Edebiyata, kültüre hizmet eden büyük insan
Yazar, Nalo Zavur – Нало Заур
80 Yaşını Tamamladı

 

Psıne Dergisi No: 4. 2008
Lızem Lidiye
Çeviri Atalık Rafet
kafkasfederasyonu.org

           

 

 

Milletine hizmet etmiş değerli insan böyle bir günde yüceltilir düşüncesiyle, Nalo Zavur ile görüşmeye giden Lizem Lidiye istediğini yapamadı. Kendisinin 80. yıl dönümü ile ilgili konular üzerinde konuşmak isteyen Lidiye’nin sorularını, dolandırarak yine kültür üzerine getirdi.

—Sanat ve kültürümüzü her yönüyle geliştirip gerektiği şekilde, yerli yerine getiremediğimize göre, yapabildiğimiz bazı dallarını geliştirsek nasıl olur?

—Hiçbir tarafı öncelik sırasına göre öne almak doğru değildir. Hangi taraf ileri giderse onu takdir etmeli, yardımcı olmalı, ne kadar ileriye giderse milletimiz için iyi olur. Geride kalanlarda milletin elinden kayıp gider, kaybolur, o çok kötü bir durum. Türkü şarkı söyleyenlerimiz ele alacak olursak, sanatlarını çok iyi bir şekilde yaparak Avrupa’yı, Rusya’yı geçsek bizim için takdir edilecek bir durum olur. Şimdiki genç yeteneklerde, Kardenğuş Zıramuk, Tut Zavur gibi söyleseler örnek olurdu. Diğer taraftan edebiyatta genç yazarlar, Kışokua Alim, Şocentsuk Ali, Beştokua Habas, Utıj Boris gibi şair ve yazarlarımızdan daha iyi eserler verseler ne kadar güzel olurdu. O zaman ben millet olarak kendimizi şanslı kabul ederdim. Müzik tarafını ele alırsak, Mozart, Betoven, Çaykovski gibi müzisyenlerimiz olsa iyi olmaz mı? Bu gün için ben bu konuda yetenekli kompozitör Haupe Cebrail’e güveniyorum. Diğer taraftan Tsırım Ruslan gibi çok yetenekli ressamlarımız da var.


2004 yılı ekim ayı: soldan itibaren –Asane, Margo, Zavur, Nuse, Alim, Dane

—Edebiyatın, efsaneler, destanlar, hikâye ve masallar bölümünü ele alırsak, büyük bir çalışmanın ürünü olarak biriktirdiğimiz çok sayıda yazılar var.  Bu toplanan yazılar enstitüde muhafaza edilmektedir. Paha biçilmez değerde olan bu yazılar dünyanın hiçbir maddi varlığı ile değişilemez. Onların derlenmesi için, Şorten Askerbiy, Kardenğuş Zıramuk, Thamokua Jena, Ğut Adem, bende içlerinde olmak üzere hepimizin büyük emekleri vardır. O toplanan yazılardan hazırlanan kitaplarla insanlarımıza çok eserler kazandırdık. Mesela Nartlar ve Adıge masalları ile ilgili olarak eserlerimiz vardır. Bizde derlenen «Halk türküleri, enstrümantal ezgiler» serisi gibi, Rusya federasyonu içinde başka hiçbir millette yoktur. Bu eser, Avrupa’ da Moskova’da, Sankt-Petersburg’da çok takdir edilmektedir ancak Kaberdey’de layık olduğu değeri görmedi.

—O durum nerden kaynaklanıyor?

—Devlet başkanımız Melbakho Timbo, akıllı biri idi ancak milletin kalkınması için sanatı, kültürü öne alacağını düşünemedi. Onun için, ortaya çıkan büyük eserin kıymeti o zaman anlaşılamadı. Timbo ve ondan sonra gelen diğerlerinin de onu anlayacak kültür anlayışları yoktu. Şimdi başta olan başkanımız sporu çok seviyor, ilgileniyor ekonomiyi öne alıyor bunlar güzel şeyler. Bana kızsa da diyorum ki, önce sanatımızı, kültürümüzü kalkındırmamız gerekir.  Önce ekonomiyi düzeltelim arkasından kültürde gelir diyenler yanılıyorlar. Milletin sanatı, kültürüyle birlikte yürümeyen ekonomisi pek uzun ömürlü olmaz.

—Onlar istedikleri gibi önce ekonomiyi kalkındırmak gerekir diyerek işe oradan başladılar. Bizlerde boş durmadan kültürle ilgili elimizden geleni yapmamız gerekmez mi?

—Tamam, ama kültüre baktığımızda o çok yönlüdür. Altından başarılı olarak kalkmak için çok yönlü çalışmayı gerektirir. Bu konuyu topyekûn devlet politikası olarak ele almak gerekir. Mesela enstitü müdürlüğüne getirilen Bğajnokua Beresbiy orada biriktirilmiş olan kültür değerlerimizden bazılarını ciltler halinde bastırmaya başladı. Bu çok güzel örnek yapacağımız işlerimizden bir tanesi. Geçmişle ilgili bu değerlerimiz, kültürün her dalına yardımcı olacaktır. Öyle olunca ona emek olarak, fikir olarak para olarak yardımcı olmak gerekir. Elle yazılmış olan o eserlerin basılması için çok paraya ihtiyaç var. Bu çalışmalar içinde bende redaktör olarak görev yapıyorum. Bu tip çalışmalara Adıge olarak, yazarımız, şairimiz, aktörümüz, vatandaşlarımız elinden bir şeyler gelen herkes katkıda bulunabilir, bulunmalıdır. Onun için insanın içinde biraz istek, bir kıpırtı olması gerekir.

 

 

Zavurun Annesi Maş’e

 

 

Gençlik güzel, aynı zamanda zor.

 

—Allaha şükür, milletimizin sanat ve kültüründen, güzel geleneklerinden tam olarak yararlanamadığımız için üzülen yetenekli, ileri görüşlü gençlerimiz var. Ellerinden gelenleri yapacak, gerekirse maddi katkılarda da bulunabileceklerdir. Aslında bir araya gelip, yardımlaşarak, birbirimize danışarak çalışmaların yürütülmesi çok daha iyi olacak.

—Bu söylediklerin çok iyi şeyler. Sanat ve kültürlerinin gelişip ayakta kalmasında işin içinde genç yeteneklerinde olması gerekir. Bu çalışmaları da ekonomik yönden gücü olanlar desteklemeli. Bilindiği üzere, çoğu çalışmaların yürütülebilmesi için maddi desteğe ihtiyaç vardır. Mesela bir yazar emek sarf ederek yazdığı kitap için para alamazsa geçimini temin edemez. Mutlaka yapılan çalışmaların karşılığını maddi olarak alması gerekir. Eğitim, kültür her yerde herkese lazım. Zengine, fakire, makine yapan ustaya her çalışma için belli bir kültüre ihtiyaç vardır. Kültürü olmayan bir insana verdiğin bir işi tam olarak yaptıramazsın. Onun için ekonomide politikada kültüre bağlıdır.

Sanat önemlidir, ben demircilikte çalıştım, ham bir demiri alırsın maharetli ellerinle, yapacağın aletin nasıl yapılacağı ile ilgili ayrıntılı bilgi birikimin, tecrüben, o konuda bir kültürün varsa çok güzel bir eser ortaya koyarsın. Bunlar ciddi eğitimle verilen kültürlerle oluyor. Usta demircilik sanatını örnek olarak yapan, benimde ustam Kajer Hakaşe, bana çok güzel şeyler öğretti. Köyümüzde Hakaşe gibi birkaç usta daha vardı ancak onlar kolhozun demirci dükkânına yanaşamadılar. Ne yazık ki böyle şeyler geçmişte oldu, bu günlerde de oluyor, onlara üzülüyoruz. Yeteneklerimizden gerektiği şekilde yararlanmasını bilmeliyiz. Kimse sanatkâr olarak doğmuyor. Sanatkârı küçük yaşlardan başlayarak eğitmek, öğreterek yetiştirmek gerekiyor. Hepimizin bildiği gibi genç yaşlarda eğitmek kolay ve kalıcı oluyor.

 

Zavur’un çocukları. Kolejlin önünde yılı 1995

 

—Zamanımızda çok duyuyorum Adıge sanatlarından kalan yok yavaş, yavaş kayboluyor diyorlar.

—Dili, kültürü için endişelenmeyen insanlar, sanatlarını da kaybederler. Aynen sağlığına dikkat etmeyen insanın sağlığını kaybettiği gibi. Bizim kalkınıp, dik durabilmemiz için dil başta olmak şartıyla, xabzeler, tarih, din ve benzerleri gibi millet olmanın vasıflarından olan değerleri ele alarak geliştirmemiz gerekir. Dilimizin gelişmesi için devlet başkanı, parlamento, hükümet okullar,  önder olarak tüm vatandaşlarla birlikte çalışmalıyız. Dilinin dünyasını anlamayan, onun geleceği için düşünmeyen millet yok olur. Yabancı ülkelerde yaşayan soydaşlarımız bu konuda zor durumdalar. Yeni yetişen evlatları Adıge dilini bilmiyorlar. Tarihi yok olanda dili yok olan gibidir. Onun için tarihimiz için daha önce yapılan çalışmaları da değerlendirerek yeniden ciddi olarak araştırarak kendi eserlerimizi ortaya koymalıyız. Bu konuda Şağua Nuri şöyle diyor: «tarihi olan milletler küçük olsa da yaşıyor, tarihi olmayan milletler büyük olsa da yok oluyor». Onun için üzülüyorum. Dilimize tarihimize gerektiği kadar sahip çıkmazsak kültürel değerlerimizde gün geçtikçe azalır. Eskiden bir düğün olduğu zaman masaları birleştirirler koro halinde türküler söyleyerek kafeler, vuglar… yapılırdı. Şimdi türkü söylemiyorlar. Bunlara benzer çok değişik xabzelerimiz vardı. Yabancı diller (Almanca, İngilizce, Rusça) baskın çıkıyor, kendi dilimiz ikinci planda kalıyor. Bunlar beni düşündürüyor. İnsan diğer dillerden öğrenebildiği kadar yabancı dili öğrensin onu hepimiz istiyoruz. Ancak ilk önce kişi kendi ana dilini sevmeli düzgün konuşabilecek bir şekilde öğrenmelidir diyoruz. Büyük devletlerde kendi dillerini koruyorlar. Ruslar Puşkin döneminden itibaren kendi dillerinin korunması için çalışmalar başlatmışlardır.

 

—Çok uzun yıllar yaşamış, çok şeyler görmüş milletimiz bu günlere gelene kadar çok şeyler de değişmiştir. Anladığım kadarıyla bu gün gençlerimiz dilleri ve kültürleriyle daha iyi bir şekilde ilgileniyorlar. Bu durum giderek dilimizin ve kültürümüzün daha iyiye doğru gideceğinin bir göstergesidir diyorum.

—İnşallah öyle olur! Dilimizi bildiğimiz halde genelde Rusça konuşuyoruz. Kendi dilimizi koruyarak, her yerde konuşmaya ağırlık verirsek dilimizde, devletimizde daha güçlü olur. Milletin yok olmaması için dili korumak onu geliştirmek şart. Şu anda dilimizle her şey ifade edilmese de ona doğru gidiyoruz. Bizim dilimizde başka dillerde olmayan çok özellikler vardır. Tüm kötü şartlara rağmen bu günlere gelmesi dilimizin güçlü olduğunun bir kanıtıdır. Dilimizi biz kendimiz yok etmezsek o gelişecek ve yerine oturacaktır. (Адыгэбзэ щыщымы1эм деж Адыгэри дыщы1эжынукъым-Adıgebze şışımıam dej Adıgeri dışıajınukım) Adıge dili olmadığı zaman Adıge de olmayacaktır. Ana dili öğrenmeyi bir saygınlık meselesi yapmalı, propagandasını çok iyi yapmalı bu konu üzerinde kafa yormalı var olan faaliyetler desteklenerek çok ciddi çalışmalar yürütülmeli. Geçmiş yıllarda başka milletler bizim elbisemizi, xabzelerimizi, namusumuzu örnek alıyorlardı. Şimdi neyimiz eksik?

PSINE-ПСЫНЭ

 

Дунейм
щынэхъ дахэр сыт?


Дунейм щынэхъ дахэр сыт?
Адыгэ хъыджэбзыращ.
Абы нэхъ дахэжыр сыт?
Адыгэшу къабзэращ.

Адыгэшыр зыгъэдахэр сыт?
АдыгэлI губзыгъэращ.
Ар зыгъэгубзыгъэр сыт?
И бзэр - адыгэбзэращ.

Нало Заур

Dünyada
En güzel olan?

 Dünyanın en güzeli?
Adıge kızı.
Ondan güzeli?
Temiz Adıge atı.

 Adıge atını güzel yapan?
Akıllı Adıge erkeği.
Onu akıllı yapan?
Dili - Adıge dili.

Nalo Zavur.

 

 

 

www.kafkasfederasyonu.org

 
 

 

..
...