|
Уи псалъэ гъак1эщ1, уи
гупшысэ гъак1ыхь.
Vi psale ğakeş, vi gupşıse ğakıh.
(Kısa konuş, derin düşün)
Псaлъэ дахэм гуауэр
пщегъац1ук1.
psale daxem guaver pşeğatsuk.
(Güzel söz acıyı azaltır)
Бзэ 1ей щы1экъым, бзэр 1ейуэ
зыщ1 мыхъумэ.
Bze ey şıakım , bzer ey zış mukhme.
(Kötü dil yoktur, dili kötü
yapanlar vardır)
Зи бзэ теук1ытэжырэ, зи анэ
теук1ытыхьыжрэ.
Zibze tevkıtejıre, z iane tevkıtıhıjre.
(Dili için utananla, anası için
utanan)
Бзэр щтауычщи, псалъэр
маф1эпхъэщ.
Bzer ştavıkşi, psaler mafepkhaş.
(Dil çakmak taşı, sözler ateşin
odunu)
Ц1ыху лъэп1къым
и псэр и бзэращ.
Tsux lepkım yi pser yi bzeraş.
(Milletin canı dilidir.)
Adıge büyük
halk ozanı şöyle diyor: "Ben, korkak adamı bir sözle,
vatanın cesur bekçisi yapıyor, mert erkeği kanatlandırıyor,
hırsıza huyunu terk ettiriyorum. Kötü adam karşımda duramaz,
ben insanlıktan çıkmış kötülerin düşmanıyım*. Adıge
sözlerinin, kılıçtan da güçlü olduğunu kitaplarda
doğruluyor.
Bu dünyada
hiçbir millet yoktur söz'e (kelime anlamı) Adıgeler kadar
güçlü bir isim bulan: Söz =Psale= pse + le ( псэ + лъэ),
psem yi yılıpe * can + kılıf, canın kılıfı*, canın
bırakıldığı yer. Biz her konuşmamızda dedelerimizin böyle
bir mana verdiklerini düşünerek konuşmuyoruz. Kelimeler
ağzımızdan dökülüp havaya karışıyor, çoğu zaman anlamsız
olmak üzere. Geçmişlerimizin sözlere yükledikleri anlamlar;
tüfekten çıkmış mermi, yaydan çıkmış ok gibiydi, onu geri
döndürmek mümkün değildi. Onun için konuşmalarda söz
verirken (nokue) geliyor diye başlarlar, verdikleri
sözün yerine getirilmesi için canları pahasına arkasında
dururlardı.
Erkeklerden
acele işi olup ta ufak tefek eksikliği olanı, biraz hoş
görebilirlerdi ancak sözünün arkasında olamayanı hiç
affetmezlerdi. Sözünde duramayan yalan söyleyen kişiye
şahitlik yaptırmıyorlardı. O köyde ona ne güvenilir nede
saygı duyulurdu. Yetişmiş Adıge erkeği sözü ile canını,
avucunun içinde bilir, o ikisi kişi için aynı değerde idi.
Bir Adıge için en kıymetli şeylerdendi güzel söz söylemek,
yaptığı güzelliklerle öğünmese de. Kendisi için mert,
dürüst, insanlıklı, sözünde durur diye, adına türküler
söylenmişse onun için ömründe görmek istediği en büyük
saygıdır, en büyük değerdir.
Adıge dili
için söylenen ata sözleri, dilin ne kadar çok güçlü olduğunu
göstermektedir: *Gupsısi psale, zıplıhi tıs* düşünde
konuş, etrafına bak ta otur, *zibze af şıner melişım şof*
dili tatlı kuzu üç koyunu emer, *psale daxem ğuşır keğaş*
güzel söz demiri büker, *catem pivupşır mekıjıri jem
pivupşır khujırkım* kılıcın kestiği iyileşir dilin
kestiği iyileşmez, gibi çok güzel sözler vardır. Adıgece
sözlerin, Adıgece konuşmalardaki anlam ve güzelliklerinin
değeri günümüzde de şöyle ifade edilmektedir. *Adıgebze
urılş, Adıgebze yiaş, xabze yiaş* ağzında Adıge dili
var, Adıgece konuşuyor, Xabzesi var. Anlamlı, güzel, yerli
yerinde konuşmak her Adıgenin amaçlarının arasında idi.
Konuşmasını bilmeyen, olumsuz tutumları olan insanları yaşı
ne olursa olsun xaselere (toplantılara) çağırılmazlardı.
On yedinci
yüzyılda araştırmacı İtalyan D’Askoli şöyle yazıyor:
Adıgeler
çok güzel konuşuyorlar, birbirlerine de saygılılar. Aynı
anlama gelen sözleri geçmiş yüz yıl içinde, Glavani K., Bell
DJ. yazmışlardır.
"Ben
Adıgeyim" demek
için Adıge dilini konuşup, ana dili ile düşünmek
gerekir.Yabancı dille düşünüp, ana dilini terk edersen kendi
milletinden olamazsın. Meşhur Rus sözlüğünü hazırlayan Dal
şöyle diyor: "İnsanın ana dili onunla düşünebildiği
dildir". Bu gün soydaşlarımızın çoğu yabancı ülkelere
dağılmış, ana dillerini konuşamadan yaşamaktadırlar. Şimdi
onların çocukları Adıgeyiz diyemeyecekler, ancak soyumuz
Adıge diyebilecekler. Bu hepimiz için üzücü bir durum.
Günümüzde Vubıh halkı kalmadı sözü, Vubıhlardan yaşayan
insanın olmadığından değil, Vubıh dilini konuşan Adıgelerin
kalmadığındandır.
Dil için
söylenecek tek söz vardır:
Adıge
dilini her Adıgenin bilmesi yanında, aynı zamanda okuyup
yazması gerekir. Bunun şöyle veya böyle mazereti
olmamalıdır. Hangi ülkede yaşarsak yaşayalım anne baba
olarak dil öğretmek için gayret etmeliyiz. Zorluklar hangi
durumda olursa olsun bunun altından biz kalkmalıyız, başka
milletler gelipte bize dilimizi öğretmezler. Bu konuyu her
Adıge anne ve babanın düşünmesi gerekir.
Adıgeler
kötü söz söylemeyi, küfür etmeyi hiç sevmezler, küfür
söyleyenlere çok kötü gözle bakarlar. Ağzından kötü
sözler çıkanlara şöyle derler: "je psıvınej" anlamı ağzı
tuvalet gibi.
Şu sözlerde
kötü söz hakkındaki tavırlarını da göstermektedir. "Je
eym bleri ğuem kırexu" kötü söz yılanı yuvasından
kaçırır. "Hacafe hafkım, lıxukuel khuanerkım" uyuz
köpek, iyi köpek olmaz, erkek evlat küfür etmez. Adıgeler
küfürlü konuşana kılıç çekerlerdi. Hayvanlara bile küfürlü
konuşana hiç saygı duymazlardı.
Adıgeyim
deyip Adıge dili konuşan bir kimse aşağıya
sıralayacaklarımızdan bir veya bir kaçını bilmeli:
-Ata
sözleri, pselej.
-Hikaye,
masal, tekerleme, şıpse, tavrıkh.
-Türkü,
ğıbze, vered,
-Khuakhue
(güzel konuşmalar).
-Nart
haberleri, pşınalexer mızıkalı türküler oyun havaları (gegu)
-Yeni Adıge
türküleri.
Neden Adıge
bunları bilmeli?
Pselejzxer / Ata sözleri
1965yılında
Nalçik'te basılan *Pselejxer* kitabı şöyle diyor:
*Pselejxer
tsıxubem yi gupseş* atasözleri insanların yüreğidir,
canıdır. Her milletin yaşantısında vardır insanlarla
birlikte yolculuk ederler. Ata sözü olmayan millet dünyada
yoktur. Ata sözlerin çokluğu, güzelliği o milletlerin
büyüklüğüne bağlı değildir. Ata sözleri insanların gözünün
önünden geçen olaylar, eliyle yaptığı işler, canını dişine
takarak alın teriyle, sıkıntılarla, varlıklarla birlikte
yoğurduğu, yaşadığı hayata bağlıdır. O yaşantının içinden
doğmaktadır. Ata sözleri atalarımızın bin yıllardır
konuşarak muhafaza ettikleri bizlere ulaştırdıkları elmas
tanesi hediyelerdir. Atasözleri bize atalarımızın hayata
bakışları, çalışma şekilleri, düşünce tarzları hakkında
bilgiler vermektedir. Bu sözleri bu günlere ulaştıranlar
gibi bizde koruyup geliştirmeliyiz. Adıge dilinde kullanılan
pselej sözünün anlamı geniştir. Ata sözleri, güzel sözler,
tekerlemeler, kinayeli sözler, kuejıhlar gibi.
Aşağıda
vereceğimiz ata sözlerin anlamlarını düşünün?
*Уи адэ
и гъуогужырэ, уи адэ и благъажь умыбгынэ -
Vi ade yi ğuogujıre, vi ade yi blağej vumıbgıne*
babanın yoluyla, babanın akrabasını terk etme.
*Лажьэм
лыжь ешхирий, мылажьэм лажьэ егъуэт -
Lajem lıj yeşxiri, mılajem laje yeğuet*
Çalışan et yer, çalışmayanda kötü durumlarla buluşur.
*Мэкъур
мащ1эмэ, шк1ащ1эр шхэрей мэхъу
Mekur maşeme şıkaşer şıxerey mekhu*
Yiyecek ot(yem) azsa, küçük danalarda çok yemeye başlar.
*Гъущ1
куэбжэ зи1э, мастэ шощ1э
Ğuş kuebje zia, ğuş maste şoşe*
Demir bahçe kapısı olanda, demirden bir iğneye muhtaç olur.
*Зыхьырий
мэгугъэ, яхьырий мэгугъэ -
Zıhıri meguğa, yahıri meguğa*
Götürende bir şeyler umuyor, götürülende. *Şıham yimilme,
lem yi mığueş* başta akıl yoksa, vay haline tabanların.
*Гур
мыгъмэ, нэр гъыркъым -
Gur mığme, ner ğırkım*
Kalp ağlamazsa, göz ağlamaz.
*Бзур
зы1этыр дамэщ, ц1хур зы1этыр акъылщ -
Bzur zıatır dameş, tsıxur zıatır akılş*
Kuşu uçuran kanat, insanı yücelten akıldır.
*Къамылъхуари
ц1ху хэмыхьари зэхуэдэщ –
Kamılxuari, tsıxu xemıhari zıxuedeş*
Doğmayanla, insan içine girmeyen aynıdır.
*Емынэрэпэт,
зыдихьам зыгуэр къыренэ -
Yemınere pet, zıdiham zıguer kırene*
Yemine(hastalık) bile girdiği yerde bir şey bırakır.
*Жыр
къемыпщ1эм, къурэ сыскъым -
Jır kemıpşem, kure sıksım*
Rüzgar esmezse, çalı oyamaz.
*Л1ыжьыр
жыбгъэм ирихьажьати, нанэ жи1эрт -
l’ıjır jıbğam yirihajati, nane jiart*
Rüzgar ihtiyarı sürükleyince, anne diye bağırmış.
*Ипэ
итым йодзэкъауэ, иуыжь итым йолъэкъуауэ -
Yipe yitim yodzepkave, yivıj yitim yol’ekuave*
Önündekini ısırıyor, peşindekine de tekme atıyor.
*Хабзэр
убзэ зыф1эщ1ым, хуэпщ1энум иныкъуэр къагъэнэ -
Xabzer yubze zıfeşım, xuepşenum yinıkuer kağane*
Saygıyı, yalvarmak olarak anlayana, yapacağının yarısını
yapma.
*Гушы1э
зымыщ1эр, 1эшт1ымк1э мауэ -
Guşıa zımışer, aştımke maver*
Şaka yapmasını bilmeyen, yumruk atar.
*Анэм и
хабзэр, пхъум и бзыпхъащ -
Anem yi zabzer pıkhum yi bzıpkhaş*
Anneni xabzeleri, kızına hazır biçilecek kumaş gibidir.
*акъыл
зи1эми щыуагъэу и1эр зэхуэпхьэсмэ 1уэщхьэмахуэ хъунщ –
Akıl ziami şıvağa yiar zexuephasme uaohamaxue khunş*
Akıllı olanında yaptıkları hataları bir araya getirirsen
uaşhamaxue(dağ) olur.
Bu sözlerin
anlamı millet var olduğu sürece yaşlanmaz. Onları her gün
düşünüp onlardan istifade ettikçe daha çok anlam
kazanacaktır. Bu sözler köşelerde durmadan okunmalı,
bilinmeli istifade edilmeli. Onlardan mümkün olduğu kadar
yararlanmalıyız.
Khıbarıjxer,
tavrıkhxer, şıpsexer
Хъыьарыжьхэр, таурыхъхэр, шыпсэхэр
Хъыбарыхь - кhıbarıj ve 1урв1уатэ - uerıuateler bizlere
geçmiş yıllarda olmuş olayları naklader. Adıgelerdeki
khıbarıjlar dille nakledilenlerden oluşturulmuş yazılar ve
kitaplardır. Bir kısmında zamanı ay yıl olarak belli değilse
de. (lepkım yi jeruate tıxıdeş -ağızla nakil). Onların geniş
anlamları vardır, üzerinde düşünmek ve çalışmak gerekir.
Bunlar üzerinde çalışmak gibi bir görev bizleri
beklemektedir.
Tavrıkhların yanına şıpseleri-(mamasal) de koyarsak dilde,
edebiyatta geniş bir bölüm oluşturmaktadır. Konuları
bakımından olmuş olaylardan ziyade, olabilecek, insanların
gönüllerinde olmasını istedikleri ulaşamadıkları olayları da
anlatır. Tavrıkhlarda her zaman iyiyi, kötüyü üstün
kılarlar, sonucunu da iyilikle bitirirler. Daima insanlara
bir ümit kapısı aralarlar, ümitlerini tamamen bitirmezler.
Onu için anlamlıdır, onun için insanlar sever.
Уэрэдыжьхэмрэ - Гъыбзэхэмрэ
Veredıjxemre - Ğıbzexemre
Türküler
ağıtlar
Türküler ve
ağıtlar milletin geçmişte yaşadığı olaylarla ilgilidir.
Türküler; mertlik, vatan sevgisi, vatanı koruma
dedelerimizin yaptığı mertlikler gibi ve benzer konularla
ilgili yazılmış olup gelecek nesillere de aktarılmıştır.
Ğıbzelerde
adından da anlaşıldığı gibi savaş, yangın, gibi zor acil
durumlarda mertlik göstermiş, canını vermiş kimselere
yazılmıştır. Kişiler erkek veya kadında olmuştur. Veredıj ve
ğıbzeler kendilerine has makamlarla söylenmektedir. Bunlarla
ilgili şunu söyleyebiliriz, Adıge ile veredi birbirinden
ayıracak bu dünyada bir güç yoktur. Veredi çok iyi
sevmeyen bir Adıgeye nasıpınçe dıddes (çok
nasipsiz)diyebiliriz. Onun yaşantısında her zaman bir
taraf eksik olacaktır.
Khuekhxer-Хъуэхъухэр
(İyi
dilek-dua)
Adıgelerin
çok güzel örnek anlatımlarından biridir. En basit işleri
dahi olsa khuekhu (iyidile-dua) söylemeden o işe
başlamazlardı. Sofraya oturunca yemeğe başlamadan önce, onu
kazananlara, hazırlayanlara, sofrayı kuran kimselere o güzel
khuekhulardan söylemeden ağızlarına bir lokma koymazlardı.
Adıge
khuekhuleri çok çeşitlidir. En çok ömür, düğün, sevinçli
günler, Allaha dua günleri için söylenmiştir. Bunların
dışında ayrıca her iş içinde khuekhuler söylenmiş. Bu
söylemler yazılı edebiyatın olmadığı dönemlerden günümüze
kadar dilden dile, dedelerimizden bizlere aktarıldı. Haliyle
yazılı edebiyatın başladığı yıllarda yazı diline girdi.
Ди тхьа
тхьащхуэ!
Псынщ1э
те1уэ,
Ф1ы
те1уатэ!
1э йыжьым
егъаублэ,
1э сэмэгум
егъаух!
-жа׀эти
къыщ׀аздэт
Di tha
thaşxue!
Psınş’e
teue,
Fı teuate!
A yıjım
yeğavuble,
A semegum
yeğav
– jаati
kışadzet
Allah ım,
büyük Allah !
İşimizi
çabuklaştır,
İşimizin
iyi olmasını söyle!
Sağ elle
başlat,
Sol elle
bitir!
-Deyip
başlarlardı.
Gelin
indirirken söylenen khuekhler güzel, anlamlı ve uzundur.
Bunların içinden anlamlı ve birazda kısa olanını seçerek
örnek olarak aşağıya yazıyoruz. (Ali berdıkue Kuşha Nezır
ın 1971 yılında yazdırdıklarından bir tanesidir).
Adıgece
yazılışı ile:
Mümkün
olabildiği kadarıyla okunuşuyla birlikte.
Хъуэхъу
Khuekhu-dua
Уей,
къыздик1ам лъэдакъэ махуэ къыщинэу,
Къыздихьам
лапэ махуэ къырихьау,
Ждэдым
хуэдэу 1ущащэу,
Шынэм
хуэдэу 1ущабэу,
Щыф׀ым
хуэдэу ц1эры1уэу,
Хуэмэхуэнри
ил׀ыу,
Хуэмыл׀энури
и къуибгъу,
Лэгъунибгъури зэпыту,
Яку дэтыри
и унэшхуэу,
Жэхапхъэр
илъэфу,
Унафэр
тртмыхыу,
Ик׀амэ
–сытщыгъуэ ди нэрыбгэр
Къак׀эуэжыну?-
жа׀эуэ,
Гуащэ-пщыжьри
хьаблэри хуэзэшу,
Мыпэфыфалэу,
мыгъуэлъыгъуейуэ,
Ихьам
нэрыбгэ дыхуищ׀.
Okunuşu
Yey,
kızdikam ledake maxue kırinev
Kızdihamki
lepe maxue kırihav,
Cedım
xuedev uşaşev,
Şınem
xuedev uşabev,
Şıfım
xuedev tserıuev,
Gedıpem
xuedev şerivev,
Xuemexuenır
yılu,
Xuemılenıri
yi kuibğu,
Leğunibğ
zepıtu,
Yaku detıri
vuneşxuev,
Jexapkhar
yilefu,
Vınafer
yırimıxu.
Yikame: *sıtşığue
di nerıbger kihajınu*- jaav,
Guaşer,
pşıjır, hableri xuezeşu,
Mıpefıfalev,
mığuelığueyve,
Tham
nerıbge dıxuiş!
|
Guaşedek khuekhuxem yaşış:
Вагъуэм хуэдизыр я мэлу,
Гуэлым хуэдизыр я гъашу,
Шархъым хуэдизыр я куейуэ,
Фызибгъум шатэ зы׀ащ׀эу,
Фызип׀щ׀ым куей яхузу,
Зы ху самэр гуибгъу,
Хьам гъунэр гуигъазу,
Хьам нэзыр гуиуыду,
Я к׀ыщтэр трашрэ,
Уызыншагъак׀э тщхыжыну,
Нобэк׀э сохъуахъуэ.
|
Okunuşu
F’ağuem xuedizır ya melu
Guelım xuedizır ya ğaşu,
Şarkhım xuedizır ya kueyve,
Fızibğum şate zıaşev,
Fızipşım kuey yaxuzu…
Zı xu samer xu guibğuv,
Ham ğuner guiğazu,
Ham nezır guivıdu,
Ya kışter traşre,
Vızınşağake tışxıjınu
Nobeke sokhuakhue.
|
Aslında
varolan khuekhulerin hepsini içine alan özel olarak
hazırlanmış bir kitabın olması gerekir. Bu konular üzerinde
düşünmek, onları okuyup öğrenmek isteyenler içinde faydalı
bir kaynak olacaktır. Korunması, kaybedilmemesi gereken
güzel, örnek kültürlerimizdendir. Khuekhu ler insanların
kalplerinden, canlarından (canı gönülden- gukere psekere),
içlerinden gelerek, iyilik, güzellik, sağlık gibi güzel
şeyleri, kendine evlatlarına, akrabalarına, komşularına,
insanlığa, yurduna dua eder. İnsanların ulaşmak istedikleri
en güzel amaçları, istediklerinin en güzellerini,
özlemlerini şiirsel bir ifadeyle çok güzel anlatmaktadır.
Нарт
хъыбархэр - Nart khıbarxer
Nart
efsaneleri dünyada var olan en eski, güçlü anılan
efsanelerdendir. Nart efsanelerinin geriye doğru üç dört bin
yıllık mazisi vardır. Komşu milletlerden de Nart
efsanelerine sahiplenmek isteyenler varsa da, bu efsanelerin
başladığı yer Adıgelerdir. (Adıgeler, Abhazlar, bir
ağacın dalları gibi olup, kökleri de aynı olduğuna göre Nart
efsaneleri Adıgelerindir).
Nart
efsanelerinden bize intikal eden Nart veredıjxer- Natr
türküleri, müzikler, kafeler, (makamları), efsanelerde
geçen isimlerin Adıgece olmaları efsanelerin Adıgelrin
olduğunun da bir kanıtıdır.
Nart
efsanelerinin başlangıcının Adıgeler olduğuna itiraz
edilemeyecek şekilde 20 yıldır üzerinde çalışan büyük
araştırmacı Hadağal Asker kilit altına almıştır.
Hadağal güçlü yazar, araştırmacı, aynı zamanda vusakuedir(şiir).
Nartlarla ilgili araştırma çalışmalarını içinde
Vubıxlerinde dilleri olmak üzere 7 kitapta toplamıştır.
Ayrıca Nart efsanelerinin başladığı yer (Nart khıbarxem yi
kejape) diye yedinci eserini de yazmıştır. Fransız
araştırmacı Dumezil Corc da Adıgeler, Abazalar, Abhazlar,
diasporada bulunan Çerkezler ve Nartlarla ilgili çok
çalışmalar yaptı. Dumezil vubıx dilini yıllarca yaptığı
çalışmalarla, sesleri bantlara kaydederek tamamen yok
olmaktan kurtardı.
Nartları
bilmeden, Nart haberlerini, Nart efsanelerini, Nart
destanlarını dinlemeden küçüklükten başlayarak o sesler,
kulağında olmadan büyümüşsen ne kadar çok malın, ne kadar
çok paran, ne kadar çok zenginliğin olursa olsun fakirsin (vı
tıhamışkeş). Hangi ırktan olursan ol.
Иджырей
уэрэдхэр /
Yicırey veredxer
Şimdiki
Türküler
Yeni
türkülerde çoktur, çeşitleri, müzik türü olarak oturdukları
temelleri bakımından. Nefes alıp, yiyip, çalışarak bu
dünyada yaşayınca ister istemez türkülerde etrafını
saracaktır.
Eskiden
söylenen türkülerde koro olarak seslendirirken, makamını
mırıldanamayan, söyleyemeyen (dejuvuke zımışe) ayıplanırdı.
Eskiden türkülerin öğrenme şekli dinlemeyle olurdu. Ağızdan
ağıza dedikleri gibi. Öncelikle söyleyebilenlere odalarda
peş peşe birkaç kez söyletilir, hem eğlence olur aynı
zamanda öğrenilirdi. Çok çabukta öğrenirlerdi. Şimdiki
imkanlar çok saymakla bitmez radyo, televizyon, teyp, video,
siydi… Türküler, insanın yaşadığı müddetçe yanında olan,
yalan söylemeyen arkadaşıdır. Kendisiyle beraber güler,
beraber üzülür…
Eskiden
Adıge çocuklarına ( pur u, bıf u, kan u yatxert -
atalıklara verilen çocuklar) çok güzel sözleri öğreterek
yetiştirirlerdi. Adıge için *xabze daxe urılş*(ağzından
çıkan sözler adıge xabzelerine uygun demek) denirse kişi
ondan şeref duyardı. Düzgün, anlamlı, bilerek, başkalarının
ders çıkartabileceği şekilde konuşmak çok önemli idi.
Kıyı boyu
adıgeler eğitilmişle eğitilmemiş arasındaki farkı öğrenmek
için Kazanokue Jabağı davet etmişler. Jabağ yola çıkacağı
zaman, sohbet arkadaşı (çengeşeğu) Ketıkuenın oğlu
Aslanbeç sormuş:
Arkadaş
olarak kimi alırsın Jabağ? Kaç tane arkadaşın olsun? -demiş.
Dokuz ağızla konuşan
bir erkekle, dokuz adamı dinletebilecek bir erkek olsa yeter
Aslanbeç der.
(dokuz ağızla konuşan sözünden Jabağ dokuz dil bilen bir
adam demek istemiş).
Adıgelerde
en güzel şekilde dili konuşan, güzel sözler söyleyenler
geguakuelermiş (halk ozanları gibi). Kaberdeyde ünlü
geguakue Ağnokue Laşe dili için şunları söylemiş:
Adıgece
Сыхуеймэ –
бдзап׀ц׀э
нахърэ нахъ хьалъэщ,
Пц׀ащхъуэ
нахърэ нахъ псынш1эщ,
Фом нахърэ
нахъ ׀эф׀щ,
Зэзым
нахърэ нахъдыждщ;
Мастэ
нахърэ нахъ пап׀ц׀эщ,
Бегъымбарым
нхуэдэу захуэщ,
Си псалъэр
къыпыщ׀эхуэм елъытащ. - же׀а
Okunuşu
Sıxueyme –bdzaptse
nakhre nakh haleş,..(kurşundan ağır)
Pşaşkhue
nakhre nakh psınşeş; …………kuştan hafif
Fom nakhre
nakh afş, ……………………baldan tatlı
Zezım
nakhre nakh dıcş; ………………..ödden daha acı
Maste
nakhre nakh pamtseş, …………….iğneden daha sivri
Beğambarım
xuedev zaxueş,- ……………peygamber kadar dürüst
Si psaler
kıpeşexuem yelıtaş!- ……………sözüm muhatap olana göre! Der.
.
Evet herkes
geguakueler ile ajeğafeler gibi olamaz ancak her Adıgenin
ağzında güzel ve zengin bir Adıge dili vardı. (Adıge bze
beyre, xabze daxere ya urıl’t – Ağızlarında zengin bir Adıge
dili, çok güzelde xabzeleri vardı). Eski dönemlerde
kafaları dolu- dolu, sayısı belli olmayan hikayeler,
masallar, şıpseler, kuejıhlar-bilmeceler, tekerlemeler,
khuerıbzeler (kinayeli sözler) anlatan kişiler çoktu.
Bunlardan xekude kalanlarda tek tük olduğu söylenmektedir.
Bu konularda ezberinde çok fazla olanlar için şöyle bir
tabir kullanılırdı. Örnek verecek olursak çok, şıpse
biliyorsa şıpse nıbe(masal karınlı), çok tavrıkh biliyorsa
tavrıkh nıbe(hikaye karınlı), çok atasözü biliyorsa pselej
nıbe (atasöz karınlı). ( Nıbe=karın)
Eskiden
bunlar odalarda, çalışırken dinlenmelerde, hayvan otlatırken
gölgeliklerde konuşulur dilden dile geçer, ancak oralarda
öğrenme imkanı olurdu. Anlatılarak öğretilenlerin tümü
şimdi yazılı edebiyata girdi, ses kayıtlarına girdi,
görüntü kayıtlarına girdi öğrenmek kolaylaştı. Önemli olan
öğrenmek için istekli olmak.
Kimseye
imrendirmeyecek kadar güzel, olabildiğince derinliği olan
Adıge dilimiz vardır. Ama biz şimdilik çürümeyen odun gibi
tam tepesinde sadece oturuyoruz.
Dilin
güzelliğini, zenginliğini bilenler çoğunlukta olsalar
gelişecek, daha çok güçlenecek. Adıge dilimizi öğrenelim,
koruyalım, geliştirelim.
Adıge
Xabzeleri
Çeviren:
Atalık Rafet
kafkasfederasyonu.org
|