|
Psıne
Dergisi No:5 -
2008
Haşıkuey Oleg
Çeviri Atalık Rafet
kafkasfederasyonu.org
«Spartak
Nalçik»
futbol takımında bir yıla
yakındır başarılı olarak
oynayan, gençlere güzel örnek
olan Meşıkua Aslan'ın hayatı ve
oynadığı takımda kazandığı
başarılarından sevinerek
bahsediyoruz.
—Aslan, ilk önce
seni futbola yönlendiren kim
oldu?
—Ben ilk önce
masa tenisi oynamaya başladım.
O zamanlar altı
yaşlarındaydım. İnşallah
cennetlik olur, babaannem Zoe
beni Kenje'den alır Nalçik'te,
büyük pazarın yanındaki stadyuma
getirir, çalışmalara orada
katılırdım. Sporda ilk
çalıştırıcım Suskin Viladimir
oldu.
Tenis için
antrenmanlara her geldiğimde top
koşturanları merakla
seyrederdim. Tam o yakınlarda
futbol sahası da vardı. Üç yıl
masa tenisi çalışmalarına
katılmışsam da sonunda futbola
geçtim. Futbola geçmemin de bir
sebebi var. Zamanında babam ve
dayımda futbol oynuyorlardı.
Demek ki kanımda bir şeyler
vardı ki beni o tarafa çekti.
Çok tatlı hatıralarla anıyorum,
o zaman beni çalıştıran
Lobjanidze Giya'yı. Futbolun
incelikleriyle ve ahlakı güzel
olan bir sporcu olmamız için
bizlere çok şeyler öğretti.
—İlk çalışmaya
başladığın yıllarda, futbolun
sana bir meslek olacağını
düşünmüyordun herhalde.
—Evet,
aklımın ucundan bile geçmiyordu.
Futbolun, çalışanlarına bir
gelir getireceğini ilk defe
Moskova
«Dinamom»
gençler takımında çalışmalara
başladığım zaman anladım.
1999 yılında arkadaşım
Bitok Timur ile futbol
yeteneğimizi geliştirmek için
Moskova'da bulunduk. İşte o
yıllarda Dinamom ile kontrat
imzaladık. Artık onlarla
birlikte Dinamom'un büyükleri
için çalışmalara başladık. Ancak
ben o takımda bir yıl
kalabildim. Arkadaşım Bitok
Timur
«Lokomotif»'e
gitti bende Nalçik'e geri
döndüm.
Gelir
gelmez üniversiteye başladım, bu
arada Nalçik
«Spartak»'ta
oynamak üzere anlaşma imzaladım.
Hayatın insana
neler getireceğini bilemezsin.
Sporcuların işinin hepsinden
daha zor olduğunu biliyorum.
Genç yaşlarda gücün kuvvetin
yerinde iken her şey kolay ve
iyi gidiyor. Yaşın 30'un üstüne
çıkınca insan biraz düşünmeye
başlıyor. Mesela ben ikinci bir
meslek edinmek için fakültede
ekonomi tahsili yapıyorum.
Futbolu bırakmak zorunda
kaldığımda belki bana bir
faydası olur diye düşünüyorum.
—Her genç sporcu
oynamaya başladığında örnek
olarak aldığı ünlü sporcular
vardır. Futbolculardan en çok
kimin oyunculuğu hoşuna
gidiyordu.
—İtalyan
takımında oynayan Baco Roberto
en çok takdir ettiğim sporcu
idi. Bu oyuncuyu örnek
alıyordum. Oynarken çok hoşuma
giderek seyrederdim. Spora
başladığım ilk yıllarda
resimlerini biriktiriyordum.
Saysak belki, birikmiş 100 den
fazla resmi vardır bende.
—Sporcunun işi
zor, hele evli çocukları da
varsa. Çalışmalar, karşılaşma
maçları çok zaman alıyor. Ailene
fazla zaman ayıramıyorsun. Ailen
bu durumu nasıl karşılıyor arada
kırgınlık oluyor mu?
—Aileme
ayırabildiğim zamanın az olduğu
doğru. Bu durum pekte hoşlarına
gitmiyor. Evde onlarla daha çok
birlikte olsam memnun
olacaklarını annem sık, sık
söylüyor. Mesleğimin getirdiği
zorunlu bir durum olduğu için
anlayışla karşılıyorlar. Eşimi
(fi namıs nakh lage vukhu) bu
durumlara alıştırdım. Evlenmeden
önce de futbolcu olduğum için
böyle durumların olacağını
eşimle aramızda konuştuk
dolayısıyla oda anlayışla
karşılıyor. Bu meslekte başka
yapılacak bir şeyde yok.
—Moskova'dan
gelip Nalçik Spartak'ta oynamaya
başladığında, takımınızın
birinci liglerde
oynayabileceğini hiç düşündün
mü?
—İlk günlerde
düşünmüyordum. Bildiğiniz gibi
her şey birden oldu. 2005
yılında çok yetenekli
futbolcularımız, iyi bir
takımımız vardı. İsmimiz çokta
duyulmamıştı ancak oynadığımız
maçlarda rakiplerimizi devamlı
eliyorduk. Maçlar birbirini
izlerken bizim başarılarımızda
artarak puanlarda en üst
sıralara çıktık. Puanlarımızın
üst sıralarda olması bize güç
verdi, kalan takımları neden
yenmeyelim diyerek daha büyük
bir istek ve gayretle maçlara
devam ettik.
O zaman birinci
lige çıkamamış olsaydık işimiz
nasıl olurdu onu da Allah bilir.
Hepsinden çok bu başarı
cumhuriyetimiz için çok iyi
oldu. Bu arada sahalarımız daha
modern olarak düzenlendi, yeni
sahalar yapıldı. Futbol
severlerin sayısı arttı,
gençlerden, küçüklerden oynamak
isteyenlerde çoğaldı.

—Spartak birinci
ligde üç yıldır oynuyor, takımın
çıkarttığı oyunlardan memnun
musunuz?
—İlk yıl bizi
kimse tanımıyor, başarılarımızın
ne durumda olduğunu da kimse
takip etmiyordu. İlk bakışta
diğer takımlarda, bizim onların
yanında pekte başarılı
olabileceğimizi düşünmüyorlardı.
Belki bu durumunda faydası
olmuştur. İlk yıl yaptığımız
başarılı bir çalışmayla hiç
kimsenin ummadığı şekilde
yerimizi sağlamlaştırdık. İkinci
yıl takım dağıldı, yeniden
toplamak gerekiyordu o yönde
çalışmalarla geçtik. Zorlanmadık
dersem yalan olur ancak hiçbir
şeyden geri durmadık. Kazanmak
için büyük bir gayretle
çalışmalarımıza devam ettik.
Şimdide önümüze koyduğumuz
hedefleri gerçekleştiriyoruz.
İnşallah
önümüzdeki yılda daha çok
başarılar elde edeceğiz, daha
yukarılara çıkacağız.
—Takımın
başarısı için çalıştırıcının
önemi büyük değimli?
—Biz şu anda
Krasnojan Yuriy ile çalışıyoruz.
Takımımızın başarılarında
Yuriy'in bilgisi ve gayreti
çalışmalarının payı çok
büyüktür. Baş çalıştırıcı olarak
futbolculara istediğini
anlatabiliyor. Örnek verecek
olursak Yeşug Seferbiy
çalıştırıcı olarak başımızda
bulunduğunda, futbolcular için
en çok anlamlı olarak gördüğü
durum, karşılaşmalarda hasmından
çekinmeden üzerlerine gitmemizi
istemesiydi. Bilindiği gibi
bunun yanında futbolcuda özel
yetenekte, bilgide olması
gerekir. Bu konularda Yuriy'in
güzel teorileri var.
Futbolcularla birlikte çok rahat
bir çalışma yapabiliyor.
Öyle olunca
futbolcuların geleceği
çalıştırıcılarına bağlıdır.
—Ailenden bizlere
biraz bahsedersen seviniriz.
—Annem Janne
küçük bir dükkân çalıştırıyor.
Çok kazanmazsa da kendini
eğlendiriyor, boş vakitlerini
orada geçiriyor. Eşim Maryane
(fi namıs nakh lage vukhu) küçük
kızımız Adeline ile meşgul
oluyor. Kızımız Adeline 10 aylık
oldu. Şükürler olsun hepimiz
sağlıklıyız işlerimizde iyi.
Bir Alman köpeğim
var Rikki isminde. Bu ismi
takımda olan Brezilyalı Rikardo
Jesus ile Rikardo Bayan için
taktım. Onların ikisi de çok
mert delikanlılardı. Köpeğimde
öyle olsun istedim diyerek
(gülüyor).
—Futbolda
kimlerle arkadaş oldun
isimlerini sayabilir misin?
—Hepsinden önce
Bitok Timur. Küçüklüğümüzden
beri birlikte büyüdük, çok yakın
arkadaş olduk. İkinci olarak
Pilipçuk Sergey, evlendiğinde
Xarkov'da düğünlerinde bulundum.
Genel olarak takımdaki tüm
oyuncularla karşılıklı olarak
çok iyi ilişkilerimiz oluyor.
Samsonov, Yatçenke ve başkaları
da karagün dostu insanlardır.
Spartak'ta çalışıp başka
takımlara transfer olan
oyuncuların gazete ve internet
sayfalarında Nalçik Spartak'ı
çok güzel sözlerle andıklarını
görüyoruz. Beni sorarsan tüm
arkadaşlara karşı saygı ve sevgi
çerçevesinde onlara yardımcı
olarak, Adıgeliğimizin verdiği
güzel değerlerin bilincinde bir
arkadaşlık yapmak gayretindeyim.
Adıgelerin yanında olduk
bizlerle pek ilgilenmediler
demesinler, bizleri iyi, güzel
şeylerle hatırlasınlar
istiyorum.

-«Psıne»
okuyucularına neler söylemek
istersin?
-Hangi tarafta
olursa
olsunlar
Adıgelerin birbirlerini
kaybetmemelerini,
iyi ve kötü günlerinde
birbirlerinin yanında olmalarını
diliyorum. Bizleri birbirimize
yakınlaştıran böyle dergilerin
olmasından çok mutu oluyorum.
Buradaki yaşantımızı,
edebiyatçılarımızı, kültürümüzü
benzer diğer konularda yapılan
çalışmaları tanıtıyorsunuz,
bunlar bizleri sevindiren çok
güzel şeyler.
PSINE-ПСЫНЭ
www.kafkasfederasyonu.org |