|
|
|
|
|
|
Rusya İle Abhazya’nın Karşılıklı İlişkileri |
|
19.02.2008
Prof.Dr. Sergey Şamba/Abhazya
Çeviren: Dr. Almagül İsina
http://www.tasam.org/index.php?altid=2178 |
|
|
Abhazya
Cumhuriyeti SSCB’nin çöküşünden sonra her türlü kurum,
sembol ve ulusal çıkarları hakkındaki görüşlere sahip
bağımsız bir devlet olarak oluşumunun ilk aşamasını
tamamlamıştır. Ülke tarihine retrospektif bakış, Abhazya
devletinin bugünkü gerçeklerini, dünyada yaşanılan
süreçlerin dışında değerlendirmenin mümkün olmadığını
bir daha kanıtlamıştır. Bu anlamda bağımsız Abhazya
Cumhuriyetinin kuruluşu, çağdaş dünyanın şeklini
değiştiren derin tarihi süreçlerle doğrudan bağlıdır.
Yeni bağımsız
devletlerin ortaya çıkmasını sağlayan en önemli
faktörler arasında Sovyetler Birliği ile komünizm
sisteminin çökmesi çok büyük etken olarak yer
almaktadır.
SSCB’nin
çöküşü, Yalta – Potsdam’da şekillendirilen dünya
düzeninin sonu demektir. SSCB dönemi sonrasında Abhaz
halkının milli bilincinde, kendi milli kimliğine olan
ilgisi tekrar canlanmıştır. Kimlik arayışına yönelik bu
ilgi, sırasıyla dünyada yaşanan çok farklı süreçleri
dikkate almak şartıyla ulusal çıkarların net olarak
belirlenmesini öngörmektedir.
Güney Kafkasya her zaman
büyük devletlerin ilgi odağı olmuştur. Tarihi süreçler
boyunca, bölgede zaman zaman büyük güçlerin çıkarları
çakışıyordu. Siyasi gerçekler, Kafkasya bölgesinde
cereyan eden olayların siyasi süreçlere organik
olarak dahil edilmesinden
ibarettir. Aynı zamanda ulusal çıkarlar, ülkenin milli
güvenliğini ile ekonomik gelişimini korumaya yönelik
öncelikli hedeflerin doğru belirlenmesini ve devamlı
olarak düzenlenmesini gerektirmektedir.
Abhazya Prensliği Şubat 1810 yılında İmparator I.
Aleksandr’ın Yüksek fermanıyla Rusya İmparatorluğuna
dahil edilmiştir. Böylece, 2010 yılında bugünlerde de
Abhazya Cumhuriyetinin dış politikasının öncelikli
yönlerini belirleyen Rusya ile olan tarihten gelen
ilişkileri 200 yılını dolduracaktır. Rusya ile stratejik
ortaklık olanaklarının sürdürülmesi, Abhazya’ya her
şeyden önce Kuzey Kafkasya ile Güney Rusya’daki kardeş
halklarla ekonomik ve kültürel ilişkileri muhafaza etme
ve geliştirme imkanı tanıyacaktır. Rusya devleti,
ülkemizin ve ayrıca genel anlamda bölgenin en önemli
ekonomik ortağıdır. Abhazya halkı dış tehditlerden
koruyan gücün özellikle Rusya olduğunu görebilmektedir.
Abhazya halkının toplu olarak kendilerine Rusya
vatandaşlığı verilmesini talep eden başvurularıyla bu
durum daha belirginleşmiştir. Abhazya nüfusunun büyük
çoğunluğuna Rusya vatandaşlığının verilmesi, onlara
Rusya devleti tarafından korunacaklarına dair gerçek
anlamda bir umut vermektedir. Bunun yanı sıra, on üç
yıl boyu Rusya’nın barışçıl güçleri, askeri harekâtların
yeniden başlatılmaması için bir teminat olarak kalmaya
devam etmektedir. Abhazya’nın fiilen Rusya’nın himayesi
altında bulunduğu anlamına gelmektedir. Rusya Devlet
Başkanı Putin’in, Abhazya’da yaşayan kendi
vatandaşlarının kaderini ilgilendiren konularda, Rusya
devleti olarak kayıtsız kalamayacağına ilişkin sözleri
bizzat bu şekilde anlaşılmalıdır. Bu bağlamda, ABD ile
Tayvan arasında başta askeri nitelikli anlaşmalar olmak
üzere, düzenlenen bir takım devletlerarası anlaşmalardan
oluşan mevcut işbirliği, Rusya ile Abhazya’nın
karşılıklı ilişkilerinde sürdürülebilir bir model
oluşturabilir.
ABD Devlet Başkanı George
Bush, Çin’in Tayvan’a saldırısı durumunda karşısında ABD
ordusunu bulmak zorunda kalacağını açıklamıştır (The
Times, 26 Nisan, 2001). Margaret Thatcher, “Devlet
Yönetme Sanatı” isimli kitabında, ABD’nin daha ileri
gideceğini ve Tayvan’a bölgesel füzesavar sistemi temin
edeceğini umut ettiğini belirtmiştir (Margaret Thatcher,
Moskova, Alpina Pablisher, 2003, 232 s). Biz Rusya’nın,
ABD gibi davranacağı ve bugünlerde olduğu gibi gelecekte
de Abhazya meselesine
Gürcistan’ın asla bir “iç” meselesi olarak bakmayacağı
ve konuyla ilgili kararlılığını koruyacağı konusunda
umutluyuz. Rusya ile
Abhazya arasındaki karşılıklı ilişkilerde, ülkelerimiz
arasındaki ilişkiyi nitelikli ve yeni düzeye taşımayı
sağlayan geçici ve geçişli bir model sıfatıyla bu modeli
değerlendirmekteyiz. Bu durumla ilgili teklifler
tarafımızdan oluşturulmuştur.
Bu ilişki,
ortaklık ilişkisi olarak düşünülmektedir. Teklif ilk
defa Devlet başkanı Ardzinba tarafından dile getirilmiş,
ardından Abhazya Parlamentosu’nun Rusya Devlet Duma’sına
yaptığı başvuruyla yankı bulmuştur. Söz konusu teklif,
askeri ve siyasi konulardaki, gümrük, sınır
düzenlemeleri ve ayrıca ekonomi ve kültür alanlarındaki
devletlerarası anlaşmaların imzalanmasını kapsamaktadır.
Abhazya Cumhuriyeti Parlamento’sunun Abhazya
Cumhuriyetinin bağımsızlığının tanınmasına ve Rusya
Federasyonu ile Abhazya Cumhuriyeti arasında ortaklık
ilişkilerinin kurulmasına ilişkin Rusya Federasyonu
Devlet Başkanı ile Rusya Federasyonu Federal
Toplantı’sına yaptığı başvuruyu değerlendiren Devlet
Duma’sı, Rusyalıların çok sıkı bir şekilde bağlarının
bulunduğu Abhaz halkının problemlerinin adil bir şekilde
çözülmesi için, ülkeye karşı Rusya’nın derin tarihi,
siyasi ve insaniyet perverlik ilgisinin olduğunu
belirtmiştir.
Başvuruda,
Abhazya Cumhuriyeti Parlamento’sunun başvurusunun
argümanlara dayalı, hukuki, ilmi ve tarihi bakımdan
geliştirilen bir belge olduğu da vurgulanmıştır. Devlet
Duma’sı milletvekilleri, Abhazya Cumhuriyeti
Parlamento’sunun Rusya Devlet Başkanı ile Rusya Federal
Toplantı’sına yapmış olduğu Abhazya Cumhuriyetinin
bağımsızlığının tanınmasına ve Rusya Federasyonu ile
Abhazya Cumhuriyeti arasında ortaklık ilişkilerin
kurulmasına ilişkin başvurunun, Abhazya nüfusunun gerçek
umudunu yansıttığını ve söz konusu bölgede insan
haklarının, barışın ve güvenliğin sağlanması, ayrıca
Gürcü-Abhaz çatışmasının adil bir şekilde çözülmesi için
tam anlamıyla dünya kamuoyu tarafından dikkate alınması
gerektiğini düşünmektedirler.
Aynı şekilde,
Devlet Duma’sı milletvekilleri, Rusya Federasyonu Devlet
Başkanı V. Putin’in ve Rusya Federasyonu Devletinin
Abhazya’nın ekonomik durumunun iyileşmesine ve ülkenin
dış ekonomik faaliyetleri üzerindeki sınırlamaların
(ambargonun) kaldırılmasına yönelik yürüttüğü
çabalarının desteklenmesi gerektiğini de
açıklamışlardır. Buna ilaveten, Rusya ve dünya kültür
eserlerinin sağlanması, Abhazya nüfusuna eğitim alanında
yardım etme, Abhazya topraklarında yaşamakta olan Rusya
Federasyonu vatandaşları ile Abhaz asıllı olup Rusya
uyruğuna tabi insanların haklarının korunması
konusundaki girişimlerin de desteklenmesi,
milletvekilleri tarafından öngörülmektedir.
Devlet
Duma’sı, Abhazya Cumhuriyeti Parlamento’sunun Rusya
Federasyonu Devlet Başkanı ile Rusya Federasyonu Federal
Toplantı’sına yaptığı Abhazya’nın bağımsızlığının
tanınmasına ve Rusya Federasyonu ile Abhazya Cumhuriyeti
arasındaki uluslar arası hukuk normlarına, Rusya’nın
hukuk mevzuatları ile prosedürlerine uygun olarak,
ortaklık ilişkilerinin inşa edilmesine yönelik
başvurusunu dikkate alarak, Rusya Federasyonu’nun kendi
politikasını yaratması gerektiğini doğru bulmaktadır.
Asırlar boyu
Rusya’nın tam anlamıyla siyasi hakimiyet bölgesi olan ve
olmaya devam eden, her şeyden önce Rusya’nın
Kafkasya’daki daimi menfaatlerini karşılayan bu devamlı
ve kararlı politika, prensip olarak bölgedeki istikrarın
sağlanmasında önemli bir faktör olacaktır. Bu durum,
yaklaşan Soçi Kış olimpiyatı arifesinde büyük önem
kazanacaktır.
Son altmış yıl içinde dünya düzeninin sistemi iki kez
değişmiştir. II.Dünya Savaşından sonraki yirmi yıl boyu
onlarca bağımsız devletin ortaya çıkma süreci devam
etmiştir. Bu olay, kısmen kanlı savaşları da beraberinde
getirmiştir. Sonuç itibariyle bu devletlerin
bağımsızlıkları, dünya kamuoyu tarafından kabul edilmiş
ve onlar BM’e üye olmuşlardır.
1991 yılından
beri dünyada benzer süreçler yaşanmakta olup, dünya
düzeninin modernizasyonu sonucunda ortaya çıkan
devletlerin aynı şekilde dünya kamuoyu tarafından
tanınması gerektiği konusunda adil bir argüman
bulunmamaktadır. Özellikle SSCB’nin üzerinde baskı
kurduğu “Helsinki Nihai Senedi”’nin “ilk sepetinin”
siyasi ve bölgesel içeriği, geçerliliğini ve önemini
çoktan yitirmiştir. Sovyetler Birliği dünya arenasından
silinmiş, Yugoslavya ve Çekoslovakya artık yok, Doğu ve
Batı Almanya ise birleşmiştir.
Günümüzde Kosova’nın bağımsızlığına ilişkin mesele
genişçe müzakere edilmektedir. Aynı zamanda Kosova’nın
bağımsızlığı meselesinin, tanınmayan diğer devletler
için emsal oluşturmaması yönünde başvurular da
yapılmaktadır. Konuyla ilgili olarak, sadece Rusya
Federasyonu Devlet Başkanı V.Putin’in görüşü, sergilenen
tek objektif tutumdur. Kosova’nın bağımsızlığının
tanınması ve bundan bir dizi benzer problemlerin
çözümünde bir emsal sıfatıyla yararlanılması, dünya
politikasının önemli taraftarlarının objektiflik
göstermelerinin yanı sıra, problemlerin barışçıl ve
askeri yöntemle çözümünün mümkün olmadığı birçok mevcut
kördüğümü bir çırpıda çözmeye yardımcı olacaktır.
Elbette ki birçok ülke için,
bu karar sancılı olacak, ancak sadece daha önceden
oluşmuş hukuki bir durumu tamamlamış olacaktır. Avrupa
Birliği Parlamentosu Asamblesi, yakın geçmişte totaliter
komünizm rejiminde yaşanılan toplu insan hakkı ihlalini
kınayan bir karar kabul etti. Bu kararda, bu insanlık
suçundan en çok eski SSCB halklarının yara aldığı
belirtilmektedir. Rejiminin baskısını çeken birçok diğer
halk gibi, Abhazya da, 1931 yılında sadece Stalin’in
isteği üzerine Gürcistan’a otonom Cumhuriyet olarak
bağlı kılınan bir ülke olarak, Abhazya meselesine
kararlı ve objektif bir şekilde yaklaşmaları için BM,
AGİT, AB ve uluslararası kuruluşlara seslenmektedir.
SSCB’nin
çökmesinden önce Abhazya, Stalin’in isteği üzerine
kaybedilen Cumhuriyet statüsünü tekrar kazanmaya yönelik
meseleyi defalarca gündeme getirmiş ve SSCB’den çıkmak
için değil, aksine ülke genelinde yapılan Mart
referandumunda SSCB’nin devam etmesi yönünde oy
kullanmıştır.
Durum, Gürcistan’ın bağımsızlığının ilanından sonra
değişmiştir. Bilindiği üzere, Sovyet Anayasa’sında ilan
edilen ve Cumhuriyetlerin SSCB’den ayrılmasını öngören
normda, gereken mekanizma sağlanmamıştır.
Bununla
ilgili olarak, SSCB Yüksek Kurulu 1990 yılında SSCB’den
Cumhuriyetlerin çıkmasıyla ilgili düzenleyici yasa kabul
etmiştir. Bu yasa gereği, Cumhuriyetlere dahil olan ve
SSCB’den ayrılma isteklerini gündeme getiren otonom
oluşumlar, bağımsız olarak meseleyi çözebiliyorlardı
(yeri gelmişken, Yugoslavya’nın Anayasa’sında Kosova’nın
muhtariyeti için bu tür hakkın tanımadığını belirtmekte
yarar var).
SSCB’nin devam
edip etmemesi konusunda yapılan oylamada Abhazya en
demokratik yöntemle- genel referandumla- oylamaya yanıt
vermiştir.
Ancak
Gürcistan bütün bu faktörleri tamamen yok sayarak,
SSCB’den ayrılmıştır.
Gürcü
yönetimi SSCB’den ayrılırken, Sovyetler döneminde
kabul edilen hukuken geçersiz tüm mevzuatları ilan
etmiştir. Gürcistan böylece Abhazya ile olan
ilişkilerini kendisi kesmiştir.
Abhazya’nın, Gürcistan’ın bağımsızlığının ilanıyla
ilgili olarak yapılan referanduma katılmadığını
belirtmek çok önemlidir. Bu şekilde, Gürcistan’ın
SSCB’nden ayrılmasından sonra da Sovyet döneminde
hukuken geçerli olan mevzuatlar açısından
değerlendirilirse, Abhazya halen fiili anlamda
SSCB’ye bağlı idi.
Belvejsk’de SSCB’nin dağılışının resmi olarak
ilanından sonra, Abhazya artık SSCB’nin bir parçası
değildi. Böylece, 1990 yılı sonlarından itibaren
Abhazya fiilen ve hukuken bağımsız bir devlettir.
Söz konusu dönemden bugüne kadar Abhazya
Cumhuriyeti daima kararlılığını ve hayatiliğini
sergilemektedir. Abhaz halkı 1992-1993, 1998 ile
2001 yıllarında olmak üzere üç kez kendi kaderini
belirleme hakkını kazanmak için silahlı mücadele
vermiştir.
Ambargo ve
sürekli siyasi baskı ortamında devam ettiği
bağımsızlık yılları boyunca Abhazya barışçıl
politikası olan, demokrasi prensiplerini benimseyen,
gelişen ekonomiye sahip, insan haklarına saygılı ve
çevreye zarar vermeyen bir devlet olarak kurulduğunu
göstermektedir.
Bu durum, Abhazya
Cumhuriyetinin Rusya ve ardından dünyadaki diğer
devletler tarafından tanınması için elverişli
şartlar oluşturacaktır.Bununla
ilgili olarak, Abhazya’nın bağımsızlığını tanıyan
öyle bir mekanizmanın geliştirilmesi gerekiyor ki bu
da Rusya Federasyonunun önde gelen uluslararası
ortaklarını rahatsız etmeden, her iki tarafın da
menfaatine tamamen uygun olmalıdır.
Bir dizi faaliyeti, söz
konusu mekanizma çerçevesinde, kapsamlı ve zamanında
gerçekleştirildiğinde hayata geçirilebilir.
İkili faaliyetler
olarak aşağıdakileri ayırmak gerekiyor:
Rusya Federasyonu Devlet Duma’sı ve Rusya
Federasyonu Federal Toplantısının Abhazya,
Pridnestrovye ve Güney Osetya halklarına ilişkin
2006’nın sonbaharında kabul edilerek, Rusya
Federasyonu Devlet Duma’sı
kararıyla onaylanan hakların tanınmasına ilişkin
inisiyatifinin geliştirilmesi;
-Rusya ile Abhazya arasında önemli noktalar üzerine
bir dizi devletlerarası anlaşmaların imzalanması.
-yasaları uyumlaştırma yoluyla Abhazya’nın Rusya
Federasyonu’nun hukuk alanına entegre edilmesi,
ayrıca Abhazya’nın imzalanan devletlerarası
anlaşmalara istinaden Rusya Federasyonu uluslar
projesine çekilmesi;
Rusya,
Abhazya Cumhuriyetinin, Pridnesrtovye Moldova’nın ve
Güney Osetiya Cumhuriyetinin bağımsızlığını
tanıyarak, SSCB’nin çöküşünün siyasi ve hukuki
düzenlemesini tamamlamış ve bununla hukuki anlamda
Sovyetler Birliğinin halefi statüsünü onaylamış
olacaktır.
Bu durumda Rusya, kendine sadık devletler olarak
Abhazya, Pridenstrovye ile Güney Osetiya’yı içine
alan “iyi komşuluk şeridi” yaratma imkanına
kavuşacaktır.
Hiç
şüphesiz ki Rusya’nın atacağı bu tür adımlar,
Abhazya’nın bağımsızlığını desteklenmesi yönünde
defalarca görüşlerini belirten Kuzey Kafkasya ve
Güney Rusya halkı tarafından desteklenecektir.
Rusya, bunu başardığında bölgedeki durumlara
müdahale konusunda ek etki potansiyeline sahip
olacaktır. Söz konusu senaryonun gerçekleşmesi için
Rusya Federasyonundan herhangi bir ek maddi masraf
talep edilmemektedir.
Abhazya’nın ekonomisi bugünlerde fiilen tek ticari
ve ekonomik ortağı, kreditörü ve ülke sınırlarındaki
önemli yabancı mülkiyet sahibi olan Rusya’yla çok
sıkı olarak bağlıdır. Aynı şekilde Abhazya’daki
Rusya iş ortamının da, doğal olarak bağımsızlığın
hukuken tanınmasından sonra değişmeyecek
anlaşmalarının, bağımsız devletlerin fiili (de facto)
mevzuatlarına göre düzenlenmiş olması sebebiyle,
mülkiyet dokunulmazlığı ve yatırımların korunmasına
dair herhangi bir ek teminat talep etmesine gerek
kalmayacaktır.
Rusya
tarafı önemli transit ulaşım koridoruna ve yaklaşan
2014 Kış Olimpiyatlarına çok yakın Karadeniz boyunu
kapsayan altyapı nesnelerine giriş olanağına sahip
olacaktır.
Rus ordusunun söz konusu önemli stratejik bölgedeki
varlığına dair mesele, ikili Rus-Abhaz ilişkilerinin
düzlemindeki uluslararası gündem çerçevesinin dışına
taşınmış olacaktır.
Müteakip ve aşamalı ilerleme yolundaki bazı önemli
mesafelerin başarılı bir şekilde alındığını
belirtmek gerekiyor. Bunlara örnek olarak hiç
şüphesiz ki Abhazya’nın ruble bölgesine dahil
olmasını, Abhazya nüfusuna Rusya vatandaşlığının
verilmesini, vizesiz rejim ve Abhazya ekonomisine
akmaya başlayan Rus yatırımlarını gösterebiliriz.
Aynı
zamanda Kosova etrafında dönmeye başlayan olaylar
babında, Abhazya’nın bağımsızlığının aşamalı olarak
tanınmasına ilişkin önerilen proje zaman açısından
sınırlıdır. Rusya, Kosova’nın bağımsızlığının
tanınması durumunda yeterli derecede ve kararlı
olarak hızlıca yanıt vermediği durumda, anı kaçırmış
olacak ve konu önemini yitirdiği zaman onunla ilgili
referansları gerektiği şekilde kabul
edilmeyecektir.
Çağdaş
dünya kendi yaşamının temelini, katı, kısmen aşırı
rasyonalizm kurallarına göre kurmakta ve
devletlerarası ilişkilerde her türlü soyutlama,
uluslararası politikanın önemli aktörlerinin esas
çıkarlarına yerini bırakarak ikinci plana
itilmektedir.
Çağdaş uluslar arası
hukuk- bir devletten eski merkezin rızası olmadan
çıksa da- herhangi bir şekilde yeniden kurulan
devletin haklarını sınırlayıcı hiçbir yasa normunu
öngörmemektedir.
Rusya,
Abhazya’nın tanınmasına ilişkin hakkını kullanırken,
kendi siyasi ve ekonomik menfaatlerinin korunmasına
yönelik ihtiyaçtan hareketle, ayrıca siyasi ve
ekonomik açıdan bir bütünlüğüne dayanacaktır.
Tarihi adaleti yeniden
canlandırmaya yönelik Rusya’nın bu tutumu, yüksek
moral açısından aklanacaktır; o aynı şekilde genel
referandumla beyan edilen halkın iradesine sıkı bir
şekilde dayanacaktır.
|
| |
|
BU KATEGORİNİN TÜM
HABERLERİ |
|
|
|
.. |
|
... |