|
Abhazya Parlamentosu
Milletvekili Yurt Dışındaki
Soydaşlarla İlişkiler Komitesi
Başkanı Soner GOGUA'nın mektubu
bilgi için ektedir.
**************************************************************************************************************
Değerli Hemşerilerim,
Yıllardan beri hepimizin
hayallerini süsleyen,
gündemimizin en başında yer
alan, anavatana yönelik
çalışmalarımızın en başını çeken
ama bir türlü istediğimiz
sonuçları alamadığımız
bir hikâyemizin, madalyonun öbür
yüzüyle farklı bir bakış
açısıyla sizlerle paylaşmak
istedim.
ANAVATANA GERİYE DÖNÜŞ SÜRECİ
Bu konuda geçtiğimiz yıllar
içerisinde birçok şey yazıldı,
çizildi. Birçok
toplantılar, konferanslar
yapıldı. Yüzlerce simalar
değişti, anavatana gidildi
oradan diaspora gezileri
düzenlendi. Yeri geldi
birbirimizi, yeri geldi
anavatanı, yeri geldi
tarihimizi, yeri geldi
kurumlarımızı suçladık,
eleştirdik ama sonuç itibariyle
maalesef genel gidişatı,
süreci, alnımıza yazılan bu kara
tarihi bir türlü değiştiremedik.
NEDEN?
Eğer hepimiz aslımızı inkâr
etmeden dünyanın neresinde
olursak olalım gurur duyarak
Abazayız diyebiliyorsak,
tarihimize, dilimize,
adetlerimize sahip çıkıyorsak,
kendi şahsi kapris ve
çıkarlarımızı bir yana bırakarak
vatanımızın ve halkımızın ortak
çıkarlarında bir araya
gelebiliyorsak, şehitlerimizin
bize bıraktıkları ama yarın
hesabını soracakları o büyük
sorumluluğun farkındaysak,
çocuklarımıza bizim
diyebilecekleri, kendi dillerini
konuşup kültürlerini
yaşatabilecekleri bir vatan
toprak parçası bırakmak
istiyorsak
NEDEN?
Çocukluk dönemlerimde Abhaz
kimliğimin ve tarihimizin
bilincine vardığım andan
itibaren gurur duyarak
haykırdığım ABHAZ kimliğimden ve
beni yetiştiren, karakterime
şeklini veren toplumumdan
aldığım güçle en yüksek
ulaşılabilecek noktaya gelmişken
yani birçok arkadaşımın sen
başardın ne sanşlısın dedikleri
gibi anavatana dönüp burada
yaşamayı ve bir yerlere
gelebilmeyi başarmışken, neydi
bu içimde beni bir türlü rahat
bırakmayan, geceleri uykumu
kaçıran, beni içten içe yiyen
şey neydi.
NEYDİ?
beni
tüm ailemi yarı yolda bırakarak
Kandid Tarbanin Türkiye'de ekip
kurup uzun bir dönem çalıştıktan
sonra ailevi problemlerimden
dolayı gidemediğim daha sonra
yemin ederek herkesi ve her şeyi
bir kenara bırakıp anavatana
gelmeye zorlayan şey neydi.
NEYDİ?
Savaş zamanı bir takım
insanlarımız duymazdan,
umursamazdan gelirken ya da
birileri anavatanı terk edip
kaçarken bizi savaşa, hayatımızı
tehlikeye atmaya iten şey neydi.
Savaş sonrası o zorlu yıllarda
açlık ve sefaleti çekerek, yeri
geldiğinde diasporamızdan yardım
olarak gelen çocuk mamalarıyla
ailemizi aç bırakmayarak ayakta
tutmaya çalıştıran şey neydi.
NEYDİ?
Savaş sonrası dönemde aturka
diyerek anıldığımızda, ya da
ataları kaçıp gidenlerin
torunları hikâyelerini dinlerken
bize güç veren neydi.
Lütfen bu neydilerin adını
koymamda bana yardımcı olun,
içinden çıkamadığım bu karanlık
tünelde karma karışık
duygularımın içerisinde bana bir
yol gösterin.
Daha ne söylememiz yada ne
yapmamız gerekiyordu ki
insanlarımıza, arkadaşlarımıza,
büyüklerimize herkese nasıl
anlatmalıydık ki anavatanımıza,
dilimize, kültürümüze,
tarihimize sahip çıkabilmenin,
koruyabilmenin, yaşatabilmenin
yegane yerinin Abhazya olduğunu
ve dolayısıyla anavatana geriye
dönüşle sağlanabileceğini
anlatabilmek için. Tüm eksik ve
yanlışlarına rağmen bugün
Abazayım dememizi sağlayabilen
bir anavatanımız varsa
Abhazya’da yaşayan, tüm zorluk,
işkence ve baskılara rağmen bu
topraklarda yaşamlarını
sürdürmeyi başarabilmiş o
kardeşlerimize, o analara , o
babalara borçlu olduğumuzu.
Bugün gelin mücadelemizde bir
elde siz verin bir ses te siz
olun diyen insanlarımızın onurlu
mücadelelerini.
Gelin suçlayalım birbirimizi
senelerden beri yaptığımız gibi
diaspora olarak biz
anavatandakileri Ruslaşmakla,
gürcüleşmekle, Hıristiyanlaşmak
yada dinsizleşmekle, çok içki
içmekle, Abazacayı iyi
konuşamamakla, örf ve
adetlerimiz unutmakla,
diasporaya sahip çıkmamakla,
kardeş kardeşi vurmakla, çalıp
çırpmakla. Yada tam tersi
anavatan olarak diasporayı
mücadelen kaçmakla, vatana sahip
çıkmamakla, Türkleşmekle,
Müslümanlaşmakla, geriye
dönmemekle, tüm yıllar
içerisinde en basit şekliyle en
kolay alabileceğimiz Abhazya
vatandaşlığını bile almamakla,
ayda birer dolar bile olsa
toparlayıp anavatandaki
problemlerin çözümünde katkıda
bulunmamakla, bir kişiden oluşan
Abhazya temsilcisine 400,000
kişilik Abhaz diasporası olarak
sahip çıkamamakla. Nereye kadar
değerli hemşerilerim nereye
kadar ve ne zamana kadar. Eğer
gerekiyorsa gelin suçlayalım,
tartışalım ama bunun da yeri
Abhazya olsun.
Zaman bizim aleyhimize hızla
akıp giderken, getiremediğimiz
diaspora nüfusumuzun yerine
diğer tüm milletlerden insanlar
akın akın Abhazya gelip
demografik yapılanmamız param
parça olurken, diasporada her
geçen sene kimliğimizi tüm
değerleriyle beraber biraz daha
kaybederken nereye kadar.
Bu vatan, bu tarih bizim değerli
hemşerilerim. Dünyanın neresinde
yaşarsak yaşayalım hayat
mücadelesini, geçim savaşını
vermek zorundayız ve veriyoruz.
Ama verdiğiniz bu mücadele
sizden sonra bırakacaklarınız
için yeterli ve doğru olacak
mıdır? Anavatanda bir saniye
bile görmeye duymaya
dayanamadığımız mücadeleleri
bulunduğunuz yerlerde vermiyor
musunuz?
O zaman gelin bu mücadeleyi,
birlikte anavatanda verelim.
Gelin biraz zorlanalım, belki
bir dönem işsiz kalalım, evimizi
biraz geç alalım,
anlaşılamayalım, anlatamayalım
ama en azından bu zorlukları biz
çeker sırtlanabilirsek bizden
sonrakilere, çocuklarımıza,
gelecek nesillerimize
istediğimiz gibi bir yaşam ve
vatan bırakalım.
Tüm değerli hemşerilerime bir
kez daha seslenmek istiyorum.
İnanın Abhazya 10-15 sene evvel
bildiğiniz yada bıraktığınız
Abhazya değil. Hızla kabuk
değiştirmekte, ekonomisiyle,
politikasıyla, askeri ve
polisiyle, parlamentosu,
hükümeti ve muhalefetiyle, tüm
demokratik kurum ve
kuruluşlarıyla her geçen gün
daha ileriye gitmektedir.
Geçmişteki sıkıntılar her gecen
sene azalmakta, turizm başta
olmak üzere inşaat,
mobilyacılık, hayvancılık, gıda
gibi bir çok sektörde genel
olarak ekonomik büyüme ve
kalkınmasıyla, genişleyen pazar
ağıyla, Rusya pazarı ve 2014 kış
olimpiyatlarıyla büyük imkânlar
sunmaktadır. Bu gelişen
ekonomimizin en büyük
problemlerinden biri iş gücü,
kalifiye eleman kısacası insan
faktörüdür. Bu sektörlerde
kazanç miktarları birçok ülkeye
nazaran daha iyi rakamlara
ulaşmıştır. Bu sebepledir ki
bizim dolduramadığımız insan
açığı baska milletler tarafından
hızla doldurulmaktadır.
Tüm yetersiz imkanlarıyla bugün
Abhazya hükümeti geriye dönen
insanlarımıza ev verebiliyorsa
(yurt dışında yıllarca çalışırız
en azından emekli olduğumda
elime topluca geçecek parayla
kafamızı sokabilecek bir ev
sahibi olabilelim diye), ya da
kendi seçtiğimiz bir evin
alımında maddi destekte
bulunuyorsa, işyeri açmak ve
yatırım yapmak isteyenlere kira
bedellerinden, vergi ödemelerine
kadar bir çok imtiyaz
verebiliyorsa, ilk 5 sene
içerisinde çocuklarımızın tüm
okul ve sağlık masraflarını
karşılayabiliyorsa buna rağmen
Abhazya da yaşayan bir çok insan
halen ev sahibi değilken ya da
ayda 50 dolar emekli maaşlarıyla
geçimlerini sağlayabiliyorken,
hükümetin eğitimden
askeriyesine, sağlık
hizmetlerinden belediye
hizmetlerine kadar tüm hayatın
en gerekli ve en önemli
konularında yeni bir yapılanmaya
girildiğinden ve bir çok projeye
başlanmasından dolayı ekonomik
yeterlilik olarak en sıkıntılı
günlerden geçtiği göz önüne
alınırsa halen anavatanda bizi
istiyorlar mı gibi sorular
yöneltmenin doğru olmayacağını
düşünüyorum.
Gelin bu yeni yapılanmada
diaspora olarak bizde gerekli
olan, üzerimize düşen yeri
alalım. Savaş zamanında
kazandığımız o zaferi ve bayrağı
hep beraber ileriye taşıyalım.
Ve de böylelikle Abhazya’nın
haklı bağımsızlığının
uluslararası ortamda
tanındığında, ekonomik ve
demokratik yapılanması
tamamlandığında bu çorbada
bizimde tuzumuzun olduğunu
bilerek gururla, sevinçle bir
kez daha tüm dünyaya haykıralım.
APSNI APSUWA YRIPSADGILUP
Abhazya Parlamentosu
Milletvekili
Yurt Dışındaki Soydaşlarla
İlişkiler Komitesi Başkanı
Soner GOGUA
|