|
Dünyada yaşayan milletlerin, birbirine benzemezse de
herkesin kendine göre misafir karşılama gelenekleri vardır.
Kafkas halklarına bakacak olursak bu konuda ünlüdürler.
Misafir ağırlama bakımından Kafkas halklarına yetişenlerin
az olduğunu, söyleyenler çoğunluktadır.
Kafkasya’da
Adıgelere misafir olmuş yabancı yazar ve araştırmacılardan,
bu halkların misafir karşılama ve onlara gösterdikleri
hürmeti, içten ( cani gönülden) gelen sevgilerle yapıyorlar
diye anlatmaktadırlar. Adıge yazarlar bu anlatımı şöyle
açıklıyorlar : “дахэу, ягурэ, япсэрэ къабгъадэкы1у” –( daxev,
yagure,yapsere kıbğadekıu). Güzel ve candan yaptıkları,
gönüllerinin, canlarının yanından gelen çok içten
davranışlar olarak ifade ediyorlar.
19.
yüzyılda Adıge topraklarında çok kalmış araştırmacı yazar
Logvort Jon şöyle yazıyor: Adıge topraklarında meşhur olmak
için üç şeyde kendini göstermen gerekir. “Erkeklikte,
akıllıca güzel konuşmakta, misafiri güzel xabzelerle
karşılamak ve konuk etmekte!”
300 yıl
geriye gittiğimizde dominikanske orden den monağ jan dö lyuk
şöyle yazmış :
“Herhalde
dünyada misafir etmede, insanlıkta Adıgeleri geçecek bir
millet yoktur!
Adıgelerde
misafire karşı tembellik etmek ayıptır, böyle olanın zaten
toplum içinde bir saygınlığı, itibarı kalmazmış. Bu taktir
edilen gelenek Adıgelerle iç içe yaşayarak çok eski
yıllardan bu günlere gelmiştir. Xabzelerin kaç yıl geriye
gittiğini kimse bilmemektedir. Bu xabzelerin yaşı herhalde
Adıgelerin kendi yaşları kadar olsa gerek. Tabii ki
xabzelerin ortaya çıkması birden olmamıştır. Seneler
geçtikçe güzel olan xabzeler çoğalmış, olmayanlarda terk
edilmiştir. Yıllardır Adıgeleri yücelten, saygı, güzellik
kazandıran xabzeler bu günlere kadar gelmiş ve bizlere
ulaşmıştır. Yemek ve misafirlikle ilgili şöyle bir söz
vardır: Adıgenin en fakiri de olsa “şığure pastere” (pasta)
yemeği vardır.
Misafirle,
misafir etme ile ilgili konular üzerinde Adıge yazarları da
çok durmuşlardır. Bu yazarlar arasında şunları sayabiliriz :
Keraşe Tembot, Bğajnokue Berasbiy, Mefedz Serebiy, Karden
ğuş Zıramuk, Şogen Hazeşe, Mambet Halim, Mıjey Mihail,
Kuajeşave L., Mamxeğ Pae. Yabancılardan da Adıgelerin
misafirlikle ilgili xabzeleri üzerinde duran çok araştırmacı
yazar vardır.
Araştırmacı
yazarlardan bize intikal eden, bizimde yaşlılardan dinleyip
duyduklarımız, yabancı araştırmacıların yazılarından da
okuduğumuz, anladığımıza göre başından sineğini kovabilen “
zişham badze tezıxujıf “ her Adıgenin evinin yanında birde
misafir odası (Haçeş’i) vardı. Bu oda, kapı önünde avlu
içinde gelen misafirin rahat görüp girebileceği bir
yerdedir. Odanın içi o ailenin en güzel eşyalarıyla
donatılmıştır, ne bir eksik nede bir fazla, misafirin rahat
dinlenmesi için düzenlenmiştir. Misafir; Adıgenin kapısına
geldiğinde kimse yoksa atını dışarıda at bağlama yerine
bağlar kendisi odaya girebilirdi. Oda ev sahiplerinin kendi
oturdukları evin hemen yanında olurdu. Adıgeler evlerini
avlu kapısına uzak geri tarafta yaparlardı. Evden dışarısı,
avlu kapısı rahat görülürdü. Dışarıdan gelecek düşmana
karşı, toparlanmak için bir fırsat kalması için.
Adıgeler
kim gelirse gelsin, herkesi misafir ederlerdi ancak hepsine
aynı şekilde davrandıklarını söylemek de biraz zor. Buna
bağlı olarak Adıgeler de misafirler genelde şu gruplara
ayrırlar.
1-Xьащ1э
лъап1э ( haşe lap’e )-----* Kıymetli misafir .
2-Xьащ1э
къызэрык1уэ (haşe kızerıkue )---* Kendi gelen misafir.
3-Ц1ыхухъ
хьаш1э ( tsıxuğ haşe )------* Erkek misafir.
4-Бзылъхугъэ
хьаш1э (bzılxuğe haşe )-----* Bayan misafir.
5-Хьащ1эщ
хьащ1э (haşeş haşe )------* Oda misafiri.
6-Лэгъунэ
хьащ1э ( leğune haşe ) *Akraba veya çok yakınları olan
misafir.
7-Хьащ1э
нахуэ ( haşe naxue ) ------------- *Belli olan misafir,
bilinen.
8-Хьащ1э
щэху ( haşe şexu ) --------------- *İsmi anılmamış misafir.
9-Хьащ1э
благъэ haşe blağe ) ------------- -*Yakın, akraba misafir.
10-Хьащ1э
хамэ ( haşe xame ) --------------*Yabancı misafir.
11-Зэджа
хьащ1э (zega haşe ) --------------*Davet edilen misafir.
12-Зэмыджа
хьаш1э ( zemıga haşe )------* Davetsiz misafir.
13-Хьащ1э
уэкъулэ : “Haşe vekule” evi yanmış herhangi bir felakete
uğramış aileler.
Köylerde
felakete uğramış aileleri sıra ile misafir ederlerdi. Böyle
misafirlere aynı zamanda “haşe leuvakue” ( zor durumda
olduğu için, mecburiyetten ihtiyaçları gidermek için istekte
bulunmak için gelen misafir) de denirdi. Bu tip ailelere köy
yardımlaşarak belli bir zaman içinde ev mülk sahibi
yaparlardı.
14-“Бий
хьащ1э” ( biy haşe ) düşmanları olan misafir : Adıge
adetlerine göre düşmanında, sana misafir gelmişse onu
rahatsız etmeden kabul edeceksin. Düşman olan kişi karşı
tarafla barışmak istiyorsa misafir olarak gider, bir
fırsatını bulabilirse en yaşlı ninelerinin göğsüne saygıyla
eğilir dudaklarını değdirirmiş( kendini affettirmek için
başını yaşlı ninenin göğsüne koyardı beni çocuğun kabul et
anlamına) . Eğer bu amacına ulaşırsa onun evladı
sayılacağından ona kimse bir şey demez affedilirmiş, zaten
kişi iyi niyetle barışmak için gidiyor. Yukarıdaki olayda
kişiler arsındaki düşmanlık ölüm olaylarında olurmuş. Bu tip
olayların dışında da düşman eve misafir gelmişse hizmette,
muamelede bir eksiklik olmazmış. Çünkü misafiri üzmek
Adıgelerde hoş karşılanmaz.
Eskiden bir
yerden bir yere gitmeler hep atla olurdu. Bir Adıgenin atı
her zaman eyerlenmiş vaziyette hazırdır. Erkekler bir köyden
başka köye veya değişik yerlere atlarına biner giderlerdi
bayanlar ise kağnı arabasıyla götürülürdü. O kağnıların
üstünde faytonlar gibi kapalı yağmurlukları olurdu. O
kağnıların Adıgece adı guime dir. Bayanlar kağnı arabasının
içinde yanlarında sürücü olarak bir genç,(bu genç kağnının
ön tarafına oturur kağnıyı sürerdi) etrafında atlılarla
birlikte, yolculuk öyle yapılırdı. Bu sürücü gencin adı da
“гущхьа1ыгъ” (guşhaığ) dır.
Atlı
misafir olarak gideceği evin avlusuna girince kimse yoksa
kamçısıyla atına vurarak ses çıkarırdı . Misafiri birileri
görürse güler yüzle karşılar atını da gerekli yere
dinlendirmek üzere çekerlerdi. Misafiri içeri alacakları oda
avlu içinde müstakil olarak durduğu için giriş çıkışlar
rahat olurdu. Ev sahibinin evlerinin hemen yanındadır.
Misafiri başkalarından ve evdeki köpeklerden de korumak için
ev sahibi (xeğarey) arkada misafir önde odaya girerlerdi.
Misafiri dışarı çıkarırken de aynı nedenlerden dolayı ev
sahibi (xeğaraey) önde misafir arkada çıkarlardı.
Atlı
misafir çok kalmayacaksa yamçısına (şakue) eyerden çözmezdi.
Misafirin kamçısını (şopş) oda kapısının arkasına asılış
şekline göre zamanının olup olmadığını anlaşılırdı:
Misafir
kamçısını uzun bir şekilde sallanır vaziyette tutacak
yerdeki ipten asarsa zamanı var, acelesi yok, gecede kalacak
demektir. Eğer kamçısı kapalı şekilde katlanır yerinden
asarsa zamanı yok, sadece biraz dinlenmek ve açlığını
gidermek için geldiği anlaşılırdı. ( Böyle zamanı olmayan
misafire gedlıbje, koey japğe, kalmık şay gibi şeyler
yedirirler böylece pratik olarak yemek işi halledilmiş
olurdu) .
Bayan
misafir hiçbir zaman odaya alınmazdı o her zaman leğune ( ev
içi ) misafiri idi.
Bundan da
Adıgelerde bayana farklı değer gösterdikleri
anlaşılmaktadır.
Misafir
evden ayrılırken ev sahibinden memnun kalmışsa avlunun
içinde atına binerken atın kafasını evin kapısına doğru
çevirir atına öyle binerdi. Eğer memnun kalmamışsa atın
kafasını avlu kapısına doğru çevirir o şekilde atına
binerdi. Böyle bir durumun olması Adıgeler için çok üzücü
olurdu, misafire bakamadı, razı edemedi denecekti. Bu durum
hiçte hoş görülecek bir durum değildi . Onun için Adıgeler
misafirlerine en yüksek seviyeden nezaketlerini esirgemez
olması gereken her şeyi yaparlardı.
Adıgelerin
misafirle ilgili xabzelerini tam olarak yazmak için büyük
bir kitap yazmak gerek. Biz burada günümüzde yapılabilir
dediğimiz xabzelerden bahsediyoruz. Bu gün bize göre
misafirle ilgili herkes tarafından yapılabilecek xabzeleri
şöyle sıralayabiliriz.
1-Misafir
için “tham yi lıkuesş” der Adıgeler. Tanrı elçisi, tanrının
gönderdiği gibi anlamlar yüklenebilir. Hal böyle olunca
misafire saygı kaçınılmazdır, mutlak surette yapılması
gerekir. Adıgelerin misafirliğe bakış açıları böyledir.
Misafirin geldiği andan itibaren onu üzecek, hoş
karşılanmadığı gibi bir havanın oluşmasına sebep olacak,
herhangi bir davranış olmazdı. Dolayısıyla azami dikkat sarf
edilirdi. Ev sahibi (bısım) ne yapmam gerekir, neyi eksik
bıraktım acaba, utanacağımız bir durum oldu mu diye devamlı
bu işin muhasebesini yapar. Bu gün ev sahibiysen yarın sende
misafir olursun, sana yapıldığında memnun kalacağın hiçbir
şeyi misafirden esirgemeyeceksin. Bunun için “Adıgeler haşer
kihame xeğarer megufe” ( misafir gelirse ev sahibi sevinir)
demişler.
2- İsmi
Adıge olup da ( ben Adıgeyim diyen) xabzeler çerçevesinde
misafire iyi bakmalıdır. Misafiri memnun etmenin varlıkla
bağdaştırılmaması gerekir. Kişi elinde ne varsa güler yüz,
saygı, sevgi ile misafire sunduğunda oda fazlasıyla memnun
olacaktır. Misafirin önüne var diye olur olmaz, lüzumlu
lüzumsuz her şeyli koyarak boğmakta iyi değildir. Adıgelerde
bir söz vardır “вы ныш нахърэ нэщхъыф1э” (f’ı -öküz nış
nağre, neşğıfe ) öküz kesip ağırlamaktan, güler yüzle
karşılamak daha iyidir. Önemli olan karın doyurmaktan ziyade
güler yüz tatlı dille misafire hizmet etmektir. “Адыгэм нахъ
мыгъуэри бысымщ “ Adıgenin en fakiri de ev sahibi (bısım )
dir derler.Yani misafiri ağırlamaya hazırdır.Adıgelerde
başka bir söz vardır: “Şıxınır afıre mıafıre zebğaşenum,
bısımım yi napem uple” derler. (Misafir : yemeğin tatlı olup
olmadığını anlamak istiyorsan, bısımın suratına bak diyor.)
Demek ki bısım güler yüzlü ise yemekler tatlı, asık suratlı
ise yemekler acı.
3-Adıge,
kim olursa olsun gelen misafire kendini yüksek görmeden
“zimğaferışu “ yeblağe demesi gerekir. Misafiri sevgi ve
hoşgörüyle karşılamalı ve kaldığı sürece ne zaman gidecek
acaba çok kaldı gibi düşüceler olmamalıdır, kaldığı sürede
böyle bir şey hissettirecek davranışlar yapılmamalıdır.
Adıge, misafir ne zaman gidecek diye düşünmez. Onun için
Adıgeler gelmek misafirin, gitmek bısımın elndedir, misafiri
içeri almak vardır dışarı çıkartmak yoktur derler. Bu
sözlerin ifade şekli Adıgece güzel ve anlamlı olduğu için
birde Adıgece yazalım.
“Хьащ1эр
къак1уэным йзыр хуитщ, и к1уэжыным хуитыр бысымырщ “ (haşer
kakuenım yezır xuitsş, yi kuejınım xuitır bısımırş). “Хьащ1э
къишэ шы1эщ нaхъ, хьащ1э ишыж щы1экъым” ( haşe kişe şıas
nağ, haşe yişij şıakım).
4-Adam
ayırt etmeden yaşlı, genç, zengin, fakir, akraba, tanıdık,
düşman, bay, bayan hepsine misafir olarak hizmet
verilmelidir. Bizden öncekiler boşa söylememişler misafirin
genci ile fazlası olmaz diye. “haşe şalere haşe leyre
şıakım” . “Haşev kıpxuekuame vi jeğueğuriy vi nıbjeğus”.
Misafir olarak gelmişse, düşmanında arkadaşındır demişler.
5-Misafirler üst üste gelmişlerse birinci dereceden misafir
uzaktan gelendir. “Хащ1э гъунэгъу нахърэ, хьащ1э жыжэр нахъ
лъап1эщ “( haşe ğuneğu nağre, haşe jıjer nağ l’apes).
Misafirin yaşına bakmaksızın sağ taraflarında durdururlar.
6-Günümüzde
eskiden olduğu gibi müstakil odalar yoksa da herkesin evinde
misafir için ayrılmış ayrı bir odası vardır. Misafir
geldiğinde ona gösterecek yerleri hazır olarak bulunur.
7-Kapına
bir misafir gelmişse ona güler yüzle “fekhus apşi” (hoş
geldin) deyip “yeblağe” (içeri buyur) demelisin . Misafiri
dışarıda fazla bekletmek xabzelerimize göre uygun değildir.
Hoş geldin dedikten sonra hemen içeri alınmalıdır. Eskiden
misafir odaları bağımsız olduğu için, misafir önde içeri
alınıyordu; ancak şimdiki evlerde misafir odası da
diğerleriyle aynı dairede yer aldığından ev sahibi misafirin
önünde kapıları açarak ilerler ve konuğunu misafir odasına
alır. Önden misafirin gitmesi uygun olmaz çünkü hangi odaya
gireceğini bilemez, yanlışlıkla uygun olmayan bir odaya
girebilir.
8-Misafiri
odaya aldıktan sonra “jante” (başköşe) gösterilerek oturması
teklif edilir. Ev sahibi misafirden büyük olsa da misafirden
oturması yönünde bir teklif almadan hemen yanına oturması
uygun olmaz. Misafirler evine grup olarak gelmişlerse oturuş
şekillerine ev sahibi hiç karışmaz, kendi aralarında uygun
şekilde herkes oturması gereken yere oturur; çünkü onlar
birbirlerini tanımaktadırlar.
9-Misafirler sıcak giysilerle (palto gibi) gelmişlerse
onların çıkartılıp gerekli yerlere asılması için yardım
etmek gerekir. Evde televizyon, radyo gibi müzik aletleri
açıksa kapatılır.
10-Misafirler biraz dinlendikten sora hal hatır sorulur.
Uzaktan gelmişlerse yolculuklarının nasıl geçtiği, ardından
da geldikleri yerlerle ilgili haberler sorulur.
11-Eski
zamanlarda gelen misafire üç gün pek bir şey sorulmazmış;
ancak günümüz hızlı atların binildiği döneme uymuyor. Şimdi
öyle bir durum söz konusu değil, gelen misafirin yemek işi
bittikten sonra herhangi bir sorununun olup olmadığının
sorulması uygundur. Misafirin davranışlarından rahat olduğu
anlaşılıyorsa herhangi bir sıkıntısının olmadığı hissi
uyandırıyorsa bir şeyler sormaya da gerek yoktur. Misafirin
kendisinin anlatmasını beklemek nezakete daha uygundur.
Geçmiş dönemlerde de söz sahibi yaşlıların bir araya geldiği
büyük toplantılarda xabzelerle ilgili görüşmeler yapılır,
geçerliliğini yitirmiş olanların kaldırılmasına yönelik
kararların alındığı olurmuş. Bununla ilgili bir pselej şöyle
diyor. “Блэк1а хабзэм уыкъемыкъуж”(bleka xabzem
vıkemıkuj)-geçerliliğini yitirmiş xabzeyi yapmak için
zorlama. Çok eski dönemlerde Adıgelerde evlenen bayan ilk
doğumunu baba evinde yaparmış. Bu xabze geçerliliğini
yitirdiği için çok önceleri kaldırılmış. Bu bir örnektir.
Onun için atalarımız bleka xabzem vikemıkuj demişler.
12-Misafir
veya misafirler odada yalnız başlarına bırakılmaz, ayıptır.
Bir iş nedeniyle ayrılması gereken ev sahibi ev halkından
birini, böyle biri yoksa komşulardan bir arkadaşını getirip
misafirlerinin yanında oturmasını isteyebilir. Misafirlerin
yanında oturması için çağrılan kişinin yaşça onlara yakın
olması uygundur. Çok genç biri misafirlerin yanında
oturamaz. Misafirlerin yanına bir genç kız girdiğinde
arkasını dönmeden odadan ayrılır. Bu da Adıge xabzelerinin
misafire saygı ifade edenlerinden bir tanesidir.
13-Misafirlerin yemeklerini geciktirmek hoş karşılanmaz.
Gelen misafire o an için hazırda ne varsa verilir.
“узрихьал1эр уишхыныф1щ” (vızirihaler vi şıxınıfş)
“rasgeldiğin yemek, senin için iyi yemektir” derler.
İmkânsızlık ayıp değildir; o anda var olanın geciktirilmeden
ikram edilmesi gerekir. Gelen misafir “haşe lape” (kıymetli
misafir) ise zaten eskiden beri adettir, o misafir
mahallenin misafiri kabul edilip komşular gerekli her konuda
yardımcı olurlar. Böyle durumlarda hane sahibi kendisinde
olmayan bir şeyi komşusundan rahatlıkla isteyebilir.
Ancak
Adıgelerde her an bir misafir gelebilir düşüncesiyle her ev
kendine göre yedekte yiyecek içecek bir şeyler bulundurur.
Bununla ilgili güzel bir söz (pselej) vardır
“Хьащ1э
къак1уэмэ жы1и гъат1ылъ, куэдрэ щылъащ жып1эу умышхыж” (haşe
kakueme jıi ğatıl, kuedre şılas jıpav vımışxıj) .Misafir
gelebilir diye sakla, çok bekledi diye de yeme. Gelen
misafirlerin zamanları varsa misafirliklerine geniş elden
özen gösterilirdi. Her ev gelen misafire “nış” (ikram olarak
kesilen hayvan) keserdi. Ancak bunu yapmak günümüzde eskiden
olduğu kadar kolay değildir. Nış ekonomik yönden ağır
olmaktadır. Günümüzde bu ihtiyaç daha çok kümes
hayvanlarıyla karşılanmaktadır ve uygun olanı da budur.
Bunda çekinecek bir durum yoktur; zira misafirler de bugünkü
şartları biliyorlar. Çok özel durumlarda ekonomik durumu
uygun olanlar küçükbaş hayvanı nış olarak kesmektedirler. Bu
durum zorunlu olmaktan kendiliğinden çıkmıştır. Ne demiş
pselej : Bleka xabzem vıkemıkuj .
14-Eve
gelen misafirlerin sofrasına beyni bulandırıcı içkilerinden
koymak ayıptır. Ancak yemeklerde içilebilecek meyve suyu
türünden her çeşit içecek konulur.
15-Adıgeler
grup halinde baylı bayanlı düğün, baş sağlığı gibi yerlere
gittiklerinde yemeklerde önce erkeler yer sonrada kadınlar
yerdi. Burada ana düşünce bayanların rahat yemek
yiyebilmeleri içindir. Kendi aralarında birlikte yemek
yedikleri zamanlarda olur, bunlar şartlara göre değişir.
Eskiden beri içki sofralarına bayanlar oturmaz çünkü
erkeklerin konuşmalarında yerli yersiz ağızlarından çıkacak
uygunsuz sözlerden her an bayanlar rahatsız olabilirdi.
Adıge xabzelerinde bayan her zaman için içki sofrasına
oturmama yetkisine sahiptir, zaten oturması için teklif
etmek Adıge xabzelerine göre çok ayıptır. Bu durum kadının
toplum içindeki saygınlığını korumaktadır.
16-Eski
zamanlarda misafire yemeklerden önce gençler ellerinde tas,
kubğan, havlu ile odaya girer ellerini yıkatırlardı. Bu aynı
zamanda onların yemek yeme vaktinin geldiğini de belli
ediyordu. Yemek yendikten sonrada aynı şekilde elleri tekrar
yıkatılırdı. Şimdi genelde tüm evlerde el yıkama yerleri
bulunduğundan buna gerek kalmadı. Misafire lavabonun
bulunduğu yer gösterilir, kendileri diledikleri şekilde el,
yüz temizliklerini yaparlar. Misafirlere tuvalet
ihtiyaçlarını karşılayacakları yerleri göstermek gerekir.
İhtiyaçlarının olup olmadığını sormak ayıp değildir. Esas
ayıp olan ihtiyacı olup da çekinip söyleyemeyen misafiri zor
durumda bırakmaktır. Tuvaletlerde su, sabun, havlu mutlaka
olmalıdır.
17-Misafir
sofrasından xeğarey (ev halkından hizmet eden) hiç gözünü
eksik etmez, utanmadan misafirlerin rahat yemek yemeleri
için ne gerekiyorsa yerine getirir. Misafirlerle yemek
yerken kendisi tok olsa bile, ağırdan alarak misafirlerin
yemek yemelerini bekler. Önceden yemeği bırakmaz rahat
yemeleri için zaman tanır. Misafirden önce yemek yemeyi
bırakmak çok ayıptır, sanki onlara bıraksanız da olur der
gibi bir anlam çıkartılabilir. Yemek yeme bittikten sonra
ellerini yıkatmak xabzedir. Adıge xabzelerine göre bısım
misafir sofralarına yaşlı olarak oturmaz. Sofraya
misafirlerle birlikte yaşlı olarak oturacak kişi o sülaleden
yaşlı biridir, bu kişi misafir evinden değildir. Aynı
sülaleden müsait biri yoksa, komşulardan uygun bir yaşlı
yemeğe davet edilir. Bu davet edilen kişinin de yaşı uygun,
misafirlerle sohbet edebilecek durumda olmalıdır.
18-Gelen
misafirler arasında çocuklarda varsa, Adıge xabzelerine göre
önce çocukların yemekleri verilir. Böylece hem öncelikle,
sabırsız olan çocuklar doyurulmuş olur, daha sonra yenecek
yemeklerde ayak altıda dolaşmazlar gözleri ortalıkta görünen
yemeklerde olmaz. Daha sonra erkeklerin sofraları kurulur
bunun sebebi de, genelde evin zorluklarıyla öncelikle
karşılaşan, eve çalışıp ihtiyaçları getiren, vatanın
koruyucuları olan kişiler olarak düşünüldüğündendir.
19-Misafir
otururken xeğareyler kendi işleri ile ilgili konuşmazlar.
Herhangi bir konuda misafirle tartışmazlar. Eskiden misafiri
usandırmamak için yemeklere davet edilen haşe teğav ler
vardı; mızıka, şıke pşıne ile karşılıklı türkülerde
söyleyerek ortalığı şenlendirirlerdi Günümüzde artık onlar
kalmadı. Şimdi her evde radyo, televizyon gibi yayınlar ve
satranç ( шашке) gibi düşündürücü oyunlarda var.
Gerektiğinde bunlardan yararlanılmaktadır.
20-Misafir
evde kaldığı sürece, elbisesinin temizliğine gerekiyorsa
ütülerine de dikkat edilir. Misafire en temiz, güzel
yataklar serilir. Bu yapılan hizmetler bısımın görevleridir,
hiç yüksünmeden yapılır. Misafire yapılan hürmet, saygı o
aileyi yüceltir.
21-Misafir
yolcu olacağı sırada, gideceği için seviniliyormuş gibi bir
duygu hissettirilmemelidir. Yolcu edilirken varsa palto gibi
giysileri, giyilmelerine yardımcı olmalıdır. Ev sahibi;
misafir olarak geldikleri için çok memnun olduğunu ifade
eder. Tekrar iyi günlerde görüşme dileğiyle hayırlı
yolculuklar diler.
22-Kıymetli
misafir yolcu edilirken hediye verilir. Bu hediyenin para
değeri hiç önemli değil hatıra olarak değeri vardır. Misafir
uğurlanırken evin durumuna göre arabayla gelmişse arabasına
bindirilir, yaya gidecekse evin dış kapısına kadar
geçirilir. Otobüsle gideceklerse birlikte binecekleri yere
kadar gidilir, otobüse bininceye kadar yanlarında beklenir.
MİSAFİRİN YAPMASI GEREKEN XABZELER
1-Misafir
olarak bir yere gidince orada geçerli olan, azda olsa
farklılıklar gösterebilecek xabzelerine kendini
uydurmalısın. Söylediklerini kabul edip, beğenmediğini belli
etmeyeceksin. “хьащ1ап1э ущы1эмэ къыпхуащ1 уи унафэщ *haşape
vışıame kıpxuaş vi vınafeş* Misafir isen, sana ne
söylerlerse kabul edeceksin. Başka bir pselej de “ haşer
şınem xuedev u şabes” der. Misafirin sözlere dikkat etmeli
tatlı dilli olmalı demektedir.
Adıgelerde
misafir olduğun yeri değiştirmek yoktur. Bısım değiştiren
misafire pek kıymet vermezler. Böyle bir hataya düşen kişiye
ikinci gittiği yer bir keçiyi nış olarak keserdi .Adıgeler
iyi misafirine( haşe terez ım) keçi kesmezlerdi. Bısım
değiştirmek hoş görülmediği için iyi misafirlerine
kesmedikleri keçiyi böyle durumda bısım değiştirene
keserlerdi. Keçinin bağırarak yakalanıp kesildiğini duyan
komşular hemen durumu anlarlardı. Bu olayda adeta bısım
değiştiren herkese ilan diliyordu. Bısım razı olmadan,
değiştirmek büyük ayıplardan sayılır.
2-Misafirin
kaldığı evin işlerine akıl verir gibi karışması ayıptır.
Eğer herhangi bir konuda misafire danışırlarsa misafir kendi
görüşünü aklı erdiği kadar anlatır.
3-Misafir
kaldığın sürece çok konuşmak, çok yemek, çok içmek ayıptır.
Yemek ayırt etmekte pek uygun değil, ancak perhizli
değilsen. Sofraya konan yemeği methetmek güzel bir
davranıştır. Adıgeler sofraya konan yemeklerin hepsini
bitirmez, doğrusunu söyleyecek olursak silip süpürmez.
Kendilerine “ Nıbe xuefıj, nıbapsej” midesine düşkün, büyük
karınlı dedirtmezler, denmesinden de çekinirler.
4-Misafir
olarak gittiğin yerde o an için ortalık karışık olabilir, bu
durumu misafir hoş görecek güler yüzle karşılayacak . Ev
hali herkesin başında, öyle dağınık durumda da misafir
gelebilir. Bunun için : “Haşer sıtşığui hazır şıhake,
bısımır şımıhazıri meğu “ Misafir her zaman için hazır
durumdadır, ancak bısımın hazır olmadığı durumlarda vardır
diye söylerler.
5-Misafirin
çok sık girip çıkması uygun değildir. Kaldığın evin
eşyalarına imrenmek yada o duyguları hissettirmekte hoş
görülmeyen davranışlardandır. Ev sahibi kendisi bazı
kullandıkları eşya, araç gibi şeylerden yeri gelirde
gösterirse misafir olarak çok fazla abartmadan kısaca güle,
güle kullanın hayrını görün, sağlıkla eskitin, daha iyisiyle
değiştirin gibi sözler söylerler.
6-Misafir
ne zaman kalkacağını ne zaman gideceğini bilmelidir. Bir
evde çok fazla kalmak iyi değildir. Bu duruma düşenlere
“haşe p’e” kine derler. Gitmek için çok acele edip,
hazırlanmış sofradan yemeden gitmekte hoş değildir. Eskiden
bir evde üç günden fazla kalan misafir artık o evden
sayıldığı için, ev sahibinin her işine yardımcı olması
gerekiyordu. Misafirliğe giden kişinin xabzeleri iyi bilip
utanacak bir duruma düşmeden evine tekrar dönmesi çok
önemlidir. Yani misafir olacak kimsenin xabzeleri iyi
bilmesi gerekiyor. Onun için Adıgeler : “vi deler haşape
vımğakue” derler. (delini misafirliğe gönderme).
7-Misafir
olarak kaldığın yerde hoşuna gitmeyen,sevmediğin bir grup
içinde kendini bulursan durumu olgunlukla idare edeceksin;
bısımın( ev sahibi) hatırı için.
8-Bısımın
yemeğini yedikten sonra “thağapsov psalexer jepan
xueys”(yemeklerle ilgili güzel sözler söylemeli):
dıfğatğajas, fi tğajığaer tham kih yış- fi rızkır vubağue,
kızıxefxar nıkue yıremuğ! – gibi. ( Adıgece bilmeyenler için
açıklayacak olursak yedirdiniz bizi mutlu ettiniz,
mutluluğunuz uzun olsun-rızkınız bol olsun, aldığınız yerler
eksilmesin anlamında).
9-Misafir
ev sahibi tarafı ile ilgili olumsuz şeyleri gündeme
getirmesi ayıptır. Terbiye görmemiş diye adlandırılırsın.
Misafir erkekse bayanlara karşı, misafir bayansa erkelere
karşı olumsuz davranışlarda bulunmaz, tavırlarında ciddi ve
saygılı olur. Aksi davranışlardan misafirin bısıme saygılı
olmadığı anlamı çıkar, bu tutum misafirin şahsiyetini
küçültür.
10-Misafir
bir istekte bulunmaz, bu utanılacak bir durumdur. Misafire
bir hediye verildiğinde, ne iyi oldu bu hediye gibi
duygularla deyim yerindeyse hediyenin üzerine atılmaması
gerekir. Bir hediye aldığınızda, bu hediye çok ihtiyacınız
olan bir şey olsa bile, biraz ağırdan alarak, “çok
düşüncelisiniz” gibi sözlerle memnuniyetinizi bildirmeniz
uygun olur.
11-Misafir
evden ayrılırken kaldığı sürece rahat ettiğini memnuniyetini
güzel bir konuşmayla ifade eder. Vedalaşır gelecekte
sağlıklı, bol rızklı, bol misafirli bir ev olarak uzun
yıllar yaşmaları dileğinde bulunur. Buraya bu sözlerin
Adıgecesini okunabildiği kadar ekliyorum: “ mı duneym
vızınşağam nakhre nakh lape şıakımi; fi vızınşağar bıdev, fi
haşer kueduv, fi nakhıjxer jı şıhamaxuev, fi nakhışexer jıa
dauev, fi nasıpır kueduv tham ğa minke fiğavıne.”
Bu xabzeler;
bizim yazamadığımız başka güzellikleriyle birlikte, yıllarca
yaşanmıştır. Adaj xekute atalarımız her köyde kendileri de
farklı güzellikler katarlarmış. Bu bölümde yazılanlar
genelde günümüzde de yapılabilecek, yapıldığında mahcup
olunmayacak bilakis başkaları tarafından takdir edilecek
xabzelerdir.
Adıge
Xabzeleri
Çeviren:
Atalık Rafet
kafkasfederasyonu.org
|