Gürcistan’ın
toprak bütünlüğü yalnızca kağıt
üzerinde. Yaşanan iç savaşlar
sonucu 1992’de Abhazya ve Güney
Osetya, Gürcistan’dan
bağımsızlığını ilan etti ve o
zamandan beri Tiflis yönetiminin
sözünü dinlemiyor.
Gürcistan’ın nüfusu 4 milyon 650
bin. Abhazya’da 250 bin, Güney
Osetya’da ise 70 bin kişi
yaşıyor. Şu ana kadar kimsenin
resmen tanımadığı “asi
cumhuriyetler”in nüfusunun yüzde
80’i aynı zamanda Rusya
yurttaşı.
Putin 16 Nisanda yayımladığı
kararnamede, Rusya hükümetini,
bu iki cumhuriyetteki Rusya
yurttaşlarının ve şirketlerinin
haklarının korunması için
gerekli mekanizmaları
oluşturmakla görevlendirdi. Bu
kararın devamında Rusya’nın
Abhazya ve Güney Osetya’da
temsilcilik açması, onlarla
ekonomik, siyasi ve askeri
çeşitli anlaşmalar yapması ve
nihayet, iki cumhuriyetin
bağımsızlığını resmen tanıması
adımları gelebilir.
90’lı yılların başından bu yana
süren Gürcü-Abhaz ve Gürcü-Oset
anlaşmazlığı, Kosova’nın
bağımsızlığı sonrasında tekrar
gerginleşti. Bu gerginlikte
Gürcistan’ın NATO’ya yakın bir
gelecekte (muhtemelen ittifakın
60. kuruluş yıldönümü olan 2009
Nisanı’nda) üye yapılacağı
öngörüsü önemli rol oynuyor.
NATO’nun kendisini kuşatmasından
rahatsız olan, Doğu Avrupa ve
Balkanlar’dan sonra şimdi de
Ukrayna ve Gürcistan’la
genişlemesine karşı önlem almaya
çalışan Rusya’nın izlediği
politika şöyle deşifre ediliyor:
“Ya NATO üyeliğinden
vazgeçersiniz ve toprak
bütünlüğüne kavuşursunuz, ya da
ciddi sosyal-siyasal krizlerin
bedelini ödeyerek ve bazı
parçalarınızı kaybederek pek
sevdiğiniz ittifaka
kavuşursunuz.”
Ukrayna için Kırım ve belki
ülkenin bazı doğu bölgeleri,
Gürcistan için ise Abhazya ve
Güney Osetya “kaybedilecek
parçalar” konumunda.
Bu arada son dönemin sessiz
sedasız bir gelişmesine dikkat
çekmekte yarar var: Rus
azınlığın (“Transdinyester
Cumhuriyeti”) yıllarca
bağımsızlık mücadelesi verdiği
Moldova, NATO üyeliğinden
vazgeçip Rusya’ya yaklaşınca,
bölünme tehlikesini atlatmışa
benziyor.
Hakan Aksay
|