|
Rusya'nın
NATO Daimi Temsilcisi Dimitri
Rogozin 'Ben herkesin beğenerek
yediği un kurabiyesi değilim'
dedi.
Rusya'nın NATO Daimi
Temsilcisi Dimitri Rogozin Vesti-ru
tv muhabirinin Moskova'nın NATO
ile ilişkileri, Gürcistan'ın
durumu ve Kosova ile ilgili
sorularını yanıtladı.
15/01/08 tarihinde yapılan
röportajda Dimitri Rogozin
"Rusya; Sovyetler Birliği
dağıldıktan sonra kısa süre
içerisinde var olan sorunlarını
yendi ve ülkesinin yeni
doğrularını savunmaya başladı"
dedi.
Vesti-ru
- Dimitri Olegoviç, merhaba.
D. Rog. - Merhaba.
Vesti-ru
- Geçmiş bayramınızı kutlar ve
aynı zamanda yeni görevinizden
dolayı da sizi kutluyoruz. Yeni
göreviniz hakkında neler
hissediyorsunuz?
D.Rog - Yüklü bir sorumluluk
hissediyorum.
Vesti-ru
- Sizin görev alanınız hangi
kollardan oluşuyor?
Çalışmalarınızda ilk adımlarınız
neler olacaktır? Nasıl?
D. Rog - Daimi Temsilci, tek
olarak çalışmaz, onun nezdinde
ki konsolosluk çalışmaları uzun
zamandır sürüyor.
Konsolosluğumuzun, politik ve
askeri temsilcilik olmak üzere
iki dalı bulunuyor. Rusya Daimi
Temsilcisinin Baş Yardımcılığı
görevini Askeri temsilci
sürdürüyor. Bünyemizde
ulusumuzun güvenliği ile ilgili;
dış politikalar ile ilgili;
askeri-politik konular ile
ilgili uzman kişiler çalışıyor.
Ülkemizi, Avrupa güvenliğini ve
uluslararası toplumun
güvenliğini ilgilendiren bütün
sorunları NATO ile sürekli
ilişki kurarak çözmeye
çalışıyoruz.
Vesti-ru
- NATO ve Rusya arasında ki
ilişkileri nasıl
değerlendiriyorsunuz? Karşılıklı
temaslar nasıl oluşuyor?
D. Rog - Her zaman ki gibi
hareketli ve sıcak. Geçtiğimiz
yıl karşılıklı ilişkiler kolay
değildi. Bazı gazeteciler
ilişkileri "sıfır noktası” da
bulunduğunu belirtirlerken acele
ettiler. Ben aynı fikirde
değilim, fakat Rusya'nın
güvenliğinin sağlanması için
etkili bir askeri blok olan NATO
ile ilişkilerin normal olarak
sürdürülmesi gerekir diye
düşünüyorum. "Soğuk Barış, Sıcak
Savaş'tan daha iyidir.
Vesti-ru
- Ancak siz NATO ve Rusya
ilişkilerinde set görüşleriniz
ile tanınıyorsunuz.
D. Rog. - Biliyorsunuz, ben
herkesin beğenerek yediği "un
kurabiyesi" değilim. Ben Rusya
Devlet Başkanı tarafından
ülkemin çıkarlarını savunmak
için bu göreve atandım. Bu çıkar
ilişkileri bazen yükseliyor,
bazen de inişe geçiyor. Bunun
için benim görevim;
entelektüellik, yumuşaklık ve
diplomasi gerektiriyor. Ancak,
partnerlerimiz bizim kuşku ve
endişelerimizi düzgün bir
biçimde anladıkları takdirde bu
yumuşaklık oluşur. Herkes için
güvenliğin sağlanması sonucunda
barış ortamı oluşur diye
düşünüyorum.
Rusya için yeni ilgi alanları
oluşuyor. Bizler, Sovyetler
Birliğinin trajik bir biçimde
parçalanmasından sonra yavaş bir
biçimde ancak ısrarlı ve
yeterince hızlı olarak son
yıllarda sorunlarımızı yendik.
Rusya, daha 10 yıl önceki hatta
5yıl kadar önceki savaş,
politika ve ekonomi konumuna
göre bugün daha farklı
görünüyor. Çünkü Rusya için yeni
talepler gündeme geldi. Bizler
için yeni ülke bağlantıları
sağlamak, vatandaşlarımızın
haklarını savunmamız gerekiyor.
Ülkemizin dünya'da otorite
sahibi olması için, ülke
topraklarımızın korunması için
güvenli bir alan yaratmamız
gerekiyor.
Elbette Sovyetler Birliği
dağıldıktan sonra Dünya'da büyük
bir boşluk doğdu ve bu boşluğu
soğuk savaşın galibi olan
ülkeler doldurdu. Birçok ülke
yeni ilgi alanları ile yüz yüze
kaldı. Otorite sahibi ülkeler bu
alanlar ile ilgilenmeye
başladılar. Ancak Genç Rusya'nın
sıcak bir kalbi var, bizlerinde
el ele çalışmış olduğumuz dost
ülkeler var, destek temaslarımız
var. Bunun için benim görevim,
Ülkemin düzenli bir yaşam alanı
oluşturması için, uluslararası
devlet organizasyonları, BM ile
ilişkileri sakin bir biçimde
yürütebilmek için Rusya
Dışişleri Bakanlığı ve Savunma
Bakanlığı ile ekibimizin uyumlu
bir biçimde çalışmasını
sağlamaktır
Vesti-ru
– Nasıl? Söylemiştiniz,
entelektüel çalışma ile değil
mi?
D. Rog. – Elbette, elbette.
Vesti-ru – Gürcistan
Referandumu ve Mihail SAAKAŞVİLİ’
nin seçimler sonrasında
Gürcistan’ın NATO’ya girmek
istemesinin büyük bir hata
olacağını belirmiştiniz. Neden?
D. Rog – Saakaşvili’nin yapmış
olduklarını anlayamıyorum.
Gürcistan Devlet Başkanı
hatırında tutmalıdır. Çünkü
bakınız, yüksek dogmalardan
uzak,çok sıradan açıklamak
istiyorum : Eğer, Saakaşvili
kendisini bütün Gürcistan’ın
Devlet Başkanı olarak sayıyor
ise Abhazya ve Güney Osetya’yı
da hesaba katması gerekirdi.
Çünkü, formalite olarak da olsa
buraları Gürcistan içerisinde
görünüyorlar. Devlet Başkanlığı
Seçimleri gibi büyük bir olayın
bütün topraklarda gerçekleşmesi
gerekirdi. Saakaşvili, Abhazya
ve Güney Osetya’nın Gürcistan
topraklarında bulunmadığını ve
var olan ile yetineceğini gayet
iyi biliyor, bu demektir ki o da
ülke topraklarının
parçalandığını kabul ediyor.
Demek ki Saakaşvili, Abhazya ve
Güney Osetya’nın NATO’ya
girmeyeceklerini itiraf ediyor.
Çünkü onlar Gürcistan
topraklarının dışında kaldılar.
Demek ki o, iki otonominin
bağımsızlığını kalem ile
imzalamış ama fiili olarak
Abhazya ve Güney Osetya’nın
bağımsızlığını tanımıyor. Bu
birinci şık. İkincisi; -
Gürcistan ve NATO arasında
birleşme olması için Gürcistan
Halkı tarafından yüksek oranda
kabul oyu alması gerekir. –
bundan dolayı bazı nedenler
aramamak gerekir, benzerlerine
bakmamak gerekir, bazı hisler
böyle ifade edilir. Sizler her
hangi bir bloğa gidiyorsunuz.
Bunun sadece tek bir anlamı
vardır, egemenliğinizin ve
devlet yönetiminizin bir kısmını
bloğun diğer mensuplarına
veriyorsunuz. Belki de Gürcistan
halkı bu gelişmelerden dolayı
hayal kırıklığı yaşayacak ve
yönetimden bağımsız olarak var
olan problemi çözme konumuna
girecektir. Gürcistan yönetimi
için bu ciddi bir hatadır.
Vesti-ru – Gürcistan’ın
NATO’ya girmek için hazır
olduğunu söyleyebilir misiniz?
D. Rog. – Gürcistan, NATO’ya
aday olacak ülke koşullarının
hiçbirisine uygun değildir.
Gürcistan, ekonomik anlamda
bağımsız bir ülke konumunda
bulunmuyor. Ülke toprakları
parçalanmış durumda, yaşanan son
iç savaştan mağlup olarak çıktı,
Gürcistan Yönetimi
çalışanlarının maaşları bugüne
kadar SOROS tarafından ödenmiyor
mu idi? NATO, hiçbir kimseyi
kendi sırtından geçindirmez.
Orada da paralar harcanıyor, ve
eğer NATO kendi nüfusunu,
tüzüğünü ve statüsünü
genişletmeye hazır ise, ortak
güvenliğini arttırmak istiyor
ise Gürcistan yönetimi kendi
ülkesinin hiçbir problemini
çözememiş ise NATO Yönetimi,
Gürcistan ile macera aramak için
ilişkiye girebilir. Ancak
NATO’da akıllı insanların var
olduğunu ümit ediyorum.
Vesti-ru – Şimdi, Kosova
problemi. Aslında ABD Başkanı ve
Almanya Başbakanı Kosova’nın
bağımsızlığının tanınması için
buluştular. Orada ki statünün
geliştirilmesi nasıl olur?
Başkan BUŞH ve Angela MERKEL,
diğer Avrupa ülkelerinin
konumunu da görüşmüşlerdir.
D. Rog. – Bu anlaşılamaz, işte,
niçin Amerikalılar istediklerini
yaptırmaya çalışıyorlar? Kabul
edilebilir konuların görüşülmesi
mümkündür. Washington’ da ki
Amerikalı siyasetçiler, sert
gerçekçi ve şahin bir tutum
içerisindeler. Onlar, bütün
Dünya’nın sadece kendi
hükümranlık sınırları içerisinde
olduğunu düşünüyorlar ve bu
politikalarını uyguluyorlar.
Onlar, Avrupa’da kendi
koşullarında büyük bir devlet
olmasını istemiyorlar.
İşte, hatta ben yeni bir kelime
oluşturmak istiyorum. “bezelye
tekniği” Avrupa ülkelerinin
hepsinin “bezelye tanesine”
dönüşümü, Avrupa kıtasında
halkların, devlet
bağımsızlıklarını inşa etme
haklarını yok etmeye, bezelye
tanesi gibi ufak parçalara
ayırmaya çalışıyor. Çünkü, eski
dünya yönetimlerinde “böl-yönet”
sistemi ile ülkeleri yönetmek
çok kolaydı. Avrupa için neden
bu gerekli? İşte! Ben bunu
anlayamıyorum.
Bence; çoğu Avrupalı siyasetçi,
birlik sağlamak için bu oyunun
içinde fazla kaldılar.
“Atlantik”in peşinden gitmek
için kendi oturdukları
sandalyenin altına bomba koyarak
fitilini ateşlemeye
çalışıyorlar.
Kosova “PANDORA’NIN KUTUSUDUR”.
Eğer Kosova’yı tanıyacaklar ise
bu onları nereye götürür.
Diyelim ki, yarın aynı
bağımsızlığı Berlin’de oturan
Türk’ler de isteyeceklerdir.
Çünkü neden olmasın? Bugün
Berlin’de ki Türk sayısı
İstanbul ve Ankara’da yaşayan
Türklerden sonra 3. sırada yer
alıyor. Yarın BASK’ lar da
bizler on yıllardır mücadele
ediyoruz, bağımsızlık neden
bizimde hakkımız olmasın?
diyeceklerdir. İspanya, bu
yüzden Kosova ile ilgili olarak
bazı Avrupa ülkeleri tarafında
uygulanan politikalara şüphe ile
bakıyor. KORSİKALILAR’da, KUZEY
İRLANDALILAR’da söyleyebilirler,
ve sonsuz…
En önemlisi, bizler için büyük
sorunlar yaratacaktır. Bugüne
kadar Rusya’nın siyasetini
yöneten politikacılar,
Abhazya’nın, Güney Osetya’nın ve
Prednestoriya’nın
bağımsızlıklarını tanımaktan
kendilerini sakındılar ve
bağımsızlıklarını ilan eden
başka cumhuriyetlerden de
sakındılar. Şimdi Kosova, kendi
toprakları ile ayrıldığı zaman,
örnek cumhuriyetlerin bağımsız
olmaları için yukarıda
belirttiğim gibi ellerinde
herhangi bir delil
kalmayacaktır.
Bu “pandoranın kutusu” açıldıkça
açılıyor. Bu açık kapı, Avrupa
ve bütün Dünya için açılan bir
“kaos kapısı”dır.
Bundan dolayı Rusya burada,
tabii ki “Slav dünyası”nın
olduğunu kabul ediyor. Ancak
Rusya’nın koruduğu sadece
“Ortodoks Sırplar” değildir.
Rusya, Dünya’da saygıya dayanan
ilişkileri de koruyor. Bu
ilişkiler Avrupa’da 2. Dünya
Savaşı sonucunda kan ve ıstırap
ile kurulmuştur. Biz bu şekilde
uluslar arası hakları da
koruyoruz ve bizler
söylediklerimizin üzerinde
sağlam bir biçimde duruyoruz.
Çünkü bizim bağışıklığımız var.
Bizler iki kez çevremizde ve
Kafkasya’da korkunç bir savaş
yaşadık. Ayrıca bizler, başka
sıcak bölgelerde de bunları
yaşadık. Bizler kanımızda
bulunan zararlıları
“antikorları” devletimizi
korumak için dışarıya çıkardık.
Şaşıyorum! Avrupa ülkeleri
bunları yaşamak için herhangi
bir Kosova’nın Bağımsızlığını
yaşamasına hakkı yoktur. Bunu
yaşamaları mı gerekir?
Belgrat Yönetimi, şimdilik
Kosova’nın tam anlamı ile
bağımsız kalması için izin
vermiyor. Bunun sonunda “kaos”
olacaktır.
Vesti-ru. – Teşekkürler.
Dimitri Olegoviç.
Kaynak:
www.vesti.ru
www.abhazyam.com
|