"Bu benim takımım, kimseyle karşılaştırmam"

Meşıkua Aslan

06.04.2009

 

Psıne Dergisi No:5 - 2008
Haşıkuey Oleg
Çeviri Atalık Rafet

kafkasfederasyonu.org

«Spartak Nalçik» futbol takımında bir yıla yakındır başarılı olarak oynayan, gençlere güzel örnek olan Meşıkua Aslan'ın hayatı ve oynadığı takımda kazandığı başarılarından sevinerek bahsediyoruz.

—Aslan, ilk önce seni futbola yönlendiren kim oldu?

—Ben ilk önce masa tenisi oynamaya başladım. O zamanlar altı yaşlarındaydım. İnşallah cennetlik olur, babaannem Zoe beni Kenje'den alır Nalçik'te, büyük pazarın yanındaki stadyuma getirir, çalışmalara orada katılırdım. Sporda ilk çalıştırıcım Suskin Viladimir oldu.

Tenis için antrenmanlara her geldiğimde top koşturanları merakla seyrederdim. Tam o yakınlarda futbol sahası da vardı. Üç yıl masa tenisi çalışmalarına katılmışsam da sonunda futbola geçtim. Futbola geçmemin de bir sebebi var. Zamanında babam ve dayımda futbol oynuyorlardı. Demek ki kanımda bir şeyler vardı ki beni o tarafa çekti. Çok tatlı hatıralarla anıyorum, o zaman beni çalıştıran Lobjanidze Giya'yı. Futbolun incelikleriyle ve ahlakı güzel olan bir sporcu olmamız için bizlere çok şeyler öğretti.

—İlk çalışmaya başladığın yıllarda, futbolun sana bir meslek olacağını düşünmüyordun herhalde.

—Evet, aklımın ucundan bile geçmiyordu. Futbolun, çalışanlarına bir gelir getireceğini ilk defe Moskova «Dinamom» gençler takımında çalışmalara başladığım zaman anladım. 1999 yılında arkadaşım Bitok Timur ile futbol yeteneğimizi geliştirmek için Moskova'da bulunduk. İşte o yıllarda Dinamom ile kontrat imzaladık. Artık onlarla birlikte Dinamom'un büyükleri için çalışmalara başladık. Ancak ben o takımda bir yıl kalabildim. Arkadaşım Bitok Timur  «Lokomotif»'e gitti bende Nalçik'e geri döndüm. Gelir gelmez üniversiteye başladım, bu arada Nalçik «Spartak»'ta oynamak üzere anlaşma imzaladım.

Hayatın insana neler getireceğini bilemezsin. Sporcuların işinin hepsinden daha zor olduğunu biliyorum. Genç yaşlarda gücün kuvvetin yerinde iken her şey kolay ve iyi gidiyor. Yaşın 30'un üstüne çıkınca insan biraz düşünmeye başlıyor. Mesela ben ikinci bir meslek edinmek için fakültede ekonomi tahsili yapıyorum. Futbolu bırakmak zorunda kaldığımda belki bana bir faydası olur diye düşünüyorum.

—Her genç sporcu oynamaya başladığında örnek olarak aldığı ünlü sporcular vardır. Futbolculardan en çok kimin oyunculuğu hoşuna gidiyordu.

—İtalyan takımında oynayan Baco Roberto en çok takdir ettiğim sporcu idi. Bu oyuncuyu örnek alıyordum. Oynarken çok hoşuma giderek seyrederdim. Spora başladığım ilk yıllarda resimlerini biriktiriyordum. Saysak belki, birikmiş 100 den fazla resmi vardır bende.

—Sporcunun işi zor, hele evli çocukları da varsa. Çalışmalar, karşılaşma maçları çok zaman alıyor. Ailene fazla zaman ayıramıyorsun. Ailen bu durumu nasıl karşılıyor arada kırgınlık oluyor mu?

—Aileme ayırabildiğim zamanın az olduğu doğru. Bu durum pekte hoşlarına gitmiyor. Evde onlarla daha çok birlikte olsam memnun olacaklarını annem sık, sık söylüyor. Mesleğimin getirdiği zorunlu bir durum olduğu için anlayışla karşılıyorlar. Eşimi (fi namıs nakh lage vukhu)  bu durumlara alıştırdım. Evlenmeden önce de futbolcu olduğum için böyle durumların olacağını eşimle aramızda konuştuk dolayısıyla oda anlayışla karşılıyor. Bu meslekte başka yapılacak bir şeyde yok.

Moskova'dan gelip Nalçik Spartak'ta oynamaya başladığında, takımınızın birinci liglerde oynayabileceğini hiç düşündün mü?

—İlk günlerde düşünmüyordum. Bildiğiniz gibi her şey birden oldu. 2005 yılında çok yetenekli futbolcularımız, iyi bir takımımız vardı. İsmimiz çokta duyulmamıştı ancak oynadığımız maçlarda rakiplerimizi devamlı eliyorduk. Maçlar birbirini izlerken bizim başarılarımızda artarak puanlarda en üst sıralara çıktık. Puanlarımızın üst sıralarda olması bize güç verdi, kalan takımları neden yenmeyelim diyerek daha büyük bir istek ve gayretle maçlara devam ettik.

O zaman birinci lige çıkamamış olsaydık işimiz nasıl olurdu onu da Allah bilir. Hepsinden çok bu başarı cumhuriyetimiz için çok iyi oldu. Bu arada sahalarımız daha modern olarak düzenlendi, yeni sahalar yapıldı. Futbol severlerin sayısı arttı, gençlerden, küçüklerden oynamak isteyenlerde çoğaldı.

           

—Spartak birinci ligde üç yıldır oynuyor, takımın çıkarttığı oyunlardan memnun musunuz?

—İlk yıl bizi kimse tanımıyor, başarılarımızın ne durumda olduğunu da kimse takip etmiyordu. İlk bakışta diğer takımlarda, bizim onların yanında pekte başarılı olabileceğimizi düşünmüyorlardı. Belki bu durumunda faydası olmuştur. İlk yıl yaptığımız başarılı bir çalışmayla hiç kimsenin ummadığı şekilde yerimizi sağlamlaştırdık. İkinci yıl takım dağıldı, yeniden toplamak gerekiyordu o yönde çalışmalarla geçtik. Zorlanmadık dersem yalan olur ancak hiçbir şeyden geri durmadık. Kazanmak için büyük bir gayretle çalışmalarımıza devam ettik. Şimdide önümüze koyduğumuz hedefleri gerçekleştiriyoruz.

İnşallah önümüzdeki yılda daha çok başarılar elde edeceğiz, daha yukarılara çıkacağız.

—Takımın başarısı için çalıştırıcının önemi büyük değimli?

—Biz şu anda Krasnojan Yuriy ile çalışıyoruz. Takımımızın başarılarında Yuriy'in bilgisi ve gayreti çalışmalarının payı çok büyüktür. Baş çalıştırıcı olarak futbolculara istediğini anlatabiliyor. Örnek verecek olursak Yeşug Seferbiy çalıştırıcı olarak başımızda bulunduğunda, futbolcular için en çok anlamlı olarak gördüğü durum, karşılaşmalarda hasmından çekinmeden üzerlerine gitmemizi istemesiydi. Bilindiği gibi bunun yanında futbolcuda özel yetenekte, bilgide olması gerekir. Bu konularda Yuriy'in güzel teorileri var. Futbolcularla birlikte çok rahat bir çalışma yapabiliyor.

Öyle olunca futbolcuların geleceği çalıştırıcılarına bağlıdır.

           

—Ailenden bizlere biraz bahsedersen seviniriz.

—Annem Janne küçük bir dükkân çalıştırıyor. Çok kazanmazsa da kendini eğlendiriyor, boş vakitlerini orada geçiriyor. Eşim Maryane (fi namıs nakh lage vukhu) küçük kızımız Adeline ile meşgul oluyor. Kızımız Adeline 10 aylık oldu. Şükürler olsun hepimiz sağlıklıyız işlerimizde iyi.

Bir Alman köpeğim var Rikki isminde. Bu ismi takımda olan Brezilyalı Rikardo Jesus ile Rikardo Bayan için taktım. Onların ikisi de çok mert delikanlılardı. Köpeğimde öyle olsun istedim diyerek (gülüyor).

—Futbolda kimlerle arkadaş oldun isimlerini sayabilir misin?

—Hepsinden önce Bitok Timur. Küçüklüğümüzden beri birlikte büyüdük, çok yakın arkadaş olduk. İkinci olarak Pilipçuk Sergey, evlendiğinde Xarkov'da düğünlerinde bulundum. Genel olarak takımdaki tüm oyuncularla karşılıklı olarak çok iyi ilişkilerimiz oluyor.  Samsonov, Yatçenke ve başkaları da karagün dostu insanlardır.  Spartak'ta çalışıp başka takımlara transfer olan oyuncuların gazete ve internet sayfalarında Nalçik Spartak'ı çok güzel sözlerle andıklarını görüyoruz. Beni sorarsan tüm arkadaşlara karşı saygı ve sevgi çerçevesinde onlara yardımcı olarak, Adıgeliğimizin verdiği güzel değerlerin bilincinde bir arkadaşlık yapmak gayretindeyim. Adıgelerin yanında olduk bizlerle pek ilgilenmediler demesinler, bizleri iyi, güzel şeylerle hatırlasınlar istiyorum.

           

-«Psıne» okuyucularına neler söylemek istersin?

-Hangi tarafta olursa olsunlar Adıgelerin birbirlerini kaybetmemelerini, iyi ve kötü günlerinde birbirlerinin yanında olmalarını diliyorum. Bizleri birbirimize yakınlaştıran böyle dergilerin olmasından çok mutu oluyorum. Buradaki yaşantımızı, edebiyatçılarımızı, kültürümüzü benzer diğer konularda yapılan çalışmaları tanıtıyorsunuz, bunlar bizleri sevindiren çok güzel şeyler.

PSINE-ПСЫНЭ

www.kafkasfederasyonu.org

 

 
 

 

 

..
...