncelerini alıyoruz.
Bu kitap konusunda da farklı düşüncelere ve sonuçlara ulaşan
gençlerimiz var ve onların denemelerini alıyor
değerlendiriyoruz.
YEX”UTENIC
HASAN – Tarihçi yazar
Rus Kafkas savaşları ile ilgili yayınlanmış en iyi
kitaplardan bir tanesi bu bence.
Ayrıca bizim tarihimizin Adıgece okunması ve bilinmesi
açısından konuyu ele alırsak, yine değer biçilmez bir
çalışma bu.
Tam olarak da haberdar olmadığımız uzaktaki soydaşlarımızın
durumunu açıkça önümüze koydu bu kitap.
Nüfusumuz artmıyor,anayurtta yaşayan insanlarımız mevcut
insanlarımızın sadece yüzde onu kadar.
Diasporadaki insanlarımızı geri getirmezsek onların yok
olacağını bizim artık anlamamız lazım. Bu kitap ulusal
anlayışı uyandıran bir çalışma olarak ödüle layıktır bence.
QXUEIUFE
X’AÇİM - yazar, araştırmacı
971 yılında Hafıtse Muhamed ile Türkiye’ye gittiğimizde
gördüklerimiz ile kıyasladığımda,insanların özellikle de
gençlerin bu gün de anayurtlarına bağlı olduklarını
görmek,vatan sevgisinin bu gün de kanlarına işlemiş olduğunu
fark etmek oldukça sevindirici.
Biz Türkiye'ye gittiğimizde köylere gitmemiştik, sadece
şehirleri gördük fakat, şehirlerde gördüğümüz insanlar da
anadillerini çok iyi biliyorlardı.
Bu kitapta anlatılana göre ise bu gün köylerde yaşayanlar
bile anadillerini unutuyorlar.
Adıge köylerinin eriyip gitmesi beni çok üzüyor, hepimiz
biliyoruz ki xabze de dil de köylerde daha fazla
korunabiliyor ve devam ettirilebiliyordu.
Şimdi Türkiye’de köylerin yok olması,köy insanının şehre
taşınması demek dilin ve geleneğin güçten düşmesi yok olması
anlamına geliyor.
MEZIX’E
BORİS KBC gazeteciler birliği başkanı
Şırdiy Marine sadece Kabardey basınının değil bütün olarak
Adıge basınının dikkat çeken önemli isimlerinden birisidir.O
yazdıkları ile sizi bir düşünce yolculuğuna çıkartabiliyor
ki bu pek çok kişinin yapabildiği bir şey değildir.
Marine, insanlara söyleyecek bir şeyleri olan, halkının
sorunları için kafa yoran üzülen ve ilgilenen bir
gazetecidir.
Bu söylediklerimin bir delili de “Türkiyede yaşayan Adıgeler”
kitabıdır.
Açıkçası beğendim, ben bunun Adıge Psalhe gazetesinde bölüm
bölüm yayınlanan kısımlarını okumuştum ama resimleri ile ve
bir bütün olarak okuyunca daha çok etkiliyor insanı.
Başka ülkelerdeki Adıgelerin durumların etkileyici bir
üslupla anlatıyor yazar.
Okurken Türkiye'deki Adıge köylerine gidiyorsunuz,
şehirlerini görüyorsunuz soydaşlarımızın sevinçlerini de
üzüntülerini de hissedebiliyorsunuz.
Fakat her satırda öne çıkıyor yazarın kendi duyguları,bunu
çok net hissedebiliyorsunuz ve her satır arasında Adıgelerin
yaşadığı felaketin ağıtını dinliyorsunuz sanki.
Yazarın üzüntülerini sanki o anda siz de paylaşıyorsunuz
okurken ve sanırım kitabı sürükleyici kılan da bu.
Fakat yazar yaşanmış bu acıklı geçmişin etkisinde kalıp
kontrolünü yitirmemiş,bu gün Türkiye'de yaşayan Adıgelerin
başarılarını da onların geldikleri yeri de görerek bundan
gururla bahsediyor,kendi yaşadığı güzel olayları anlatıyor
satır aralarında.
Kısaca da olsa özellikle vurgulamadan geçemeyeceğim bir konu
da yazarın dili. Bu üslup alıştığımız gazeteci dili, gazete
üslubu değil, gerçek temiz duru ve güzel bir dil, bunu
özellikle belirtmek istiyorum.
Diaspora Adıgeleri hakkında pek çok şey yazıldı, söylendi.Bu
kitap da birbirinden uzakta yaşayan insanlarımızı
yakınlaştırmaya aracı oldu, buradaki insanlara diasporadaki
kardeşlerinin durumunu anlatmaya ve bir kez daha
hatırlatmaya aracı oldu.
Bu yönü ile kitabın da yazarın da değeri bir kat daha artmış
oldu. |