Gürcistan’da
hızlı gelişmeler devam ediyor.
7 Kasımda
muhalefet, kitlesel gösterilerle Başkan Saakaşvili’yi
istifaya zorladı.
Polisler ve
özel askeri birliklerin sert müdahalesi sonucu yaklaşık 600
kişi hastanelik oldu.
Aynı gece
Saakaşvili 15 günlük olağanüstü durum ilan etti.
Bu arada
aslında kendisi gibi Batı yanlısı olan muhalefeti “Rus
ajanı” olmakla suçlayınca hem muhalefetçe yalanlandı, hem de
Rusya ile arasında bir kez daha gerginlik çıktı. Karşılıklı
olarak bazı diplomatlar kara listeye alındı.
Dün de Gürcü
muhalefetin kararlı tutumu sonucu, lider Saaskaşvili
seçimleri öne aldığını açıkladı.
Böylelikle
inisiyatifi ele geçirmeye çalıştı.
Ama muhalefetin
dediği gibi, parlamento seçimlerini Nisan ayına değil,
kendisinin de katılacağı devlet başkanlığı seçimlerini öne,
hem de 5 Ocağa aldığını ilan etti.
Hem parlamento
hem de başkanlık seçimlerinin gelecek yıl sonbaharda
yapılması gerekiyordu.
Saakaşvili,
baskın seçim düzenleme kararını “darbe hazırlığına karşı
cevabımdır” diyerek açıkladı.
Gürcü lider,
açıklamasında “demokratik davrandığını” bir kez daha
kanıtladığını ve muhalefete gücünü gösterme şansı verdiğini
söyledi.
Sonuçta
seçimler 2 aydan az süre içinde yapılacak (ki bu dünyada pek
eşi olmayan derecede hızlı bir seçim süreci).
Bu seçimlere
muhalefetin normal şartlarda hazırlanması pek kolay
olmayacak.
Ama bazı
muhalif örgütler yine de dünden itibaren zafer psikolojisine
girdiler. Onlara göre artık Saakaşvili'nin sandıktan çıkma
şansı yok.
Bunlar,
hemşerileri Stalin'in "seçimlerde önemli olan, oyları kimin
saydığıdır" sözünü unutmuşa benziyorlar.
Kuşkusuz,
seçimlerin bir başka önemli boyutu da Batı'nın, en başta
ABD'nin tavrı olacaktır. Eğer ABD "Yeter artık Mişa (Saakaşvili)!"
derse, direktifleri ve ücretleri Amerika'dan alan bu yönetim
çöpe atılabilir. Ve yerine yeni bir ABD yanlısı rejim
kurulabilir.
Ama kendi
aralarında Saakaşvili'yi devirmek dışında pek ortak payda
yaratamayan muhalefetin durumu da ülkede istikrarı sağlamaya
pek elverişli görünmüyor.
Hakan
Aksay/RR
|